The first 200 lines.
- Bay Haller olmalısınız. - Yargıç Holder.
Jerry Vincent ile ilişkiniz nedir?
Bürosunu size bıraktı. Trevor Elliott davası da dâhil.
Gözüm üstünüzde olacak Bay Haller.
- Bir dosya bulmalısın. - Hangi dosya?
Jesús Menendez. Cinayetten 15 yıl yedi.
Bir tanık ortadan kayboldu. O olmadan müebbet alacaktı.
En sonunda suçu kabul ettirdim.
Cherry, Glory Days'i tekrar bulmak için yardım istemeye geldim.
Cinayet davamda en önemli tanığımdı.
Dinlenen bir araçta davalarından nasıl bahsedeceksin?
Adamın vardı.
Lockheed Martin'de uzay mühendisiyim.
Bekârım ve Palos Verdes'liyim.
- Yedi numaralı jüri mi? - Tek bildiğim, ona rüşvet verildiği.
Buna da bakmalısın. Carol Dubois.
Sigortacı kadın mı?
Mazereti olsun veya olmasın onda bir şey var.
Müvekkilime dinleme cihazı mı?
Hayatını yeniden kurup sana güvenmemi istiyor musun?
O zaman bana güven.
- O adamı öldürdüğünü söylüyorlar. - Bizi ve bebeğimizi korumak içindi.
Soto, tutuklusun. Yere yat.
Özel Araştırma Birimimiz seni gözleyecek. Orada olduklarını bile anlamazsın.
Sana bir işim var. Çetin Ceviz Casey.
Büromu ara, bir çözüm bulalım.
Cisco'ya selam söyle.
- Jüri bir karara vardı mı? - Evet.
"Sanığın suçsuz olduğu kararını verdik."
Olamaz.
Her şeyi değiştiren o yüzlerce satırlık kodu Lara yazdı. Değil mi?
Dâhi olan oydu, sen değildin.
Bu işin arkasında kim var?
Rüşvetin, Jerry'nin öldürülmesinin, benim takip edilmemin.
Jerry beni hiç haberdar etmedi. Onu kimin öldürdüğünü bilmiyorum.
Aslında pek umurumda da değil.
MICKEY İYİ MİSİN?
Izzy Letts'i madde etkisinde araç kullanımından durdurduk.
Izzy!
Durumu kabullenmeliydiniz.
BİR NETFLIX DİZİSİ
Bir risksin Haller.
Kişisel alma.
Sadece iş gereği.
Ellerini kaldır!
Kahretsin.
Haller?
Destek lazım.
İyisin. Hadi.
Neredesin? Seni arıyordum.
Pardon. Telefonum kapalıydı. Seanstayım.
İyi misin?
Evet, çok sorunsuz olmasa da buraya ulaştım.
Cesedi bulduk. Şahıs hayatını yitirmiş hâlde bulundu.
Sen iyi misin?
- Telefonum kapalıyken bir şey mi oldu? - Belki birkaç şey.
Ama en sevdiğin korumaların burada.
Ne?
Sonra açıklarım.
Kendine iyi bak, olur mu? Dikkatli ol. Dayan.
- Her gün bir adım daha. - Evet.
Anlaşıldı. Griggs, tamam.
İyi misin?
İdare eder.
Sana teşekkür etmeliyim.
Niye buradasın, hâlâ bilmiyorum. Takip mi ediyordun?
Rüşvet olmadığını söylediğinden beri Özel Araştırma Birimine seni izlettim.
- Hâlâ bana güvenmiyordun. - Yalan söyledin Haller.
Sen de biliyorsun.
Şimdi gerçeği söyler misin?
Jerry Vincent'ı öldüreni söyleyebilirim.
Şu an uçurumun dibinde.
Adı McSweeney.
Trevor Elliott'ın jürisinde başka biri gibi davranıyordu.
Rüşvet ona mıydı?
Belki. Yargıca gelen isimsiz mektuptan sonra kayıplara karıştı.
- İsimsiz mi? - Tek bildiğim bu.
Müvekkilin daha fazlasını bilmiyor mu?
Her şeyin arkasında bu adam mı var?
Şu an hiçbir şeyden emin değilim. Tamam mı?
Biri ölmeni istiyor Avukat Bey.
Yerinde olsam onlar tekrar denemeden emin olmaya çalışırdım.
McSweeney mi? Ne olmuş ona?
Daha detaylı araştırın. Geçmişi, her şeyi. Bağlantısını öğrenelim.
- Neye bağlantısını? - Bilmiyorum.
Makinenin dişlilerinden biriydi, makine hâlâ bulunmadı.
- Ne bulabilirseniz bulun. - Peki ya Glory Days?
- Kahretsin. Yarındı... - Mickey, şimdi bunu halledemezsin.
Halletmeliyim Lorna. Tamam mı? Tek bir şansımız var.
- O şans da Glory. - Ben gideyim.
- Ben gidersem daha iyi geçer. - Ne diyeceksin?
Ne gerekirse.
Biraz dinlen. Ben hallederim.
Pislik herif.
- Ne düşünüyordun? - Ne diyorsun?
Niye bir katilin peşindeydin?
Kimsenin peşinde değildim. Şoförümün başı belada sandım.
- Bir dahakine dikkatli ol. - Tamam.
- Senin bir ailen var. - Tamam.
