Cinderela Pop

Cinderela Pop

د Turkish ژباړه ډاونلوډ کړئ

د خپرونې معلومات

Cinderela Pop 2019 Sub Nocoversub
د لخوا تبصره Rzainaddin

تګونه

other
په خپور شو: 2021-04-10
ډاونلوډونه: 13
د اوریدلو معیوبیت: No

د Turkish سرليکونو مخکتنه

لومړۍ 200 کرښې.

NETFLIX SUNAR

PAULA PIMENTA'NIN ROMANINDAN UYARLANMIŞTIR

Bu, benim. Hayalimi yaşıyorum.

Gece kulübünde çalışan başarılı bir DJ olmak!

Cíntia, uyan! Uyan, Cíntia!

Bu da Patrícia. Yine hayallerimi yerle bir ediyor.

Cíntia, uyan!

Anne babanın partisinde uyuyorsun. İnsanlar ne düşünür?

Ailemin mutluluğunu bozmaya çalışan bir sahtekâr olduğunu!

Böyle demem gerekirdi.

Ama olacakları tahmin edemediğim için şöyle dedim:

Haklısın Patrícia, tatlım. Kalabalığa karışayım.

Bizim evin partisi bitmez.

Bunlar da annemle babam.

Öyle güzel ve sevgi dolular ki!

Bizim ailede herkes sevgiye inanır.

- Yazıklar olsun erkeklere! - Ne oldu teyze?

Rafa garsonla konuştum diye kıskandı!

- Daha neler! - Helena teyzem hariç.

- Faturalarımı ödeyen Rafa mı? - Değil mi teyze?

Şu an için öyle.

Brezilya şiirinin yıldızı olduğumda gör.

- Yapma teyze... - Özgürlüğümü kimse satın alamaz!

Meyve suyu alacağım çünkü kimseye mecbur değilim!

- Vay Cíntia! Çok güzel olmuşsun! - Prenses gibi görünüyorsun.

Siz de korku filmindeki iki cadıya benzemişsiniz!

Patrícia'nın iki yüzlü kızlarına bunu söylemeyi çok isterdim.

Onun yerine dedim ki:

Siz de güzel olmuşsunuz.

- Pardon! - Pardon!

Bak Rafa! Bu piyano parçasıyla anne babama sürpriz yapmak istiyorum.

Kendi besten mi?

- Çiftin şarkısını canlandırır. - Amaç da bu, değil mi?

- Hoşlarına gider mi? - Çok güzel Cíntia.

Hep iyi yapıyorsun. Göster kendini!

Rafa anasının gözüdür.

Helena teyzemle birlikte mükemmel bir çift oluşturan zıt kişilikler.

Ama aşk böyledir derler: Çarptı mı çarpar.

Ben Freddy Prince.

Şimdi size bu partiyi kendi açımdan anlatacağım.

Bonjour, canlarım!

Bugün Belinha'nın kanalı Dorella Ailesi'nin malikânesine giriyor.

Zenginlerin nasıl eğlendiğini göreceğiz.

Nasıl dans ediyorlar, ne giyiyorlar, ne yiyorlar?

Haydi öğrenelim. Benimle gelin!

Evet Bê. Burada arkadaşın için sızlanamazsın.

Haydi dönelim. Sahneye çıkmam gerek.

Yerinde olsam kuartetten ayrılıp kendi müziğime odaklanırım.

Klasik müzik sadece Almanya'da iş yapar.

Almanya'da ve bu partide çünkü iyi para ödüyorlar!

Bu parayla stüdyoya gireceğim Bê.

- Ruhunu satmışsın! - Sadece bu da değil!

Ben gelmesem partiye seni kim sokacaktı?

Şimdi bir avuç takipçin için kimsede olmayan bir içeriğin oldu.

Bir gün patlama yapacağım ve müziğini kanalımda yayımlamam için

bana yalvaracaksın.

Küçük kanalında çalmayı düşüneceğim, tamam mı?

Hayal kurmaya devam et!

Sahneye çıkmadan önce spor ayakkabıları değiştireceğim

çünkü müşteri klasik ayakkabı talep etti.

Sanırım çantamda. Bilmiyorum.

Sakin ol, vaktimiz var!

Bakalım ilgini çekecek birini bulabilir miyiz?

- İş için buradayım Bê. - Sadece işi düşünüyorsun!

Bütün gün evde oturup kusursuz aşkla ilgili şarkılar yapıyorsun.

"Prensesim nerede karşıma çıkacak?"

Aşkı yaşamak için etten kemikten bir prenses bul.

Burada bana göre birini görmüyorum Bê. Şuna bak!

Evet. Burası pek parlak görünmüyor.

- Pardon! - Pardon!

Kuartetteki çocuklar dönmüş. Sen git, çal. Ben de evi çekeyim.

Mola bitti mi?

Şimdi ne çalıyoruz?

Ayağına düzgün bir şey giymezsen seni buradan postalıyorum.

Haydi çocuk! Çıkar şunları!

Hayır, çıkarmam.

Evin sahibi değilsin. Sen de bir çalışansın.

Değil mi? Kibirli sekreter. Kuralları sen koymuyorsun.

Aynı zamanda çok kabasın.

Kim olduğunu bilsem ona böyle söylerdim.

Çabuk! Çıkar onları!

Tabii, elbette!

Akıllı olup itaat etmeliyim, değil mi?

Aynen. Robson, hemen yanıma gel.

Şey...

Ayakkabılarım evde kalmış.

Bir sorunumuz var.

Bizim mi? Senin sorunun var.

Etrafına bak tatlım. Görüyor musun?

- Bu parti klas insanlar için. Anladın mı? - Hayır, anlamadım.

Benim gibi klas, hoş, zarif.

