As primeiras 171 linhas.
Halil...
...oğlum...
...güzel oğlum.
Çok pişmanım annem.
Çok pişmanım. Benim...
Benim kaçıp kurtulmam lazımdı.
Sizi de kurtarmam lazımdı.
Korktum annem, korktum ben, yapamadım.
Ben çok geç kaldım.
Sen haklıydın.
Bu adam öldürecek beni.
Hoş geldiniz.
Hoş bulduk.
Yardımcı olayım.
Zeynep Hanım'la görüşecektim, Zeynep Önder.
Kendisi henüz gelmedi ama isterseniz asistanıyla görüştürebilirim.
Kim geldi diyelim?
Ali Fuat Göreli.
Eylülcüğüm, Ali Fuat Göreli geldi. Zeynep Hanım'la görüşmek isterler.
Tamam, yönlendiriyorum.
Koridorun sonunda, hemen sağdaki oda.
Sizi Eylül Hanım karşılayacak.
Teşekkürler.
Hoş geldiniz.
Hoş buldum.
Ben Eylül. Zeynep Hanım'ın asistanıyım.
Buyurun buradan.
Buyurun böyle.
İçecek bir şey alır mıydınız?
Almayayım, teşekkürler.
Zeynep Hanım ne zaman gelir?
Onun bugün duruşması var.
Ama dilerseniz konuyla ilgili ben yardımcı olayım.
Geldiğinde kendisine iletirim. O size dönüş yapar.
Bir kâğıt kalem alabilir miyim?
Tabii.
Buyurun böyle.
Teşekkür ederim, görüşmek üzere.
Hoşça kalın.
Halil.
Sana birazdan annemin ses kaydını göndereceğim.
Sen iyi misin? Neredesin?
Avukat Zeynep Önder!
Davalı Mina Sarnıt.
Zeynep Hanım bizi bekliyorlar.
Çok özür dilerim.
Aa! Zeynep Hanım nereye?
Aha, arıyor.
Ne diyeceğim lan ben bu adama?
Ben de seni arayacaktım.
Parayı toparlayamadım, biraz eksiğim var ama halledeceğim.
Sen bana biraz daha süre ver.
Benim sana verdiğim süre çoktan bitti Yılmaz Efendi.
Buraya kadarmış.
Kapattığın bütün kapılar açıldı artık.
Halil. Halil.
Yılmaz abi, Yılmaz abi! Senin evi polisler basmış!
Bak yine sözünü dinlemedim anne.
Herkesi topladım buraya.
Bugün hepimiz azat olduk.
Amirim, burada bir iz var.
Kan izi.
Ne oluyor burada?
-Nasıl yaptın lan sen bunu? -Lan...
Nasıl yaptın lan sen? Annemin kanının üstüne nasıl bastın lan?
Bu evde nasıl uyudun?
Al bunu! Aç kapıyı!
Dur, sakin ol.
Bu eve bir daha giremeyeceksin lan.
-Dur, gözünü sevdiğim... -Lan bana bak!
-(Turgut) Kurban olduğum dur. -(Halil) Bu mahalleye...
...giremeyeceksin, duydun mu? -(Perihan) Halil.
-(Turgut) Sakin ol oğlum. -Sana hesabını soracağım dedim lan!
Yürüsene.
Senin maaşını Zeynep mi veriyor? Ben veriyorum!
-Senin patronun benim! -Ne oluyor burada?
Sen nasıl bir insansın?
Ebru ne oluyor?
Zeynep Hanım bu sabahki duruşmasına girmemiş.
-(Caner) Nasıl haber vermezsin? -Şunu tutar mısın?
Caner?
Gel, güne hızlı başladık.
Bunda senin de emeğin var zaten.
Eylül.
Sen dışarı çıkar mısın, ben şimdi geleceğim.
Neymiş Caner?
Zeynep Hanım'ın daha önemli işleri varmış.
Cinayet davalarına bakıyor. Senin de sevgili kayınpederinin davasına.
Bir dakika.
Ne olmuş, adamı tutuklamışlar mı?
Sen nasıl bir adamsın?
