The Umbrella Academy

The Umbrella Academy

Download Turkish Subtitle

Season 4

Release info

The Umbrella Academy S04 NF WEBRip x264-GalaxyTV
A Commentary by BartuW

Tags

webdl
Published on: 2025-08-30
Downloads: 28
Hearing Impaired: No

Turkish subtitle preview

The first 200 lines.

Elinizi çabuk tutun çocuklar. Bir görevimiz var.

Bir Numara, çocukları topla.

Hadi, kaldırın kıçınızı. Diego, oğlum.

Ben kıçım hep kalkıktır.

Hadi çocuklar. Hadi.

Şaka mı bu Klaus? Rehabilitasyondan yeni döndün!

California tipi ayıklık bu Allison.

Hadi çocuklar. Acele edin.

Babam bekliyor!

Ben!

-Neden giyinmedin? -Ben gelmiyorum.

Ama bir kişi eksik oluruz.

Rahat ol. Benim yerimi Vanya alabilir.

Yardım etmek istiyorum.

-Baba? -İspiyoncu.

Altı Numara. Neden giyinmedin?

Gelmiyorum diyor.

Sen ne yaptığını sanıyorsun?

Bu görevde yardım edebilirim diye düşündüm.

Hemen çıkar şunu.

Gülünç görünüyorsun.

Moldovalı bir silah tüccarı ölümcül yeni bir silah ele geçirmiş.

Silah bir nakliye konteynerinde alıcı bekliyor.

Sizin göreviniz, anlaşma yapılmadan önce

silahı bulup yok etmek.

-Komuta Bir Numara'da. -Ya ben? Ben ne yapayım?

Soru sormayı bırak.

Çocuklar, ne olursa olsun

silah konteyner içinde kalmalı.

Hiçbir koşulda

konteyneri açmayın.

Anlaşıldı mı?

Pekâlâ.

Vakit geldi çocuklar.

Kemerlerinizi bağlayın.

Kalkışa hazırlanın.

Düşman, saat üç yönünde.

Gidelim.

Evet, bu. Hadi.

Çocuklar!

Gidin, ben hallederim.

-Ben, emin misin? -Hallederim.

Peki. Diego, Allison, Klaus. Siz benimlesiniz. Gidelim.

Orada biri mi var?

Korkma.

Yardım etmeye geldim. Adın ne?

Jennifer.

Benim adım Ben.

Seni oradan çıkaracağım. Bana güvenebilir misin?

Elimi tut.

Ben, sen ne halt ediyorsun?

Burada biri var. Onu çıkarmalıyız.

Planda bu yoktu.

Ne olmuş? Masum bir kızı patlatacak mısın?

-Ama babam dedi ki… -Babam umurumda değil!

Ona yardım etmeliyiz.

Ben, dur!

Kahretsin!

Baba, bir sorunumuz var.

Baba?

Tamam, gidelim. Ben.

Konteyneri açmayın demiştim.

Baba?

Aman tanrım.

Kardeşimizi öldürdün!

Jennifer'ı da.

-Orospu çocuğu. -Çocuklar!

Öfkenizi bana yöneltmeniz doğru değil.

Bu korkunç eylemi

diğer Sör Reginald Hargreeves'in gerçekleştirdiğini

size hatırlatmak isterim.

Neden bahsediyorsunuz?

Biz çocukken, diğer Hargreeves Ben ve Jennifer'ı öldürmüş.

Bunun için çok geçerli bir sebebi vardı.

Onlar iki masum çocuktu!

Hiçbir şey yapılmasa

felaket bir olay zinciri başlatarak

insanlığın sonunu getireceklerdi.

Senin de o Hargreeves'ten farkın yok.

İkiniz de psikopatsınız!

Onun suçu değil.

Kardeşinizle o kızcağızın başına gelenler

Reggie'nin suçu değil.

Suç bende.

Yıllar önce

yeni bir element sentezledim.

Evrenin özü.

Marigold dediğimiz parçacık.

Aynı anda

benim haberim olmadan

ikinci bir parçacık yaratıldı.

Durango.

Marigold ve durango etkileşime girince

bir reaksiyona neden oluyorlar.

Fiziksel bir reaksiyon.

Durdurulamaz, geri alınamaz.

Bildiğimiz her şeyi yok eden türden.

Arınma.

Neler olduğunu anladığımda

dünyamız için çok geçti.

