لومړۍ 200 کرښې.
Unutma, çekimin parasını müşteri ödüyor
ama mesaiyi biz ödüyoruz.
Yani ne yaparsan yap, süreyi aşma.
Ama reklam da iyi olmalı, değil mi?
Evet. Tabii. Neyse ne.
Bir fikrim var.
Toplantı salonunda piknik yapabiliriz.
Gelemem.
- Zamanını söylemedim. - Biliyorum.
Hadi, Barbara. Eğlenceli olabilir.
Birbirimizi biraz tanırız. İnsanlar biraz gevşer belki.
Onlarla daha önce çalıştım
ve evet, bundan daha fazla gevşemiyorlar.
- Orasını görürüz Babs. - Hayır. Yapma.
Evet. Söylediğim anda hissettim.
Tamam, ben çıkıyorum.
Herkese iyi günler, tamam mı?
Benim yapmayacağım hiçbir şeyi yapmayın.
O ne yapmaz ki?
Günaydın Viet...
Ted!
- Gelene bakın. Selam Keeley. - Merhaba Ted.
Trent Crimm. Şaka mı bu?
Seni görmek güzel.
Kayıp eşya dolabında
bir torba tokan var. Hâlâ istiyorsan
bir uğra.
Sağ ol. Bay Crimm bu yıl kulübü izlemek istiyor.
- Hakkımızda kitap yazmak istiyormuş. - Öyle mi?
Bence anlatmaya değer bir hikâye.
Evet ve fikre hepimiz bayıldık
ama elbette koç olarak
son kararı sen ver dedik.
Tamam.
Vay be, bilirsiniz, yani...
Hayır.
Tabii, ne olacak? Neden olmasın? Ne zaman başlarsın?
Bu an gibisi yok. 11.11 dışında. O, dilek zamanım.
Ya da 23.11, Eğer bir askeri üste ya da Euro Disney'deysem.
Peki. Karar verildi.
Harika. Trent, hoş geldin.
Kahretsin.
Zava, Juventus'tan ayrılıyor.
Ya çocukları? Üzgünüm. Söylediklerin ne demek, bilmiyorum.
Yunan mitolojisi sandım.
Bilmiyorum. Öyle dedim. Üzgünüm.
Zava, İtalya'daki kulübünden ayrılan dünya çapında bir golcü.
Görüşürüz Pepe.
Anlaşılan Premier Ligde oynamak istiyormuş
çünkü karısı The Office'i izlemiş ve İngiltere'de yaşamak istiyor.
Bence Scranton, Pennsylvania demek istedin.
Hayır, İngiliz The Office, Ted.
Doğru ya. Siz önceden burada çekmiştiniz.
Zava'yı alabilsek inanılmaz olurdu.
Markamız için harika olur. Doksan milyon falan takipçisi var.
Bir keresinde sadece "yedi milyon beğeni" yazdı.
On milyon beğeni aldı.
Evet ama çok pahalı. Hem biraz sorunlu değil mi?
Evet, hem de çok. İnanılmaz sorunlu.
Manikürcü değiştirdiğin gibi takım değiştiriyor.
Duman başımı döndürüyor ve çok şey anlatıyorum.
Lütfen bunu yazma.
Zava, 15 yılda 14 takımda oynadı,
ardında sadece kaos ve kupalar bıraktı.
Güzel, parlak kupalar.
Evet ama Leslie, o kadar dramı kim ister?
Anlaşılan parası yeten herkes.
Chelsea, Arsenal, United, West Ham.
Bence deneyelim.
Belki ele avuca sığmıyor ama bunu kim sevmez?
Sığmayacak olan tuzlu fıstıksa evet, lütfen.
Ama Skittles'sa, hayır, sağ ol.
Boya eriyip parmaklarına bulaşıyor,
yapış yapış oluyor.
İşte bunu yazabilirsin.
- Harika. Bir görüşme ayarlayalım. - Harika.
- Gidip Zava'yı alalım. - Evet!
- Yap. - Zava daba du!
Evet.
- İşte budur. Hadi. - Evet.
Çok heyecanlı.
Yani sırf eski kocan istiyor diye
paranın yetmediği, dengesiz bir oyuncuyu
almaya çalışacağını mı varsaymalıyım?
Hayır.
Evet.
Buna bayıldım.
Hadi. Anlat.
Kendi Keeley Street Band'inin patronu olmak nasıl?
- Bence iyi gidiyor. - Öyle mi?
- Evet. - İyi.
Keşke iş arkadaşlarım gevşese biraz.
- Tavsiye ister misin? - Evet.
Birlikte çıkıp bir şey yapın.
İş dışında yani.
- Harika fikir. - Evet, evet.
Yani belki bir şaman tutup
dolunayda ayahuska içebiliriz.
Kaçış odası gibi bir şey düşünmüştüm ama fark etmez, değil mi?
- Evet. Sağ ol Ted. - Seni görmek güzel.
