Quantum Leap

Quantum Leap

د Turkish ژباړه ډاونلوډ کړئ

2 فصل

د خپرونې معلومات

Quantum Leap S02E13 WEB-DL
د لخوا تبصره altyazide

تګونه

Web-DL
web-dl
web
WEB-DL
په خپور شو: 2024-03-05
ډاونلوډونه: 33
د اوریدلو معیوبیت: No

د Turkish سرليکونو مخکتنه

لومړۍ 200 کرښې.

Yavaşlama oğlum!

Hızlan!

Alo?

Bu bir yarış mı?

Diğer arabalar nerede?

Sıralama turu oğlum.

Ve eğer hızlanmazsan, diskalifiye edilirsin.

Hadi. -Tamam.

Ölmemeye çalış.

Tamam.

Nasıldım?

Sen komedyen misin, yoksa araba yarışçısı mı?

Finale zor kaldın Ricky.

Yarın sonuncu olarak başlayacaksın.

Yarın mı? Hatırlatsana. Yarın ne olacak?

Oğlum, ciddi ol biraz.

Dünyanın en iyi yarışçılarıyla yarışacağız

ve sen en sondan başlıyorsun.

Bunun kazanmamıza ne faydası var?

Sen Rick Jarrett Sr'sın.

O bir efsane.

Baba, bence Junior aklını kaçırdı.

İki arabalık bir ekibiz oğlum.

En arkadan başlarsan onlara yetişemeyiz!

-Baba, iyi misin? -Evet.

Arabamı hazırlamam gerek.

Topla kendini!

Hiç iyi görünmüyor.

En son ne zaman doktora gitti?

Babam nasıldır biliyorsun.

Hiçbir konuda fikrini değiştiremezsin.

Fren de sevmez, doktor da.

-Baba? -Efendim.

-İyi misin? -Evet.

Evet, iyiyim.

911'i arayacağım.

Hey.

Arama. Biraz yanımda kal.

Bir nefesleneyim.

Bence bugün yarışmamalısın.

Kalbin için endişeliyim.

Oğlum, bugün çıkmazsam yarın yarışamam.

O kupayı kazanmamız gerek.

Senin hayatın o yarıştan daha önemli baba.

Bunu bırakmalısın.

Lütfen yine başlama.

Bu yarıştan çekilemeyiz,

yoksa ne olur?

Sponsorumuzu kaybederiz.

Bu takımı iflas ettiririz.

Sonra tüm bu insanlar işsiz kalır.

Söyle, bunu mu istiyorsun?

Tamam, tamam.

Nefes al.

Oğlum, sana sert davrandığım için özür dilerim.

Biliyorum, yılın babası sayılmam,

ama küçüklüğünden beri bunu seninle

paylaşmayı hayal ettim.

Yarın sen ve ben piste çıkacağız,

ve her şeyi yoluna koyacağız. Birlikte.

Tüm bu fedakarlıklara değecek.

Neredeyse oldu, tamam mı?

Şu işe bak.

Şimdiden daha iyiyim.

Baba.

Gidip hazırlanayım. Sıra bende.

Bu konuda pek iyi değilsin, değil mi?

Pardon, seni tanıyor muyum?

Anlıyorum.

Sıçrayan sen olmayacaktın.

Aslında bu iş için eğitim almadın, değil mi?

Dikkat et!

Sen görüntüleme odasındasın.

Sen de vasıfsızsın.

Addison nerede?

Görevden azledildi, takımın geri kalanı gibi.

Sen o milyardersin.

Bundan çok daha fazlasıyım Ben.

Tamam, o zaman kimsin sen?

Herkes bana baktığında,

Gideon Rydge'i görüyor.

Bir anda ortaya çıkan büyük başarı.

Ama işin tuhafı, bu bir yanılgı,

etrafımdaki herkesi kullanmama yarayan bir maske.

Ve bu numarayı senden öğrendim Ben.

Yapma. Senin dâhi olduğunu söylediler.

Açık açık söylemem mi gerekiyor?

Belki... Belki bu hafızanı tazeler?

İnanmıyorum.

Jeffrey?

Ta kendisi.

Öyle de denebilir.

Demek geçmişe sıçramak böyle bir şey, ha?

Eskisinden daha çok kıskandım.

Olacak şey değil.

Daha dün Baltimore'da sen ve Hannah'yla birlikteydim.

Sen daha çocuktun.

Senin için sadece bir sıçrama, ha?

Benim için 50 yıl geçti.

