The first 200 lines.
Ullashi ve Annesi'nin Hatırasına
Hop, nereye gidiyorsun?
Nereye gidiyorsun?
Ne?
Rengi tamamen solmuş.
Rengini kim takar ya?
...7...
...8...
...9...
...5...
Yavaş, yavaş!
Anne, yarın sana banyo yaptırmam lazım.
Git de kachchi pişmiş mi bir bak.
Et yumuşamış mı?
İlk metro hattı Uttara-Agargaon arasında hizmet vermeye başladı.
Bu hat, trafiğin azalmasına yardımcı oluyor.
17 yıl önce modern bir metro hattı inşa etmek için atılan tohumlar...
...Aralık 2022'de ülkenin ilk metro sistemi ile nihayet meyvesini verdi.
Anne, ne yapıyorsun?
Dur!
- Yavaş ol biraz. - Tamam.
Hareket edersen, daha çok acıtır.
Bakayım.
Yavaş.
Arkanda, arkanda...
Gökteki yıldızlara sunuyorum kendimi
Gece gündüz şarkı söylüyorum Rüyalardır yoldaşım
Elektrikler kesildi.
Hiç öyle bakma, banyo yapman gerekiyor.
Su kokuyor.
Artık ateşin yok, bahanen kalmadı.
Kanalizasyon, su şebekesine karışmış.
Anne, banyo yapmalısın, yoksa kokacaksın.
- Kalk. - Hayır!
- Şuna bak, kıpkırmızı oldu! - İyi olmuş.
Böyle yapmaya devam edersen bir ay boyunca kachchi yok sana.
Şu ayaklarının haline bak; nasır dolu, derin de sertleşmiş.
İyice ovmam gerekecek.
Yine rol mü yapıyorsun?
Su değer değmez dram başlıyor.
Rol yapmayı bırak, sadece yıkanıyorsun.
Hadi, şimdi ayaklarını suda beklet.
Anne?
N'oldu?
Anne, neyin var?
Ağrın mı var?
Neren ağrıyor? Neresi?
Göğsün mü?
Göğsün mü ağrıyor?
Aç gözlerini! N'oldu?
Evi bulabildiniz mi?
Hayır, sağa dönmeyin.
Çarşıdan sonra sola. Evet!
Ucundan tut.
Gözlerini açık tut.
Bana bak.
Daha hızlı gidebilir miyiz?
- Sola dön. - Hayır, sağa dön. Sağa dön, Heart Life'a.
- Centre Cardiac daha iyidir. - Hayır, Heart Life'a gidiyoruz.
Bizi Heart Life'a götür.
- Anne, buradayım, merak etme. - 4. odaya götürün.
Saba, annen kalp krizi geçirdi; ama şu anda durumu stabil.
- Ama... - Yaşayacak mı?
Son muayenede seni uyarmıştım.
Kalbi çok zayıf.
- Ama ameliyat... - Annem yaşayacak, değil mi?
- Ancak ameliyat olursa. - O zaman yaşayacak mı?
Evet, ameliyat olursa hayatta kalır.
- Şimdi mi ameliyat olması gerekiyor? - Hayır, hemen değil.
İyileşmesi için zamana ihtiyacı var.
- Ne zaman olacak peki? - Yaklaşık bir ay sonra.
Ama daha fazla erteleyemeyiz.
Ameliyat hakkında nereden bilgi alabilirim?
Danışmaya sor.
- Ne ameliyatı? - Endişelenme, dinlen sen.
Ameliyat, yürümeme yardımcı olacak mı?
Sakinleş.
Yaşam da ölüm de Allah'ın takdiridir.
Sadece nefes alıp vermek yaşamak sayılır mı?
Ameliyatın maliyeti ne kadar olacak?
300 bin taka depozito yatırmanız gerekecek.
Anne, eline dikkat et.
Şu odaya.
Başına dikkat edin.
Abbas Karim'i görmeye geldim.
Sizi bekliyor mu?
Hayır, ama Saba Karim'in geldiğini söyleyin. Yeğeniyim.
Saba!
Amca.
Evimizi bir müteahhide satmak istiyorum.
Halamı ikna edebilir misin?
Annen imzalar mı ki?
Onu ben hallederim.
- Geçen sefer ikna olmamıştı ama... - Şartlar değişti.
Yengem imzalamaz, Saba.
Sözleşmeyi hazırlayabilir misin sen?
Bir de amca...
Annem imzalarsa, 300 bin taka peşinata ihtiyacım olacak.
İkiniz de beni zor durumda bırakıyorsunuz.
Halanla olan tüm bu olaylardan sonra, ondan nasıl para isteyebilirim?
Ön ödeme olmadan annem ameliyat olamaz.
Halan, sana para vermeme izin verir mi sence?
Lütfen halama sor. Annemi ben hallederim.
- Burada mı çalışıyorsunuz? - Evet.
Satış temsilcisi aranıyormuş sanırım.
Satış tecrübeniz var mı?
Uzun yıllar bir restoranda çalıştım.
Bu işi yapabilirim.
Tecrübeli adayları tercih ediyoruz.
