INVINCIBLE

INVINCIBLE

Download Turkish Subtitle

Season 4

Release info

Invincible 2021 S04E01-03 1080p WEB h264-ETHEL[tur]
A Commentary by BartuW

Tags

webdl
Published on: 2026-03-18
Downloads: 141
Hearing Impaired: No

Turkish subtitle preview

The first 200 lines.

Peki bu kim?

İmparator Argall!

Diğer hiçbir Viltrumlunun heykeli yokken neden onun var?

Bu onuru hak edecek ne yaptı?

Bizi birlik hâline getirdi.

Gücümüzü o verdi, yıldızlara o çıkardı.

Başka?

Öldürüldü.

-Kim tarafından? -Hain.

İmparator Argall, Hain tarafından öldürüldü.

Vârisleri kayboldu ve Büyük Arınma'da milyonlarcamız öldü.

Sen. Arınma neden iyi bir şeydi?

Şey…

Cevap vermeden önce iyi düşün.

Başarısızlığın bedelini gördün.

Çünkü arınma bizi daha güçlü yaptı.

Doğru.

Argall ölümünde bile bize yolu gösterdi.

Zayıfları aramızdan attık,

kanserin kökünü kazıdık ki güçlüler özgür kalabilsin.

Ve bu bizi…

Bu yüzden bu evren bizim hakkımız ve kaderimiz.

Bunu hak etmeseydik alamazdık.

Hepsi bizim.

Hepsi bizim.

Bugünkü eğitiminiz bu kadardı. Şimdi yiyecek ve barınak bulmaya çalışın.

Yarın gün doğumunda buraya gelin ve savaşa hazır olun.

Aranızdan en az iki kişi ölecek,

yani eğer zekiyseniz bir silah da getirin.

Unuttun, değil mi?

Bugün yetişkinliğe geçiş günün.

Hayatta kalırsan tabii.

Unutmadım anne.

Güzel.

Yeter. İyi dövüştü.

Sen de onun kadar zavallısın.

Umarım bir daha ikinizi de görmem.

Kalk. Artık yetişkinsin. Öyle davran.

Teşekkür ederim

baba.

Temizlen.

Sonra da üniforman ve ilk görevin için kışlaya git.

Argall'ı gururlandır Nolan.

Yakında imparatorluğumuzun dört bir yanına gönderileceksiniz.

Düzen getireceksiniz, itaat ettireceksiniz,

güç göstereceksiniz.

Ailen dayağı çok mu abarttı?

Hayır General.

O zaman belli ki yeterince dövmemişler.

Biri bize korkak silahıyla saldırmaya çalışıyor.

Güzel.

Bu bizi daha da güçlendirir.

Gezegende bunlardan on tane bulundu.

Asteroit süsü verilerek savunma hattımızı aşmayı başardılar.

Özel olarak Viltrumlu DNA'sına

saldırması için tasarlanmış biyolojik bir silah taşıyorlardı.

Son derece bulaşıcı ve fazlasıyla öldürücü.

Bilimcilerimiz buna "Felaket Virüsü" adını verdi.

Şimdiye dek, bu virüse maruz kalanlar için

karantina dışında bir çözüm bulamadık, yani zor bir durum.

Bunu kimin yaptığını araştırıyoruz

ve onları yaptıklarına pişman edeceğiz.

Yüce Naip, emirleriniz nedir?

Hastaları karantinaya alın,

sonra gezegeni ablukaya alın ve virüsle ilgili bir şey bilen

Viltrumlu olmayan herkesi yok edin.

Düşmanlarımız zayıf yönümüzü asla bilmemeli.

Sözleriniz emirdir.

Virüsün ilk vurduğu andan bu yana hâlâ tedavi ya da ilaç bulamadık

ve virüsü kimin çıkardığını da bilmiyoruz.

Yayılım nihayet yavaşladı

ama bunun sebebi de kalan bütün Viltrumlulara bulaşması.

Geriye sadece iyileşen az sayıda nüfusumuz kaldı.

Ama hayatta kalanlar bile tehlikeli bir güç, dayanıklılık

ve rejenerasyon kaybı yaşıyor.

Kaç ölümüz var?

-Sayı oldukça… -İkinciye sordurma.

Milyarları buldu.

Ama durum bundan daha da kötü.

Kalan sayımız o kadar az ki

yeni yavrular sakat ve kusurlu doğacak.

Bu ırkımızın sonu demek Naip.

Hayır, yanılıyorsun.

Kayıplarımızı onurlandıracak, ne pahasına olursa olsun toparlanacak

ve bizi bitirebileceklerini sananları yok edeceğiz.

Biz Viltrumlularız.

Bizim sonumuz yok.

Soykırımcı manyaklardan oluşan gezegenin

az kalsın yok oluyordu diye beni kötü mü hissettirdin sen?

Belki de ailemin olmaması iyi bir şeydir.

Tamam. Bir sorum var.

Madem bu kadar dağıldınız, imparatorluğu zar zor ayakta tutuyordunuz,

neden hâlâ yeni gezegenler fethetme peşine düştünüz?

Dünya'ya sırf fetih amaçlı gönderilmedim.

Pardon. Ne?

Dünya, kendi ırkımızı kurtarabilmek için

genetik olarak uyumlu türlerin olup olmadığını kontrol ettiğimiz

belirlenmiş birkaç gezegenden biriydi.

