Informações de lançamento

Une Famille de Batards 2026 FRENCH WEB-DL AMZN
Um comentário por tedi
Retail AMZN | 1:45:34

Tags

webdl
Publicado em: 2026-06-12
Downloads: 37
Deficientes Auditivos: No

Pré-visualização das legendas em Turkish

As primeiras 200 linhas.

Şu gülümsemeyi gördünüz mü?

Benim gülümsemem.

Adım Djilali.

Ama burada bana Köstebek derler.

Yanlış anlamayın, muhbir değilim.

Tam tersi.

Djilali, saat kaç?

Saati bile söylemem.

Bej takımımdan dolayı Köstebek diyorlar

ama en çok da görme yetimi kaybettiğim için.

Ama buna sonra döneriz.

Burada bahtsızlıklarınız üzerinden size lakap takmaya bayılırlar.

Size bir etiket yapıştırırlar ki daha rahat dalga geçebilsinler.

Aslında "Bizim için değerlisin." demenin bir yoludur.

Momo'nun Barı da öyledir.

Bu Momo.

Dostum, kardeşim.

Mazimiz çok eskiye dayanır.

Kabiliye dağlarındaki çocukluğumuz,

sürgünün o sancısı, hayatını baştan kurmak…

Hepsine şahitlik ettim.

Aşklarına, ızdıraplarına, çocuklarına.

Varlığını her zaman kabul etmediği ama yine de sevdiği çocukları.

Belki biraz fazla gizli saklı sevdiği.

Bu yüzden size Momo'nun Barı'nın hikâyesini anlatacağım.

Çünkü neler olacağını bilseydim

onu ne kadar sevdiğimi söylemeye vakit ayırırdım.

MOMO'NUN BARI

PİÇLER AİLESİ

Doktorlar ne dedi?

Durumunu gözlemlemek için uyutuyorlar.

Akciğeri delinmiş.

Olay sırasında mutfaktaydım.

-Soygun muydu? -Hayır, bir şey almadılar.

Tamam, teşekkürler.

Rica ederim. Neyse, gitmem gerek.

Eve bırakayım mı?

Eve gitmiyorum. Barı açacağım.

-Kapalı değil miyiz? -Hayır, değiliz.

Momo'nun Barı asla kapanmaz.

Babanı daha çok ziyaret etseydin bunu bilirdin.

Merhaba!

Kalkmayın.

IŞIKLI ANAHTARLIK

Evet, böyle daha iyi.

-Evet… -Öğretmenim?

-Evet? -Şu şok tabancası…

"Işıklı anahtarlık" demek istedin, değil mi?

-Evet. -Çocuklar…

PEDOFİLİYLE MÜCADELE PLANI

Son olaylar göz önüne alındığında…

Marc Dutroux.

Müfredatın biraz dışına çıktım.

"Diyodumuzun" ışık menzilini 14 metreye çıkarmaya…

…karar verdim.

Biraz sakin.

Bir saniye.

Evet, gel.

Bay Colin, anneniz geldi.

Düşündüğünüz gibi değil.

Ben bir yetişkinim.

Sabah çıkarken yemeğini unutmuşsun.

Söylemiştim, kafeteryada yiyorum.

Bir de baban hastanede.

Babam mı? Hey, dur.

Hani ölmüştü?

Şey… Ha ölmüş, ha yaşıyor…

-Hayaletlere inanır mısın? -Anne?

Şöminenin üzerindeki vazonun içinde ne var?

Parktaki kum havuzunu hatırlıyor musun?

Kadın delirmiş, inanılmaz. Delirmişsin sen.

Peki ya tema parkındaki intihar olayı?

Senin iyiliğin içindi.

Delirmişsin sen, kafayı yemişsin!

Bunca zaman bana yalan söylemişsin! Delilik bu!

Ayrıca adı Jean-Marie değil.

Adı Mohand.

Mohand Akrour.

Ben Arap mıyım?

Tüh be.

Buyurun.

Kahretsin, geldi.

Selam.

Djilali?

Benim. Nasılsın?

Senden daha iyiyim.

Babanla onca hırgürden sonra

seni burada tekrar görmeyiz sanıyordum.

Biliyorum, meşguldüm.

Burada ne işin var?

-Yardıma ihtiyacın olabilir dedim. -Yok.

-Yok mu? -Yok.

Bak, ben de burada olmaya meraklı değilim.

Hafta hafta dönüşümlü gelebiliriz.

Ama üzerine düşeni yapmalısın.

Karizman varmış. Oyunculuk yapmayı düşündün mü hiç?

Düşündüm aslında. Güzel espri.

Ne içiyorsun? Dikilip durma.

-Aman, çok da tın. -Morgane!

