لومړۍ 200 کرښې.
Kardeşim için çok küçüksün Miguel.
Adını bile bilmiyor.
Öğrenecek.
Ne yapıyorsun? Ödevini bitiriyorsun.
Yemek neredeyse hazır.
Hadi bitir.
Efendim?
Rosa.
- Gitmen gerek. - Ne?
Miguel'i de al ve hemen git.
Bekle, bekle. Ne oluyor?
Kartel peşimde. Gitmen gerek.
Ya sen nolacaksın?
Beni düşünme.
Sadece planı uygula.
Carlos bekle, ne oldu?
Emsal olmak isteyecekler.
Sonra senin için gelecekler.
O kimdi anne?
Amcan Carlos'tu.
Eşyalarını toparla. Gitmemiz gerek.
Eğer bulmazsak...
Angel'e ne deriz?
Bulacağız.
Kartel'i aştın Carlos, bunu ailen ödeyecek.
Çeviri: Tarık MERT İYİ SEYİRLER...
Hadi Jackson.
Üzgünüm kızım.
BP, Jim Hanson konuşuyor.
Çitten yaklaşık 800m uzaklıkta
Çiftliğimin yakınlarına doğru giden
dört ya da beş IA var.
Tamam.
Anlaşıldı Jim.
Birimler yolda.
Su.
Yavaş. Yavaş.
Hanson burada. Doktor yollasanız iyi olur.
Geride bir tane buldum. Tamam.
James Hanson sen misin?
Kim soruyor?
Carl Neeham, Pima İlçe Tüccarlar Bankasından.
Bu Yediemin satış bildirimi.
Çiftliğin 90 gün içerisinde müzayedede satılacağını bildirmek için.
Ne?
Yasalar haberdar olmanızı istiyor.
Sizi arardım fakat adınıza kayıtlı bir numara bulamadım.
Geçen ay durumu Ned Fremont'a açıkladım.
- Bana güvence verdi... - Evet, aslında
Ned artık bizimle beraber değil.
Buna neden uymadığını bilmiyorum fakat
banka politikası altı aydan
fazla süredir ödeme yapılmazsa harekete geçer.
Ayrıca Bay Hanson bilmelisiniz ki
eğer banka üçüncü bir taraftan güzel bir teklif alırsa
bölgeyi 90 günden önce de satabilir.
Bay Hanson?
Oradaki tepe...
Geçen yıl karımın küllerini oraya serptik.
Başınız sağolsun.
- Bakın bayım. - Neeham.
Beleşçi değilim.
Sadece işleri çözüp her şeyi yoluna koymak için biraz zamana ihtiyacım var.
Dediğim gibi, 90 gününüz var, büyük ihtimalle.
bir sorun olursa numaram orada yazıyor.
İyi akşamlar.
Çerçeve neredeyse inşa edildi, bütçeme ve diğer her şeye dikkat etmem lazım.
Her neyse, başında olman gereken bir çiftliğin yok mu?
Çoğunu sattım.
Son bir kaç büyükbaş kaldı.
Christine'nın ilaçları beni bitiriyor.
Bunu duyduğuma üzüldüm.
Bu deliği senin için kazabilirim. Gün batımına kadar bitmiş olur.
İşe ihtiyacım olmasa sormazdım.
Jim, bak, bu işler öyle senin...
Benim yaşındakiler için mi? Hadi be Randall.
Buradaki herhangi bir adamdan daha iyi çalışabileceğimi biliyorsun.
Dinle, gelecek ay başlayacak yeni bir projem var.
O zaman yanıma gel ve senin için ne yapabiliriz bakalım, tamam mı?
Evet. Tamam.
Geçen hafta senin yolundan çıkmıştım.
Çok cılız gözüküyorlar.
Anlat bakalım.
Kilo başına 70 sentten
- 17 bin söz konusu. - Ah.
20 yapabilir misin?
Cılız büyükbaş satarak pek kâr edilmiyor biliyorsun.
Üzgünüm Jim.
Kararını verince haber ver dostum.
Rahatsız ettiğim için kusura bakma Sarah. Bilmek istersin diye düşündüm.
Teşekkür ederdim Angie.
