لومړۍ 200 کرښې.
Affedersin.
Berbat olmayan oyununuz var mı?
Teşekkür ederim.
Şu oyun berbat değil.
Gece Yarısı Adaleti Beş: Ceset Yığını mı?
Evet, Ceset Yığını .
Davulcusuyla benim bile yatmayacağım bir grubun adı gibi.
Sert eleştirmensin.
Zor olacak. Şu sana göre olabilir.
- Hayır. - Hayır. Peki.
- Ya bu? - Amatör işi.
- Bu? - İğrenç.
- Bu? - Neredeyse Ceset Yığını kadar kötü.
- Video oyunlarını seviyor musun? - Bayılırım.
- Öyle mi? - Hı-hı.
- Ne tür bir oyun istiyorsun o zaman? - Bilmem. Biraz...
- karanlık bir şey. - Çok beklenmedik.
İçimde bir kalabalık var.
Peki.
Bilmem. Kasvetli ve umutsuz bir şey istiyorum. Gerçek hayat gibi.
Dr. Robotnik and the Mean Bean Machine 'i biliyor musun?
Bu mu?
Dünyadaki neşeyi yok etmek için Dr. Robotnik fasulye insanları kaçırır.
Bence gerçeğe yakın.
Sen bu senaryoda doktor musun bir fasulye mi sence?
Ben mi? Doktor olurdum.
Şeytani bir dâhi olduğumdan değil, erkek olduğumdan.
Çekici gelmesi gerekiyordu.
Hı-hı.
Bana da neşesiz fasulyelik düşer yani.
Daha kötü bakliyatlar da var.
Manasız.
Belki oynamak istediğim oyun henüz yapılmamıştır.
Kendi oyununu yapmayı düşündün mü hiç?
- Evet. - Öyle mi?
Evet.
Çok çabuk söyledin.
Sormuş olmamdan bile etkilenip
şaşırırsın sanmıştım.
Ben video oyunu yapımcısıyım.
- Hadi canım. - Cidden.
- Öyle mi? - Evet.
Ciddiyim çünkü işim bu.
Üreticiyim. Video oyunları yapıyoruz.
Hatta burada birkaç oyunum var.
- Oyunun var mı cidden? - Hangileri?
- Hangileri mi? - Evet.
Duyduğum var mıdır?
- Benimkilerden mi? - Evet.
- Eminim. - Mesela?
Altı yıldır bu işi yapıyorum.
Ne ürettin?
Ne?
- Ne ürettin? - Oyunlar.
Fikrin ne?
- Önce bir oyununu söyle. - İstemiyorum.
Ceset Yığını.
İsminden daha iyi bir oyun.
İsimle kapak benim işim değil.
- Senin işin mi cidden? - Cidden.
- Şeyi beklemiyordum... - Fena utanmışsındır.
Evet. Kötü bir başlangıç oldu.
Ve bana Ceset Yığını 'nı aldırmaya çalıştın.
Hayır. İyi oyun dedirtmeye çalıştım.
Sonra da seni etkilemek için oyun yapımcısıyım diyecektim.
- Vay. - Evet.
- Tamam. - Tamam.
Yani farklı seviyelerde gezinip
canavarları öldürmek için fenerini mi kullanıyorsun?
Sayılır. Canavarları öldürmüyor, sadece itiyorsun.
Canavarlar ölüm ve korkunun mecazı.
Kafam karıştı. Oyunu nasıl kazanıyorsun o zaman?
En güzel tarafı da bu. Kazanmak yok.
Evet. Kötü patron yok. Şanlı bir son yok.
Gerçek hayat gibi.
Olabildiğince uzun süre hayatta kalıyorsun.
Size yardımcı olayım.
Sunumun bu noktasında kavgacı ruhumuzu takdir edip şöyle diyeceksiniz:
"Sağ olun ama almayayım."
- Öyle demedi. - İşin sonu belli.
- Yapma... - Bunu bin kez yaptık.
Kabul, fikir şu anki portfolyomuzdan biraz uzak.
Biz burada daha çok aile dostu oyunlar üretiyoruz.
Kedicik Banzai 'yi duymuşsunuzdur.
Klasik. Çok eğlenceli.
Ya da Sallanan Vuran Tavuk 'u.
Evet. Harika.
Bu oyunun adı ne?
Karanlık, Sessiz Ölüm .
- Geçici isim mi? - Evet.
Tamam, bakın.
Durum şu. KSÖ 'nün markanıza pek uymadığını biliyoruz
ama nişanlımla oyunu bu yüzden yaptık.
Pazarda ona benzeyen hiçbir şey yok.
- Ve tamamlandı mı demiştiniz? - Yüzde 90'ı.
Beta testi ve sertifikasyon için kaynak gerek ama biz...
Bu iş bir tepeyse biz en üstündeyiz.
Mesela 300.000 dolar avansla bu işi halledebilir misiniz?
Evet.
Peki o zaman. Yapalım.
- Vakit ayırdığınız için teşekkürler. - Tamam.
Montreal'daki ekibe söylerim, son fiyatla ilgili ararlar.
