لومړۍ 200 کرښې.
Hazır mısın?
Yarın yapalım.
Binadan çıkabilmen gerekiyor.
Neden?
Neden mi?
Bir şeyler yapmak için.
Arkadaşlarınla görüşmek, sinemaya gitmek, alışveriş yapmak için.
Sonunda bir iş bulacaksın. Amaç bu, değil mi?
Kulaklıkları tak.
Mandy arıyor. Sen yani.
Biliyorum.
Alo?
Alo?
Alo.
Alo.
Tamam, anladık. Komik. Hadi gidelim. Hazır mısın?
Halledeceksin, tamam mı?
İyi gidecek.
Sadece yürüyen insanlar. Büyütecek bir şey yok.
Kesinlikle yapabilirsin. Hadi.
Sadece bir blok.
Hadi.
Evet!
Tamam. Başardın.
Hazır mısın?
Ben burada olacağım, tamam mı?
-Tamam. -Tamam.
Evet!
Ben buradayım.
Harika gidiyorsun. Nasıl hissediyorsun?
Tamam, sadece bir kaykaycı. Gitti.
Sorun yok.
Endişelenme. Yürümeye devam et.
-Bu kadın bana bakıyor. -Bebeğini gezdiren biri.
-Gülümse ya da devam et. -Devam ediyorum.
Aferin.
Pekâlâ, bir çöp kamyonu görüyorum.
Biraz gürültülü olabilir ama sorun yok.
Sen yürümeye devam et. Harika gidiyorsun.
Sana bir şey olmayacak.
Birazcık gürültülü. Tamam.
Aferin.
Harika gidiyorsun. Seninle gurur duyuyorum.
Baştan sona. İyisin.
-İşte orada. -Geldin sayılır. Çok yakınsın.
Köpek!
Harrison!
Sakin ol. Konuşmayı bırak! Onu kızdırıyorsun!
Harrison, sorun yok.
-Köpeğini kontrol eder misin? Bekle! -O kışkırttı.
Siktir.
Yeni bir program yapıldığında ufak değişiklikler gerekir.
Kabul edelim, bunlar ufak değişiklerden fazlası.
Kolları sıvamamız gerekecek.
Bu yeni arayüz kullanıma sunulduğundan beri
yönetimdeki herkesten şikâyet alıyoruz.
Bebeği banyo suyuyla birlikte atmayacağız.
"Banyo sulu bebek."
Ama bu doğrudan tepeden geliyor.
-"Doğrudan tepeden." -Beraber çalışın.
Herkes iş başına.
Karmaşık ve kafa karıştırıcı olacak.
Kâr ve zarar sayfasını bulmak için hazine avına çıkması...
Hazine avına çıkıyor.
...gerektiğini söylüyor.
-İstedi ki... -Bunu yazdığını biliyorum...
-Bunu hep yapar. Sorun yok. -Hüpleterek içiyor.
Bu nedenle plan, eski arayüze geri dönmek.
Yeni programlamanın da mümkün olduğunca çoğunu dâhil etmek.
Bu tamamen absürt bir ifade.
-Pardon? -Jack.
Programlamadan hiç anlamadığını gösteriyor.
Belki terminolojim standartlarına uygun değildir.
Anlıyorum. Zekâ geriliğin var.
-Öyle demek istemedi. -İstedim. O bir aptal.
-Her gün ona aptal diyorsun. -Öyle bir şey demedim.
Toplantıdan hemen çıkmalısın.
-Hey. Uzak dur! Sakın... -Jack!
İşte.
Kâr ve zarar sayfası. Hazine avı bitti.
Satılan her kitaba, satış fiyatına, envantere,
ilk yayımdan itibaren kâr ve zarara erişim.
Dediğim gibi kusursuz bir program.
-Bence gitmen gerek. -Nereye?
İK'daki Jennifer ile konuşmaya.
-İK mı? Kovuluyor muyum? -Bunu Jennifer'la konuşursun.
-Bu dönemin maaşını alacak mıyım? -Orasını bilemem.
Tam maaş alırsam
Roomba s9+ alabilirim.
-Ya da Roomba 860'a razıyım. -Hemen gitmen gerek.
-Ciddi misin? -Her birinden alıyorum
çünkü daha sonra hangisinden isteyeceğimi bilmiyorum.
"BİZİ SEÇTİĞİNİZ İÇİN TEŞEKKÜRLER" "ARBY'S'E HOŞ GELDİNİZ"
Arby's'e hoş geldiniz.
Merhaba. Bir biftekli ve peynirli sandviç,
bir bufalo soslu tavuk sandviç, kıvırcık patates kızartması ve...
Çok güzel gözleriniz var.
Teşekkürler.
Ve iki orta boy kola lütfen.
-13,85 dolar. -Tamam.
Biz çıkmalıyız.
İlk randevu eğlenceli ve saçma bir şey olabilir, atari salonu gibi.
Cosmo Online'da öyle diyor.
İkinci randevu ise bir restoranda olmalı.
Böylece birbirimizi tanıyabiliriz.