Evet. Onu burda son gördüğümden beri çok zaman geçti.
Merhaba yabancı.
Hey Sarah.
- Bu koltuk dolu mu? - Senin için.
Ne içersin?
İçmeyeceğim teşekkürler.
- Dün aradığın için teşekkürler. - Mmm.
Birkaç saat daha geçse o arkadaş hastanelik olabilirdi.
Şanslı günü sanırım.
Onun bu şekilde düşündüğünü sanmıyorum.
Honduras'tan tüm yolu yürüdü,
tüm hayatının birikimini onu
hiçliğin ortasında bırakan bir hayduta verdi.
Hepsi boşuna.
Evet, acımasız bir dünya.
O geçiş bizi tüm hafta meşgul etti.
Kartel her şeyi oradan kaçırıyor.
Uyuşturucular, insanlar, silahlar.
Yeni ne var?
Senin için endişeleniyorum,
orada en öndesin ve tek başınasın.
Devlet kendi pisliğini temizleyip bir çözüm bulursa
her şey güzel olur.
Ne oluyor?
Ne yapıyorsun burada?
Ben de merak ediyorum.
Ne yapıyorum ben?
Sanırım senin tüm hayatını nasıl
ülkene adayıp, vergilerini ödeyip en sonunda
işemek için bir çanağının bile nasıl olmadığını
anlamaya çalışıyorum.
Evimi kaybettim,
ekmek teknemi,
ve bunlardan birini bile değerli kılan tek kişiyi.
Hadi, seni geri eve götürelim.
Hadi.
Hadi bakalım.
Uğraşma Sarah. Boşver.
Onu bu şekilde hatırlamayı seviyorum.
Gülümsüyor, gülüyor.
Annemi seninle evlendiği gün olduğu kadar mutlu hiç görmedim.
Onun bu şekilde gidişi doğru değildi.
Onun bu şekilde acı çekmesini izlemek.
Daha kötü bir şey hayal edemiyorum.
Şimdi ise biliyorum.
Hadi.
Seni yatıralım.
Hadi babalık.
Şu yaşlı kemikleri dinlendir.
Doğru değildi Sarah.
Onu ben de özlüyorum.
Gerçekten mi?
Dinlen.
Tamam.
Eğil!
Bu Kartel.
Bu bölgeyi onlar kontrol ediyor.
Geri dönmeliyiz.
Daha yeni geldik buraya! Neredeyse ulaştık!
Eğer bizi burada bulurlarsa ölürüm.
Hadi geri dönelim
başka bir gün deneriz.
- Daha fazla öderim. - Buna değmez.
Lütfen! Lütfen, bizi karşıya geçir.
Yalvarırım bizi karşıya geçir.
Tamam.
Şu çalılığın hemen solundaki çitte
bir delik var.
Risk alacaksanız,
- tek başınasınız. - Hayır, hayır.
Hadi gidelim.
Hadi, hadi.
Dünyanın en iyi köpek kimmiş?
Anne.
Yardım et.
Acele et! Açığı bulmama yardım et.
Burada!
Kimmiş akıllı oğlan?
Jackson'mış. Jackie...
Hay.
Hey, hey! Bekle, bekle!
Orayı bu şekilde asla geçemezsiniz.
En yakın yola kilometreler var.
Anlıyor musun?
Sen... Bize yardım edecek misin?
Sınır Devriyesini arayacağım.
Hayır! Bayım, bayım, bayım, lütfen! Lütfen!
Hayır. Sınır Devriyesi hayır.
Sana para öderim.
Ne?
Bize yardım edersen sana ödeme yaparım.
Ben kaçakçı değilim hanımefendi.
Sınır Devriyesi size yardım eder.
- Hayır! - Dinleyin, bir doktor bulun.
Bayım lütfen! Hayır, hayır!
Lütfen. Lütfen!
Lütfen!
Merkez, ben Jim Hanson.
Devam et Jim.
Stone Ridge'in
bir kilometre güneyinde iki tane IA var.
Anlaşıldı.
Şu anda dağınığız.
Birkaç tane olacak.
On-dört.
Size biraz su getireceğim.
Anne.
Jackson dur.
Yaşlı adam!
No comments yet. Be the first to leave one.