The World of Love

The World of Love (세계의 주인)

Download Turkish Subtitle

Release info

The World of Love 2025 1080p WEB-DL AAC 2 0 H264
A Commentary by dikistutmaz
23,976 fps

Tags

webdl
Published on: 2026-05-05
Downloads: 135
Hearing Impaired: No
FPS: 23.976

Turkish subtitle preview

The first 200 lines.

THE WORLD OF LOVE

- Lee Jooin. - He?

Aşkı abartma, tamam mı?

Yura, bu eskizleri abartma!

Vay, bunlar gittikçe daha da...

Oha!

- Geç kaldığım için özür dilerim, sınıf! - Sorun değil!

- N'oldu? - Merhaba Bayan Yang!

Ben geç kaldığımda ders çalışabilirsiniz...

Kollarını sallama.

Topun sekmesine izin ver.

Dirseklerin 90 derece bükülü olsun.

Tamam! Tamam!

- Bu 90 derece değil, Jooin. - Kes be!

Toptan korkma!

İşte böyle!

Çok iyiydi, böyle devam et.

Sonuna kadar izle.

Jooin!

Neyi izleyeyim?

- Çekil gözümün önünden! - O gözlere bulaşmam zaten...

Benim kadar güzel olmak kolay mı sanıyorsun?

Bomi, bu işten anlayan birinden ders al!

Buraya gel. Kendini büyük adam mı sanıyorsun?

Öyleyim! Senden daha büyüğüyüm!

Daha uzunum! Daha kocaman bir suratım var!

- Şimdi öldün. - Böyle mi?

Tamam, tamam! Pes ediyorum!

Küstah! Buraya gel!

- Pes ediyorum! - Sana gününü göstereceğim!

İyi misin? Özür dilerim.

Su-ho, özür dilerim. İyi misin?

Biraz sakin olur musun?

Kasten yapmadım...

- Kaptan! Yerine dön! - Tamam!

Okul sonrası derslere katılmıyor musun?

Neyse, zaten kendi başına da gayet iyi idare edersin.

- Jooin! - Efendim?

- Mesleğine hâlâ karar veremedin ha? - Çok zor ya!

Fazla kafana takma. İleride ne yapmak istersin?

Ya da nasıl bir insan olmak istersin?

Bir dakika.

Bu kitap...

- Al. Ye şunu. - Gerek yok.

Babam bahçesinden gönderdi. Bende daha bir sürü var.

Ayrıca...

Jooin, neyin var?

Jooin!

Elmaya alerjin mi var?

- Ondan değil. - Neyden peki?

- Elmalar... elmalar... - N'olmuş elmalara?

- Onlardan aşırı nefret ediyorum. - Ha?

Elma seviciliğini mi seçmeliyim yani meslek olarak?

Şımarık velet!

- Babamı mı arıyorsun? - Evet.

- Cevap vermiyor mu? - Hayır.

Noori, baban çok yoğun çalışıyor olmalı.

Neresi... burası mı?

Burası mı?

Ha, burası acıyor demek...

- Noori iyi mi? - Üzgünüm, sadece bir saniyeliğine çıkmıştım!

Bir şey yok, gerçekten.

Çocuklar, dikkatli olun.

Bayan Song, çocukları sınıfa götürür müsünüz?

- Tabii! - Tamam o zaman.

Seung-woo, gidelim!

Noori, bunu biraz yukarı kaldırayım. Evet.

- Sınıfa gidiyoruz! - Merhaba.

Merhaba, Jooin!

- Biraz daha yukarı... işte oldu! - Anne!

- İçeri gel. - Anne, gitmeliyim.

Kimlik numarası ve adres yeterli.

Aslında vardı, ama bulamıyorum.

Bir saniye lütfen.

- Acıdı mı? - Hayır.

Vay canına, çok acımış olmalı.

Hayır. Hiç de bile!

- Gerçekten mi? - Evet.

Ah!

- Selam, Noori! - Su-ho!

Su-ho? O senin kardeşin mi?

Burada ne işin var?

Bunu ona sen mi yaptın?

Ne?

Yok artık! Ne demek istiyorsun?

Onun yüzünden antrenmanı kaçırdım...

Su-ho, sen misin? Bir saniye buraya gel.

- Vay be... - Tamam!

Geri geleceğim, Noori. Onun yanında kal.

Kusura bakma, akademideydim de...

Kimlik ve adres bilgisi istiyorlar.

- Geldiğin için teşekkürler. - Önemli değil.

- Babana ulaşamadık. - Babam çok meşgul.

- En azından sen buradasın. - Kolu kırık mı?

- Jooin! - Efendim?

Bak, erkek arkadaşını kötülemek istemiyorum ama...

- Ayrıldık. - Şimdiden mi?

- Bu sefer neden? - Birbirimize uygun değildik.

Jooin, bu kaçıncı kez oluyor?

- Bir ay bile dayanamıyorsun. - Sanırım aşkta beceriksizim.

Benim gibi biri için başından beri başarısızlığa mahkumdu...

Bu kadar dramatize etme.

Başlarda kimse iyi değildir. Denemeye devam et.

Bu sefer n'oldu?

- Müstehcen bir şey mi? - Anne ya!

