لومړۍ 200 کرښې.
Pekâlâ, kim başlamak ister?
- Evet. - Yüzü kesinlikle ateş ediyor.
Boş yapmıyorum, kadın yıkılıyor.
- O bana ne dedi öyle? - İltifat etti.
Güzel diyor.
Peki başka? Evet?
Çok komik. Ünlülere giydirmesi harika.
Tanrım! Keşke Deborah Vance bana da laf soksa.
- Acaba ne derdi? - Biraz düdük kafalı.
Masada bacakları görünmüyor.
Tamam.
Bacakları taş gibi. Görmek istiyorum.
Buna yıldız at.
- Şey gibi, yaşlı bir Lolita. - Yaşlı Lolita mı? O bir kadın.
Komik olmasını seviyorum.
Ama komik olmaya çalışmasını sevmiyorum. Anladınız mı?
- Tamam. - Sus be!
- Başka? - Saçları.
Ne olmuş?
Ne bileyim? Kısa. Ayrıca saçı çok yukarıda.
Evet, çok. Yani çok yukarıda.
Şey, kuş konmuş gibi.
Yukarıda mı? Ne demek?
- Kuş yuvası. - Evet, kuş yuvası.
- Aşağıda olsun. - Evet.
Kendinize gelsenize.
Kadının
- saçına başına karışamayız. - Sağ ol.
Kocası beğeniyorsa size ne?
Tamam. Tamam. Şimdi ben yorum yapacağım!
- Deborah. - Hayır! Öncelikle...
Kapat. Dur, dur.
Deborah Vance'in sesi gibi.
- Deborah Vance'i duydum. - Seni seviyorum.
İlk birkaç bölümün reytingleri harika.
Yeni sunucu, ilk kadın sunucu.
Merak faktörü vardı.
Ama dördüncü sıraya düştük.
Veri analizden Mark bize durumu detaylı olarak anlatacak. Evet?
Kısacası, her yaştan erkek Deborah'ya bayılıyor.
Her alanda erkek nüfusa hitap oranın yüksek.
Veriler yalan söylemez derim.
Amerika dolgun MILF seviyor.
- Kayla. - Aslında bu doğru.
Pornografi aramalarında MILF terimi,
yani "becermek istediğim anneler" terimi
ve "olgun" kelimesi daha genç nüfus aramalarının
neredeyse iki katı.
- Yani "çıtırlar." - Evet.
Yani bu tabir konusunda haklı.
Anladım ama ona çanak tutmayalım.
Kuru Kasım trendi var.
Tamam. Şubat ayındayız.
Bazı alt grupların reytingi iyi.
Orta yaşlı siyahî iş sahipleri, 50 yaş altı gay babalar,
üniversite mezunu Singapurlular,
Göller Yöresi'ndeki boşanmış emekliler.
Bir de daha düşük kesimler var.
25 ila 45 yaş arası kadınlar.
- Seni pek sevmiyorlar. - Kadınlar mı? Tanrım!
Yüzde 72'sinin çocuğu var
ve yüzde 37'si tansiyon ilacı kullanıyor.
Stresli anneler kimin umurunda?
- Hiç gülmezler. - Reklam için önemli bir kesim.
- Çok harcıyorlar. - Kadın ve alışveriş yani?
İstatistiksel olarak öyle.
Tamam. Onlara hitap ederiz.
Peki DJ? O anne olacak. Onunla skeç yapın.
Hayır. Hamile kızımı reyting mezesi yapmam.
Tamam. Kırmızı çizgi nerede? İşte.
- Kırmızı çizgiyse asla geçmeyiz. Değil mi? - Evet.
Ki bence reytingleri arttırmaz.
Konuklar. Annelerin sevdiği konuklar kim?
Anketlere göre Amerika'nın gözde anneleri
Jennifer Garner, Reese Witherspoon, ve Gabrielle Union.
Ama tanıtacak bir işleri yok.
Ya Kristen Bell?
Yakında Tinkerbell filmi çıkacak
ve o bir anne. Merhaba, Bello!
Evet. Sosyal medyada harika. Onu gören tıklıyor.
Onu davet ettik ama Kimmel'a çıkıyor.
- Birlikte tatil yapıyorlar. - Ne?
Birlikte tatildeler.
Instagram'da karısıyla paylaşımları var.
Pardon. Çok özür dilerim!
- Kristen Bell. - Evet, selam.
Deborah, sonunda tanışmak harika! Senin hayranınım.
- Sen mi hayransın? - Evet.
Veronica Mars dizisini baştan izliyordum!
- Tesadüfe bak. - Biliyorum!
- Programını tebrik ederim! - Çok sağ ol. Çok tatlısın.
- Konuk olsana. - Seve seve! Kesinlikle.
- Muhteşem. - Geleceğim.
- Tamam. - Menajerim size ulaşır.
Menajerler zahmet etmesin. Aramızda hallederiz.
Zahmet olarak görmüyordur.
Sadece işini seven insanlarla çalışırım.
- Sahi mi? - Evet.
Hadi. Ciddiyim. Takvimime bakayım.
- Sen de gün söyle. - Tamam.
- Şey... Bakayım... - Bugün nasıl? Saat dört gibi.