Ne diyorsun oğlum sen, Caner?
Ulan oynuyorsun. Bana oynuyorsun, Zeynep'e oynuyorsun...
-Caner! -Karına oynuyorsun...
-Bak, devam etme, pişman olursun. -Pişman mı?
Yok, objektifmiş, yok, gerçeğin peşindeymiş.
Sen tarafını belli edemeyecek kadar cesaretsizsin!
-Sen kaypaksın oğlum! -Öyle mi?
Kaypak!
Al sana kaypak!
Bu kadarla bıraktım, dua et. Daha fazlasını hak ediyorsun Caner.
Ben sana neyi hak ediyorum göstereyim, al!
-Caner! Ne yapıyorsun Caner? -Benim asabımı bozma!
-Bir şey olacak, saçmalama! -Sen kendine gel!
Bak Caner...
...elimden bir kaza çıkacak! -Caner Bey ne yapıyorsunuz?
Bırak! Buradan defol git!
Payını al, buradan çık git lan!
Peki. Bugüne kadar kaç tane davaya girdin?
Burayı açtığımızdan beri sen kaç dava kazandın Caner?
Bak, herkes burada.
Sen ne saçmalıyorsun lan?
Herkes burada.
Çıkın lan dışarı. Çıkın.
-(Caner) Çık! -Tamam arkadaşlar, buyurun.
Çıkın.
Biz Caner Bey'le konuşarak hallederiz.
Sen milletin arasında ne saçmalıyorsun?
-Bana vurdun, değil mi? -Sakin ol Caner.
Ayrıca o işler öyle ofiste oturup...
...karşı odayı kesmeye benzemez be Caner.
Ya.
Bu arada ayrılmak istiyorsan da...
...kapı açık. Ben buradayım.
Hadi bakalım.
Evet arkadaşlar, konu kapandı.
Caner Bey sakinleşecek.
Siz de dağılabilirsiniz. Çantayı odama gönderin lütfen.
Ne olacak şimdi?
Bizlik bir şey yok. Biz ifademizi verdik...
...tutuklama talebinde bulunduk.
Şimdi babanın ifade vermesini bekleyeceğiz.
Pardon.
-Efendim Eylül? -Alo, Zeynep abla.
Gelsen iyi olur, burada ortalık iyice karıştı.
Eylül sen ağlıyor musun?
Caner Bey davaya girmediğini duyunca çıldırdı.
Bana da ağzına geleni saydı.
Sonra Kıvanç Bey geldi, onunla da kavga etti.
-Hem de yumruk yumruğa. -Tamam.
Sen şimdi odada bekle, dışarı çıkma.
Ben gelince gerekeni yapacağım, tamam mı?
Tamam.
Bir sorun mu var?
-Benim bu sabah bir duruşmam vardı. -Ee?
Girmedim. Büyük ihtimalle de davayı kaybettik.
Caner çok sinirlenmiş.
-Ofiste esip gürlemiş. -Sen niye girmedin ki?
Çünkü sen aradın. Benim de bir tercih yapmam gerekiyordu.
Anladım.
Bence doğru tercih. Kafanı yorma.
Eylül gelebilir miyim?
Tabii ki.
Ben...
Olanlar için kusura bakma.
Caner adına da özür dilerim. Böyle oldu.
Bu gerçekten bir anda gelişen bir durumdu.
Peki bir şey soracağım, Zeynep Hanım bana her şeyden bahsetti.
Olanlardan haberim var yani.
Ne oldu, bu şantajı yapan kişi yakalandı mı?
Evet. Evi de aramışlar.
Kan bulunmuş, şu an gözaltında.
Kan mı bulunmuş?
Ben müvekkilimle yalnız görüşebilir miyim?
Müsaade eder misiniz lütfen?
Yalnız Avukat Bey, içeri yiyecek ve içecekle girmek yasak.
Zaten bitiyor, problem olmaz. Teşekkür ederim.
Rica ederim.
Yapacak hiçbir şey yok.
Eninde sonunda buraya geleceğimiz belliydi zaten de...
...benim anlamadığım, ne oldu da...
No comments yet. Be the first to leave one.