Bir saniye.

Yani gerçek görevin birilerine çaka çaka galaksinin diğer ucuna gidip

halkının çiftleşebileceği bir tür aramak mıydı?

-Biz öyle lanse etmemiştik. -Hadi ya? Neden acaba?

Ama evet, görevim buydu.

Ve evet, başarılı oldum.

Mark'ın benim kadar güçlü olması,

insan ırkının Viltrumlu melezi olmaya uygunluğunu kanıtlıyor.

Bu yüzden güçlerimin Mark'a geçtiğini görünce

Dünya'yı ele geçirmeye çalıştım.

Halkın herkesi öldürmeye çalışırken hikâye daha iyiydi.

Ama bir sorum var.

Güçlerin Mark'a geçmeseydi ne yapardın?

Sıradaki gezegene mi geçerdin?

Ben…

Bilmiyorum.

Neyse, Talescria'ya hoş geldin.

Buraya park edeceğim. Gizlice gireceğiz.

Burada seninki gibi bıyığı olanlar pek hoş karşılanmaz.

Kesebilir misin? Bunu sormayı hiç düşünmemiştim bile.

-Bir saniye bekle, tamam mı? -Tamam.

Siktir. Şunun yerini kim değiştirdi?

Telia? Evde misin?

Evdesin galiba.

Allen.

Ben de seni özledim.

Dünya'ya gidip dönecektin sözde. Ne oldu?

Evet, özür dilerim.

Yakalandım ve kendimi Viltrumlu hapishanesinde buldum.

Oradan kaçtık ve şimdi buradayız.

Bir dakika. "Biz" derken?

Merhaba.

Viltrumlu!

Bekle, hayır! Dur! O artık bizden biri.

Ne? Nereden biliyorsun?

Çünkü ikimiz de ölmedik. Ha, pardon.

Alışkınım.

Bu şeyi yatağın altında mı tutuyorsun?

Sen yokken evet. Hâlâ bir köstebek var, biliyorsundur.

Ödünç alabileceğim kıyafetiniz var mı?

Allen. Yaşıyorsun.

Biliyorum. Ben de şaşkınım.

Seni tekrar görmek güzel.

Sağ ol. İçten söylemişsin gibiydi.

Ama hoşbeşi sonra yaparız.

Derhâl Thaedus'ı görmemiz lazım.

Yeni arkadaş kim?

Kazanmak için en iyi şansımız.

O kişinin bıyığı mı vardı?

50 mi? Bu doğru olamaz.

Doğru. O kadar Viltrumlu kaldı.

Değil mi? Çok fena.

Kalanlar hâlâ çok güçlü, biliyorum ama onları yenebiliriz.

Daha çok sevinirsiniz sanmıştım.

Hayatınızı onları durdurmaya adamış olsanız da

onlar yine de sizin halkınız.

Hayır, uzun süredir benimle alakaları yok.

Bu muhteşem bir haber.

Allen doğru mu söylüyor,

ben gerçekten Viltrumlu muyum diye merak ediyorsun.

Bir an düşündüm.

Benden Toolock Çekişi yapmamı istemeden önce söyleyeyim.

Bunu daha önce Allen için yapmıştım

ve bir daha yapmamayı yeğlerim.

Bütün sakalları aynı anda sökme olayı mı bu?

Bunu yapmıştı ve çok fenaydı.

Ben nasıl seni hiç duymadım?

Beni duymuşsundur

ama halkımız bana farklı bir isim taktı.

Hain.

Evet.

Halkımızın zulmüne sırtını ilk çeviren bendim.

Argall'ı ve onun güç saltanatını reddeden ilk kişi.

İnançlarım uğruna her şeyi riske atan da ilk kişiyim.

Artık iki kişi olduk.

Hayır, hâlâ tek başınasın.

Bir dakika. Ne?

Kitaplarınızdaki silahları toplamama yardım edecektin.

Dostluğumuzun hatırına silahlanmanıza yardım edeceğim

ama davanıza katılmam, oğullarımı katmanıza da izin vermem.

Viltrumlulara karşı savaşıyorsun zaten. Ölmeni istiyorlardır.

Benim halkıma karşı savaşım kişisel.

Sizin savaşınız sizindir.

Yapma. Şu an detaycı davranıyorsun ve beni delirtiyorsun.

Hangi silahlardan bahsediyorsun?

Nolan bize Viltrumluların zayıf yönlerinin ve silahlarının listesini yaptı.

Dünya'ya gönderilmeden

benim görevim bu tehditlerin bize karşı kullanılmamasını sağlamaktı.

Ama bazıları hâlâ dışarıda.

Tek yapmamız gereken onları ele geçirmek.

Evet.

Nolan'ın yardımı şimdilik bunlarla sınırlı olsa da

bu bilgiler mücadelemize büyük katkı sağlayabilir.

Ama bunlar sır olarak kalmalı.

Aramızda hâlâ bir casus var.

Kullansak şüphe uyandırmayacak bir gemi biliyorum.

Neden uyandırmasın?

Çünkü hayatta kullanmazdık.

Ciddiymişsin.

Venture'a hoş geldiniz.

Bana Kaptan diyebilirsiniz.

Bunlar Worg,

More Turkish subtitles for INVINCIBLE

Comments

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left