لومړۍ 200 کرښې.
3 YIL 4 AY 8 GÜN
2036 - SON DOĞUMDAN 3 YIL 4 AY 8 GÜN SONRA
Doğurganlık krizinin nedenine
ilişkin tartışmalar hem bilimsel hem
de politik arenada hararetle devam ediyor.
Suçun virüste mi,
yoksa aşıda mı,
olduğu sorusu hala cevapsız.
Ülke çapında, yeni tecrit ve karantina,
yasalarına meydan okuyan,
yeni protestolar patlak verdi.
Polis ve askerler kontrolü yeniden ele,
geçirmek için çabalıyorlar.
Özellikle silahlı vatandaş gruplarının,
seyahatini kısıtlayan bir dizi
kontrol noktası kuruldu.
Bunlar hem aşırı sağ gruplar hem de...
Flinders Adası, yerel milislerin,
tüm feribot seferlerinin,
kontrolünü ele geçirmesiyle,
anakarayla bağlantısı kopan son ada oldu.
Bu arada Başbakan, yeni istifa
çağrıları arasında bu sabah ulusa seslendi.
İnsanlık en büyük varoluşsal,
tehdidini yaşıyor ve korkarım ki,
dünyamız hiç bu kadar bölünmüş hissetmemişti.
Böylesi bir sıkıntı karşısında şimdi,
görevimiz, geriye kalan azıcık umuda tutunmaktır.
Evet, bu... doğurganlık krizi...
bizi giderek imkansızlaşan, zorlu bir,
durumla karşı karşıya bıraktı.
Güzel.
Telefonu ona ver..
Herhangi bir sürpriz var mı?
- Hayır. - Güzel.
Onu ne zaman görebilirim?
Başka bir paket daha var.
Hayır, hayır, bu değildi...
Karını görmek ister misin?
Ona göster.
Çok vakti yok.
Bu işi yap onu gör.
Erkek sözü.
Paket zaten hareket halinde.
Norman şu anda önleme yapıyor.r.
Koleksiyon detayları için seni arayacağım.
Kalk, anahtarları bana ver.
Ne yapıyorsun?
Minibüse yaslan.
Hayır, hayır,hayır!
Bir sorun vardı.
Geliyorum..
Adamının kesinlikle orada olsun.
Bebek mi? Anlaşıldı.
Peki ya kız?
Anlaşıldı.
Hadi, hadi.
Hadi.
Bunu tutmak istiyorum.
Evet, herhangi birini tutabilirsin.
Ne isim vereceksin?
Fluffy.
Neden Fluffy deniyor?
Çünkü sana benziyor.
Evet ve sen de tuhaf kokuyorsun.
Turuncu olan annesine,
benziyor çünkü o en büyüğü.
Sana benziyor.
- Efendim? - Kız...
taşıdığı şey senin paketin,
farklı bir alıcıya gidiyor,
onu başkası alıyor.
Eski ticaret merkezinde olacak.
Bir saat sonra orada ol.
Bu hassas bir durum.
Hay sikeyim..
Türkçe'ye çeviren ve senkronizasyon; ufukbaba
Annesi onu sattı.
Lanet orospu onu sattı.
Ben bunu asla kabul etmedim.
O satılık değildi.
Ah dostum, doğru.
Seni biraz sertleştirdi, değil mi?
Onu çok sevdim, seni aptal.
Her ne bok yapıyorsan, onu yapacaksın..
Onu kimin kaçırdığını öğreneceksin...
nereye gittiğini...
ve nerede yaşadığını.
"Lütfen" de.
Lanet olası lütfen.
Dur!
Geri çekil AQ!
Dene hadi.
Ağzını açcaksın...
kelimeler akıp gidecek.
Konuş lan!
Sahilde deniz kabuğu satıyor.
Büyük kötü kurt?
Parlak mavi kan?
Hepsini.
Hepsini.
Ah, evet!
Ah oğlum!
Woo-hoo!
Hey oğlum, kanalda mısın?
Hey, kahrolası pislikler.
Orada mısınız, değil mi?
Smiley, neredesin küçük kardeşim?
Sağda solda, etrafta.
Benim için neyin var?
Beyaz bir minibüs var... Kuzeyde, Old Mate's
Trading Post'un yaklaşık on kilometre uzağında ilerliyor.
İyi günler Chip,
seni bir süredir burada görmüyorum.
Siktir git, havamda değilim.
Ah, görüyorum ki hâlâ neşelisin.
Bir alım için buradayım.
Alım mı? Peki...
Bana ne oldu? Dostuna, o yaşlı adama?
Seni bu tarafa göndereceklerini düşünmemiştim.
Yaşlı adamı severdim.
Senden hoşlanıyor muyum bilmiyorum...
Kafa buluyorum sadece.
Yaşlı adam tam bir 31 çekiciydi.
Paket nerede?
Bilseydim sana söylerdim ama...
Sana söylemeyeceğim çünkü hiçbir fikrim yok.
Ya sen erken geldin ya da onlar geç,
kaldılar ve bu iyi bir şey değil. Bir içki iç.
Beni geriyor.
Ve gerilmeyi sevmiyorum.
Tamam... Biraz dizel lazım.
Ne istersen dostum...
kahrolası bir kök,
ama...
Haline bakılırsa, Dizel de iş görür.
Evet, Tanrı seni de korusun!
Minibüsün kilidini açman lazım.
Siktir git.
- Ha? - Defol dedim.
Kız nerede? O nerede?
- Kız nerede? - Ne oluyor?
Sakin ol dostum.
Siktir, daha ister misin?
- Ben... - Tamam!
Arabanın anahtarlarını,
çıkarıp açacağım.
Siktiri! Peki, sakin ol!
Minibüsü aç!
Sür!
Lütfen.
- Yavaşla. - Bir bebeğin var...
Beni duymadın mı? Yavaşla dedim.
- Nasıl bebeğin olur? - Yavaşla!
Suyun var mı?
Yerde.
Bırak çalsın.
Kahretsin.
Hayır, ne yapıyorsun? Durma.
- Hararet yaptı, durmalıyız. - Duramayız!
Kahretsin.
Lütfen.
Bana yardım et.
Bebeğim...
Oradakiler kimdi?
Dokunma şuna!
Kahretsin.
Neredesin?
- Bebek mi? Lanet bir bebek mi?
Peki ya kız?
Hayır. Orada değildi.
Tamam.
Gün batımında teslimat.
Koordinatları göndereceğim.
W...
Oradakiler kimdi?
Sana ne yaptılar?
Nereye gidiyorsun?
Bir ada var.
Hâla güvenli.
- Öyle bir şey yok. - Evet öyle.
Duydum ki...
onların bir okulu varmış...
Hastaneleri..Cemaatleri..
Unut gitsin.
Bu imkansız.
Olana kadar her şey imkansız görünür, değil mi?
Bunu bir yerde duymuştum.
Dik tut.
Bazen hava yutarlar ve bu canlarını yakar.
Hadi bakalım. İşte bu.
Bir bebeğin var.
Nasıl bir bebeğin olur?
İmkansız... değil mi?
Nereye bakacağını biliyorsan, hâla
en iyi şeyleri bulabilirsin.
Haklısın.
İhtiyar Dostun kamerası hâlâ çalışıyor.
Tamam, yani o...
o... kamyondan iniyor ve...
No comments yet. Be the first to leave one.