The East Palace

The East Palace (동궁)

د Turkish ژباړه ډاونلوډ کړئ

1 فصل

د خپرونې معلومات

The East Palace S01 1080p WEB h264-EDITH
د لخوا تبصره BartuW

تګونه

webdl
په خپور شو: 2026-07-22
ډاونلوډونه: 57
د اوریدلو معیوبیت: No

د Turkish سرليکونو مخکتنه

لومړۍ 200 کرښې.

İş henüz bitmemiş.

Tamam…

Bir anlaşma yapalım.

Yang enerjimi seninle paylaşacağım ve karşılığında sen de…

…bana yardım edeceksin.

Lanet olsun.

Bu gidişle ruhundan olacaksın seni sefil.

Bana gerçek yüzünü göster,

öteki dünyaya gitmeni sağlayayım.

Dur!

Böyle anlaşmamıştık.

Yang enerjim tükenirse…

…ölürüm.

Çıkarmamanı söylemiştim…

THE EAST PALACE

İyi misiniz?

Prens Yeongan güvende.

Onu siz kurtardınız, değil mi?

Onu bırak da ipi niye çektin, onu söyle.

Çan sesi birden kesildi. Tehlikede olduğunuzu düşünüp çektim.

İşinizi mi böldüm?

Çekmemeni özellikle söylemiştim ama hiç laf dinlemiyorsun ki.

Hayret bir şey.

Göldeki ruhu defettiniz mi?

Sadece gücünü kısmen azaltabildim.

Yine de bir süre hareket edemez.

-O bakış ne öyle? -Şey…

Sizi aylağın, üçkâğıtçının biri sanmıştım ama şimdi çok pişmanım.

İnsan hayatına kıymet vermeyen, kalpsiz biri olduğunuzu düşünmüştüm…

Vay be.

Bencil biri sanmıştım.

Tamamen yanılmış sayılmazsın. Canımı sıkan da bu…

Her hâlükârda

Majesteleri, Prens'i kurtardığınıza çok sevinecek.

Babandan gitmeme izin vermesini isteyecek misin?

Nasıl anladınız?

-Ne zaman? -Seni ilk gördüğüm anda.

Majesteleri bu gizli işe kimi gönderecek, merak ediyordum.

Nedimelerin elleri böyle narin olmaz.

İyi misiniz?

Hem hık demiş burnundan düşmüşsün.

Aynı güçlü duruş,

aynı inatçı bakış.

Durun, o yüzden mi kanımı göstermemi istediniz?

Ruh, hanedana kin beslediği için beni yem olarak mı kullandınız?

Göldeki ruhun dikkatini dağıtmam gerekiyordu.

En azından majesteleri doğru kişiyi seçmiş.

Konusu açılmışken…

Majestelerinden gizli bir iş için el ele versek?

Peki, al.

Anca göldeki ruh meselesi çözülene dek sarayda kalabileceğim.

Gözlemci sıfatıyla.

Yani…

Bana sarayda vakit kazandırmanız lazım.

Ne yapmayı planlıyorsun?

Sarayda yaşayan birini öldüreceğim.

Majesteleri, merhum prensin eski hizmetkârından bir çocuk

sizinle görüşmek istiyor.

Prens ve göldeki ruh hakkında malumatı olduğunu söylüyor.

Gelsin.

Pekâlâ.

Bana söylemen gereken

bir şeyler mi var?

Henüz yaşın küçük.

Ama cesur çocuksun.

Buyur, bu taraftan.

Majestelerinden gizli niye seninle iş çevireyim?

Çünkü sarayın sırlarını öğrenenler buradan sağ çıkamazlar.

Yardım edersem saraydan sağ çıkmama yardım edecek misin?

Peki çan sesini nasıl duydun?

Benim de sizinkilere benzer güçlerim var.

-Anne! -İyi misin Prenses?

İçeride bir şey mi var?

Prenses…

Burada ne işiniz var sizin?

"Göldeki ruh."

"Ejderin yavrusunu yılanın kabuğu öldürdü."

Buraya hapsolmuş bir ruh ben çocukken böyle demişti.

"Ejderin yavrusu"ndan kasıt, kralın çocuğu.

"Yılanın kabuğu" da göldeki ruh olsa gerek.

-Ne diyorsun… -Her neyse.

Tuz ambarında göldeki ruha dair bilgi edinebiliriz.

-Saraya bu yüzden mi… -Sizi ilgilendirmez.

Siz göldeki ruhu araştırın, yeter.

Demek ruhları duyabildiğin için saraydan gönderildin.

Prensessin ama şaman güçlerin var.

Çocukken başına ne geldi de duymaya başladın?

Sizi kim, nasıl yetiştirdi ki her lafınızla yaramı deşiyorsunuz?

-Gereksiz yere alınganlık ediyorsun. -Gereksiz yere mi?

Kimsenin duygularını önemsemiyorsunuz, eşiniz dostunuz bile sizi sevmiyordur.

Ne eşim var ne de dostum. Öksüzüm ben.

Hem sen kendine bak.

Senin hiç dostun var mı?

-Tüm hanedan böyle gıcık mı? -Yeter!

