Superstore

Superstore

د Turkish ژباړه ډاونلوډ کړئ

2 فصل

د خپرونې معلومات

S02 - AMZN WEB-DL - TrollHD / CiELOS
د لخوا تبصره bontoutou
Official Subtitles - TrollHD / CiELOS

تګونه

Web-DL
web-dl
web
WEB-DL
HD
Download Turkish Subtitle Files for Mobile (22)
د Turkish ژباړه ډاونلوډ کړئ
Translate with Pro
Show all subtitles
په خپور شو: 2020-04-15
ډاونلوډونه: 21
د اوریدلو معیوبیت: No

د Turkish سرليکونو مخکتنه

لومړۍ 197 کرښې.

Ev eşyaları!

Yeni doğan ve bebek!

Evcil hayvan maması!

Cloud Nine'ın Olimpiyat sponsoru olmasını anlıyorum

ama tüm mağazalar gerçekten Olimpiyat açılış töreni düzenliyor mu?

Hayır, sadece biz. Glenn kadar şirketle gurur duyan yok.

Rio'ya ışınlanmış gibi hissediyorum.

Eczane!

- Oyuncaklar ve spor gereçleri! - Can simidi olmazsa olmaz mı?

Benimle konuşma. Benimle konuşma. Benimle konuşma.

- Müdür yardımcımız Dina! - Bunun parçası değilim.

Aynı yöne yürürken denk geliverdi.

Şimdi 1217. mağazanın yaşayan en yaşlı çalışanı

Cloud 9 Olimpiyat kazanını yakacak.

Myrtle. Hadi.

Amerikalı olmaktan gururluyum...

İşte geliyor! Bir Amerikan kahramanı!

Glenn, bana gerçek ateş kullanacağını söylemedin.

Söyledim. Haber bültenindeki köşe yazımda bahsettim.

- "Glenn'in Köşesi" ni okuyan yok. - Glüten yazımı okudun mu?

- Tabii ki hayır. - İyi yazıydı.

- Tehlike taşıyor. - Ben...

Nasıl tehlikeli olabilir?

- Glüten değil, ateş! - Nasıl tehlikeli olabilir?

- Glenn. - Hayır, Myrtle!

O, kazan değil!

Sorun yok. Sadece ufacık bir alev!

Tamam, ben halledeceğim. Halledeceğim!

- Herkes mağazayı boşaltsın! - Hayır! Kimse koşmasın!

Bizi binadan güvenli şekilde çıkaracak bir mağaza itfaiye şefi seçmiştik.

Elias! Elias nerede?

Sen güçlüsün. Kadınlar seni seviyor. İnsanlar...

...Memnuniyetle ayağa kalkıp...

Pardon, bunları iade etmeye gelmiştim.

- Fişiniz var mı? - Var.

Tamam.

...Bu toprakları sevdiğime şüphe yok.

Tanrı Amerika'yı kutsasın...

Şu anda çok vatanperver hissediyorum.

Çok fazla duman soluyoruz.

Olimpiyat promosyonlarımız başlayalı heyecan dolu 17 gün geçirdik.

Başlangıçta ortalığı cehenneme döndürerek

küçük pürüzler yaşadık.

Neyse, bugün kapanış seremonimde

hiçbir kaza yaşanmayacak.

Hayır. Kesinlikle olmaz. Bu gerçekleşmeyecek.

Seremonin sadece dikkatsizce değildi, aynı zamanda ezikçeydi ki bu daha kötü.

- Sanki daha iyisini yapabilirsin. - Çok da umurumda.

Tabii, kaç git hanımefendi.

Oyun başlasın. O seremoniyi öyle bir kapatacağım ki.

Keşke biri seni öyle bir kapatsa.

Öyle mi? Kendimi anında yine açardım.

Affedersiniz ama bizim burada olmamız gerekiyor mu?

Pardon, diğer konular. Tamam.

Bugün organik elmada indirim var. Müşterilere duyuralım.

Ayrıca Olimpiyatçı Missy Jones mağazamıza uğrayacak.

