Josée

Josée (조제)

د Turkish ژباړه ډاونلوډ کړئ

د خپرونې معلومات

Josee 2020 1080p iQIYI WEB-DL AAC 2 0 H 265-Türkçe Altyazılı
د لخوا تبصره IDPeaceM

تګونه

Web-DL
web-dl
web
WEB-DL
1080
په خپور شو: 2021-02-26
ډاونلوډونه: 19
د اوریدلو معیوبیت: No

د Turkish سرليکونو مخکتنه

لومړۍ 200 کرښې.

1987 Budapeşte'de doğdum.

Gerçekten mi? Harika.

Hiç Budapeşte'ye gittin mi?

Hayır, adını yeni duyuyorum.

Annemle babam 1986'da Berlin'de tanışmış.

Sonraki sene de Budapeşte'de ben doğmuşum.

Hayal bile edemeyeceğin yerlerde yaşadım.

Sonra seyahat etmeyi bırakıp buraya yerleştim.

Şimdi burada oturmuş dünyayı izlerken...

...o seyahat ettiğim günler çok uzak geliyor.

JOSÉE Çeviri: IDPeaceM

İyi misiniz?

Yardım...yardım edeyim.

Bir dakika.

Koluma tutunun....

Şu sandaleyeye oturtacağım sizi.

Bir, iki.

İyi misiniz?

Tekerleği kırılmış gibi görünüyor.

Beni oturt sana zahmet.

Müsaadenizle.

Tamam, gidebilirsin.

Hanımefendi...

Yakınlarda oda kiralayan bir öğrenciyim.

Buradan bir şeyler satın almıştım, hatırlıyor musunuz?

Şu dükkânın önünde el arabasını ödünç alabilir miyim?

Hemen geri getireceğim.

5.000 won.

5.000...

Ne oldu?

Pisliğin teki arkadan koşup göğüslerimi elledi.

Kaçmaya çalıştım...

Ne demeye dışarı çıkıp da...

...millete kendini elletiriyorsun?

Bu mu yaptı?

Hayır.

Bu delikanlı bana yardım etti.

Pek bir şey yapmadım.

Pek yapmamışsın. Bir el ver bakalım.

Sakıncası yoksa...

...tekerlekli sandalyeyi indirebilir misin?

Tabii.

Müsaadenizle, gideyim ben.

Bir şeyler ye de git delikanlı.

Elimden anca bu kadarı gelir.

Ye.

O zaman, yeddikten sonra gideyim.

Elinize sağlık.

Neden böyle yiyorsun?

Zehirli olabilir diye mi?

İlk tanışmamız böyleydi.

Evet.

Öyle mi?

Bana süt al biraz o zaman.

Tamam.

Young-seok, uyan.

Young-seok!

Başımız dertte.

Erkek arkadaşım geldi.

Bir selam vermek ister misin?

Aşağıdan aradı, ben de bir süt al dedim.

Market yakında, birazdan burada olur.

Bakar mısınız?

Ne?

SEUL SÜT

Çantanız açık kalmış. İçindekiler dökülecek.

Sağ olun.

Öğrenme yöntemi insan beyninin yapısını taklit eder...

...böylece nöronları birbirine bağlayarak her girdi için...

...optimum çıktıyı öngörür.

Girdi değişkenlerinin doğrusal kombinasyonlarında...

... doğrusal olmayan fonksiyonları seçen bir izleme programı olarak...

...tahmin yeteneği mükemmeldir, ancak analizde zayıftır.

Peki, yapay sinir ağlarında hangi tanımları görürüz?

Senin dersler bitti mi?

Evet, seninki? Kalan ders var mı?

Bir tanesi kaldı.

Daha kalan dersin mi var?

Çalışmadım da ondan.

Dersi asasım var.

Mezun olman gerekiyor.

Eve mi gidiyorsun?

Erkenden eve gidip ne yapacağım ki?

Merhaba hocam.

Merhaba, Soo-kyung. Sana da merhaba Young-seok.

Yemek yap şu çocuğa biraz.

Bu fotoğraftaki adam kim?

Babam.

Baban mı?

Evet.

Kucağındaki çocuk da benim.

Budapeşte.