Kafeyi devralmana sevindim.

Devralmıyorum Djilali. Geçici bir durum.

Tabii.

Yalama saç, bıyık, millete içki taşımak… Bana göre değil.

-Seni çağırıyorlar. -Beni mi?

Soru sorma. Seni çağırıyorlar işte.

Mohand'ın oğlu musun yani?

Evet. Siz kimsiniz?

Ben Patrick, babanın arkadaşıyım. Bu da Francis, ortağım olur.

Memnun oldum.

-Müzik işindesin, değil mi? -Evet.

Rap mi yapıyorsun?

Jordy gibi mi?

Tabii.

Babanı merak etme. Biz her şeyi hallederiz.

Polis halletmiyor mu zaten?

Polisin de icabına bakarız.

Mohamed,

baban sana bir şeylerden bahsetti mi…

Hayır.

Mohand ağırlığı olan bir adamdır.

Sen de ondan geri kalma.

Francis, gidelim.

-Çilekli süt. -Bir şey söylememiştim.

Patrick'ten.

Mösyö Akrour?

Belki Fransızca bilmiyordur.

Selam dostum!

Baba?

Merhaba. Sen kimsin?

Tanıştığımıza memnun oldum. Ben Maurice Colin.

Ya da Akrour.

-Kuzen falan mısın? -Hayır, oğluyum.

Ortak noktamız.

Kimsin?

Oğluyum. Sen de mi oğlusun?

Kimsin, bilmiyorum. Güvenliği arıyorum.

Sus. Bir günde hem Arap olduğumu

hem de babamın hız treninde intihar etmediğini öğrendim.

Dur bir dakika. Seni kim aradı?

Djilali'yi tanıyor musun?

-Köstebek? -Evet.

Babamı söylemek için annemi aradı.

-"Baba" deyip durma lütfen. -Baba.

Sana vurabilirim, farkında mısın?

Siz varoş tayfasının iş gücü şiddet.

Seni mahvederim…

-Selam. -Merhaba hanımefendi.

-Merhaba. -Hadi.

Bak, kavga etmeyelim. Çok saçma. Biz kardeşiz.

Tut şunu.

İşte numaram. Ara beni.

Momo'nun Barı'nda buluşuruz.

Nerede?

Babamın kafesinde.

"Baba" deyip durma dedim sana.

Adrese rehberden bakarsın.

Yok. Momo'nun Barı, McDonald's gibi. Her kasabada var.

Adresi yazar mısın? Hadi.

Soldan sağa yazacaksın, sağdan sola değil.

"Mouloud" dedin, değil mi?

Hayır. Mohand. Mohand Akrour.

Evet, Momo'nun Barı'nda vurulma olayı.

O işin peşini bıraktık.

Hiçbir tanık ifade vermiyor. Momo'nun Barı neticede.

Nasıl yani?

-Gerçekten onun oğlu musun? -Evet.

Sana bir tavsiye vereyim.

Momo'nun Barı'nda asıl olay gece oluyor.

Yardım et, bardakları topla biraz.

Dur! Nereye gidiyorsun?

Ne oldu?

Senin ihtiyarla konuşman gerekiyor.

-Tatlım, 108'in anahtarını verir misin? -Tabii.

Kim bu seksi çocuk?

Mohamed, patronun oğlu.

-Çilekli Süt mü? -Çilekli Süt, aynen.

Memnun oldum.

Burası genelev mi?

Vay. Gözünden hiçbir şey kaçmıyor.

-İnanılmaz. -Kahretsin.

Ayrıca slot makineleri, poker ve tombala olduğunu da göreceksin.

Gördüğün gibi insanlar sadece Pac-Man oynamaya gelmiyor.

Yasal mı? Ruhsatımız var mı?

Hayır ama IV. Derece Alkol Ruhsatımız var.

IV. Derece Alkol Ruhsatı'ndan bahsedelim.

Her şey 1950'lerde başladı.

O zamanlar

Paris barları Auvergnatların elindeydi.

Ama Cezayir devrimi başladığında

Cezayirliler direnişe liderlik etmek için buluşacak yerler aradılar.

Bir de sarhoş olmak için, kendimizi kandırmayalım.

Yavaş yavaş barları aldılar

ve 1962'de ülke bağımsız hâle geldiğinde

yaptıkları bir anlaşma sayesinde

alkol satış izni verilen tek yabancılar oldular.

Meşhur IV. Derece İçki Ruhsatı.

PARİS ŞEHRİ RUHSATLI İŞLETME

Evian Anlaşmaları'ndan içki satışına giden yol oldukça kısaydı.

Her şeyi durdur.

Kumar makinelerini, fahişeleri, her şeyi.

Comentários

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left