The first 200 lines.
SPOOKY IN LOVE
Arabası Haedam Göleti'nin yanında iki saat park hâlinde kaldı
ve sonra gişeleri geçip yedi kilometre gitti.
Gece saat birde
Sanggok-myeon civarında bir yerde
kayıp kişinin telefonu kapatıldı. Yani…
Evet?
Nerede?
Kim var orada?
Kadın mıymış?
Demek sensin.
Suçlu daima suç mahalline dönermiş.
Hiçbir kadın tek başına bir cesedi buraya getiremez.
Suç ortağı mı var?
Bunun için mi geldin?
Kurbanın telefonu mu? Bırakın onu.
Bırakın.
O…
Lanet olsun.
Senin gibi insanlar beni çok yoruyor.
Senin gibi insanlar yüzünden yorgun olma şansım yok.
Senin gibiler için yasalar bir lüks.
Bana yasaları mı öğretiyorsun?
-Çok komik. -Bırak beni.
-Ne sanıyorsun… -Durun.
Kıpırdamayın!
Bu saatte burada ne işiniz var?
Vay be. Karanlık ve gözlerden uzak bir yer olsa da
biraz ileri gitmiyor musunuz?
-Öyle değil! -Öyle değil!
Lanet olsun.
Çok iyiydiniz çocuklar. Siz artık gidebilirsiniz.
Dokunma bana.
Nitelikli saldırı suçu işliyorsun.
Dürtmek nitelikli saldırıysa tekme atmak ne oluyor?
Durup dururken ortaya çıkıp garip şeyler yaptın.
Asıl garip olan sensin.
Bu saatte burada ne işin var ve cesedin yerini nasıl öğrendin?
-Cevap ver. -Savcı Ma.
Merhaba.
Evet, nereden biliyordun…
Ne oluyor ya? Nereye gitti bu?
Ne? Kim?
-Nereye… -Kim? Ne?
Demin konuştuğum kadını görmedin mi?
Ne kadını ya? Yapma, beni korkutuyorsun.
Kapüşonu vardı.
Bırak şimdi. Hayalet mi gördün?
İşte bu yüzden sana erken yat diyorum.
Bir dakika önce burada duruyordu.
Tabii, tabii.
Arayan kişi cesedin burada olduğunu nereden biliyormuş?
İhbarı kim yaptı?
Cesedinin geç bulunmasına kızdığını biliyorum
ama katil cezasını çekecek.
O yüzden boş ver ve git.
Bir sonraki hayatında iyi biriyle evlen.
Peki gerçekten bir sonraki hayat var mı?
Bu hayatım bana çok berbat geliyor.
Bana ikinci bir hayatım olacağı
söylenseydi belki…
Bir saniye. Nereye gitti bu?
Hemen gittin mi?
Önce bana cevap veremez miydin?
Bu soruyu sorunca neden birden yok oluyorlar?
Aynı tarafta değil miyiz? Aramızda bir dostluk var.
Yok mu?
Yok herhâlde.
Yeo-ri.
6 YIL ÖNCE
Ne oldu? Beğenmedin mi?
Bunu gerçekten istiyor musun?
Benimle olduğun sürece
hep korku ve dehşet içinde yaşayacaksın.
Senin de hayatının bir parçası olacaklar.
O meseleyi biliyorum.
Elini uzat.
Sorun yok.
Hiçbir şey olmayacak.
Sırada iş dünyasından haberler var.
Reina Otel ve Tatil Köyleri'nin vârisi Cheon Yeo-ri'yle Cha ve Yul Hukuk Bürosu
ortağı Cha'nın en büyük oğlu Cha Gi-u
bugün nişanlanacaklar.
Çift bu yılın başlarında
ortak bir arkadaş vasıtasıyla tanıştı ve evlenmeye karar verdi.
İş ve hukuk dünyasının iki prestijli ailesi arasında
gerçekleşecek evlilik herkesin dilinde.
Nişan, Reina Oteli'nin Siena Salonu'nda, aile arasında yapılacak.
CHEON YEO-RI VE CHA GI-U BAŞLANGICIMIZA HOŞ GELDİNİZ
Kusura bakma.
Evden erken çıktım ama trafik korkunçtu.
Olsun, geldin sonuçta.
Herkes bekliyor. Gidelim.
Bugün çok güzelsin.
Gidelim.
Nişan yüzüğü.
Arabada kaldı galiba.
Hemen dönerim.
Neler oluyor?
Hey. Kendine gel.
Kimse var mı?