Doğduğum yer.

Ama...

...çok farklı görünüyorsun.

Ben anneme çekmişim, o yüzden melez görünmüyorum.

Nasıl yardımcı olabilirim?

İki Americano.

Dolayısıyla...

...yaşlı kadın kocaman sandığı kendi başına taşıyacaktı.

Öylece durup izleyemedim.

Gittim, yardım ettim.

Ama aşırı ağırdı!

Cidden...

Ne kadar salağım.

Salak falan değilsin.

Neyse, o ağır sandığı evlerine taşıdım.

Kızla yeniden karşılaştık.

Kız yine benimle senli benli konuştu.

Kendini kaç yaşında sanıyor acaba?

Bir dahakine ben de öyle konuşacağım.

Geri dönüşüm çöplerini toplayarak yaşıyorlarsa, baya zor bir hayatları var demektir.

Hayır, evleri var.

Bir de bahçesi.

Herkesin evi yok sonuçta, değil mi?

Bir keresinde o bölgede sosyal hizmet görevlisi olmuştum.

Özgeçmişim içindi...

...ama teyzem orada çalışıyordu.

Oradaki insanlar harikadır.

Engellilerin evlerini ücretsiz tamir ederler.

Ellerin bembeyaz.

Çok da yumuşak.

Burada olmaz.

Buradaki duvarlar çok ince.

Nereliyim demiştin?

Suncheon'luyum.

Suncheon...

İlk defa bu öğrenci apartına geliyorum.

Hepsi bu kadar dar mı oluyor?

Burası Seul kadar pahalı da değil...

...neden daha iyi bir yerden tutmadın?

Daha fazla kira ödersem okulu bırakmak zorunda kalırım.

Anladım.

Hoşça kal.

Pardon, yanlışlık oldu.

Kusura bakmayın.

Tuvalet birkaç adım ötede.

Ben bile gidip tuvaleti kullanıyorum.

İğrençsin.

Young-seok, bir saniye.

Ne oldu?

Al.

KONSERVE DOMUZ ETİ & KURUTULMUŞ DENİZ YOSUNU

Dükkân sahibinden, Chuseok tatili için.

Sen daha eski çalışan olduğun için ekstra deniz yosunu da koydu.

Buna gerek yok, para yeterdi.

Bana şampuan geldi. Seninki iyi yine.

Ya da at gitsin.

Görüşürüz!

Hoşça kal.

Biri verdi bunu bana ama pek yemek yapmam.

Eve götürsem çöpe gidecekti.

Çöp için teşekkürler.

Hayır yani...

İyi yemek yapan birine gitmesi daha mantıklı.

Bana müsaade o zaman.

Önce yemeğini ye delikanlı. Sonra gidersin.

Hiç gerek yoktu.

Yardım edeyim mi sana?

Benimle senli benli konuşma.

Tamam.

Sosisleri yumurtaya bulayıp tavaya koy.

Ama önce tavayı ısıt.

Tuvaletini mi yapıyorsun? Yere otursana adam gibi.

Tamam.

Cep telefonun yok mu?

Niye olsun ki?

Ev telefonunu kullanıyorum.

Bu televizyon çalışıyor mu?

Ben küçükken....

...antenler eskiyene kadar çalışıyordu.

Şunun tadına bakmak ister misiniz?

Olmuş mu diye.

Çok sıcak.

Peki adınız ne?

Josée.

Ne?

Josée.

Bana Josée de.

Josée?

Niye çalışmıyor bu?

Bunu yapmaya mı geldin?

Tekerlerde problem var...

...ama motor daha sıkıntılı gibi...

...ve ben de motor çalıştım hep.

Ama bu...

Bunu tamir edemedim.

O zaman sana yemek yok bugün.

Şşt...

...şuradan.

Şu boşların arasından...

...bana tek viski olanını getir.

Tek viski şişesi...

Glenlivet Founder's Reserve...

Kocamanmış.

Speyside Whisky...

Tüm içki fabrikalarının bulunduğu Dufftown'a yakın bir yerden.

Cask strength, limited edition...

Böyle viskiler gerçekten altın değerindedir.

Bir damla bıraksalar olmuyor muymuş?

تبصرې

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left