لومړۍ 200 کرښې.
MR. & MRS. AMERICAN PIE KİTABINA DAYANMAKTADIR
YAZAN JULIET MCDANIEL
Bitti.
Bitti.
Robert?
Robert'ım nerede?
Bana bir martini daha hazırla.
Sonra doktorculuk oynayalım.
Robert... lütfen gel.
Bana hâlâ kızgın olamazsın, değil mi?
Robert?
Robert?
Robert.
Sabah güneşinin doğuşu gibi
Palm Beach'teki hiçbir şey Shiny Sheet'in günlük teslimatı kadar
potansiyel ışıltıya ve vaatlere sahip olamaz.
Sosyal hisselerin yükselişi ve düşüşü, mirasların sağlamlaşması ve iptalleri,
hangi sırtlar kırbaçlandı ve hangi potlar kırıldı.
Ne çok vaat, ne çok tehlike.
Mary Davidsoul'un hissesi elbette başarılı fibrozis açık artırması sayesinde
o sabah tüm zamanların en yüksek seviyesindeydi.
Ve Dinah'nın sosyal konumu hâlâ yüksek seviyedeydi,
Kanser Bebekler için yaptığı o kadar şey sayesinde.
Raquel'in hissesi sürekli olarak şüpheli görünüyordu
ama tüm bahislerini
kendi balosuna oynuyordu.
Evelyn elbette ki
taht için sıradaki kişiydi ve o sabah şok geçirmişti.
Bu arada belirli bir kişinin sosyal konumu
pıhtı atmasından sonra daha da güçlenmiş gibi görünüyordu.
Yakında öğreneceğim gibi sezon sonundaki Plaj Balosu
senenin en büyük galasıdır,
zirvedeki sosyal duruşunu her zaman yeniden sağlamlaştırır,
her mevsim yaklaştığında
Palm Beach sosyetesinin her üyesinin istediği büyük ödüldür.
Ancak hayati değerlerin olumlu yönde ilerlemesiyle
gelecek ne getirir, kim bilirdi...
...hepimiz için.
Hey! Sen ne...
Çek ellerini benim iç çamaşırlarımdan, seni sapık!
Pisliklerini al ve git.
Hoş geldiniz.
Hayır. Bugün mücevher yok. Telgraf göndermem lazım.
- Başla. - Tamam.
"Chicago O'Hare Havaalanı, Trans World Hava Yolları, pilot salonu,
Kaptan Dellacorte, diğer adıyla Simmons.
"Büyük haber." Stop. "Norma iyileşiyor." Stop.
"Mirasa haftalar ya da aylar kaldı." Stop.
"Ev değişiyor." Stop. "Nereye indiğimi haber vereceğim." Stop.
- Yazdınız mı? - İki dolar.
Kraliçe hayatta kaldığına göre şimdi ne yapacaktım?
Yarışma günlerimden beri
inandığım bir motto vardı.
"Tırnağı olan asla kaybetmez."
Biraz Latince sayılır.
- Maxine? - Mitzi!
Erkek arkadaşım dün gece benden ayrıldı.
Tatlım. Al.
Evet.
Seks yaptık ve Great Wall of China'ya gittik.
Acılı ekşili karides yedik, parasını ben ödedim...
Seksi yemekten önce mi yaptınız?
Bak, ne getirdim.
Çerçeveli 20 dolarlık banknot.
Çok aşamalı yarışma kariyerimden aldığım ilk parasal tazminattı.
Maalesef sahip olduğum son para da bu.
Bu sabah benzin almak için neredeyse çerçeveyi kıracaktım.
Ve kafamın üzerine kaldırıp baktım
ve durup dedim ki "Hayır!
Kariyerinin başlangıcındaki biri
bunu ilham almak için kullanabilir.
Ya da acılı ekşili karides fişi için."
Palm Beach'te tanıştığım ikiyüzlü olmayan tek kişi olarak
bunu almanı istiyorum, özellikle de şimdi.
Belki bir miktar parlak gümüş Cutex için ödeme olarak da kullanabiliriz.
Ellerime biraz Mitzi lazım.
Maxine. Bu sabahki Shiny Sheet'i görmedin mi?
Hayır. Ne? Neden? Toplanıyordum.
Şey, ana hikâye olmuşsun.
Ne?
"Bayan Douglas Dellacorte kim?"
Tanrım. Kusacak gibi oldum.
Ya da kakamı yapacağım. Hayır, sanırım kusacağım.
- Ya da ikisi birden! - Devamını okusana Maxine!
"Dün geceki fibrozis açık artırmasına sürpriz bir dalış yaptıktan sonra
herkes Bayan Douglas Dellacorte'un kim olduğunu merak ediyor."
"Ve Norma Dellacorte trajik şekilde hareketsiz durumdayken
sahildeki Dellacorte Malikânesi'nde kesintisiz 49 yıldır yapılan
meşhur sezon sonu Plaj Balosu'na ne olacak?"
Muhteşem Betty geliyor.
Bu ipek şifon elbiseyle akşam yemeği öncesi kokteyline gidiyor.
Ayak bileği konusunda hassas olanlar için maksi versiyonu görüyoruz.
"İsmin vârisi, galanın vârisi mi olacak?"
Hanımlar?
Endişelerinizi gidermeye geldim.
Plaj Balosu gayet iyi durumda. Tabii ki hepinize davetiye gelecek.
Canım, buna çok sevindim. Şu anda moda defilesindeyiz.
Defile izlemeye bayılırım.
Sağ olun çocuklar. Sağ ol Grayman.
Bu sabah Shiny Sheet'in kapağındaydı.
Devam edebilir miyiz?
Karşınızda nefis Doreen.
Etkileceği belli, yüksek belli desenli bir elbise giymiş.