Göldeki ruh için tuz ambarına bakın, yeter.

Aman be. Hayret bir şey.

Başlayacağım göldeki ruha…

Dur.

Olamaz…

Lütfen olmasın…

-Nereye böyle? -Olamaz.

-Olamaz. -Ne…

-Dur. -Bir şey mi buldunuz?

Bunu sonraya saklıyordum.

-Buradaymış. -Ne?

-Gwi-mae. -Gwi-mae mi?

Ne olduğunu öğrenmeliyiz.

-O nereden çıktı? -Dur.

Pirinç kekini niye atıyorsunuz?

Birazcık sessiz ol.

Eyvahlar olsun. Olamaz.

Bu ne böyle?

-Bakın… -Hemen gitmemiz lazım.

Gidelim.

-Çabuk! -Durun.

Bir baksaydık!

Gwi-mae olduğunu söylediniz. Demek ki bu mekâna bağlı.

-Bir şey olmaz. -Dur hele!

Buna Ggeomeoksali denir. Sıradan bir yaratık değildir.

Mekâna değil, bir canlıya yapışır. Yang'la beslenir.

-Yang mı? -Tükenirse dehşet içinde ölürsün.

-Korkunç bir yaratıktır. -Ama…

Tamam, itmeyi kesin.

Madem öyle,

gidip yeni odanıza bakalım.

Majestelerinin hediyesi. Prens'i kurtardığınız için.

Bunu şimdi mi söylüyorsun?

-Yani… -Nerede peki?

Şu tarafta.

Çabuk. Hadi!

Kendim yürürüm!

Yok artık.

Hayret bir şey.

-Aman be. -Neye bakıyorsunuz?

Güvenmeyecektim işte. Vay be, hayret bir şey…

Odayı beğendiniz mi?

Karşı odaya taşınmış oldum.

Hayda…

Peşimizden gelmiş.

Ne?

-Ggeomeoksali. -Ne?

Ggeomeoksali.

Hayır!

Şuna bak, sülük gibi bize yapıştı!

Şimdi ne oldu?

Kimse yok.

Ama daha önemlisi,

Majesteleri, Prens konusunda mutlu görünüyor.

-Bu iyiye işaret. -İyiye mi? Hiç de değil.

Göldeki ruh bir daha ortaya çıkarsa Prens Yeongan'ın ölümü kaçınılmaz.

Lütfen kendinize gelin.

Ver şunu.

Lütfen kendinize gelin.

Yeni veliahtımız Prens Yeongan çok hasta efendim.

Kraliyet soyu tehlikeye girebilir.

Doğu Sarayı'nda yaşanan tuhaf olaylar tüm ülkeyi temellerinden sarsıyor.

Tüm ülkeyi temellerinden mi sarsıyor?

Ağzınızdan çıkanı kulağınız duysun.

Ben hayatta olduğum sürece bu ülkeyi hiçbir şey sarsamaz.

Efendim, Prens Iksang burada.

-Neden gelmiş ki? -Herkese merhabalar.

Yemeğinizi yediniz mi?

Sizi iyice gençleşmiş gördüm yenge.

Bana hâlâ yenge diyorsunuz Prens Iksang.

Söyleyin bakalım, nasılsınız?

Hobyeong Vadisi'nde kaplan avına çıktım.

Hwayang Vadisi'nde de biraz kafamı dinledim.

Efendim, bu saraya hapsolup kalmayın.

Bir süre surların dışına çıkmak size iyi gelecektir.

Bilemiyorum.

11 yaşında veliaht prenses olarak geldim, bir daha da surların dışına çıkmadım.

Öldüğüm güne kadar bu sarayda kalacağım.

Hiç değişmemişsiniz.

Neden beni görmek istediniz?

Oğlunuz nasıl?

Oğlum iyi.

Benim aksime ilim ve irfana düşkün.

Nihayetinde hanedan mensuplarının bir makama gelmesi yasak.

Irmaktan ayrılan dere çok yol katedemezmiş.

Ama ola ki ırmak kirlenip kuruyacak olursa…

…yoluna taş koyup suyu başka yere yönlendirmek gerekmez mi?

Basit bir feng shui üstadı ne cüretle Ana Kraliçe'yi görmek ister?

Derhâl gidin.

Majestelerinin emriyle saraya geldi.

Ana Kraliçe'ye söyleyecekleri varmış.

Majesteleri böyle buyurdu.

Bekleyin.

Amma huysuz kadınmış.

Saray nedimelerinin en kıdemlisidir. Kraliçe'yle görüşmek kolay mı sandınız?

Tuhaf bir ses duyuyorum.

Bu lanet saray Yin enerjisi dolu…

Ana Kraliçe müsait değil. Gidebilirsiniz.

Ah be, çok yazık oldu.

Göldeki ruhla ilgili malumatım vardı.

Ne? Göldeki ruh mu?

O hâlde lütfen mesajımı iletin.

Prens Yeongan öldüğünde sıranın kime geleceğini düşünmesi gerek.

Ne? Sıranın mı?

Ne demek bu…

Buraya kadar boşuna gelmişiz.

تبصرې

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left