Şu hâline bak.
Ben iyiyim Maggie. İyiyim.
Sen nasıl bir avukatsın böyle?
Müvekkilleri için ekstra çaba gösteren türden.
Bazen çok pislik oluyorsun.
Seni kaybettiğimi sandım Mickey.
Önce kaza, sonra haplar. Şimdi bu olunca yine seni kaybettim sandım.
Maggie, dinle. Beni hiç kaybetmeyeceksin.
HAYLEY BİTMEK ÜZERE
- Kahretsin. - Ne?
Bu Hayley olmalı. Onu alacaktım.
Ne olduğunu biliyor mu?
Hayır, daha bilmiyor. Ama...
- Aile dedin. - Ne?
Az önce "Bir ailen var" dedin.
Tekrar denemek istiyorum.
Ailemizi geri istiyorum.
Yine pazar günü yemek yiyelim.
Fikrimi değiştirmeden kabul et.
- Tamam. - Peki.
RAJ DIŞARIDAKİ BARDAYIM.
Margarita. Buzlu. Bol tuzlu.
Gloria? Adın Gloria, değil mi?
- Sen kimsin? - Avukat Mickey Haller'ın çalışanıyım.
- Bana tuzak mı kurdunuz? - Hayır.
Lütfen. Beni dinle.
- Kapışalım mı? - Kavga etmeye gelmedim.
Sadece konuşmak istiyorum. Beş dakika.
Buyurun hanımefendi.
Bunu bitirene kadar vaktin var. Havaalanına taksiyle döneceğim.
Tamam.
Jesús Menendez masum. Sen de biliyorsun.
Bu ve 10 dolara bu içkiyi alırsın.
Müvekkilin için üzgünüm ama ben kahraman falan değilim.
Beni rahat bırak.
Tamam.
Hemen bir şey sorsam?
Hiç çılgınca bir şey yaptın mı?
Mobilya satıcısına
sevgili rolü yapmak için Vegas'tan geldim.
Sence?
Birkaç yıl önce çılgınlık yaptım.
Hukuka başladım.
Bu niye çılgınca? Patronun avukat.
Ailemde kimse üniversiteye gitmedi.
O yüzden gergindim. Mickey'ye bile söylemedim.
Sonra ne oldu?
Okul çok uğraştırdı. Ama derslerimi sevdim.
Haksız Fiil dersi komik gelmişti,
dil bilgisi konusu gibi ama görülen zararlarla ilgiliymiş.
Fiziksel, duygusal, ne olursa.
Profesörüm beni yetenekli bulmuştu. Avukat gibi düşünüyormuşum.
Yapabileceğimi düşünmemi sağladı.
Bu benlikmiş gibi.
Sonra bana asıldı.
Bir gece ofisinde işi ileriye taşıdı.
Tahmin edeyim, oradan çıktın.
Öyle mi?
Yine öz güvenini kaybettin. Kendinden şüphe ettin.
Evet.
Bunları kitap kulübünde anlat. Beni anlamıyorsun, anlayamazsın.
Korkmanı anlıyorum. Konuşmak istememeni anlıyorum.
Sana saldıran adam hâlâ serbest.
- Sana zarar verdi. - Hiçbir erkek bana zarar veremez.
- Ben kendimi korurum. - Ya öldürülen diğer kadın?
Martha Renteria. Sen bu psikopattan kaçtın. O kaçamadı.
Arkadaştınız, değil mi?
O yüzden Mickey'ye yanlış kişiyi yakaladıklarını söyledin.
Korkmanı anlayabiliyorum
ama Mickey seni güvende tutar.
Bir kere doğru şeyi yapmıştın. Dostun için.
Çılgınca olsa bile.
Yine yapmak istersen yerimizi biliyorsun.
Veya kaçmaya devam et.
Ben Michael Haller. Mesaj bırakın.
Merhaba. Benim.
Sadece hâlini hatırını soracaktım.
Müsait olunca ara.
- Nasılsın? - Merhaba.
Bir sorun var. Soto'nun itirafının olduğu kayıt bozuk.
Dosya hasarlı.
Ne? Kahretsin.
Tanya'nın ifadesi lazım. Kaydı destekler.
Olmaz. Anlaşma yaptık.
Eski eşin bundan kârlı çıkmış.
Seçeneğim yoktu. Hamile bir kadını Soto'ya karşı kürsüye çıkarmam.
Tüm itirafı duydun, sen de ifade verebilirsin.
- Bunu daha önce yaptın. - Tabii.
Hiçbir detayı atlamak istemiyorum.
Ben de öyle. Peki, dilekçe yazmam lazım.
- Bir şey var mı? - Glory Days'siz mi? Yok.
- O ne? - McSweeney hakkında bilgi istedin.
- Gözüne çarpan bir şey var mı? - Eski askermiş.
Missouri'den buraya 14 yıl önce taşınmış.
Sabıka kaydı kabarık ama ne aradığımı bilmeyince
- bağlantı bulmak zor. - Benim için de öyle.
Bu adamı peşine Trevor mı taktı?
Bilmiyorum. Şu an her şey mümkün.
- Posta geldi. - Çoğunlukla faturalar mı?
Bu hariç. Jüri görevine çağrıldın.
- Hiç seçilmemiş miydin? - Savunma avukatı olunca.
No comments yet. Be the first to leave one.