Yalancılar ve Mumları

Yalancılar ve Mumları

Baixar Legenda em Turkish

Temporada 1

Informações de lançamento

Yalancilar ve Mumlari S01 E03 (3 Bolum)
Um comentário por elbird

Tags

other
Publicado em: 2022-02-02
Downloads: 19
Deficientes Auditivos: No

Pré-visualização das legendas em Turkish

As primeiras 198 linhas.

Kim var orada?

Dur.

-Biziz. -Memur Bey...

...hayırdır? Bir problem mi var? -Asıl size hayırdır, hanımlar?

Bir ihbar aldık. Buralardan sesler geldiğini söylemişler.

Ne yapıyorsun bu saatte burada?

Kızlar...

...nerede ya? Bulamadınız (***) bitti bile.

Parti kalabalıklaşmış.

-Parti mi? -Biz binadan sorumluyuz.

Bina restorasyondan geçecek de.

İşi de biz bugün yeni aldık. Öyle kendi aramızda bir kutlayalım dedik ama...

...çok gürültü falan olduysa hiç problem değil.

-Hemen gidebiliriz toparlanıp. -Evet, biz sizi hiç meşgul etmeyelim.

Biz eşyalarımızı toplayıp, hemen gidelim buradan.

-Tabii, bence de gidelim. -Kimse yerinden kıpırdamasın.

İhbar kayda geçtiğine göre etrafa bakacağız.

Biz işimizi halledene kadar hiçbir yere ayrılmayın lütfen.

Önce kimlikleri bir alayım.

-Ee... -Burada bir şey var.

İnsan bazen...

...yolun sonuna vardığını hisseder.

Bir adım daha...

...sonrası uçurum.

İşte o büyük yarda...

...her şeyin kıyısında durduğu o tuhaf anda...

Çoğu fani aşağı bakar.

Ve içinden şöyle geçirir.

Dünya güzeldi...

...ama hayat...

...biraz daha talihli olabilseydi...

-Engin! Engin! -Ne oluyor?

-(Erkek) Çekilsene be! Manyak mısın? -Engin!

-Ya bırak! -Engin!

Bırak! Engin! Engin bırak!

-(Yakup) Elif! -(Erkek) Yüzüm!

-Ne oluyor burada? -Gösteririm ona ben!

Ah, kolum! Ah, kolum! Elif iyi misin?

Bir şey yaptılar mı sana?

-(Erkek) Kolumu bırak! -Tamam, sus!

Eşkıya gibi kapıdan girdi, yüzümüzü tırmaladı.

-Engin falan yok. Bak istersen. -Bak, Elif.

-(Yakup) Geç, bak. -(Erkek) Kolum!

Kıpırdama, sakın! Dur!

-(Yakup) Elif var mı kimse? -(Erkek) Kolumu bırak.

Var mı kimse?

Elif var mı kimse?

-Yok. -(Yakup) Emin misin?

-(Erkek) Yok dedim size, yok! -Kusura bakmayın, ne olur.

Özür dilerim, ben...

Gel. Geç sen bu tarafa.

Of... Ah...

Bir şeyin yok, değil mi?

Ne kusura bakmayalım bacım ya! Baksana hâlimize, bizi ne hâle getirdin!

Yok diyoruz sana Engin falan.

Sizden başka kimse yaşıyor mu bu binada?

Kim otursun burada! Biz de geçici bir süreliğine buradayız.

Bize bu adresten telefonlar geliyor. Siz mi arıyorsunuz yoksa?

Abiciğim ben kendi ailemi arayamıyorum.

Para yok ki bir telefon alalım. Hem ben seni ne diye arayayım ya?

Ah...

-Ne kadar zamandır burada oturuyorsunuz? -İki üç haftadır filan.

Sizden önce kimse oturuyor muydu peki?

-Yok. -Ne?

Yok. Kimse gelmedi. Kimseyi görmedik.

Kusura bakmayın, ben gerçekten özür dilerim.

-Tamam, neyse ya. Git hadi. -Hadi, Elif.

İyi, tamam. Hadi, Elif.

-Ah... -Manyak mıdır nedir (***)!

Adresi gönderdiğinde sizi sokağın civarındaydım.

Yakınız zaten. Komşu sayılırız.

Yolumun üstü yani.

Oradan geçerken seni gördüm. Taksiye binişini filan.

Şeytan dürttü.

Dedim acaba verdiğim adrese mi gidiyor bu saatte tek başına?

Akıl kârı değil ama... Yapmaz dedim. Yine de takıldım taksinin peşine.

Taksinin girdiği yönü de görünce hâliyle geriye dönemedim.

Hay Allah! Canını sıkacak bir şey mi söyledim yoksa?

Elif?

Yok.

Bu ara hep böyle.

Sürekli de sana denk geliyor. Kusura bakma.

Biliyor musun, biz Engin'i denize gömdük.

Gıyabında yani.

Kızlar bir veda düzenleyelim dediler.

Denizcilere yapılan türden. Arkasından çiçek attık.

Ama olmadı. Vedalaşamadım işte, bak.

Burada da değil. Orada da değil.

Hiçbir yerde değil.

Aramaların geldiği adres orası görünüyordu.

Ama demek ki orada değil.

Yani bilmiyorum. Belki de...

Belki de?

Oradaydı ama artık değil.

Ne desem boş.

Ama sadece bir şarkı, iki sene önce ölmüş birinin...

...yaşadığına inanmak için yeterli değil bence.

Eğer elinde yeterince kanıt yoksa.

Var mı?

Yaşadığını düşünmene başka sebep?

Yok.

-Her şey için teşekkürler. Gerçekten. -Ne demek! Lafı olmaz.

