The first 189 lines.
X-Men'de daha önce…
Güvenilemeyecek bir mutant için kaderimizi riske atıyorsun.
Sadece ilk mutant değil.
İlk X-Man.
Bunun anlamı nedir?
-Bu sözde peygamber sana yalan söyledi. -Onları yok edin!
Yok daha neler!
Buradan kaçma vakti geldi.
Size 1990'larda ihtiyacımız var.
Sanırım artık an meselesiydi.
Nur, tapınak için meydan okuyacak kadar yaşamamalı.
CANAVAR
GECEGEZEN
PROFESÖR X
Sadece birkaçımızı kurtarabildim.
Zaman geçiyor millet.
Bishop, kendine hâkim ol.
Henüz değil.
Ya şimdi?
Charles?
Zihninde çok fazla öfke var.
Nur, bugün yeterince ölüm oldu.
Lütfen açıklamamıza izin ver!
Magnus.
Sen yalanların peygamberisin!
Sana doğruyu söyledi, sadece her şeyi değil.
Bizler kayıp gezginleriz.
Ama buralı değiliz.
Hangi zamandan geldiğimizi açıklamam için bana fırsat tanı.
Firavun'un saldırısından sağ çıktınız.
Böyle bir güç, kendinizi açıklamanız için bir şansı hak ediyor.
Ama şunu bilin.
Hakikatten saparsanız kılıcım sapmaz.
Lanet zaman çizelgesini yeniden yazmak için en kötü mutantı
kullanmaya çalışan bir grup kurbana refakatçilik etme işi neden bana kaldı?
Dürüst olmak gerekirse buradaki herkes Magneto'nun planına katılmıyordu.
Sıkça dile getirdiğiniz ama çözüm sunmayan bir husus.
Söylesene Bishop, benim planım 90'lar için anlattığın
korkunç durumumuzu düzeltmez miydi?
Sen de kendi geleceğini kurtarmak için
zamanda geriye yolculuk edip benzerini yaptın.
Ben de aynısını yapıyorum.
Erik'in niyeti iyi olabilir
ama hiçbirimizin tam olarak anlayamadığı değişkenleri kurcalıyor.
Bishop'ın zaman bantları eve dönmemiz için bir yol sunuyor.
Kabul etmeliyiz.
Artık konu sadece bizimle ilgili değil.
Gelecekteki herkesi ilgilendiriyor olması mümkün.
Ve kaybettiğimiz herkesi.
Remy'yi ve onun kaderini tersine çevirmeyi düşünüyorsun.
Ben de hepiniz kadar şüpheciyim.
Ama Erik, senin planın işe yararsa
Nur, Genosha'da herkesin hayatta kalacağı bir geleceğe yol açabilir.
Teşekkürler Rogue.
Henüz demokrasinin gelmesine birkaç bin yıl var
ama bir oylama yapabiliriz.
Kim kendi zamanımıza dönmek ister?
Mein Gott! Ne yaptın sen?
-Oy verdim. -Çıldırmışsın.
-Hepimizi burada mahsur bıraktın! -Abartıyorsun.
Charles, Firavun'un aradığı kayıp tapınağın
zaman bandınızı düzeltecek güce sahip olabileceğini düşünüyor.
Bu bizi evimize götürecek
ama Nur'u doğru yola soktuktan sonra.
Hepiniz gelecekten mi geldiniz?
Beş bin yıl sonrasından.
Mutantların senin gibi nadir olmadığı bir zamandan.
Tüm dünyada binlercesi olan güçlü bir halk olduğu bir zaman.
Elindeki o sembol, ekibimiz X-Men'e aittir.
Bu, genç mutantların iş birliği yaptığı ve güçlerini
daha iyi bir dünya kurmak için kullanmayı öğrendiği bir gelecek vaadi.
Tıpkı senin gibi mutantların.
Mısır'ı özgürleştirme denemem başarısız oldu,
halkım öldürüldü.
Daha iyi bir dünya yok.
Kendi hayatta kalmamın ötesinde hayal edebileceğim mühim bir gelecek yok.
Belki öyle.
Veya Firavun'un elinden aldığı dünyayı yeniden inşa etmeye yardım edebiliriz.
General Logos büyük bir kozmik güce sahip kayıp bir tapınaktan bahsetti.
Şu anda seni çağırdığını
hissettiğim bir güç.
Ne yapmamı istersin?
Psişik tarama rahatsızlık verebilir.
Elinden geldiğince rahatlamaya çalış.
Acı beni sakinleştirir.
Öne çık! Güçlü bir sırt, güçlü omuzlar.
Açık artırmaya nereden başlayalım?
Rengine aldırış etmeyin.
Gözlere bakın.
Gel.
Gel ve sonsuz ol.
Sonsuz ol.
O takımyıldızı.
