The first 128 lines.
VISIONS SUNAR
Bölüm 4: NAWAAM SALDIRIYOR
Pekâlâ Kwana, hazır mısın?
Siz hazır olduğunuzda hazırım.
Gidelim.
Bizi fark ettiler!
Buraya bizden önce gelmişler.
Bak sen. Sağ çıkabilmişsiniz.
Epey etkileyici.
Fakat sırf sizi bekleyen
karşı saldırı hazırladık.
Bütün gemiler saldırı düzenine geçsin.
Hedefimiz, düşman filosu.
Hayır! Durun! Onlar savaş gemisi değil. Sivilleri taşıyorlar!
Olamaz! Bizi mülteci filosunun önüne geçir!
Onlara kalkan olacağız.
Çabuk!
Sana lanet olsun Nawaam.
Ne kadar ucuz ve korkakça bir hareket.
Bizi ortaya çıkarmak için sivil gemilere saldırıyorsun.
Bütün gemiler mülteci konvoyuna koruyucu bir kalkan oluştursun
ve tahliyeye devam etsin.
Git buradan.
Hipersürücülerini kullan. Konum önemli değil.
Büyük olan onların amiral gemisi olmalı.
Bütün birimler, düşman meteor gemilerine yaklaşın.
Onlara günlerini göstereceğiz.
Yardım edebilir miyim?
Sizi kurtarmaya geldim.
Siz Lah Zhima'sınız, değil mi?
Dört-Dokuz!
Peki sen kimsin?
Adım Ethan. Sizin dostunuzum.
Usta Juro'nun öğrencisiyim.
Anladım.
Kara o ışın kılıçlarını Juro'ya götürmeyi başarmış.
Bir şey seziyorum.
Margrave'in ekibinden olabilir mi?
Çarpacağız!
Çarpışmaya hazır olun!
Dikkat!
Düşman dış duvarı aştı ve ikinci kattaki yedinci koridora girdi.
Bütün birimler çatışmaya hazır olsun.
Kontrol merkezine ulaşmasınlar.
Birini seziyorum.
Ne? Yoksa bir Sith mi?
Makoma Ko'daki mi?
Hayır.
Ne?
Üzgünüm.
Ama ne yazık ki buradan ayrılmam mümkün değil.
En azından şimdilik değil.
Ama şimdi bir fırsatımız var.
Nawaam birliklerinin çoğunu konuşlandırdı, yani şu an gemide kimse yok.
O zaman Bibin'i yok etmeyi planlıyor demektir.
- Evet. - Peki o zaman.
Adın Ethan mıydı? İstersen biraz uzaklaş.
Benimle gel.
Olamaz. Düşman makine dairesine ilerliyor.
Zayıf olduğumuzu düşündükleri yere saldırmaya çalışıyorlar.
Yanılıyorsun. Bence hepsi bu kadar değil.
Hipersürücüyü ya da yakıt deposunu patlatsalar ne olur, düşün.
Tüm gemi paramparça olurdu.
Her şeyi düşünmüş gibiler.
O zaman onları durdururuz.
Senin burada kalmanı istiyorum. Yetki sende.
Juro.
Homen, Kwana, dışarı çıkıp çatışmaya katılacağız.
Hazır mısınız?
Evet.
Kesinlikle.
Sakinliğinizi koruyun!
Hedefimiz hemen ileride.
Bu üzdü şimdi.
Daha çok mücadele edersiniz diyordum.
Her hâlükârda hazır olun.
Nawaam'ın ordusu bu demek.
Görelim gücünüzü.
Durun. Başka taraftan biri saldırıyor.
Makine dairesine bildir.
Hayır, bekle.
İzledikleri yol onları buraya getiriyor.
Kontrol merkezi.
Nereye gidiyorsun?
Onunla burada savaşma niyetim yok.
Oraya gidip onlarla tek başına mı savaşacaksın?
Juro kontrol merkezini korumamı istedi, ben de bunu yapacağım.
Merak etme.
Nawaam!
Üzgünüm, gerisini sana bırakmam lazım.
- Git! - Neden? Ne oldu?
Bir dakika. Sen bir Jedi mısın?
Jedi mı?
Jedi… Sith…
Bu kadar genç birine göre çok eski kelimeler.
Jedi'lar her zaman vardır.
Eski falan değiller.
Anladım.
O zaman sen Lah Zhima'nın kızı olmalısın.
İhtiyar Gennoh'yu gafil avlayan kişi.
Peki sen kimsin?
Babamı nereden tanıyorsun?
Kendimi tanıtmama izin ver.
Benim adım Nawaam.
Lord Lah Zhima da benim ustam.
Ne diyorsun?
Babamın çırağı olsa bahsederdi.
Kendin görmek ister misin?
Saçmalama.
Babamın tek Padawan'ı benim.
Başka kimse olmadı.
Neden yalan söylediğini bilmiyorum ama babamı bana vereceksin.
Lord Zhima sana geri dönmeyecek.
Etkileyici.
Ustamın kızından da böylesini beklerdim.
Yalanlara devam mı?
Ne zamandı peki?
Babam seni ne zaman çırağı olarak aldı?
Çünkü bunu ilk kez duyuyorum.
Direkt ondan eğitim aldığımı hiçbir zaman söylemedim.
Kendi ustası Reno Tsutara'yı
kestiğini gördüğümde bana paha biçilmez bir ders verdi.
İşe o zaman Lord Zhima'yı ustam olarak görmeye karar verdim.
Hatırlıyorum da o anda
öldürme dürtüsü, savaşma arzusu
ve hatta Reno'ya karşı duyduğu merhamet yok olmuştu.
Bütün duyguları yok olmuş,
sonsuz bir boşluk ve hiçlik bırakmıştı.
No comments yet. Be the first to leave one.