Bekle, Missy Jones mu?

Altın madalya kazanan jimnastikçi Missy Jones mu? Gerçekten mi?

Küçükken ben de jimnastik yapardım. Ama Olimpiyatlara katılmamıştım.

Bev's Tumble Palace'a gidiyordum.

Mateo, yeleğindeki o şey de ne?

Filipinler bayrağı. Olimpiyatlarda kendi ülkemi

desteklerim diye düşündüm. Filipin Coşkusu!

Pekâlâ, bu senin seçimin.

Sadece Olimpiyatlar sırasında

hepimiz Amerikalıymışız gibi davransak eğlenceli olur demiştim.

Sen bile Sandra.

- Ben Hawaiiliyim. - Bugün değilsin!

Amerika'yı çok seviyorum ama Filipinler de harika.

Tabii, elbette, kesinlikle.

Sadece teknik olarak Amerika bir numara.

Glenn, "teknik olarak" derken neyi kastediyorsun?

Herkes tarafından bilinir. Deyiş böyle. "Amerika bir numaradır."

Ama diğer ülkelere göre de kendileri bir numara.

Ama bir numara Amerika.

- Çünkü dünyada birinci. - Bu da sağlam bir argüman.

Dünyada neyin birincisi?

- En iyi olmanın. - Neyin?

Bir numara olmanın.

Ülkeler ve gezegenler arasında.

İNAN, BAŞAR BUGÜN: MISSY JONES!

- Konuş gitsin. - Evet, konuşacağım.

Sadece meşgul ve ben...

- Selam Missy. - Dina, hayır.

- Selam. Dina Fox, müdür yardımcısı. - Affedersiniz.

Merhaba, ben Amy.

- Büyük hayranınızım. - Ben değilim.

Alınmayın ama ben ünlülere hayranlık duymam.

Ama Olimpiyatla ilgili bir sorum var.

- Harika. Yanıtı biliyor olabilirim. - Olimpiyat Köyü'nün tam anlamıyla

üç haftalık bir seks partisi olduğu doğru mu?

- Sanırım bunun cevabını bilmiyorum. - Dünyadaki en iyi vücutlar.

Sentetik kumaşlar içinde.

Herkes farklı dil konuşuyor, yani her şey "evet" demek.

Ben Olimpiyatçıları sayacağım, sen de yaptıysan bana...

Doğrusu hepimiz oraya yarışmaya gidiyoruz.

Anladım. Kitabı almam gerek. Tamam.

Üzgünüm, hayatımın o kısmıyla ilgili konuşmayı sevmiyorum.

Hayır, hayır, ben değilim. Çocukken duvarımda posteriniz asılıydı

ve Barbie'mi sizin gibi giydirirdim.

Erkek kardeşim ikiye kesmişti ama kişisel değildi.

- Sadece... Ama şimdi sorun yok. - Amy, değil mi?

Evet.

Bir nefes al.

Bu dünyada sen olabilecek başka biri yok.

- Teşekkürler. - Evet.

- Bu inanılmaz. - Evet.

- Gözleriniz lazer gibi. - Biliyorum.

Haltercileri sayarak başlayacağım.

- Olmaz. - Milen Dobrev.

- Bu uygun... - Pyrros Dimas.

- ...değil. - Gleb Pisarevskiy.

- Pekâlâ. - Gleb mi?

Yok artık.

Ne şanslısın.

Bu kahve makinesine bayılıyorum.

Sattığımız en iyisi.

Şuna bak. ABD malı.

Evet.

Anlıyorum.

Aklıma ne geldi biliyor musun?

Amerika Birleşik Devletleri'nin

dünyanın en uzun üç nehrine ve kuzeybatı Arizona'daki Büyük Kanyon'a

sahip olması.

Çok güzel bir ülke.

Ah, güzel

Geniş gökleriyle

- Kehribar denizlerinde... -Kehribar denizlerinde...

Kulağa banal gelecek şeyler söylüyor

ama onun ağzından çıkan her şey sanki büyülü.