Onu Rama-Tut'un generalinin zihninde de görmüştüm.
Ama daha büyüktü.
Tapınağın gizli yerinin hemen üstündeydi.
Güneybatı gökyüzündeki Bahçıvan Bakışı.
Çöldeki yıldızları takip ederek oraya gitmemizi sağlayabilirim.
Dediğim gibi Nur eve dönüş yolumuz.
Birlikte inşa edeceğimiz yeni ve daha parlak bir geleceğe.
Durun!
Gece kamp yapıp ve birazcık dinlenelim.
O lanetli tapınakta bizi ne tehlikeler bekliyor, kim bilir?
Uyuyamadın mı?
Ben de hiç uyuyamıyorum.
Sadece inanmak zor, hepsi o.
Nihayet eve dönüş biletimizi alabilecek olmamız.
Fakat bundan memnun görünmüyorsun.
Orada seni ne bekliyor?
Aslında mesele beni kimin beklemediği.
Birini kaybettim.
Özel birini.
Peki ya sen? Hiç âşık oldun mu?
Annem beni bebekken çölde terk etmiş.
O zamandan beri tanıdığım herkesi kaybettim.
Aşk acı çekmektir.
Göze alamayacağım bir zayıflık.
Ama hayatı yaşamaya değer kılan tek şey.
Sorun da bu.
Umarım bir gün bunu yaşarsın.
Hepimizin iyiliği için.
Charles.
Merhaba Charles. Uyan hadi.
Tapınağın sırlarını bilmek istiyor musun?
Sana anlatabilirim.
Biliyorum, biliyorum! Ama heyecan verici olacak!
Tehlikeli bir geçmişi pazarlıyorsun.
Sen kimsin veya nesin?
Çok şaşıracak!
Şaşırmasının önemi yok.
Cevap ver!
Charles Francis Xavier.
X-Men'in kurucusu.
Barışın koruyucu azizi.
Sen Rama-Tut olmalısın.
Pek çok ismim var.
Nathaniel, Victor, Kang.
Kendini bulmak bağımlılık yaratabilir.
Ben kimim? Ben kimdim?
"Ben" nerede biter ve "kendim" nerede başlar?
İzle ve gör! Anlamayacak.
Ona bir şans ver.
O diğer sesler de sen misin?
Kim olduğumun veya kim olabileceğimin yankıları.
Burası nice çizgiyi bulanıklaştırır.
Geçmişin, bugünün ve geleceğin etrafında dans ettiği bir eksendir.
Ama sen yine de En Sabah Nur'un zamanına gelip
halkını köleleştirmeyi seçtin.
Neden?
Tabii durdurulabileceğine inanmıyorsan.
Bir şans var,
eğer Tapınağın içindeki göksel gücü elde edebilirsem.
Bu zamandaki veya istediğin diğer zamanlardaki
fethini de garantilemiş olacaksın.
Pekiyi aldın Charles!
Profesör'ün zihni gerçekten anlattıkları kadar varmış.
Magnus, Nur'un değişebileceğine inanıyor.
Ben de Magnus'a ihanet etmeyeceğim.
Öyleyse kendin göreceksin. Onu durduramazsınız.
Asla durduramıyorsunuz.
Eser miktarda gama parçacıkları var.
Radyasyonun bilinen yarı ömrüyle anlık bir hesaplama yapacak olursam
bu kayanın 10 bin yıldan uzun süre önce eridiğini söyleyebilirim.
Bir tanrı gökten düştüğünde.
Çok yabancı fakat yine de bir şekilde tanıdık geliyor.
Şu gözler.
Bahçıvanın Bakışı.
Bizi buraya getiren takımyıldızın aynısı.
Bu lanet şeyler beni ürpertiyor.
Göksel enerji belirtileri alıyorum.
Daha önce de benzeriyle karşılaşmıştım.
Tam ihtiyaç duyduğumuz türde bir güç olabilir.
Ne taraftan?
Bu enerji tarayıcımda kısa devreye yol açıyor.
Çok fazla güç. Bu olumlu görünüyor.
Firavun'un birlikleri gelmeden önce kaynağı bulmak için ayrılmalıyız.
Ben Charles'la kalmayı tercih ederim.
Sen de en azından arkadaşlarını
eve döndürme sözünü tutarak yalanlarını telafi edebilirsin.
Nasıl istersen.
Ben de Profesör'leyim.
Umarım gelmemin sakıncası yoktur En Sabah Nur.
Siz de tuhaf bir dejavu yaşıyor musunuz?
Bu bilgisayar bankası.
Bu glifler.
Ah, gökler adına!
Bu bir dejavu değil Rogue.
Buraya daha önce geldik.
Bu zamanda değil ama kendi zamanımızda.
No comments yet. Be the first to leave one.