Monarch: Legacy of Monsters

Monarch: Legacy of Monsters

Download Turkish Subtitle

Season 2

Release info

Monarch Legacy of Monsters S02E06 Requiem 720p ATVP WEB-DL DDP5 1 H 264-NTb
A Commentary by BartuW

Tags

webdl
Published on: 2026-04-03
Downloads: 55
Hearing Impaired: No

Turkish subtitle preview

The first 200 lines.

KAFATASI ADASI 2 HAFTA ÖNCE

TEHLİKE YÜKSEK GERİLİM

Nerelerdeydin?

Yürüyüşe çıkmıştım.

Tek başına mı?

Başka kiminle olabilirim ki?

O ne?

Öylesine karalamalar.

Göster.

Bir tane alabilir miyim?

Bira mı?

Bu, nadir bir an.

- Kampai . - Kampai .

Yarın Cate'i geri aldığımızda bütün bunlara değip değmeyeceğini

öğreneceğiz.

Bir hafta ya da bir ay olsa

Cate'in hayatta olma ihtimali hâlâ yüksekti.

Ama iki yıl oldu.

İki yıl olmayabilir.

O ne demek?

Ya zaman orada aynı şekilde işlemiyorsa?

Ya bir yıl bir günde geçebiliyorsa?

Neden böyle bir şeye inanasın ki?

G-Günü'nden sonra,

o yıl ortadan kaybolduğumda,

bunu daha önce de söylemiştim ama ailemin teorilerini kanıtlamak için

Alaska'ya gittim.

Orada, bir çukur buldum.

İçeri girdin…

Bir gün,

en fazla iki gün…

Sonunda Afrika'da ortaya çıktığımda bir yıl geçmişti.

Bunu neden şimdiye dek sakladın?

Seni korumak istedim ve…

Beni takip etmeni istemedim.

Ama bu zamanı birlikte geçirdik.

Bu çılgın yerde birlikte çalışmak…

Mutluydum.

Sayende…

Sayende o yılı geri aldım.

Affedersiniz.

Bu Hiroshi Randa'nın cenazesi midir acaba?

Evet, bu…

Zook?

Bu mümkün mü?

Er ya da geç konuşmak zorunda kalacağız.

Sürekli düşünüyorum.

Ona veda etme şansı bulamamış olman haksızlık.

Keşke…

Keşke olanları geri alabilseydim.

- Geleceğini bilseydim… - Bilseydin mi?

Ne olacağını sanıyordun ki? Bu bir Titan, Cate.

Orada ne yaptığını söyle.

Bilmiyorum. Kontrol edemedim.

Bana neler olduğunu bilmiyorum.

Bana güvenmek zorundasın.

Babam bunu birlikte çözmemizi isterdi.

Aklını kaçırmışsın.

Babam öldü.

Her şey yolunda mı?

Hayır. Burada her şey yolunda değil.

Dünya Titan alarmı altında

ve kimsenin, ne yapacağına dair hiç fikri yok.

Senin var mı? Monarch'ın var mı?

Godzilla'nın ortaya çıkıp Cate'in pisliğini temizlemesi ne kadar sürer?

Kentaro, çok acı çektiğini biliyorum.

Ama suçlu kim olursa olsun,

savaşmak babanı geri getirmeyecek.

Kentaro.

Önce biz gidelim.

Kentaro.

Kei, eski bir dost merhaba demek istiyor.

Dr. Suzuki.

Dr. Randa.

Binbaşı Shaw bana açıklamaya çalıştı ama görmek…

Benim kadar yaşlı olmalısın ama yine de şu hâline bak.

Biliyorum, kabullenmesi çok zor.

Keşke başka bir nedeni olsaydı

ama ikinizi de gördüğüm için çok mutluyum.

Sen Cate olmalısın.

Hiro bana senden çok bahsetti.

Bekle, ikinizin görüştüğünü bilmiyordum.

Daha fazlası var. Hateruma'ya sık sık gelirdi.

Bu adamın Hateruma'da yarattığı şey olmasaydı

hiçbirimiz burada olmazdık.

Bir ara görmelisin Cate.

Neden şimdi gelmiyorsunuz?

Zorlamak istemeyiz, hayır.

Hayır, lütfen. Onur duyarım.

Bilmiyorum. Monarch o Titan'ı bulana kadar

bu hepimize biraz huzur getirebilir.

Hiro hakkında hikâyeler anlatırız.

Burada ortaya çıkmasını beklemenin kimseye faydası olacağını sanmıyorum.

Lütfen.

Dikkatli ol Hiro.

İşleri yoluna koymanın bir yolunu bulacağım. Söz.

"GODZILLA" KARAKTERİNDEN UYARLANMIŞTIR

Birinci gün.

MONARCH MERKEZİ

- Günaydın. - Günaydın.