Üst kattaki restoranlar personel arıyor olabilir. Oralara bir sorun.
18 yaşından küçüklere hizmet vermiyoruz. Anlayışınız için teşekkürler.
İş başvurusu için gelmiştim.
İş mi? Burada mı?
Evet, garson aradığınızı duydum.
Evet, ama biz kadın personel işe almıyoruz.
Niye ki?
Kızlar, nargile salonunda fazla dayanamıyor.
Benim için sıkıntı olmaz.
Neden benimle bir mülakat yapmıyorsunuz?
Yaşın?
24.
- Eğitimin? - Lise mezunuyum.
İki yıl üniversiteye gittim ama bitiremedim.
- Daha önce iş deneyimin var mı? - Var.
Ankur, iki nargile hazırla ve arabama koy...
- ...dışarı çıkacağım. - Başüstüne, patron.
Ve birini gönder de arabamı yıkasın.
- Patronun arabasını yıka. - Bu benim işim değil.
Ee, ne diyordun?
Yani, kararınızı bugün bildirebilirseniz...
...başka seçenekleri değerlendirmem gerekmez.
- Patrona bir danışayım da... - Şimdi danışabilir misiniz?
Şimdi olmaz, arkadaşları geldi.
Bu acısız olan. Bu da sizinki.
- Patron, arabanız şurada. - Bunları bagaja koy.
- Efendim, sizinle konuşabilir miyim? - Sana geri döneceğimi söylemiştim.
Efendim, iki ay önce işimi kaybettim.
Annem tekerlekli sandalyede.
Nesi var?
Araba kazası geçirdi. Omuriliği zedelendi, bu yüzden yürüyemiyor.
- Ailenin tek geçim kaynağı sen misin? - Evet, efendim.
Baban nerede?
- Bizimle yaşamıyor. - Annene sen mi bakıyorsun?
Evet, efendim.
O zaman işe odaklanamazsın.
Hayır, efendim, odaklanırım. Panda Garden restoranını biliyor musunuz?
Beş yıl boyunca orada çalıştım ve tek bir şikayet bile almadım.
- O zaman neden ayrıldın? - Restoran kapandı, efendim.
Covid'den beri işletmeler sıkıntıda.
Biz de pek iyi durumda değiliz.
Farz et ki seni işe alıp eğittim...
...sonra sen annen yüzünden çıktın gittin; ben uğraştığımla kalacağım.
Sizi yüzüstü bırakmam, efendim.
Lütfen, efendim.
Tamam, bir düşüneyim.
- Ankur'a söylerim. O sana geri döner. - Tamam efendim.
Bir iki gün sonra tekrar gel.
Patrona hatırlatırım.
Döndün mü? Saba?
Neden karanlıkta oturuyorsun?
Çok geç döndün.
Allah'a şükürler olsun. Çok mutluyum, gerçekten.
Bir mülakatım vardı. Geç bitti.
Neden telefonlarıma cevap vermedin?
Mülakatın ortasında nasıl cevap verebilirdim ki?
- Beni geri arayabilirdin. - Telefonum sessizdeydi.
Aradığında muhtemelen çekmiyordu.
Kapat şunu!
Bushra, kuzeniyle birlikte buradaydı.
Üç saat beklediler. On dakika önce gittiler.
Bir fincan çay içemediler ve gelini görme fırsatı da bulamadılar.
Ne gelini? Ben miyim gelin?
Bushra'yı da kuzenini de görmek istemiyorum. Neden onları davet ettin?
Sana milyon kez söyledim; ama anlamıyorsun.
Çantan neden bu kadar dolu?
Ne?
Erkek arkadaşının hediyesini mi saklıyorsun?
Ne erkek arkadaşı? Benim erkek arkadaşım olma ihtimali var mı?
Senin yüzünden erkeklerle hiç konuşamıyorum.
- “Erkek arkadaş”mış... - Aç bakayım çantanı.
Ne yapıyorsun? Kes şunu, Anne!
Senin sorunun ne?
Sensin benim sorunum.
Ne gibi bir sorun yaratıyorum sana, söyle!
Buraya ne yapıştırdın?
Bırak, sökme.
Sökeceğim.
- Yeni evine götür. - 20 yıldır buraya kira ödemiyorum.
- Bu evden çıkmayacağım. - Burası senin evin değil.
Bu ev dedemin, halamın ve amcamın. Bu evin sahibi onlar.
Baban, evi bana bırakmak istedi.
- Bıraktı mı peki? - Bırakmadıysa ne olmuş? Gitmiyorum işte.
- Kendimi… bilmiyorum, garip hissediyorum… - Ne hissediyorsun? Söyle söyle...
Yine kalp krizi mi geçireceğim sence? Allah’a bunun için dua mı ediyorsun yoksa?
- Ağzından çıkanı kulağın duysun ya! - Engelli annene tokat atıyorsun.
Hiç utanmıyor musun?
Sorun, beni beğenmemen.
- Ne yaparsam yapayım, memnun olmuyorsun. - Ya bir kalp krizi daha geçirirsem?
Bunun sorumlusu kim olacak?
Anne, bana vicdan yaptırma.
No comments yet. Be the first to leave one.