- Kaba? - Hayır, düzgün.

Aynı yola çıkıyor, değil mi? Duruma göre değişir.

Senin durumun ise şu:

Düzgün bir ayakkabı bul ya da git.

Tamam ama ayakkabımı geri ver.

Tonunu mu kaybettin müzisyen? Ayakkabını mı istiyorsun?

Yakala! Git al!

Aman Tanrım! Cíntia!

Aman Tanrım! İyi misin?

- İyi misin? Acıdı mı? - Hayır, sorun yok.

Bu çirkin şeyi giyen aptal müzisyenin suçu.

- Onu attırıyorum... - Saçmalama Patrícia, bırak çalsın!

Sorun ne ki?

Gıcık kız. Ona daha ne kadar süre katlanmam gerekiyor?

Bence de anne. Ne kadar? Bende olmayan her şeye sahip.

Daha çok kıyafet, ayakkabı, çanta...

- Ondan daha çok olan tek şeyim... - Kıskançlık!

- O da bir şey, değil mi? - Sakin olun, yavrularım.

Bu oyun bozulacak ve hikâye değişecek.

Ne hikâyesi? Instagram mı?

Ne var? Facebook da olabilirdi!

- Bilmiyorum. - Bakın, başlıyor.

Çok iyi!

César!

César!

Gel aşkım.

Ne oldu sana böyle?

- Affedersin baba. Sürpriz olacaktı... - Kızım...

- Beğenirsin sandım. - Beethoven'dı o!

- O şeyi ekleyerek berbat ettin! - Sakin ol César!

- Beni rezil ettin! - Baba!

Sakin ol! Çok iyiydin.

Hak etmişti!

Keşke benim de öyle güçlü bir babam olsa...

O ahmağın kanıksadığı kaymak tabaka hayatını mı istiyorsun?

Öyle mi? Benimle gel.

Hayır, sen kal. Seni çağırmadım. Gidelim.

Tamam mı Graziele? Şimdi git. Saklan.

César!

Ne rezalet!

Senin gibi önemli bir adam bunu hak etmiyor.

Ama ben buradayım aşkım.

Buradayım. Ne olursa olsun.

- Hep buradayım. - Bu partiyi ben istemedim,

- biliyorsun. - Biliyorum.

Ana çok ısrar etti!

- Şikâyet etmiyorum, değil mi? - Hayır.

"Karını terk et. Bana iyi bir hayat sun. Kızlarıma baba ol." demiyorum.

"Adam ol da hayatının kadını olduğumu fark et, beyinsiz!" de.

Diyor muyum?

Tabii ki hayır aşkım. Sen bir meleksin. Asla demezsin.

Asla. Senin aşkın bana yeter.

Babana aldırma.

Nasıl olduğunu bilirsin.

- Gelenekselcidir. - Yanlış düşünüyor Ana. Sen de öyle.

Bu fosil için kariyerini bıraktın.

- Helena! - O senin dinozorun!

O benim aşkım!

Aşkı bilir misin?

Aşk için bazı şeylerden vazgeçersin.

César'la evlendiğim için bugüne kadar hiç pişman olmadım!

César...

Bugüne kadar, değil mi?

O anda aşka inancım kalmadı.

Geleceğe bakmamız gerektiğini annemden öğrendim.

Babamın evinden ayrıldıktan iki yıl sonra

hayallerimize hiçbir şeyin mâni olamayacağını düşünüyorduk.

Vaktinde geldiğine sevindim tatlım.

Gelmeyeceksin sanıyordum.

- Tabii ki geldim anne. - Seni çok özledim!

Çılgın teyzen de gelmiş! Ne de olsa burada bayağı uzun süre kaldım.

İki yıl, değil mi? İki gün değil, iki yıl.

Burada sana çok alıştım kardeşim.

Eşsiz bir fırsat, değil mi?

- Biliyorum. - Bu burs için çok çalıştın.

Arkeoloji hep tutkun oldu.

Çocukluktan beri!

Bahçeden kemik kazıp mumya olduğunu söylerdi.

Sonra büyükannen "Tavuk kemiği o! Baş belası!" derdi.

Güzel aileme bakın hele!

Benimle evliymiş gibi davranıyor.

Ne diyorsun partnerim?

İyi olacağım anne. Söz.

Hayallerinin peşinden koş. Ben de öyle yapacağım.

- Londra'da müzik okuyacağım. - Başaracaksın.

- Biliyorum. - Cíntia yıldız olacak.

- Geleceğine inancım tam. - Benim de.

- Dikkatli git. - Ona iyi bak.

- Güven bana. - Teşekkürler.

- Güle güle anne. - Hoşça kal tatlım. Kendine iyi bak.

- Sen de. - Seni çok seviyorum!

MÜZİK HABERLERİ

İNTERNETİN ROMANTİK BALADLARININ KRALI

Kedi'yi hatırladın mı?

Ne kedisi? Burada kedi yok! Deli misin?

Küçük fareyi, kızım. Onu beslemen gerek.

"Kedi" mi? Kim faresinin adını "Kedi" koyar?

Bana onu hediye eden adam yüzünden adını öyle koydum.

Adam tam bir sokak kedisiydi.

Sen ve sevgililerin yok musunuz!

Bu arada, kaybolan bu kedi değil miydi?

Hayır! Köpek'ti o.

Bana bir kedi vermişti.

- Sonra aklınca... - Kedinin adını "Köpek" koydun.

Birini de beş para etmez

bir eski sevgilim vermişti. Sana bu hikâyeyi anlatmış mıydım?

Muhabbet kuşunun adı "Tavuk" sa anlatmana gerek yok.

Cíntia, gerçek şu:

Hayvanlar asildir. Erkekler hariç. Onların hepsi sokak hayvanı.

تبصرې

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left