- Ne? - Çalışmak için sabırsızlanıyorum.
- Biz de. - Teşekkür ederiz.
- Bir şey değil. - Teşekkürler.
- Oyunda kazanan yok. - Teşekkür ederiz.
Sen...
- Sakin ol. Sakin ol. - Sakin ol. Sakin ol.
- Sakin ol. Sakin ol. - Sakin ol. Sakin ol.
- Sakin ol. Sakin ol. - Sakin ol. Sakin ol.
- Sakin ol. Sakin ol. - Sakin ol. Sakin ol.
- Sakin ol. Sakin ol. - Sakin ol. Sakin ol.
- Sakin ol. Sakin ol. - Sakin ol. Sakin ol.
Hayır.
Hayır.
Bunu da kazanamazsın.
Berbatsın.
Gördüğünüz gibi iyi ışık alıyor.
- Çok heyecan verici. - Ve birkaç küçük tadilatla
- duvarları dikip ofis yapabilirsiniz. - Tabii ki.
Priz durumu nedir? Çünkü bize çok elektrik gerekecek.
Şu anda emin değilim ama öğrenebilirim.
Nedenini söyleyeyim Patricia. Biz oyun şirketiyiz de ondan.
Karanlık, Sessiz Ölüm oyununu yaptık, o yüzden...
- Vay. - Evet. Duydun mu bilmiyorum ama...
Duymadım ama kulağa harika geliyor.
Şu anda ikinci bölümü yapıyoruz ve bu alan bu yüzden gerekli.
- Büyük alan gerekli. - Tebrik ederim.
- Teşekkürler. Bir saniye. - Harika.
Ben bayıldım.
Evimde gibiyim. Sen?
- Evet mi? - Şey...
Bana çok açıkta geldi.
Fasulye, Montreal KSÖ 2 'de yüzde 45 satış artışı bekliyor.
İnanılmaz olmalı.
KSÖ 1 inanılmaz sanıyordum.
KSÖ 1 inanılmaz
ama artık o kadar çok paramız var ki ne istersek yapabiliriz.
Bence bu alanın faydası olur.
Oyunumuzu metrekare bağlamında düşünmeyi sevmiyorum.
Ben de sevmiyorum.
Tamam. Şunu hayal et... sen ve ben buradayız
hak edilmemiş iyimserlikten muzdarip
tüm oğlanlara ve kızlara
kasvetli kadercilik mesajımızı vermek için didiniyoruz.
Hayattan tek istediğim buydu.
Ama para yetecek mi, bilmiyorum.
En güzel tarafı da o.
Bunu şimdiye sakladım.
- Patricia! - Evet. Geldim.
- Orada mıydın? - Geliyorum. Evet.
Sevgili eşime buranın neden ucuz olduğunu söyler misin?
Şey, bilirsiniz.
Faiz oranları çok yüksek ve bu da fiyatları düşürüyor.
Patricia, palavrayı keser misin biraz?
Burası eski Harrison ve Oğulları Tekstil binası.
Dur.
Harrison ve Oğulları Tekstil derken, Harrison ve Oğulları sömürü cehennemi mi?
- O işte. - Şey, sömürü yapmıyorlardı
ve "cehennem" de çok ağır oldu.
Bu odada 40 işçinin yanarak öldüğü
- doğru, değil mi? - 42.
100 yıl önceydi o.
Ve teknik olarak duman solumaktan öldüler.
Aman Tanrım. Öylesi çok daha kötü.
Evet, korkunç.
Geçen yüzyılda buraya gelen neredeyse tüm şirketlerin
başarısız olduğu da doğru değil mi?
Burası sanki... Neydi aradığım kelime? Lanetliymiş gibi.
"Lanetli."
Ve yananların hayaletlerinin
bu odalarda gezip buraya gelmeye kalkanları
- cezalandırdığı söylenmiyor mu? - Hayır...
- Bu binayı hayaletler basmadı. - Alıyoruz.
Alıyoruz.
Haberler iyi. Alıyoruz.
Harika. İmzalamanız gereken birkaç şey var.
Ben hallediyorum.
Özür dilerim.
Bina teknik olarak henüz sizin...
Ben olsam bıçağını çıkardığında araya girmem.
Biraz gergin oluyor.
- Evrak demiştin? - Evet, dedim.
Adamın benim. İmzalamaya geçelim.
Hadi, gidip eğlenelim.
Siktir git.
DOKTOR VE FASULYE KSÖ 96
ZİNDAN STÜDYOLARI
Tamam. Teşekkürler millet.
Tamam. Harika. Burada birkaç not var.
- Hayatımın aşkı. - Şuna bak.
Sanat bölümü canavar tasarımı için yeni fikirler gönderdi.
Ama bence canavarları hâlâ fazla görüyoruz.
O yüzden ileri seviyelerde fenerin ışığını zayıflatmak istiyorum.
Piller bitmek üzere gibi görünsün.
Yorgunluğu göstermek için.
- Aynen. - Bence harika.
Teşekkür ederim.
Bu korkunç bir şey.
- Mekânı şıklaştırıyordum. - Fasulye!
No comments yet. Be the first to leave one.