Kahramanınla tanışma derler ama tanıştığım için çok mutluyum.

Bir kere NPR'dan Terry Gross'la öğle yemeği yemek için 200 dolar verdim.

Yemek boyunca gözünü telefonundan ayrılmadı.

Ben 16 yaşındayken AVM'ye gitmeye çalışıyordum.

O 16 yaşındayken Olimpiyatlarda yarışıyordu.

- Cheyenne bu yaşta. - Aslında ben 17'yim.

Yani Cheyenne'den daha genç yaşta altın madalya kazanmış.

200 dolar ve hesabı da ben ödedim.

Yani kadın hayatını muhabbet ederek kazanıyor.

16 yaşında bu kadar başarı kazanmayı hayal bile edemiyorum.

- Daha sürecek mi? - Bilmiyorum, tamam mı?

Altın madalya kazanamadığım için kusura bakmayın!

Bugün kızım evleniyor.

Bir lezbiyenle.

Son birkaç haftamı

yaşıtlarımın üstün başarılarını izleyerek geçirdim,

bense yaz okulundan zar zor geçeceğim.

Cheyenne, sadece bunalmışsın.

Okulda tüm o doğum derslerini,

kalp masajı derslerini, emzirme derslerini

almak zorunda olmanın nasıl olduğunu hatırlıyorum.

Onların hiçbirini almadım!

Tamam, Cheyenne. Hey! Bana baksana.

Derin bir nefes al.

Bu dünyada sen olabilecek başka biri yok.

Glenn'in ofisindeki posterden mi aldın?

Missy daha iyi yapmıştı. Tamam, bir kez daha deneyeyim.

Bununla rekabet edemem.

Sanki Çinlilerin tek yaşama amacı beni aşağılamakmış gibi.

Yani kapanış seremonin

gerçek Olimpiyatların gerçek töreniyle yarışsın mı istiyorsun?

Yardımcı lazım.

Şuna ne dersin? Mağazaya inen bir helikopter filosuyla başlarız.

Biz? Ben? Yardımcı ben miyim?

- Evet. - Tamam, o zaman

helikopterler yerine biraz daha az iddialı bir şey yapsak

- ve kağıt şeritler falan kullansak? - İlginç.

Toptan fırlatabiliriz veya helikoptere top koyabiliriz.

Pekâlâ, biraz ekleme yaparak, bunların hiçbirini yapmasak da

herkes küçük bir bayrak taşısa nasıl olur?

- Ne? - Bak.

Gerçekten yapabileceğimiz şeylere odaklanmalıyız.

Tamam. Seni anlıyorum.

- Öyle mi? - Mantıksızım.

Bir grup beyaz at bulabilir misin?

- Grup mu? Hayır. - O zaman helikoptere geri dönüyorum.

Selam!

Bakın erkek giyim bölümünde ne buldum.

Bir çift klasik Amerikan kotu.

- Şuna bak. - Çok rahat.

Yakışmış.

Bu bebekten "Ma-nai-la" da bulabilirsin umarım.

Bence niyeti kötü değil. Sadece anlamıyor...

Amerika'yı sevmiyor değilim. Seviyorum.

Ama mükemmel değil. Brunch'a kafayı takmışsınız.

Keşke Asyalılar oy kullanabilse. Anlamadığım diğer şey de

- bodrum kat olayı... - Bekle bir saniye.

Neyden bahsediyorsun?

Demokrasi olduğunu biliyorum. Bir kişi, bir oy.

Tabii Asyalı Amerikan değilsen. Bu neden böyle?

Söyleyebileceğimi sanmıyorum.

Mateo sen Amerikan vatandaşısın, değil mi?

Asyalı olduğum için vatandaş olamaz mıyım?

Hayır, özür dilerim. Sadece ailelerin

çocuklarını ülkeye yasa dışı getirdiği çok fazla haber okudum.

Hatta onlara kayıt dışı

- olduklarını bile söylemiyorlarmış. - İnan bana bir sürü belgem var.

More Turkish subtitles for Superstore

تبصرې

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left