Resurrection

Resurrection (狂野时代)

Download Turkish Subtitle

Release info

Resurrection 2025 1080p WEB-DL DDP5 1 H 264-HDSWEB
A Commentary by dikistutmaz
24 fps

Tags

webdl
Published on: 2026-03-21
Downloads: 146
Hearing Impaired: No
FPS: 24

Turkish subtitle preview

The first 200 lines.

Vahşi ve acımasız bir çağda...

...insanlar, ölümsüzlüğün sırrının artık rüya görmemek olduğunu keşfetti!

Rüya görmeyen insanlar, yanmayan mumlar gibidir...

...sonsuza dek var olabilirler.

Gizlice rüya görmeye devam edenlerse “Sanrıcılar” olarak bilinir.

Onlar gerçeğe acı, tarihe kaos getirir ve zamanı kargaşaya sürükler.

Gerçek formu bilinmeyen bir Sanrıcı var.

Çünkü kadim, unutulmuş bir geçmişte saklanmakta.

Sinema'da!

Yanılsamaların ötesini görebilenlereyse “Büyük Ötekiler” denir.

Bu Sanrıcıları gerçekliğe döndürmek için...

...onların en çok sevdiği en zarif biçimlere dönüşebilirler.

Bir afyon çiçeği!

Bu Sanrıcı, afyonhanede saklanyor olabilir mi?

Garson kız: “Acele et! Soylular henüz doymadı!”

Garson kız: “Canavara biraz daha yemek ver. Daha fazla gözyaşı dökmeli.”

Tehlike!

Sanrıcı, ona zarar vermek istemiyor sadece çiçek vermek istiyor.

Ama bu yanılsamalar onu içine çekecek.

Yanılsamadan kaçmak için gözünü ayna olarak kullanıyor.

Sanrıcı, ne kadar çirkin olduğunu görebiliyor artık.

Uyan!

Hayatın kül oluyor. Alevler çok yakında buraya ulaşacak.

“Yanılsamalar acı verici olabilir, ama inanılmaz derecede gerçektirler.”

“O sahte dünyada yaşamak istemiyorum! Lütfen beni burada ve şimdi öldür.”

Kadın, Sanrıcı'nın neye tutunduğunu anlamıyor.

Bu yüzden onu yanına alıyor.

Sanrıcı'ın anılarını afyondan arındırıyor...

...canavarın gizli kalbini bulup neyden yapıldığını görmek için.

Sanrıcı'nın kalbini çalıştıran mekanizma...

...kadına, uzun zamandır unutulmuş hisleri hatırlatıyor.

Bu hisler, bir afyon çiçeğinin yarattıklarından farklı.

Daha tuhaf, daha tehlikeli, daha özgürler! Rüya gibi!

Kadın, Sanrıcı'ın gözlerini kapatıyor.

Onu, bu özel yolla öldürüyor.

Sanrıcı öldüğü anda, bu kalan film makaraları...

...rüyasını yüz yıl boyunca sürdürüyor.

Sanrıcı'nın hayatı tükenmeye devam ediyor...

...ve daha da derin bir yere düşüyor.

Canavarın kabuğu mu...

...yoksa aynada gördüğü kişi mi olduğunu ayırt edemiyor.

Onu korkunç bir tehlikenin içinde hissettiren...

...dehşet verici bir ses duyuyor.

Notalar burada, efendim.

Onu geri götürün.

Boynunun sol tarafına bıçak darbesi almış.

Şah damarı delinmiş.

Kan kaybından ölmüş.

Kulaklarına ne olmuş?

Her iki kulağında da derin yaralar var.

Kulak kanalları yırtılmış.

Kulak zarları ciddi şekilde hasar görmüş.

Muhtemelen kendi kendine zarar vermiş.

Tren istasyonu cinayeti davası: Şüpheliyle ilgili soruşturma

Şüpheli: Qiu Moyun, erkek; muhtemel akıl hastalığı

N'oluyor?

Yanlış numara.

Bir şey hatırladın mı?

Uyan.

Bir ev...

Nasıl bir ev?

Aynalarla dolu bir ev.

Gerçek beni hangi aynanın yansıttığını anlayamadım...

Qiu Moyun.

Onu neden öldürdün?

Ev adeta bir labirent gibiydi.

Orada saatlerce mahsur kaldım.

Beni bulan bir tek o oldu.

Beni oradan çıkarmayı başardı.

Sonra çıldırdı.

Qiu. Tren geliyor.

Korkma.

Korkma, Qiu.

Korkma. Tren geliyor.

Qiu.

Biliyor musun...

Sesini duyabilmek için...

Onu duyabilmek için...

Gerekirse dünyayı sustururum...

Sustururum...

Ölmeden önce hangi melodiyi mırıldanıyordu?

İyi düşün...

Bir numara vardı. 478.

Dinleyin, her gece kurbağaların vıraklamasını duyabilirsiniz.

Acil bir şey mi var?

Lütfen, efendim.

Şu katil...

Onu buradan sağ salim çıkarın.

