لومړۍ 200 کرښې.
Çeviri: IDPeaceM
Sonradan para kazanmak için benim ödevlerimi yaptı.
Lisede sürekli para sıkışıktı.
Sonradan öğrendim ki
annesinin ölümcül bir hastalığı varmış.
Dur, dur, dur.
Nasıl becerdin bunu?
Beden Eğitimi dersinde üstünde çivi olan top geldi.
Doktor, tetanos olur muyum?
Dans edebilecek miyim?
Kesilsin istemiyorum.
Merak etme.
Tetanos iğnesi vurulsan yeter.
Otur, beni burada bekle.
ben ödemeyi yapayım.
Tamma.
Li Xun.
Sen de mi yaralandın?
Bir bakayım.
Li Xun!
Li Xun, bacağım sakatlandı benim!
Doktor bir ay ara ver dedi.
Ödevlerim sana emanet.
Borç vermek istedim ama reddedeceğini biliyordum.
Çocukluğundan beri hep üstün zekalıydı
o yüzden çok çekti.
Ama hiç değişmedi.
Ondan sonra hack ile gelir sağladı
ama başkalarının bilgisayarını asla hackelemedi.
Başkalarının çaldığı bilgileri
geri alıyordu sadece.
Prensipliymiş.
Liu Xang hızlı koşar
ama hırsızlık için değil.
Lisedeyken çok kibirliydi.
17 yaşımızdayken benimle sürekli dans eden partnerim ayrılmıştı.
Hocam bile bana
danstan vazgeç, demişti.
O zamanlar tüm dünyam yıkılmış gibiydim
bu yüzden kendimi şımartıyordum.
Sonra Li Xun beni buldu
ve birkaç bir şey söyledi.
"Aptal"
dedi.
Bu kadar zamanda anca bunu mu söyledin?
"Aptal" dedi.
Aptal,
başarıya ya da başarısızlığa giden yol uzundur.
Biz daha yolun başındayız.
Kaç kere fırça atmıştır bana
ama anca o zaman samimiyetini hissetmiştim.
O zamandan beri onu
öz kardeşim gibi görürüm.
O yüzden ona kendi adıyla hitap eder
aynı soyadından gelmişiz muamelesi yaparım.
Ne düşünüyorsun?
Mantıklı.
Bir ricam olacak.
Al bunu.
Çok benziyorsunuz.
Babamla bir alakası yok.
Bu benim kendi param.
Çok kabiliyetli olduğunu ve her şekilde para kazanabileceğini biliyorum
ama her şey parayla değil mi?
Müthiş işler başaracak biri
ama alelade şeylerle canı da sıkılmasın.
Babamın parasını kabul etmeyeceğini biliyorum
ama start up için sermayesi yok.
Kibrini de hesaba katarsak
kimseden yardım almayacaktır.
Kabul ediyor musun?
Neyse, ben zaten zar zor dans ederek
geçim ediyorum.
Bunu yatırım olarak al.
Hiçbir şeye karışmayacağım.
Sözüme itimadın yoksa bir sözleşme imzalayabiliriz.
Zhu Yun,
Ben Li Xun'a asla zarar vermem.
İnan bana.
Yardım etmek istiyorum.
Onu çok iyi tanıyorsun.
Hâlâ herkesten çok üstün.
Kimsenin kontrolüne girmez kolay kolay.
Anca kendi parasını kazanıp söz sahibi olursa
rahat edecektir.
Merak etme.
Ben hep yanında olacağım onun.
Bütün hayalleri gerçek olacak.
Tamam.
Gideyim ben.
Tamam.
Zhu Yun, Li Xun çok kabiliyetli ama onun da zayıflıkları var.
Yaşadıklarından kaynaklı olabilir.
Bazen gerçekten çok uçlarda davranabiliyor
kıldan ince bir ipin üstünde yürür gibi.
Biliyorum.
Başkalarının yardımını her zaman reddetmiştir.
Ama artık sen varsın.
Değil mi?
Üniversite onun hayatının asıl başladığı yer.
Yeni bir sayfa olarak görüyor.
Ben onun yanında olacağım.
Benim için de yeni bir sayfa.
Tamam.
Görüşürüz.
Sizin okulun yüksek lisans listesi açıklandı mı?
Hayır.
Bizim okul hep geç açıklıyor.
tercih yapacak öğrenci için kötü ama.
Listeye giremediysen
ve iyi bir yabancı üniversite de tercih edemezsen
elin boş kalır.
Evet.
Yarın Zhang hocayı arar sorarım.
Sınıf hocama sorsan ne olacak ki?
Okulun sorumluluğunda sonuçta.
Boşa zahmet etmiş olursun.
Fang Shumiao daha dün sordu.
Hiç güven vermiyorlar.
Okulun öğrencilerini hiç düşünmüyor.
Evet.
Keşke herkes senin gibi yaklaşsaydı.
Haklısın.
Bak, Yun. Buna çok dikkat et.
Haber alır almaz da beni ara.
Sonra beraber karar veririz.
Tamam.
Shumiao geldi. Görüşürüz.
Gelmişsin?
Sana bir yerden teklif geldi mi?
Daha karar vermedim.
Millet seçilemezken sen düşünüyorsun.
Yer gasp ediyorsun.
Shumiao,
yüksek lisans için sınavı geçtin mi?
Bu kadar doğrudan sormasana!
Utanıyorum.
Aslında, geleceğin için çok önemli.
Mezuniyetle yüzleşirken
her şeyde kafamız karışıyor
sanki böyle sisli bir alandaymışız gibi.
Bu kadar duygusal olma.
Ben yaşayan örneğiyim işte.
Duygusal davranmıyorum.
İlk defa gerçek manada kendi adıma karar veriyorum.
Alo?
Selam Lina, az önce IELTS'ten çıktım.
Akşam boş musun?
Çıkıyorum ben.
Ne sordun Gao?
Akşam boş musun, diye sordum.
Yemeğe davet edecektim.
Olur, boşum.
Nereye gitmek istersin?
Geçen gittiğimiz restorana.
Akşam sekizde.
Seni bekliyor olacağım.
Bayan Xu.
- Bana mı? - Evet.
Bay Gao sizi içeride bekliyor.
Buyur.
Teşekkür ederim.
Lina,
bugün tanışmamızın 900. günü.
Sana söylemek istediğim bir şey var.
Seninle BT Üniversitesinde ilk tanıştığımızda
hayatımda gördüğüm en güzel kız olduğunu düşünmüştüm.
Bana bakıp konuştuğunda
başımı kaldırıp sana bakmaya utanıyordum.
Gao.
O akşam
beni bu restorana ilk getirişindi.
Hiçbir şey bilmiyordum.
Menüyü bile okuyamamıştım.
Ama bana gülmemiştin.
O akşam
5G ve uygulamalardan konuşmuştuk
ama o zamanlar bilimin
ve teknolojinin ne kadar hızlı geliştiği ile ilgilenmiyordum.
Sadece
ileride sana eşlik edebilmeyi
umut ediyordum.
Çok güzelsin, tatlısın
nazik ve hoşsun.
Bu dünyadaki en iyi kızsın.
Seni anlatmaya
sıfat yetmez.
Sana layık olmadığımı biliyorum
ama çok çabalayıp
sana yaklaşmak için elimden geleni yapacağım.
Lina,
yanında durabilmem için
bana bir şans verir misin?
Gao,
çok teşekkür ederim.
Ben bir sürü teklif aldım
ama hiçbiri
seninki kadar samimi ve içten değildi.
Az önce
söylediklerin beni derinden etkiledi.
No comments yet. Be the first to leave one.