Quantum Leap

Quantum Leap

د Turkish ژباړه ډاونلوډ کړئ

2 فصل

د خپرونې معلومات

Quantum Leap S02E12 WEB-DL
د لخوا تبصره altyazide

تګونه

Web-DL
web-dl
web
WEB-DL
په خپور شو: 2024-03-05
ډاونلوډونه: 34
د اوریدلو معیوبیت: No

د Turkish سرليکونو مخکتنه

لومړۍ 200 کرښې.

Önceki bölümlerde...

-Anne olmayı sevdin mi? -Hem de çok.

Önemli olan tek şey, Jeffrey'nin güvenliği.

-Korkuyorum. -Ben hep ne derim?

Cesaret bir seçimdir.

Josh 18 ay sonra ölüyor. Aort anevrizma rüptürü.

Sevgili Hannah, Josh'a söyle, derhal kalbine baktırsın.

Tüm sevgilerimle, Ben.

Çalışanın Ian Wright kuantum çipimi çaldı.

Bu işi halledeceğine güveniyorum.

Eğer beni kovarlarsa,

Ben'i geri getirecek kodları olmaz.

Elimden bir şey gelmiyor.

Biri olanların bedelini ödemeli.

Gideon Rydge bir kelle istiyor. Benimkini vereceğim.

Pentagon sana bunu yapamaz. Seni istifaya zorlayamazlar.

Kimsenin beni zorladığı yok.

Ben yapmak zorunda olduğum şeyi, proje için en iyisini yaptım.

Kuantum Sıçrayışı için en iyisi, senin de projede olman.

Buna karşı koymalıyız. -Olan oldu.

-Ben bunu kabul etmem. -Kabul etmek zorundasın.

Bak, bu proje mercek altına alınacak.

Ian, Ben ve Addison için

kontrol edebileceğin şeylere odaklanman şart.

Benim gidişim, odaklanman gereken bir şey değil.

Hayır.

Burayı sensiz düşünemiyorum.

Lütfen gitme.

Her an Ben'i bulabiliriz. Son bir sıçrayış için kal.

Bu sefer olmaz.

Ben bir itfaiyeciyim. Süper.

Orada öyle durmasana! Söndür şunu!

Tamam.

O ne olacak? Yoksa...

Evet. Evet, o...

O iyi.

Ne oldu?

Yeni devre tahtamı test ediyorduk.

Bir anda kıvılcımlar çıktı, patladı.

Sonra onu elektrik çarptı ve bayıldı.

Bunu o mu yaptı? Çok gelişmiş.

Sen nereden biliyorsun?

Durum nedir Bertie?

Kontrol altında. Şeye sağlık çalışanı gönderin...

-28. kat. -28. kat.

Anlaşıldı, beklemede kal.

-Merak etme, baban iyileşecek. -O benim babam değil, komşum.

Babam iki yıl önce öldü.

O zaman New Jersey'de yaşıyorduk.

Çok üzüldüm.

Peki ya annen. O nerede? -Çok şükür Jeffrey.

Sana kaç kere söyledim sigortayı üç kere kontrol etmeden

prize hiçbir şey takma. -Kontrol ettim, yemin ederim.

Jeffrey?

Hannah?

Teşekkür ederim. Oğlumu kurtardığın için.

Sadece işimi yaptım. Hanımefendi.

Profesör Priestly üniversitede bilgisayar bilimleri dersi veriyor.

Jeffrey'nin bilgisayar yaptığını öğrenince,

yardım teklif etti.

Ve ben başkentten dönemediğim zamanlarda ona bakıyordu.

Artık başkentte mi çalışıyorsun?

Evet, hâlâ fizik ama,

biraz zor günler yaşadım.

Eğer durumun kötüyse,

Bristol Myers Squibb gibi garantili şeylere yatırım yapmak iyi olabilir.

Veya ileride duyduğun zaman Apple veya Facebook'a.

Hayır Ben. Bunu yapmayacağım.

Bu kurallara aykırıdır.

Josh'ı duydum.

Çok üzüldüm.

Bu...

Senin suçun değil.

Sen denedin. Bunun için seni seviyorum.

Gidip Jeffrey'ye bakmam gerek.

Ben.

Addison. İyi misin? Ne oldu?

Magic istifa etti. Kuantum Sıçrayışı'nı bıraktı.

-Ne? Neden? O iyi mi? -İyi.

Sen kaybolduğunda ve program durdurulduğunda,

Ian aramaya devam etmek için gizli bir anlaşma yapmış.

Kiminle?

Gideon Rydge diye bir Silikon Vadisi milyarderiyle.

Şimdi Pentagon öğrendi ve az daha tüm ekibi geri çekeceklerdi.

Yani Magic kendini feda etti.

Hiçbir iyilik cezasız kalmaz.

-Hannah mı burada? -Evet.

Yani senin, Ziggy'nin veya evrenin başka kötü haberi varsa,

ben almayayım.

Tamam, Ziggy bu sıçrayış Hannah için değil diyor.

Zaten hiç doğrudan onun için olmuyor.

Haklısın.

Sen yüzbaşı Otis Burton'sın.

Evlisin, çocuğun var ve

Baltimore İtfaiyesi'nin 20 yıllık emektarısın.

Bir ay sonra emekli olacaksın.

Bunun iyi bitmeyeceğini bilecek kadar çok film izledim.

