As primeiras 200 linhas.
The Husband
12. Bölüm
Uyandın mı?
Kim Gyeongae nerede?
Onu nereye sakladın?
Ameliyatını ben yapacağım demiştim.
Artık sana gerek yok. Ameliyatı ben yapabilirim.
Sen mi?
Sen sadece yetişkin kök hücreleriyle ameliyat yapabilirsin.
Başarısız olma ihtimali de yüksek.
Fetal kök hücreleri kullanarak ameliyatı ben yapacağım.
Hücreler arabamda.
Her şey hazır.
Yani ameliyatı
kendi yeteneklerinle mi yapacaksın?
Şu an içinde bulunduğun durumu anladığını sanmıyorum.
Kendine yüzde yüz güveniyor musun?
Yetişkin ya da fetal,
ameliyatta başarılı olabilir misin?
Karım nerede?
The Husband
Hepsini öldürmeliydim işte.
Sana anlattığım onca şeyden sonra o adama mı güveniyorsun?
Ona güvenmiyorum.
Sadece seçeneklerimi değerlendiriyorum.
İkinizden biri karımı kurtaracak.
Pyeongwon Cenaze Evi Pyeongwon Bakımevi
İn.
Bir dakika bekle.
Fetal kök hücrelerinin hazır olduğunu söylemiştin.
Git, onları getir.
Hepsi kültürlendi.
Bunlarla karını kurtarabiliriz...
Gidelim.
Hayatım.
Gyeongae.
Hayatım.
Hayatım.
Hayatım, Gyeongae.
Hayatım.
Benim, buradayım.
Hemen buradayım.
- Noh Manhui. - Benim.
Buradayım.
Neden bu kadar uzun sürdü?
Sana bir an önce beni almaya gelmeni söylemiştim.
Bu kadar uzun sürdüğü için özür dilerim.
Senin için buradayım.
Bu insanlar burada ne arıyor?
Neden onlarla birlikte geldin?
Artık ona ihtiyacın yok, değil mi?
Ameliyat için sadece bana ihtiyacın var.
- Hayatım. - Bir şey yok.
Kendi ellerinle
şunun işini bitir.
Karını kurtarmak istemiyor musun?
Ne yapıyorsun?
Şuna bak.
Başarı oranı %13
Bu ihtimalle mi karımı kurtaracaksın?
Seni şerefsiz.
Hayır...
Doktor Choi Chiung'un Klinik Deneme Raporu
Neden beni durdurdun?
Neden beni durdurdun diyorum!
Artık bunu yapmamalısın.
O adam karımı öldürmeye çalıştı, tamam mı?
Ayrıca beni senin karını kaçırmaya zorladı ve seni de öldürmeye çalıştı!
Evet, biliyorum.
Biliyor musun?
O şerefsiz karımı öldürecekti!
Yani?
Şimdi sen mi onu öldüreceksin?
Bu oldukça uygun bir bahane.
Bir sebebi olduğu sürece öldürmek sorun değil, değil mi?
Ama biliyor musun?
Ben de seni aynı derecede öldürmek istiyorum.
Yüzünü her gördüğümde,
gözlerimin önüne karım geliyor.
Orada hapsedilmenin ne kadar korkunç ve ne kadar
acı verici olduğu aklıma geliyor.
Sadece düşüncesi bile beni delirtiyor
ama seni öldürmeyeceğim.
Bunun sebebi de yapamayacağımdan değil.
Başarı Oranı: %13
Bunu kim gönderdi?
Cha Myeonghui.
Uzun zamandır görüşemedik.
Nasılsın?
Ama bu kadar aceleyle nereye gidiyorsun,
Doktor Cha Myeonghui?
Choi Chiung beni de kandırdı.
Ben de karını kurtarmak istedim. İnan bana, gerçekten istiyordum.
Hala
yapabileceğim bir şey var.
Hayatım.
Hayatım.
Hayatım, iyi misin?
Kim Gyeongae, bacaklarını hissedebiliyor musun?
Hissedebiliyor musun?
Hemen bir cevap vermen gerekiyor.
Hissedemiyorum.
Tümör yine omuriliğini sıkıştırıyor.