Hanımlar, Norma'ya pıhtı atmadan önce Plaj Balosu davetiyesi alan var mı?
Hayır.
O davetiyeler gitmemişse
Norma'nın galasına tam olarak kimleri davet edeceksin, merak ediyorum Maxine.
Sadece bizi mi? Sonuçta sadece bu kadar kişiyi tanıyorsun.
Sheet, skandal kokusu alır.
Bu pelerin, cesaretiniz varsa bu gösterişli, ham ipek, çapraz kesim,
çan etek elbiseye zarafet katıyor.
Pembeye bayılırım. Gençlik demek... ve sosisli!
Maxine, davetli listeni oluşturmanda yardımcı olmaktan mutlu olurum.
Evelyn, teşekkür ederim. Bu harika olur.
Norma'nın galasının sırrı, meşhur Rolodex'idir.
Belki de Palm Beach'teki en kıymetli şeydir.
Tasarruf ve kredide kilit altında tutar.
- Daha kıymetli taşlarının yanında. - Daha kıymetli taşları mı var?
Tacını orada tutuyor.
- Taç mı? - Ama Rolodex...
Onunla zengin ve ünlüler
dünyanın dört bir tarafından gelirler, emin ol.
Senin için değilse bile
sevgili Norma'ya saygılarını sunmaya.
Ama Maxine, belki senin için de gelirler.
Hepsinin bizimle aynı soruları soracağı kesin.
Sheet'te yazdığı gibi, "Bayan Douglas Dellacorte kim?"
Herkes bilmek istiyor.
Biraz saklambaç oynamak isterseniz
cigarette kesim pantolonunuz
bu çarpıcı sarı krep, kolsuz tuniğin içinden görünecek.
Maxine, bütün hanımların gerçek seni tanımamız için
bir fırsat olduğunu düşünüyorum.
Size ev sahipliği yapmak isterim hanımlar,
ufak bir kokteylimsi şeyde. Bu gece, kulüpte.
Eminim kokteyl saati hepimize uyar, değil mi hanımlar?
Ama maalesef Palm Royale'de yapamazsın canım.
Bu akşam senelik Birinci Dünya Savaşı Güney Florida Gazileri Yemeği var.
Yarın akşam o zaman?
Sadece bu akşam boşuz, değil mi hanımlar?
Herkes nerede yaşadığını görmek isteyecektir Maxine.
Son bir bakış.
Bence hepimizi evine davet edersen
son derece eğlenceli olur.
Harika.
Kokteyl saatinde görüşürüz.
Mükemmel. Nerede, nerede buluşalım?
Dellacorte Malikânesi'nde.
Tabii ki.
Geri zekâlı! Kahretsin, kahretsin!
Kendine gel Maxine. Kendine gel.
Kokteyl hazırla ve hanımları ağırla. Siktir!
Kendine gel.
Ne yaptığını sanıyorsun?
Taşınıyorum. Ve sen de taşınıyorsun. Lütfen eşyalarımı kaldır. Teşekkür ederim.
Taşınmıyorsun, taşınmıyorum ve kaldırmam. Burası senin evin değil.
Komik, peki senin mi? Burada tam olarak ne yaptığını yeniden anlatır mısın?
- Söyledim ya. Norma'nın bakıcısıyım. - Aferin sana asker
çünkü şu anda düşkünler evinde sebze hâlinde.
Ve kesin eminim ki dünkü küçük ziyaretin, ilk defasıydı.
Artık gidebilirsin. Bar bu tarafta mı?
Polisi arayıp Taşlanmış Mabel'ı aldığını söyleyeceğim.
Polis mi? Tabii, buyur.
Ama ona nasıl iade ettiğimle alakalı kısmı da anlatmayı unutma.
- Kırık hâlde. - Lütfen.
Biraz kirpik yapıştırıcısı halledecektir.
Ve buraya geldiklerinde
üzerinde Maxine Dellacorte yazan yeni mektup kağıdı ve zarflarımı göstereceğim.
Söylesene, mektup kağıdı ve zarfın var mı Robert?
- Hayır. - Ve mektup kağıdı ve zarfın olsaydı bile
herhangi bir yerinde "Dellacorte" yazar mıydı?
Hayır. O zaman sana yalvarırım...
...buyur, ara.
Şimdi, şöyle olacak.
Evdeki en güzel odayı bulup iç çamaşırlarımı bırakacağım
ve sonra hanımlar için kokteyl partisi vereceğim.
Ve onlar buraya gelene kadar sen gitmiş olacaksın.
- Hayır. - Sen ne dedin?
- Hayır dedim. - Gömleğini giy ve git.
Canım istemiyor. Böyle mutluyum.
- Tabii. Gitsen iyi olur. - Yaptırsana.
Yapıldın. Ve beni takip etmeyi bırak!
Onun yerine, eşyalarını toplaman gerekiyor!
Buraya çıkamazsın. Burası senin evin değil.
Senin evin olmaktan çok, benim evim.
Bu ne... Burası suç mahalline benziyor.
- Dur, o ne demek? - Norma'ya baktığını iddia ediyorsun
ama daha odasını bile temizlemedin mi?
Olay burada oldu.
- Pıhtı atması. - Yani?
Yani tam pıhtı atarken yatağı toplamak için duramazsın.
- Sonrasında uşak yapar. - Ben uşak değilim.
Havuz görevlisi, bar görevlisi, her neyse.
Tek bildiğim bana hiç faydan olmadığı.
Eşyalarımı kendim alırım.
Yerinde olsam pantolonlarımı valize koyardım.
İşgalci.
Hakaretmiş gibi söylüyorsun.
Şunu bilmen lazım, bu yüce ülkemizde
uzun ve gururlu bir işgal geçmişimiz var.
No comments yet. Be the first to leave one.