-İyi akşamlar. -İyi akşamlar.

Alo?

Benim, ben.

Tarlabaşı'nda mısınız hâlâ?

Tamam, yarım saate sonra konuştuğumuz yerde buluşalım.

Emanetinizi vereceğim.

Aa! Anne geldi? Gel bakalım.

-Ceyda? -Hoş geldin.

Aramışsın. Geri döndüm ama ulaşamayınca gelip bir bakayım dedim.

Oh! Oh, benim mis kokulum! Sıkıldın mı anneciğim?

Aa! Ne münasebet! Benden sıkılacak terbiyesiz...

...daha anasının karnından doğmadı, değil mi?

Şerife Hanımlar nerede?

Sen öyle çıkınca; dedim bekleme, ben beklerim. Gitti.

Asıl sen anlat. Nereye böyle gizemli gizemli gitmeler...

...acil işler falan?

Anlatırım.

Biz de yatıyorduk ya zaten. Şimdi bu...

...küçük hanım yarın sahneye çıkacakmış ya...

...şimdi uykusunu alsın da sabah yüzü düşmesin.

Zaten bizim uyku masalımız da yarım kaldı. Tutma bizi lafa.

Anneciğim, Ceydoş teyzen yatırsın mı seni?

Evet, o yatırsın. Onun masalları çok güzel.

100 yıl uyuyan Sumru.

-Tamam. -Hadi tutma bizi lafa.

-Sütünü içti mi? -(Ceyda) İçti.

Tamam, ben de sonra iyi geceler öpücüğü vermeye geliyorum.

Bütün bunlar olduktan sonra uyuyan prenses Sumru...

...yamuk prense dönüp, demiş ki...

Prensin adı neymiş?

Ne olsun?

Ercüment olabilir.

Peki.

Sonra 100 yıl uyuyan Sumru...

...dönüp yamuk prens Ercü'ye demiş ki:

Bana bak, düdük makarnası! Sakın bir daha beni kurtarmaya kalkma!

Ben kendimi kurtarırım. Hatta gerekirse seni de kurtarırım.

Öyle uyurken de yanıma yanaşıp öpmeye falan kalkma, vallahi fena yaparım!

Ben kendim uyanırım. Sen beni uyandıramazsın.

Yürü, taş arabası! Demiş.

Taş arabası ne Ceydoş?

Taş arabası...

Kaba erkeklerin kullandığı arabalara taş arabası diyoruz...

...ve onları gördüğümüz yerde hemen yol veriyoruz...

...ve onlardan kaçıp kurtuluyoruz.

Ulan manyak mısınız siz?

Ne halt etmeye kadını öyle itip kakıyorsunuz?

Abi sen korkut dedin ya.

Ayarsız! Bu mu korkutmak!

-Abi o da bizi... Hem sonra sen de... -Tamam, tamam!

-Al şunu. -Sen de şunu al.

Kusura bakma abi, bilemedik.

İleride başka iş olursa tekrar ararım. Hadi.

Yine bu iş için mi arayacaksın?

Bu iş burada biter, anlaşıldı mı?

Kadına niye o kadar eziyet ettin o zaman?

İz üstünde olduğumu sanıyordum ama o yol bir yere çıkmıyormuş.

Kadının bu geceki hâlini görünce de iyice emin oldum.

-Hadi gidin artık. Kaybolun. -Eyvallah abi, görüşürüz.

Alo?

Bu, Engin Sezer davasının raporunu hazırlıyorum artık.

Adamı sigortaya ölü diye raporlayacağım.

Bir yerlerde yaşıyorsa da karısının bir şeyden haberi yok. O kesin.

Evet, evet. İşin içinde bir alicengiz oyunu yok yani.

Artık eminim.

Sigorta soruşturması kapanmıştır.

Masallar...

...prensesi kurtarmaya gelen beyaz atlı prensleri anlatmayı çok sever.

Ama çoğunun ya kurbağadan geldiğini...

...ya da yarı yolda attan düşüverdiğini pek söylemezler.

Böyle küçük sırları kulağınıza sadece dostlar...

...ve dosttan da öte olanlar fısıldar.

Tekrar söylüyorum. Böyle kendi kendine işler çevirmeye kalkışma.

Ortalığı iyice Elm Sokağı Kâbusu'na çevirdin.

Tamam, yeterince geçtin üstümden. Yeter.

Yetmez. Yetmez de...

...neyse, seni şimdi akşam akşam fazla daraltmayacağım.

Ama bu konuyu seninle sonra konuşacağız. Ben sana söyleyeyim.

Bu arada Yakup mudur nedir! O adama fazla güvenme bence.

Sinsi gibi seni takip etmiş resmen. Kırdım puanını.

-Adama niye taktın şimdi? -Asıl doğru yerde, doğru zamanda...

...kahraman gibi beliren adamlardan korkacaksın hayatım.

Bayram değil, seyran değil; eniştem beni niye öptü? Hadi bakalım!

Neyse, fazla darlamayacağım. Hadi gidiyorum.

Tamam. Çok sağ ol.

-Bir şey olursa da haber ver. -Tamam.

Hadi bye.

Bu kim ya?

-Alo? -(Erkek ses) Engin'in karısı sen misin?

Evet, benim. Siz kimsiniz?

Kim olduğum değil, ne bildiğim önemli.

Anlamadım.

Kocanla ilgili bilmen gereken şeyler var.

Ne? Ne diyorsunuz?

Ama önce bir düşün bakalım, ağzını sıkı tutabilecek misin?

Aradığınız kişiye şu anda ulaşılamıyor. Lütfen daha sonra...

More Turkish subtitles for Yalancılar ve Mumları

Comentários

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left