لومړۍ 173 کرښې.
Aslında geçmişe...
...nasıl gidileceğini biliyordum.
Ortaokuldayken...
...sana da garip gelmemiş miydi?
O kadar sakar ve dikkatsiz olmana rağmen...
...o üç senelik ortaokul sürecinde...
...neden hiç yaralanmadığını...
...merak etmedin mi?
Şu adımlarına dikkat et.
=Blue Birthday= Çeviri: IDPeaceM
=8. Bölüm Kriz=
Yani sen...
- Bunca zamandır... - Evet.
Ne zaman sana bir şey olsa, bir fotoğraf yakıp geçmişe gittim.
Bu da benim sırrımdı.
Ama birkaç gün öncesine kadar garip davranmaya başladın.
Muhtemelen...
...şu dizinin kanayaıp da bana sarıldığın günden itibarendi.
Niye şimdi geldin?
Ha Rin Oh, dizin kanıyor.
- Kan. - Önemli değil.
Ne olursa olsun, sakın öleyim deme!
Ne?
Sakın ölme.
Ölmene seyirci kalmayacağım.
Bak.
Bugün senin peşinden gelemeyeceğim.
O yüzden annene içinden nasıl geliyorsa öyle söylemen yeterli.
Tamam mı?
Bugün de fotoğrafımı aldın.
Yanık bir fotoğraf kokusu geliyordu.
Doğru.
- Seni kurtarmak için gelecekten geldim... - Sakın.
Ne?
Sakın bir daha gelme.
Neyden bahsediyorsun sen?
Biliyorum.
Biri beni öldürdü.
Yine de olmaz.
Bir daha gelme.
Ne?
Neyden bahsediyorsun sen?
Anlamıyor musun?
Sen intihar etmedin.
Ölmüşüm ölmemişim, orasını bana bırak ne olur!
Seo Jun Ji!
Sensiz yaşadığım on yıl benim için ne kadar zordu, haberin var mı?
Her bir saniyesi ızdırap içinde geçti.
Her günümü pişmanlık içinde yaşadım.
O yüzden seni hayatta tutabilmek için elimden ne geliyorsa yapmaya çalışıyorum.
Peki sen nasıl olur da...
Nasıl olur da böyle bir şey söylersin?
Aptal, senin iyiliğin için diyorum.
Her şey...
Ha Rin?
...benim açgözlülüğümden miydi?
Ha Rin Oh.
Ha Rin Oh.
Sen de aynı şeyleri hissediyorsun sanmıştım.
Ne oldu da bu saatte beni çağırdın?
Hye Min abla nerede?
Çöpü atmaya çıktı.
O da çıkınca bir şeyler içelim mi?
Bir dahaki sefere.
Biraz durup gitmek için geldim.
Niye iki tane aldın?
Benim mi?
Bu...
Ui Yeong Kim buradaydı. Gitti.
Gitti mi?
Niye?
Meşgulmüş.
Baksana...
- Ben... - Sence ayrılsam mı?
Ne?
10 senedir seviyorsunuz birbirinizi, niye ayrılacaksınız ki?
Ne oldu?
Bir şey olduğundan değil de...
Bilmiyorum işte, çok sık oluyor.
Bu ara ne zaman görüşsek kavga halindeyiz.
Çiftler her zaman kavga eder.
Sevgililer arasında bunun nesi tuhaf ki?
Hepsi aynı işte.
Ben de aynısını yaşadıktan sonra, fark ettim ki...
Bir dakika. Neyi yaşadın sen?
Hayır, ondan değil.
Sevgilin mi var?
Ha Rin Oh, sonunda...
Seo Jun Ji'den başkasını sevemem demiştin.
Ne dedim ben?
Pardon.
Boş ver. Olan oldu.
Seo Jun Ji doktor olmuş.
Nasıl yani?
Seo Jun Ji!
Hayırdır? Seni almaya ben gelecektim.
Seo Jun Ji'yi gördüm.
Ne? Rüyanda mı?
Hayır.
Ben...
...Seo Jun Ji'nin bıraktığı fotoğrafları yakıp geçmişe gittim.
Öyle demek.
Gidip ne yaptın peki?
Hayata döndürdüm.
Kesinlikle döndürmüştüm...
...ama yine öldü.
Onu kurtarmak için bir kez daha gittim geçmişe.
Ölmüşüm ölmemişim, orasını bana bırak ne olur!
Yapma dedi.
Kendi haline bırakmamı söyledi.
O da artık bırakmanı istiyor bence.
Öyle olsa bile...
...öyle demememesi gerekirdi!
O kadar...
O kadar pişmanım ki onu yalnız bıraktığıma!
O zaman gidip yakasına yapışmak pahasına kurtarman lazım!
Ne? Nasıl yani?
Pişmanım demedin mi?
O zaman rüyanda ne istiyorsan onu yap.
Pişman olmamak için.
Sen hiçbir zaman söz dinlemezdin zaten.
Ne zamandan beri onun sözünü dinler oldun?
Nereye?
Lavaboya.
Hemen dönerim.
Niye lavaboya giderken çantasını alıyor bu...
Su Jin haklı.
Artık pişman olmak istemiyorum.
O yüzden vazgeçemem.
Elimden ne geliyorsa yapacağım.
Çünkü bir daha...
...seni kaybetmek istemiyorum.
Sayfa 92'yi açın.
İletişim halindeki dünya.
Ne yapıyorsun?
Hocaya telefonunu kaptırırsan alamazsın geri.
Hala huzursuzum.
Ne?
Yok bir şey.
Eğer katil Seo Jun Ji'yi burada öldürmek istiyorsa...
...burayı iyi bilen biri olmalı.
Seo jun Ji'yi takip etmiş olması lazım.
Sana tekrar gelme demiştim.
Neden gelmeme izin vermiyorsun?
Çünkü sürekli bu şey olduğu için!
Şey mi?
Sence bu neden birden bire düştü?
Sadece...
...tesadüfen...
Tesadüften değil. Bedeli.
Bedeli mi?
Sana söylemiştim.
Ne zaman sana ortaokulda bir şey olsa, geçmişe dönüyordum diye.
Peki ben neden gitmiyorum sence artık?
Çünkü geçmişe gittikçe...
...ödemem gereken bedel daha ağır oluyor.
İlk başta yaralandım. Sonra sevdiklerimi. Sonra da...
Başka birini kaybedebilirdim.
Benim başıma bunlar geldiği için.
Bacağım kanadı...
...sonra Su Jin'le aramız bozuldu....
...ondan sonra da Hye Min abla öldü.
Bu işe burnunu sokmaya devam edersen...
...senin de başına bir iş gelebilir.
Ne yapıyorsun?
Ha Rin Oh nerede?
Ha Rin Oh?
Fotoğrafçılık Kulübü'ne gitti.
Niye birden oraya gitti ki?
Bilmiyorum.
Tenefüs başlar başlamaz oraya koştu.
Sağ ol. Sonra görüşürüz.
O yüzden, artık gelme.
No comments yet. Be the first to leave one.