İlk iki randevuda seks yapamayız ama üçüncü randevuda sevişebiliriz.
Ne?
-Bu kim? -Bilmiyorum!
-Ona ne dedin? -Arby's'e hoş geldiniz.
Hayır. Sana bir soru soruyorum.
-Burada her şey yolunda mı? -Hayır, değil.
Kocama onunla yatmak istediğini söyledi. Arby's'te! Sen geri zekâlı mısın?
Sen bir ofise gitsen, ben birazdan geleceğim.
-Nefes al. Lütfen. -Kes!
Burada o kelimeyi kullanmıyoruz. Bu kabul edilemez, yani...
Çalışanınız kocama sevişmek istediğini söylemiş,
siz bana ders veriyorsunuz. Müdürünüzün adını verin.
-Derhâl kovulması gerekiyor. -Tamam, özür dilerim.
-Yemeğiniz bizden. Çok özür dilerim. -Aman ne önemli!
Peki.
-Bizi seçtiğiniz için teşekkürler. -Tamam.
-Andrew! -Tamam.
BİZİM GÖZÜMÜZDEN
Hey millet.
-Kim başlamak ister? -Harrison kokuyor.
Muhtemelen çok şişman olduğu için.
-Kulaklıklarını çıkar. Kabalık yapma. -Beni mutfağa koydular.
Mutfakta sandviçlere hardal sıkarken
nasıl evlenip sikişeceğim?
-Küfretti. -Violet, sözlerine dikkat et.
-Arkadaşlar böyle mi konuşur? -Hayır ama arkadaşım değil.
Ana sınıfından beri en iyi arkadaşımsın.
-Bizimle yaşamaya uygun değilsin. -Uygun.
Aileleriniz bu daireyi üçünüz için kiraladılar.
Bağımsız olabilelim diye.
-O asla bağımsız olamaz. -Harrison, onu dinleme.
Ailesi çok zengin, kiranın çoğunu onlar ödüyor.
-Yoksa hiç şansın yoktu. -Jack!
Harrison, bence Jack şu anda biraz huzursuz olabilir.
Aslında kastetmediği şeyler söylüyor
ve ben de senin hislerini merak ediyorum.
-Şu anda ondan pek hoşlanmıyorum. -Anlıyorum.
Jack, duyuyor musun?
Peki ya ben bir erkekle nasıl takılacağım?
Belki tiyatro kulübünden biriyle çıkabilirsin.
-Kulüp mü? Hayır, normal birini istiyorum. -Evet!
-Douglas'a ne dersin? -Douglas mı?
-Evet! -Bir daha düşün.
Douglas'la sikişmeyeceğim.
-Sen istiyorsan sikişebilirsin. -Diline dikkat et!
Artık daha sık burada olacağım.
Buranın daha az Harrison gibi kokmasını istiyorum.
Sevgili bulmak için Tinder'a gireceğim!
-Bekle, Tinder yasak bölge! -Peki. Bumble.
Grup sırasında telefon kullanmıyoruz.
Jack, niye daha sık burada olacaksın?
-İş yerinde bir şey mi oldu? -Kovuldum.
Neden?
Dâhi olduğum için.
Neden işine son verildiğini söylediler?
Neyle uğraştığımı bilmiyorsun.
DUKE ÜNİVERSİTESİ OLARAK ÜZÜLEREK...
Tinder'a değil, bir süreliğine Bumble'a gireceğim.
Beni durduramazsın.
Pekâlâ, toplantı sona erdi. Hasta la vista.
-Mandy, kuralları çiğniyorum. -Evet, tamam.
Jack, toplantı sona ermedi. Jack.
Toplantıya geri dön.
Jack!
Başarısızın tekiyim.
Sen Berkeley Hukuk Fakültesi'ne gidip vali ya da senatör olacaksın.
Ben ise hâlâ Harrison'ı
korkmadan kahveciye yürütmeye çalışacağım.
Tıp fakültesine tekrar başvurmak için sınavlara gireceksin
ve başarılı, ünlü bir nörolog olup
otizmi anlamada çığır açacaksın.
Peki.
Tabii.
Beni dinle.
Birlikte taşınalım.
Benimle Berkeley'ye taşın.
Bu yıl için. Tekrar başvururken.
Evet ama çocuklar ne olacak?
Sekiz ay sonra bırakacak mıyım?
Geçişler onlar için çok zor.
Sonbaharda bırakacaktın zaten.
Evet ama tıp fakültesine gidecektim.
Onları terk ediyormuşum gibi hissederler.
Mandy.
Bu bir sürü insana olur.
Bu yıl ara ver.
Tekrar başvurmaya odaklan.
Ve kendinden vazgeçme.
Bizden vazgeçme.
Doğru olan bu.
Yapmamız gereken bu. Hissedebiliyorum.
Alo. Forrest, lütfen?
Evet, beklerim.
-Ne yapıyorsun? -Kahvaltı ediyorum.
Mısır gevreği böyle yenmez. İğrenç. Kusmak istiyorum.
No comments yet. Be the first to leave one.