Asansörü su basıyor!
Kimse var mı? Asansörü su basıyor!
Kimse var mı?
Lanet olsun.
Gi-u.
-İyi misin? -Yaklaşma.
-Gi-u. -Orada kal!
Sadece elini tutarak lanetleneceğimi
düşünmemiştim.
Yeo-ri.
Beni affet.
Seninle evlenebileceğimi sanmıyorum. Üzgünüm.
Onunla çıkmayacağım.
Yeo-ri'yle bir daha görüşmeyeceğim.
Hayatım boyunca bir daha
hiç kimseye dokunamayacağımı o anda fark ettim.
Kimseye bel bağlamamam, hatta kimseden
bir şey beklememem gerektiğini de.
Yine o an bir karar verdim.
Ruhların yanıma gelmesini engelleyemeyeceksem onlardan
rahatsız olmamayı öğrenmeliydim.
Onları sevmeye başlamasam da
en azından onların yanında korkmaktan
vazgeçmeliydim.
SPOOKY IN LOVE
1. BÖLÜM
Bu davada taraflar arasında
bir bağlantı olduğu anlaşılmakla birlikte,
ceset ya da cinayet silahı gibi
doğrudan deliller yerine sadece dolaylı deliller mevcuttur.
Yargılamada delillerin esas alınması ilkesi çerçevesinde
bir hükme varmak için yeterli delil
olmadığı sonucuna ulaştık.
Sanık, lütfen ayağa kalkın.
Dava No. 5410-Badan-1651.
Hükmü açıklıyorum.
Jang Eun-ju'yu öldürmekle suçlanan Sanık Park Seung-jae'yi
suçsuz bulduk.
-Ne? Suçsuz mu? -Dava sona ermiştir.
Bravo. İyi iş çıkardınız.
Çok iyiydiniz.
Kaybetmek nasıl bir duygu?
Temyize gideceğim.
Aptallığın tedavisi yok derler.
Hâkimin ne dediğini duymadın mı?
Deliller esas alınıyor ve elinde ceset yok.
Maddi deliller getir, dolaylı zımbırtılar değil.
Şu anda delil olmasa da gelecekte olabilir.
Temyizden önce delil bulup seni içeriye tıkacağım.
-Usulüne uygun şekilde. -Her neyse.
Yenilgiyi kabullenmek zor tabii.
Sen sevgili yasalarına uy.
Ben ne istersem yapacağım.
Savcı Ma.
BAŞSAVCI NAM SANG-HO
Ne yapacaksın?
Temyiz gerekçesi yazacağım.
Ortada ceset yokken adamın gömleğindeki kan damlasına dayanarak mı?
Of be Gang-uk…
Beni temyizden vazgeçirmeye çalışmayacaksınız ya?
Park Seung-jae'nin babası Park Jin-dong
milletvekili ve iktidarın cumhurbaşkanı adayı.
Yukarıdan emir geldi bile.
Peşini bırakman lazım.
Biraz destek veremez misiniz?
Dırdır…
Dırdır etmek gibi bir niyetim yok, ama…
Söyleme o zaman. Her zamanki nutkunu ezbere biliyorum.
Daebak Bankası yolsuzluk davası.
YOLO City emlak dolandırıcılığı davası.
Bitmedi.
Seojin İnşaat siyasi rüşvet davası.
Korkunç baskıya rağmen
gözünü bile kırpmadan hepsini mahkemeye götürdün.
Yetmezmiş gibi,
hiç geri adım atmadan hepsine büyük cezalar aldırdın.
Seni deli herif. Hepsini tek başına yaptın.
Bütün işi sen yaptın ama bütün övgüleri ben aldım.
Kabul ediyorum.
Ama Gang-uk…
Her şeyi boş verin ve yasalara uymama izin verin.
Aman Tanrım…
Ah, gözlerime ağrı girdi.
CEZAİ TAKİBAT 12, BAŞSAVCILIK
Şimdi ne yapacaksın?
Pes etmek…
…bir seçenek değil. Savaşmalıyız.
-İzninle. -Tabii.
PANG HANIM
Pang Hanım niye arıyor?
Alo?
O bugün müydü?
Biraz meşgulüm. Keşiş dualarını uzaktan okusa…
Benim yerime gitsen?
Ama ben de kiliseye gitmeyi düşünüyordum.
Bence gitsen iyi olur.
Büyükanne.
Doğru dürüst yap. Kalbini vererek.
Daha ne kadar devam etmem lazım?
No comments yet. Be the first to leave one.