Günaydın.

Günaydın Dr. Miura, Bay Randa.

Günaydın.

Alice. Bay Randa'nın yeni sekreteriyim.

Sahi mi?

Tabii ki.

Sizin sekreteriniz poğaça almaya gitti Dr. Miura.

Birazdan döner.

Tamam.

Çok düşünceli.

Tamam. Bu taraftan. Yeni Monarch ofisleri bu tarafta.

Ofisiniz hemen şurada doktor.

İşte geldik.

Vay canına.

Sizinki hemen yan tarafta Bay Randa.

Neredeyse burası kadar güzel.

Evet.

"Bunu mahvetme. General Puckett."

- Adamın kelimelerle arası iyi. - Evet.

Buna inanabiliyor musun?

Üç kıtada Monarch.

Çektiğin Titan fotoğrafları bize bu karakolları kazandırdı.

Sahaya dönmek için sabırsızlanıyorum.

En azından sıradaki seferi planlamaya başlamadan

- bavulunu boşalt. - Tamam.

Ayrıca Titan'ın tekrar ortaya çıkmasına ne kadar var, bilmiyoruz.

- O ne? - Hiro yeni ofisler için yaptı.

Adını Hiro-saurus koymaya karar verdik. Ne dersin?

Tak tak.

- Hey, şu hâline bak, tam teşekküllü. - Evet.

Böyle afili bir yerde, giyinmem gerektiğini düşündüm.

Merhaba Lee.

Kei.

Burayı kutsamamıza yardım etmek ister misin?

Aslında müsaade ederseniz

kadeh kaldırmak istiyorum.

Evet.

Altı yıl önce, sizinle tanıştığımda

ilk düşüncem,

bu ikisinin kendilerini öldürteceğiydi.

Sonra fark ettim ki

aslında sizin beni öldürtme ihtimaliniz daha yüksek.

Ama şimdi çok açık ki

sadece kendinizi koruma konusunda çok yetenekli değilsiniz

aynı zamanda muhtemelen bir gün hepimizi kurtaracaksınız.

Yani şerefe.

Güzel bir kadeh kaldırma ama neden terk ediliyormuş gibi hissediyorum?

Yüzümden okunuyor ha?

Şey…

Başka yere atandım.

- Ne? - Hayır.

Bu çok saçma. Hemen Puckett'ı arıyorum.

Bekle, hayır, yapma. Generalle çoktan konuştum.

Talebimi onaylayan oydu.

- Talebini mi? - Evet.

Evet, üçüncü yıldızını alıyor ve bana ekibinde bir pozisyon teklif etti.

Sanırım hep bu işi birlikte yürüteceğimizi düşünmüştüm.

Sensiz aynı olmayacak Lee.

Çocuklar, Ay'a değil Maryland'a taşınıyorum.

Lojistik umurumuzda değil Lee. Burada mutlu olduğunu sanıyordum.

Mesele benim mutluluğum değil Billy.

Mesele hepimiz için en iyisinin ne olduğu.

O zaman,

Monarch'a.

May?

Selam.

Cenazeye gelmediğim için üzgünüm.

Belki de orada istenmediğimi düşündüm.

Ve bilmiyorum, tüm bu olanlardan sonra,

burada istenmemeyi de anlarım.

Ben…

Cate'le konuşmadın mı?

Hayır. Hayır, önce buraya geldim.

Nasıl olduğunu görmek istedim.

Bu konuda konuşmak istemiyorum. Bir içki alalım.

Yapma.

Bana rapor vermiyorsun.

Baba.

Ne kadar oldu? Üç yıl mı? Dört mü?

- Beş. - Beş yıl.

- Evet. - Vay anasını.

- Evet. - Buraya gelsen iyi olur.

- Konuşacak çok şeyimiz var. - Evet.

ALBAY LELAND LAFAYETTE SHAW II

Oğlumla aynı yerde görev yaptığıma inanamıyorum.

Burası sıkı bir topluluk.

Buradaki kıdemli subayların yarısını tanıyorum. Temel şey.

- Sana iyi bakılacak. - Ne yapıyorsun?

Yeni görevini kutlamak için.

Hayır, yarın ilk günüm.

Akşam saat sekizde bir içki içemez misin?

Hayır, sadece zinde, en iyi hâlimde olmak istiyorum.

Haklısın.

Puckett'ın onayının senin için ne kadar önemli olduğunu biliyorum.

Peki, tamam. Bir tane. Bir içki.

- Bana uyar. Bu ucuz değildi. - Saçmalık.

Peki, bunu konuşacak mıyız?

- Neyi konuşacağız? - Monarch'tan neden ayrıldın?

Evet, bilmiyorum…

Güçlü yanlarımızdan biri değil, anlıyor musun?

Comments

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left