- Keeley! - Evet?
Isaac. Selam. Nasılsın?
Ayakkabı anlaşması yapmama yardım eder misin?
Çok isterim. Belli bir marka var mı?
Marka yok. Sadece genel olarak ayakkabı. Anlarsın ya.
Harika. Senin için araştırırım.
- Selam. - Keeley.
Selam Keeley.
- Selam Jamie. - Nasılsın? İyi misin?
Evet, iyiyim. Sen?
Evet. Fena değilim. Evet. Spor salonu.
- Salona gittim. Yani evet. İyiyim. - İyi.
İyi olmana sevindim. Görüşürüz.
- Evet. - Evet. Güle güle.
- Kardeş. - Ne haber adamım?
Keeley'yle Roy ayrılmış.
Ne? Sana kim söyledi?
"Kim" değil kardeş."'Ne." Kinezik.
Beden dili inceleme. Baksana onlara.
Göz teması yok, Keeley kollarını kavuşturmuş.
Roy kıçını sıkıyor. Bilim bu.
- Ne istiyorsun? - Keeley'yle ayrıldınız mı?
- Sana kim söyledi? - Hiç kimse.
Vücut bilimi kullandım.
Neden? Doğru mu?
O surat ne?
Buna empati deniyor, seni tozlu ihtiyar.
Bak, Keeley'nin terk ettiği biri olarak anlıyorum.
- Beni terk etmedi. - Sen mi terk ettin? Neden?
Konuşmak istemiyorum. Neden geldin?
Tahmin edeyim.
Çıkma teklif etsen olur mu sormak istiyorsun.
Hayır, sadece... Sadece iyi misin, merak ettim adamım.
Bok herif.
- Ne yapıyorsun? - Sarılacaktım.
- Fazla hızlı geldin. - Tanrım, üzgünüm.
Savaş yüzünden yaşlıların ürkek olabileceğini unutmuşum.
Yapma. Rahatlatmaya çalışıyordum.
Rahatlamak istemiyorum
ve söyledim ya, konuşmak istemiyorum.
Yani tek kelime etme. Duydun mu?
Peki, etmem.
Sen de tek kelime etme William.
Hayır, etmem.
Aslında ben de ayrılık yaşadım.
Yani anlayabiliyorum.
Bir ara çıkarız belki.
Üçümüz. İçeriz, birkaç bira, birkaç fondip.
Kâsede kokteyl. Bekârlar kulübü.
Ya da tek kelime etmem.
Hayır, anladım. Gayet iyi anladım.
Uyurgezersin.
Başka ne diyebilirim bilmiyorum. Nokta.
Selam Koç.
Ne yapıyorsun?
Hep kafanı soktuğun futbol stratejisi kitaplarına bakıyordum.
Ne düşünüyorsun?
İçindekiler listesinde zorlandığım düşünülürse
bence en iyisi filminin çıkmasını beklemek.
Sana birkaç sorum var.
Bir, Zava'yı transfer etsek mi?
Bu iyi demek, değil mi?
- Zava mı? Evet. - Tamam.
İkinci soru. Zava kim?
Yaşayan bir efsane. Zava'yı tanıyorsun.
Aynı fikirde değilim Claudia Schiffer.
Neden Vejetaryen Sosisli Hırsızı'nı izletiyorsun?
İmkânsız.
Çünkü Zava bu.
Zava bu mu?
Kahretsin. Futbol oynadığını bilmiyordum.
Düşünmeden futbol dedim.
Vay, kitap cidden işe yarıyor.
11.11. Dilek tut.
- Ne diledin? Hadi Koç. - Söyleyemem.
Dilekler birbirini silsin istemiyorum.
- Öyle olmuyor. - Kapa çeneni.
- Lafını geri al. - Şimdi sorun ne?
Lafını geri al.
Olan bir şeyi geri alamam.
Beyler, sorun ne?
Koç, can sıkıcı bir söylenti duyduk.
Zava'yı almamız hakkında mı?
- Ne? - Zava'yı mı alıyoruz?
İNAN
Otuz saniye önce diledim.
Durun, hayır. Durun.
Durun bir saniye.
Madem Zava'dan bahsetmiyordunuz neye canınız sıkıldı?
Trent Crimm hakkımızda kitap yazacak diye mi?
Ne?
Zava'nın katılması hakkında kitap mı yazıyor?
Yok. Sadece takım hakkında yazmak için geliyor.
- Zava hakkımızda kitap mı yazıyor? - Hayır, Trent Crimm.
Zava neden Trent Crimm hakkında kitap yazsın ki?
Durun! Tamam, durun bir saniye.
Madem Zava'yı bilmiyordunuz ki belki olur, belki olmaz
ve Trent Crimm'i bilmiyordunuz ki bu oluyor,
o zaman neye bu kadar sinirlendiniz?
Roy'la Keeley ayrılmış.
No comments yet. Be the first to leave one.