Ve burada yazana göre başkasını

kurtarmak için gelmişsin.

Bu kadar mı? Ziggy başka bir şey demiyor mu?

Yüzde 74 ihtimalle yangın münferit bir olaymış

ve sen bambaşka bir sebeple buraya gelmişsin.

Ben de gidip bu sebebi öğreneceğim.

-Lütfen. -Evet.

Binadan çıkış yaptığı anda,

Magic'in ofis giriş ve erişim kartlarını silme talimatı aldım.

Sanki hiç burada olmamış gibi.

Washington'daki pislikler bu ekibin üç yıldır

neler yaşadığını bilmiyor.

Ne fedakarlıklar yaptık.

Karşılığını böyle mi veriyorlar?

Evet.

Demek buraya kadarmış.

Bu doğru değil.

Gideon Rydge'i getiren benim. Bu benim suçum.

Beni kovmalarına izin vermeliydin.

Hayır. Bu projenin, Ben'in sana ihtiyacı var.

Sana kazandırdığım zamanı DARPA denklemini çözmek için kullan.

Yani çözülmesi imkansız olan denklemi mi?

Sen bir yol bulursun. Onu geri getir.

Peki.

Addison.

Magic, ben...

Pentagon yerime birini seçene kadar

gündelik işlerin başına geçecek geçici birini önerdim.

Tamam, kim? Onu bilgilendireyim.

-Sensin Jenn. -Ne dedin?

Sen güvenlik şefisin. Buranın içini dışını bilirsin.

Burayı senden iyi idare edebilecek kim var?

Sence milyarlarca dolarlık çok gizli askeri bilim projesini

eski bir suçluya emanet ederler mi?

Şimdi ediyorlar.

Kendine güven Jenn. Benim güvendiğim gibi.

Seninle çok gurur duyduğumu bil.

Hey. Gel.

Hepinizle gurur duyuyorum.

Kuantum Sıçrayışı'nın geleceği artık sizin ellerinizde.

-Burada olduğuna inanamıyorum... -Seni görmek çok güzel...

Sen söyle.

Üç sıçrayış oldu.

Bir daha seni göremeyeceğimi düşünmeye başlamıştım.

Bir daha karşılaştığımızda, ateşin başında

ikimiz baş başa oturalım derken

böyle bir ateşi kastetmemiştim.

Neyse ki, yangının münferit bir olay olduğunu düşünüyoruz.

Yani, yanımda güvendesin. -Senin yanında hep güvendeyim.

Yaşlanmış mıyım?

Hannah.

Seni her görüşümde aynısın.

Güzelsin.

Ama mesafeli görünüyorsun.

Josh öldüğünden beri bazı zorluklar yaşadım.

Bu yüzden mi?

Bana kızgın mısın?

-Ben... Hayır. -Hannah.

Senin sayende teorik fizikle ilgilenmeye başladım.

Görüşmelerimiz zamanda belirlenmiş dönemlerdeydi

bu da her türlü tahmine yol açabiliyor.

-Bu iyi bir şeye benziyor. -Potansiyel olarak.

Ama şimdiye kadar,

yoluna kaç farklı açıdan bakarsam bakayım,

değişmeyen tek şey var.

Yollarımız son kez kesişiyor Ben.

Bir daha görüşmeyeceğiz.

Demek ki münferit bir olay değilmiş.

-Patlama mıydı o? -Bana da öyle geldi.

-Nerede? -20. katta. Trafo patlamış.

Sekiz kat altımızda. Burada kalın. Hemen geliyorum.

Tamam, Excelsior 70'lerde Baltimore gökdelenlerinin

baş tacı olarak yapıldı. Ama aslında bir felaketti.

İnşaat firması tasarruf edip kâr yapmak için

kısa yollara başvurdu.

Yani alüminyum tel yerine ucuz bakır tel mi kullandılar?

Binanın üst yarısında.

Her türlü inşaat kanununa aykırı.

Onu da belediye müfettişlerine rüşvet vererek hallettiler.

Böyle bir ihmal, bu binayı elektrik yangınlarına karşı

savunmasız yapar. -Evet.

İtfaiyeciler buna C sınıfı yangın diyor.

Bu yüzden orijinal tarihte Yüzbaşı Burton ve

dört inşaat işçisi 21. katta öldü.

Bu yüzden buradasın.

Kendini ve onları bir an önce çıkarmalısın.

-Anladım. -Kiminle konuşuyorsun?

Şefimle konuşuyordum.

Olay yerindeki ekipler, ben Şef Garcia.

Tamam, 20. katta zararlı olabilecek maddeler var.

Telsizlerinizi olay yerine ayarlayın,

kulağınızı açın.

Belki yayılır diye üst katlarda oturanları tahliye edin.

Tamam, mümkün olduğunca

çabuk ve sakin bir şekilde çıkmamız gerek.

Bu taraftan.

Patlayan trafo binanın doğu tarafındaki

en üst 10 katta bir dizi patlamayı tetikliyor.

İtfaiyecilere söyle, batıdaki girişleri kullansınlar.

Şef, 20. katta C sınıfı var.

İşler kızıştığı zaman binanın doğu tarafı kullanılamayacak.

-Hâlâ 28. katta değil misin? -Evet.

20. katta ne olduğunu nereden biliyorsun?

More Turkish subtitles for Quantum Leap

تبصرې

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left