Bilemezdin tatlım.

Uyuzluk yapmak gibi olmasın

ama bunların bizimle ne alakası var?

Diğer parçacık

Jennifer'ın içinde.

O yüzden hiçbirinizin

onunla temasa girmemesi gerek.

Girersek ne olur?

Dünyanın sonunu getiririz.

Tahmin etmiştim.

Çocuklar.

Bir sorunumuz olabilir.

-Yavaşla. -Durmamalıyız.

Hayır.

Buraya kadar. Seninle devam etmiyorum.

Nereye gideceksin?

Bir şey düşünürüm.

Nankörün tekini kurtarmaya ne diye zahmet ettim ki?

Güzel soru.

36 saat önce mi tanıştık?

Bu süre içinde iki düzine falan insan öldürdün.

Seni korumak için.

Neyden?

Biliyor musun?

Bunların hiçbirini ben istemedim. Ne olduğunu bile bilmiyorum.

Ama sen ve ben, biz…

Bir şekilde bağlıyız.

Şimdi…

Biraz dinlenelim, sonra birlikte çözeriz.

Lütfen.

Hadi. Buradan gitmeliyiz.

Anlamıyorum. Ben'in gitmesine izin mi verdin?

Ben'in enfekte olduğunu ben nereden bilecektim?

O neydi bilmem.

Aferin Luther. Harikasın.

Kolundaki kızarıklık neye benziyordu?

Bilmiyorum. Sanki…

Klaus'un bir keresinde Ibiza'da kaptığı şeye benziyordu.

Doktor musun? Sadece bekârlığa veda partilerinde mi oluyorsun?

Bana bak!

Ben profesyonel dansçıyım.

Luther, o kızarıklıkta garip bir şey var mıydı?

Hayır. Sadece kırmızıydı.

Bir de parlıyordu.

Nabız gibi atıyordu.

Sence bu anlatmaya değer değil miydi?

Güçlerimizin geri gelmesiyle ilgili sandım.

Hepimize bir şey oluyordu. Bana da oluyordu.

Yeterince duydum.

Aman! Ne yapıyorsun?

-Avlanma zamanı. -Ben'i tekrar öldürecek.

Reaksiyon tamamlanmadan önce konaklardan biri devre dışı kalmalı.

Reaksiyon mu?

Deney farelerinden değil, insanlardan bahsettiğini hatırlatırım.

Reggie, lütfen çocuklarını dinle. Onu öldüremezsin.

Haklı. Başka bir yolu olmalı.

Anladım. Kardeşinize bağlanmışsınız.

Ama burada neyin riske girdiğini anlamıyorsunuz.

Çok geç olmadan harekete geçmeliyiz.

Çeneni kapamaya ne dersin?

Ne cüretle!

Farkına varmanın vakti geldi.

İşleri artık sen yönetmiyorsun ihtiyar.

Aklından bile geçirme!

Sizce bu çocukça numaralar beni durdurur mu?

İstersen bir tık yükseltebilirim.

Viktor, lütfen ona zarar verme!

Neden vermeyeyim? Onun tek yaptığı herkese zarar vermek.

Ben'e, Jennifer'a, bana.

Hepimize.

Ağlak ağlak konuşma.

Bir hayat, koca gezegenden önemli değildir.

Ama karınınki önemliydi.

Üstüne vazife olmayan işlere burnunu sokma.

Jennifer'ın kaçmasına izin verdiniz.

Bu sizin hatanız.

Hayır! Bu senin hatan!

Hayatım boyunca beni gör istedim,

ekibin parçası yap istedim.

Ama sen bana eksik muamelesi yaptın.

Ben de sana inandım.

Beni benden iyi tanıdığını sandım.

Artık bir bok bilmediğini biliyorum!

Başarısız olan sensin!

Bunun sebebi sensin!

Ben'i öldürmene izin vermeyeceğim! Ne şimdi ne başka zaman.

Anlatabildim mi?

Viktor.

Bu kadar yeter.

Bu kadar yeter.

Sen ve baban,

ikiniz de inatçısınız.

Hiç gelmeseydin bari.

Ne oldu?

Ne?

Anlaşılan kardeşinizi bulduk.

Şanslısın canım.

En yetenekli medyumumuz burada.

İyi görünüyorsun şampiyon.

Yarım saate gelirim.

Comments

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left