Bugün mü?
Pardon. Haftaya.
Tamam. Bakayım.
Tamam. Pazartesi setteyim.
Salı. BM'de konuşma.
Esnekler mi?
Şakaydı.
Tamam. Çarşamba.
Bana uyar. Giamatti'yi ertelerim. Tamam mıyız?
Terapim var.
Ama ekeceğim.
Geçen sefer "çok kibarsın, sınır koyamıyorsun" dedi.
- Onu ekersem etkilenebilir. - Aferin sana!
- Çarşamba öyleyse. - Harika!
- Muhteşem. - Evet.
- Harika! Görüşürüz. - Görüşürüz.
- Sağ ol, Kristen. Hoşça kal. - Tamam, harika. Hoşça kal.
Bir şey mi istedin, Kayla?
Pardon. Buraya mı düştü?
- Günaydın. - Günaydın.
- Nasılsın? - İyiyim çünkü planım var.
Olsen ikizlerini oyunculuğa döndürme planı mı?
- İstemiyorlar. - Hayır. Tia ve Tamera'yı bağlarsak
o plan işe yarar çünkü...
"İkizler ikizleri dinler." Evet. Teorini duydum.
Test sonuçlarını düşünürken
Deborah'ya yardım etme yolu buldum.
- Harika! Nedir? - TikTok yıldızı Dansçı Anne'yi getirmek.
Alberta'da yaşıyor. Sanırım Kanada'da.
Millet ona bayılıyor.
Dansçı Anne mi?
Güzelmiş.
Açıkçası, bu harika fikir.
Takipçisi çok. Toplantı ayarla.
Ayarladım. Şu anda. Geç kaldın. Onay vermeni bekliyor.
- Dur. Ne? - Selam!
- Selam. - Merhaba. Seninle sonunda tanışmak harika.
Ben Kayla, bu Jimmy!
Schaefer ve LuSaque'ın kurucuları.
LuSaque ve Schaefer.
Sizinle tanışmak harika.
Mesajımda dediğim gibi, dans hareketlerine bayılıyoruz.
- Gece geç saatte izlemeden duramıyor. - Bağımlısıyım.
Aslında günün her saati izliyorum.
Gece daha çok.
Neyse, sanatçımız Deborah Vance'le
iş birliğini konuşmak isteriz. Biliyor musun?
Aman Tanrım! Elbette! Fırın eldivenlerine bayılıyorum!
Makinede de yıkanabiliyorlar.
Harikalar. Sana da yollarız.
Seni Los Angeles'a getirmek isteriz. Deborah'yla tanışıp
şovunda konuk dansçı olmak için mülakat yapabilirsin.
İşte bu!
Siz ciddi misiniz? Birleşik Devletler'e çocukken gitmiştim.
Ailece Pittsburgh'daki Heinz Ketçap Müzesi'ne
gitmiştik. Ailem ketçaba bayılır da.
Evet, şey, ketçap iyidir. Evet.
- Bir şişe ketçap bizden! - Vay canına! Los Angeles.
Sex and the City'deki gibi!
- Evet. - Bunu çok isterim.
- Harika! Tamam! - Aman Tanrım! Özel uçak yollarız!
Ne yazık ki özel uçak olmaz, mümkün değil.
Birinci sınıf uçup karşılanırsın.
Tamamdır!
Evet. Vay canına! Şuna bak!
Söylesene, biriyle çıkıyor musun?
On the Contrary'yi bıraktığında yalnızdın galiba.
Aslında, şu anda bir kız-erkek çiftle görüşüyorum.
Anne babam da kız-erkek.
Hayır, yeni işime göre çok ideal
çünkü geç saatlere kadar çalışıyorum.
Kızmıyorlar çünkü ikisi takılıyor.
- Evet. - Al bakalım.
- Sağ ol. - Bir şey değil.
Ava, Courtney Cox'ın davul çaldığını bilmiyordum.
- Evet. Gördün mü? - Şey,
Lewis izlediniz mi dedi. Sonra da olayı anlatı.
Golden Bachelor'ın ayağıyla makarna yediğini gördüm. Komikti.
Evet. Aptalcaydı.
Fran Lebowitz dedim ama Deborah ayak skecini istedi.
Bu yeni bir şov.
Yeni ısınıyoruz.
Ama esas planımız siyasi esprilere doğru kaymak.
- Çok iyi. Harika. - Evet. Harika.
Sıkı müzik konukları oluyor.
Görmek istediğiniz olursa çekimlere gelin.
- Evet. Washington'dan dönünce. - Evet.
- Ne işiniz var? - Şey,
Innocence Project'teki klibimiz sayesinde bir adam hapisten çıktı.
Şimdi üniversite mezuniyeti
partisine gidiyoruz. Delice.
Sonra kongreye gidiyoruz.
Senato Finans Komitesi bize bayılıyormuş da.
- Bu çok iyi. - Evet, tatlılar. Evet.
Aynen.
- Selam, Deborah. - Jimmy! Ne hoş sürpriz.
Öyle mi? KB programına çıkmayacak.
- KB? - Salağa yatma.
Kristen Bell. Yeni bir projesi olduğunda ilk benim programıma çıktığını
No comments yet. Be the first to leave one.