Ama sonunda gerçek Ben Song'la tanıştım,

hayatımı karartan adamla.

Jeffrey, ben hayatını kurtardım.

Ne?

Yangında mı?

Senin yüzünden o binadaydık.

Sen müdahale ettin.

Ne diyorsun sen?

Hannah anlatmadı mı?

Bak...

Sen babamı

bu kağıt parçasıyla öldürdün.

Hayır.

Hayır, Josh trafik kazasında öldü.

Orada bile değildim.

Yaptıklarımızın sonuçları olur Ben.

Göremediğin bir kelebek etkisi vardır.

Annemle tanıştığın gün, bir zincirleme tepki başlattın.

Ona bir sır verdin.

Anne, televizyon izleyebilir miyim?

Hayatım, Kevin amcan ve babanın yanında değil miydin sen?

O zamanlar bu sırrı anlayamamıştım.

Sonra bir gece, ortaya çıktı.

Bunu açıklamak ister misin?

Ben de kim?

Kalp hastalığımı nereden biliyor?

-Bunu nereden buldun? Ben... -Soruya cevap ver Hannah.

Bunu açıklayamam Josh.

Denesem de inanmazsın.

Ya bana gerçeği anlatmaya başlarsın,

yoksa şimdi çekip giderim.

Kim bu adam?

O bir zaman yolcusu.

Biliyorum, imkansız geliyor, ama bu doğru.

Geleceğini biliyor.

Sana ne olacağını biliyor.

Sus! Tek kelime daha etme.

"Tüm sevgilerimle, Ben."

Bu hiç...

Özür dilerim. Josh, lütfen.

Josh. Josh, gitme...

Lütfen.

Babam fırtınada bir hışımla

evden çıktı, kaza yaptı.

Senin yüzünden öldü.

Jeffrey, babanı kurtarmaya çalışıyordum.

Kimseye zarar vermek istemedim.

En kötü kısmı da bu,

gerçekten yardım ettiğini sanıyorsun.

Gerçek olduğuna inanmamıştım, ta ki

yangında mektubu bulana kadar,

sonra baktım,

ve annemin bakışını gördüm,

ve hepsinin doğru olduğunu anladım.

Yüzü olmayan bir zaman yolcusu

geçmişe müdahale ediyor.

Sonra bir anda yok oldun.

Ben de tüm öfkemi teknolojiye yönlendirdim.

Kimliğimi değiştirdim.

Borsa tüyolarını kullanarak bir teknoloji imparatorluğu kurdum,

sırf seni bulup her şeyi düzeltebilmek için.

Hannah'nın kodunu kullanacaksın.

Takas kodunu.

Seni geçmişten geri getirmek için,

yerine günümüzden biri

gelmek zorunda. Benim gibi biri.

Sen bu gücü hak etmiyorsun.

O yüzden onu elinden alacağım.

Jeffrey, dinle, babanı kurtarmak istiyorsan,

sana yardım edebilirim.

Yardımına ihtiyacım yok.

Hayatım boyunca bunu planladım.

Her sıçrayışta biraz yoldan sapacağım.

Burada küçük bir şeyi değiştireceğim,

sonra bir daha, sonra bir daha...

Siyasetten dünya savaşlarına, borsaya.

Zaman akışını istediğim gibi değiştirebilirim.

Ona sen karar veremezsin.

Kuantum Sıçrama güç için değil.

İnsanlara yardım etmeliyiz.

Eğer görevin buysa, başarısız oldun.

Bence burada işini bitir Ben.

Çok fazla vaktin yok.

Jeffrey. Jeffrey, dur!

Alicia, kod konusunda ne durumdayız?

Sistem kontrolü yapıyoruz.

O hızlandırıcıya girmeden önce

güvenliğinden emin olmalıyım.

Ne yapıyorsan, çabuk yap.

Onun yerine geçtiğinde, Ben'e ne yapmamızı istersin?

Bana bir gizli hapishane bul.

Ben Song ömrünün geri kalanını

kimsenin bulamayacağı bir yerde geçirsin.

Hücresine Addison'ın fotoğrafını asın,

asla kavuşamayacağı bir insanı hatırlatsın.

Orada az daha kendini öldürecektin.

Belki Gideon'ı yanıma almalıydım.

Çünkü bir şey atlamadıysam,

bu kesinlikle en kötü senaryo.

Zaman makinesi olan kindar bir milyarder.

Bence en kötü zaman akışına doğru gidiyoruz.

More Turkish subtitles for Quantum Leap

تبصرې

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left