Onu bu şekilde bırakırsak
belden aşağısı felç olacak.
Onu kurtarabilirsin, değil mi?
Hemen ameliyat edersek kurtarabilirim.
Omuriliğinin yeniden yapılandırılması gerekiyor
ve bu ameliyat hemen yapılmalı.
Olmaz.
Hayatımı onun ellerine teslim etmek istemiyorum.
- Gyeongae. - Hayatım.
Artık bunu yapmak istemiyorum.
Hayatım!
O adama can borçlanmak istemiyorum.
Hiç de öyle değil.
Ona borçlanacak ve bedelini ödeyecek olan benim.
Sen sadece bunu atlatmalısın.
Anladın mı?
Çok acıyor. Acıdan gebereceğim.
İşte.
Ameliyatı sen yap.
Choi Chiung'un bana yaptırdığı ve yaptığım her şeyin
tüm kanıtları bende.
Sen ameliyatı yap,
ben de kanıtlarla birlikte teslim olacağım.
Bu yüzden
sen de sözünü tutsan iyi olur.
Evet, tutacağım.
Ameliyatı yapacağım. O bir hasta ama
bu seni affettiğim anlamına gelmez.
Bunu merhametinden yapmıyorum,
doktor olduğum için yapıyorum.
Yaptıklarının bedelini ödeyeceksin.
Onu hemen nakletmeliyiz.
Hayatım.
Gyeongae, dikkatli ol.
Cevapsız Arama: Seyun
Baba, benim.
Hemen acil bir ameliyat yapmam gerekiyor.
Ne acil ameliyatı?
Sen ne saçmalıyorsun?
Güvenilir küçük bir ekibe ve hazırlanmış bir ameliyathaneye ihtiyacım var.
Bekle. Kimi bu kadar acil ameliyat edeceksin?
- Kim Gyeongae. - Ne?
Ne... Neden onu ameliyat edeceksin?
Baba, detayları sonra anlatırım.
Lütfen bunu benim için yap.
Anladım.
Hemen ayarlıyorum.
Anladım, teşekkür ederim.
- Alo? - Selam hayatım.
Şu anda neredesin?
Telefonun neden kapalıydı?
Çok özür dilerim. Acil bir iş çıktı.
- Ne oldu? - Seyun
şimdilik sizinkilerin evinde kalabilir misin?
Birdenbire ne oldu?
Taeju
neler oluyor?
Yine başın belada değil, değil mi?
Hayır, değil. Kesinlikle öyle bir şey değil.
O zaman bana neler döndüğünü anlat.
Bilirsin, sadece
son zamanlarda olan bitenlerden dolayı içimde kötü bir his var.
Ailenin yanında kalırsan daha rahat hissederim.
Tamam.
Ama Taeju.
Evet.
Yine her şeyi tek başına üstlenmeye çalışma.
Hiç bir şey paylaşmayınca
işlerin daima daha kötüye gittiğini artık anladım.
Öyle bir şey yok.
Tamam. Hoşça kal.
Pyeongwon Cenaze Evi Pyeongwon Bakımevi
Acil Servis
Evet, o arabada.
Tamam hanımefendi. Gidelim.
Dikkatli olun.
Hanımefendi, şimdi adım adım yürüyün. Dikkatli olun. Dikkat edin.
- İşte. - Yatağa uzanın.
- İşte. - Arkanıza dikkat edin.
- Tamam, biraz daha. - Gidiyoruz.
Hayatım.
Bu ameliyattan sonra tamamen iyileşeceksin.
Beni bekle, tamam mı?
Burada bekleyeceğim.
Tamam.
Onu kurtar.
Lütfen.
Ben yapmam gerekeni yapacağım.
Sen de ne yapman gerektiğini iyice düşünmelisin.
Yasak Bölge Sadece Yetkililer Girebilir.
Bizim gerçekten
birbirimizden ayrılmak kaderimizde yok.
Komik değil mi?
Ölümüne nefret ettiğin birini
kendi ellerinle iki kez kurtarmak zorunda kalıyorsun.
Ama lütfen kurtar.
Yaşamak istiyorum.
No comments yet. Be the first to leave one.