Fiyatını söylemeniz yeterli.

Son bir kez daha birlikte çalışabiliriz.

Bu gizli görevin kod adı Qiu.

Herifin akli dengesi yerinde değil.

Gerçekten bu kadar uğraşmaya değer mi?

Bizim gibilerin sadece parayı önemsediğini sanıyordum.

Hatırlatmış olayım...

Canını bağışlayın ve bu konuyu daha fazla deşmeyin.

Tren biletin için.

Duyduğuma göre, müzisyenimiz gibi...

...siz de o tuhaf enstrümanı, theremini çalabiliyormuşsunuz.

Fiziksel kanıt

- Bunu deşifre et ve bana rapor ver. - Başüstüne, efendim.

Bavulu limana geri götür

İndir onu.

Kurbanı nereden tanıyorsun?

Efendim, açıklayamıyorum...

Sesimin...

...enstrümanından bile daha etkileyici olduğunu söylemişti.

Özel bir bavul var mıydı?

Bir bavulu vardı.

Her yere yanında götürürdü.

Neye benziyordu?

Çok ağırdı.

Yaklaşık 60 cm boyundaydı.

Üstünde metal bir şerit...

...yanında da siyah bir file vardı.

Sanırım arkadan açılıyordu.

Açmak istedim...

...ama sonra bombacılar geldi.

Her şey o odanın içinde kaldı.

Bilet! Bilet!

Bilet alacağım!

Bir bavul mu arıyorsunuz?

Efendim...

Buralarda, eş bulmak için bütün gece boyunca vıraklayan...

...bir kurbağa türü olduğunu...

...biliyor muydunuz?

Ne kadar yüksek sesle vıraklarlarsa...

...yarasalar, yani avcıları onları o kadar kolay bulur.

Ama...

...bahar gecelerinde...

...arzuları...

...yarasalar tarafından yenme korkusuna rağmen vıraklamaya iter onları.

Korkuları büyüdükçe arzuları da büyür.

Arzuları büyüdükçe de daha da yüksek sesle vıraklarlar.

Vırak, vırak, vırak!

Bavulun içinde ne vardı?

Efendim...

Galiba anlatmaya çalıştığım şeyi hâlâ kavrayamadınız.

Kaderimiz aynı ipin ucunda sallanıyor.

Bu bavulun insanı delirttiğini rivayet ederler.

Ve siz şimdiden delilik emareleri gösteriyorsunuz.

Böyle devam ederseniz, sonunuz o müzisyen gibi olacak.

Sisi kullanın...

...ve onu o yanmış ağacın altındaki her zamanki yere götürün.

- Gidip dans et. - Emredersiniz, efendim!

İyi akşamlar, efendim.

Hava saldırısı! Hava saldırısı!

- Efendim. - Delirdin mi?

Bu yoğun siste hava saldırısı yapılamaz!

Ayna dükkânı.

Bavulu aç.

Bu bir theremin lan!

Efendim...

“Bavul”, özel ajanın bana verdiği kod adıydı.

İçimde bir ses duyuyordum...

Beni korkutan bir ses...

Kimse onu duymasın diye, bir yere saklanmak istedim.

Gerçekte kimin için çalışıyorsun?

Kendimden başka kimsem yok.

Sesini duyabilmek için...

...gerekirse dünyayı sustururum.

Kadın, uyumaya devam etmesi için Sanrıcı'nın kulaklarını sıkıca kapattı.

20 yıl sonra, hiç kar yağmayan bir mevsimde...

...Sanrıcı, ileri geri sallanıp duruyor.

Sürekli biçim değiştirmeye alışmış artık.

Baksana, kopuk!

Hangi taraftan?

Bir...

Bir, iki...

Nasıl yapıyoruz?

Dikkat et. Yavaşça.

- Kaldır şunu. - Çok ağır.

Şununla deneyelim.

Kıpırdamıyor bile.

Sadece tapınaktakileri alın.

Bu kadar boku püsürü almanın lüzumu yok.

Gücümüzü boşa harcıyoruz.

Gidelim.

Toparlanın.

Hadi.

Birazdan kar yağacak.

Gidip sıcak bir yemek yiyelim.

Eşyalarınızı toplayın.

Güzel, sıcak bir yemek.

Kulağa hoş geliyor.

Şef?

Kamyoneti yükledik.

Kullanmıyorum.

Artık keşiş değilsin.

Buda ahlak kurallarını oluşturduğunda nikotinin ne olduğunu bilmiyordu.

İçi boş gibi görünüyor ama çok ağır.

İçinde bir şey var mı?

Hiçbir fikrim yok.

Ben burada yaşarken bu heykel burada değildi.

- Kopuk, bana yalan söyleme. - Yemin ederim bilmiyorum.

Sana bir şans veriyorum.

Bana inanmıyorsan...

...kırıp açabilirim.

Heykeller kamyonetin içindeki tüm yeri kapladı.

Sen burada kal.

More Turkish subtitles for Resurrection

Comments

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left