The first 119 lines.
BU FİLMDE HİÇ BİR HAYVANA ZARAR VERİLMEMİŞTİR.
Çeviri: be340
Oyuncu topun arkasından koşuyor. Ve top çizgiyi çoktan aştı.
Bu sıkça oluyor.
Pakistan eğer kazanmak istiyorsa, Afridi'den daha iyisini bulamaz.
Shahid Afridi, sahaya enerji dolu çıktı.
Kimse onun yeteneğinden şüphe etmiyor.
Ve bugün, tüm dünyaya yeteneklerini sergileyecek.
Evet... Oyun her an değişebilir.
Ağır bir top ve Afridi vuruyor...
Mükemmel vuruş! Top çizgiyi aştı.
Ve bu dördüncü kez oluyor!
Çocuğun gerçekten sabırsız.
Pakistan'ın kazanmasına dört top atışı kaldı.
Bir isim düşündün mü?
Shahid!
Neden gülüyorsun?
Ya kız olursa?
Kız mı?
Son top... Shahid Afridi atışını yaptı.
6 YIL SONRA
Adın ne senin?
Adı Shahida.
Shahida! Ne kadar tatlı bir isim...
Nerede kalıyorsunuz?
Sadece annenle konuşacaksın, benimle değil.
Hayır... Öyle değil.
Annesiyle de konuşamıyor.
Neden?
Shahida, hava kararıyor.
Eve git. Ben yavrularını getireceğim.
Rauf!
Rauf, Shahida nerede?
- Eve dönmedi mi? - Dönmedi...
Shahida!
- Shahida! - Shahida!
Shahida!
Shahida!
Shahida!
Rauf!
Rauf! Shahida!
- Rauf! - Shahida?
- Shahida, Rauf. - Bekle.
- Rauf! Shahida! - Dur orada!
Ne zamandır sana onu Delhi'deki.
...Hazrat Nizamuddin Auliya dergahına götür diyorum.
Konuşamayanlar orada konuşmaya başlıyor.
Beş yaşımdayken bir kelime edemiyordum.
Sonra oraya gittim...
Konuşmaya başladın mı?
Konuştuğumu duyabiliyor musun?
Ama Delhi, Hindistan'da...
Ne olmuş?
Amerika'da değil ya!
Amerika'ya gitmek daha kolay, baba.
Önceden tek ülke ve tek millettik.
Ve benim beş yıl orduya hizmet verdiğimi unuttun galiba.
Hintliler bana vize vermeyecektir.
Ben onu götüreceğim.
Ne pahasına olursa olsun...
Kızım konuşabilsin, okula gidebilsin diye yapacağım.
Karar verdim.
Ben, Shahida'yı Delhi'ye götüreceğim.
- Allah'a emanet. - Allah'a emanet.
Shahida Rauf.
Evet.
Rabb'in huzurundan boş elle ayrılmamıştır kimse.
Bak gör.
Kızın, Pakistan'a döner dönmez
...konuşacak.
İnşallah.
İnşallah...
Tren neden durdu?
Sorun yok, teyze.
Gideceğimiz yoldaki raylar onarılıyor.
Yakında hallolur, endişelenmeyin.
Uyuyabilirsiniz.
Peki, ben uyuyacağım o halde...
Shahida.
Shahida.
Shahida!
Shahida!
Shahida!
Shahida!
Ne oldu?
Kızımı bulamıyorum! Shahida!
Shahida!
Shahida!
Shahida!
Shahida!
Zinciri çekin.
Zinciri çekin.
Hintliler, çocuğunu bulamadıklarını söylediler.
Ama sabah olunca tekrar arayacaklar.
Efendim, lütfen dinleyin beni.
Sadece beş dakika geçti.
Lütfen bırakın da onu kendim arayayım...
Beş dakika oldu fakat sınırı geçtik.
O, yabancı bir ülkede.
Ne olmuş yabancı ülkedeyse?
Gidip çocuğumu getireceğim!
Anlamaya çalışın bayan, onu getirebilmeniz için vize gerekir.
Sabredin, çocuğunuz bulunacaktır.
Nasıl bulunacak?
Anlamadınız mı daha?
Çocuğum konuşamıyor.
Yabancı bir ülkede yalnız başına...
Siz bir şey yapamazsınız.
Gidip Shahida'mı kendim getireceğim...
- Durdurun onu! - Shahida!
- Durdurun. - Shahida!
Shahida!
Shahida!
Shahida!
Sakin ol. Allah'a güven.
Ağlamayı bırak evladım.
Umarım Hindistan'da Shahida'mıza
...gözkulak olacak biri vardır...
Bırak ağlamayı...
No comments yet. Be the first to leave one.