- Sorun değil, anlat bana. - Sorun olmaz mı! Delirdin mi sen?

- Bu konularda uzmanım. - Uzman mısın?

Boş ver, kapat bu konuyu.

Bakın, şimdi bu topu sağ elime alacağım.

Şimdi sol elime alıyorum.

Sonra şöyle üflüyorum...

Vay canına!

Ta-da!

Bay Sihirbaz! Topu görebiliyorum!

- Görüyorum! - Söylemesene.

Çözmüşsün!

Sihirbaz Lee Hae-in, biraz daha çalış.

Bu saatte sana kim mesaj atıyor? Yeni bir erkek mi?

Git işine ya!

İçmeyi bırak artık be kadın! Kaçıncı kutu bu?

Hele hele... konuyu nasıl da değiştiriyor! Kim o?

Hiç kimse.

- Aman be. - Bilmen gerekmiyor!

Bırak da bakayım. Söyle bana, merak ediyorum!

Bu kadar meraklı olma.

Merhaba hanımefendi. Ben Noori'nin babasıyım.

- Bu da ne? Ne zaman oldu? - Bilmiyorum.

- Bir bakayım. - Kaşınıyor!

Ama...

Gerçekten çok üzgünüm, ama sadece bugünlük, 22:00'ye kadar ona göz kulak olabilir misin?

Kahretsin...

- Evet, biliyorum. - Baba!

Merhaba, ben Su-ho. 20:00'de gelip onu alacağım.

Onu alıp akşam yemeğini yedirebilirsin... evet.

Çok teşekkürler.

Neden öyle kekeliyorsun? Ona para ödüyoruz.

Akademin ne olacak? Geçen hafta iki kez ders kaçırdın.

Sorun değil. Hadi git şimdi. Bu burada mıydı?

- Artık büyüdün! - Kes şunu ya! Git hadi.

Jajangmyeon.

Jajangmyeon mu? Onu mu istiyorsun?

- Nereye gidelim? - Uzak bir yere.

Koşma! Dikkat et.

Su-ho!

Geber, tecavüzcü pislik!

- Acele et! - Dur! Koşmamanı söylemiştim sana!

Noori, dikkatli ol.

Cidden, hem tampon hem de ped kullanıyorum!

Bebek bezi de giymeli miyim?

Teknoloji daha iyisini yapamıyorsa, benim gibi biri ne yapsın?

O kadar çok mu kanaman oluyor? Bir doktora görün.

- Göründüm. Bir sorun yok. Rahmim mükemmel! - Peki.

Vay canına, ne kadar da olgunlaşmışsın... Jinekoloğa gidiyorsun...

Ben daha tampon bile kullanamıyorum.

Öyle bir şey o kadar küçük bir yere nasıl sığabilir ki?

O zaman nasıl doğum yapacağız? Ya da ilk kez seks yapacağız...

Hay...

Dinle, seks için bir çözüm var.

Bir kadın tahrik olduğunda, tıpkı erkeğin penisi gibi, klitorisi büyür.

- Olamaz. - Hop.

Bir keresinde eski sevgilimle selfie çekiyordum.

- Kucağında oturuyordum. - Öyle mi?

Ve popomda sert bir şeyin bana batığını hissedebiliyordum.

Heyecanlanmış, gerçekten çok heyecanlanmış!

Hop!

Erkekler bunu gerçekten kontrol edemiyor mu? Bizim kramplarımız gibi mi?

Bunu adet kramplarıyla mı karşılaştırıyorsun?

- Peki jinekolog nasıldı? - Ha?

Duyduğuma göre, bakireysen kızlık zarını yırtmamak için...

...yerine anüsünü muayene ediyorlarmış. Bu doğru mu?

Öyle mi?

Alıcı: Lee Jooin

- Hae-in, evde misin? - Evet!

- Annem nerede? - İş yemeğine gittiğini söyledi.

Ne iş yemeği ya?

Sence annem için endişelenmemiz gerekmez mi?

Anne, hadi ama!

Niye kurutacağı çiçekleri alıp duruyor ki?

Menopoza mı girdi n'aptı?

- Atıştırmalık yiyebileceğini kim söyledi? - Fazla bir şey yemedim.

- Bu gidişle atopin asla düzelmeyecek! - Ama...

- Yeter. 10 dk. sonra aile toplantısı var. - Jooin!

- Yine mi! - Mızmızlanma!

Olmaz. Bugün olmaz!

Bunları ne zaman almış?

Çok eski kafalısın.

Kendin keyif çat, çocukları çalıştır.

- Haa... Jooin! - He?

- Sihir gösterime geliyor musun? - Hayır.

Gelmelisin!

Sesin gür ve bol bol alkışlıyorsun!

Öf be anne ya! Buraya da mı kusmuş?

Neden bu kadar çok içiyor ki?

Geliyorsun!

- Bugün babama mı gittin? - Ha?

Evet.

O nasıl? İyi mi?

Sanırım iyi, ya da eskisi gibi ne bileyim...

Anneme söyleme, yoksa endişelenir.

Biliyorum.

The World of Love subtitles in other languages

More Turkish subtitles for The World of Love

Comments

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left