Little House on the Prairie

Little House on the Prairie

Download Turkish Subtitle

Season 1

Release info

Little House on the Prairie S01 NF WEBRip
A Commentary by BartuW

Tags

webdl
Published on: 2026-07-10
Downloads: 60
Hearing Impaired: No
FPS: 23.976

Turkish subtitle preview

The first 200 lines.

Üç, iki, bir.

-Dur, ben çözeyim. -Hayır, bana bırak!

Bu kez daha hızlıydık.

-Kazanacak kadar mı? -Kiminle yarıştığımıza bağlı.

Bizimkilerin borcu ne kadardı? Altı dolar mı?

Altı dolar, 30 sent.

Ben sapan ve halka atmayı kazanırım.

10 sent eder.

Sen de nakış ve kompozisyonu kazanırsın.

Onun ödülü bir dolar.

Borcumuzu kapatmaz ama azaltır.

Haberimiz olduğunu bilmesinler.

-Parayı kazanıp sürpriz yapalım. -Tamam.

-Mısırlara mı bakıyorsun? -Evet.

Seneye iki katı eker, bir de sağmal inek alırız.

Daha büyük bir ev yaparız.

Yatak odalı.

Ev taksiti yakında gelecek.

Hasat da yapacağız.

Kışın avlanır, tuzak kurarım. Kürk satarız.

Büyük düşünelim.

Ev taksiti her ay vaktinde gelsin, o zaman düşünürüm.

-Evi büyütmeye ne dersiniz? -Evet! Çatı katında oda istiyoruz.

-Değerli eşyalar için bir kitaplık. -Bir oturma odası, bir ocak.

Ne istediğinizi bilmek iyidir.

Büyük düşünüp ona göre plan yapın.

Şu an tek düşünebildiğim Kuruluş Günü.

Planımız patlamış mısır yiyip dans etmek.

Güzel bir plan.

Dans edelim.

KÜÇÜK EV

Independence kasabası adını bir yaşam tarzından alır.

Bu kasabanın sakini olan aileler

buraya özgürlük hayalleriyle, yeni bir hayat kurmak için geldiler.

Senin turtalarını tercih ederim.

-Piyano çaldığınızı bilmiyordum. -Yıllarca ders aldım.

Yeni şarkılara merak saldım. İstek şarkı?

Çekiliş yapılıyor. Mısır ve limonata var, gelin!

Ne safım, ailece vakit geçiririz diyordum.

Limonatayla yarışmak zor.

Doğruya doğru.

Sizi görmek güzel.

-Osage'ler haftaya gidiyormuş. -Çoğu gidiyor, evet.

Peki ya siz?

-Henüz karar vermedik. -Hayır.

-Eylülde okul açılacakmış. -Nihayet. Kızlar benden bıkmıştı.

-Öğretmen siz olursunuz diyordum. -Bilmem ki, çok meşgulüm.

Sevgili Independence sakinleri,

dikkatlerinizi rica ediyorum.

Öncelikle sizleri ilk kutlayan ben olayım.

Kuruluş Günü'müz kutlu olsun!

Çal bakalım Scott!

Halka atma ve üç bacaklı yarış aynı anda.

-İkisini de yapamazsın. -Halka atmaya ben katılırım.

Kazanırsam ödül sizin olur.

-Ona söyledin mi? -Kimseye söylemez.

-Yardıma ihtiyacımız yok. -Bal gibi de var.

Burada kalırsak bana çiçeklerden taç yapmayı öğretirsin.

Ödeşmiş oluruz.

Anlaştık.

Babam büyük düşünmemizi ve ona göre plan yapmamızı söyledi.

Hadi o zaman.

Nereye gittiğini bilen yok mu?

Elk City'deki Doktor Blake'ten hastalarını devralmasını istemiş,

sonra da sırra kadem basmış.

O zamandan beri ses yok.

Belki karısına dönmüştür.

-Neden böyle… -Belki de boşayacaktır.

-Mümkün. En azından artık biliyorsun. -Neyi biliyorum?

-Tek bildiğim dürüst olmadığı. -Ben olsam hemen ümidimi kesmezdim.

Ne zamandır böyle iyimsersin?

İyimser değilim.

-Ama âşık birini gözünden tanırım. -Aşktan bahseden mi oldu?

Fıçı neredeyse boşalmış.

Gidip bu fıçıda birkaç delik açalım mı?

Bir şeyleri delik deşik etmek bana hep iyi gelir.

Yok, sağ ol.

Ne romantik.

-Onu biraz ödünç alsam? -Buyur, burayı ben hallederim.

-Niye "Karar vermedik" dedin? -Çünkü vermedik.

Burada kurduğumuz hayatı bırakmak istemiyordun.

-Şimdi ne değişti? -Anlaşma sırasında bir faydam oldu.

Geleceğimize sahip çıkmaya, tercümeye, müzakereye devam etmek istiyorum.

Baban tasvip etmezdi. Eve o kadar emek ettiniz.

Babamın fikri umurumda değil.

Durum muallaktayken başkaydı, artık anlaşma yapıldı.

Bizi burada barındırmazlar. Güvende olmayız.

-Kendi toprağımızda mı? -Onlar öyle görmüyor.

Louis evi ve çiftliği alırmış.

Belki yeniden başlamak hepimize iyi gelir.

"Hepimize."

Julia'yı burada bırakacaksın yani.

O hep bizimle olacak.

-Kuruluş Günü'nüz kutlu olsun. -Kutlu olsun.

-Paranın geleceğini söylemiştin. -Mektup babamdan.

Carrie'yi İncil'e eklemiş.

Ne oldu?

-Bay Gustafson'a inme inmiş. -Eyvah.

Hayattaymış, iyileşiyormuş.

Oğulları geldiğinde ödemelere devam edebilirlermiş

ama hasat sonrasını bulurmuş.

-Bir sene para gelmeyecek mi? -En azından.

Kızlara üst baş, ayakkabı, ders kitabı lazım.

Mısır ve buğday unumuz, fasulyemiz az.

Üstüne borçluyuz.

Hasta bir adamı sokağa atmak istemem ama evi geri alıp yeni alıcı bulabiliriz.

Dönüp halletmem gerekir.

Yol paramız olsa bile burayı tek çekip çeviremem.

-Öğretmenlik işini almam lazım. -Carrie ne olacak?

Bakacak birini bulurum. Ya da yanımda götürürüm.

Kasaba hızla büyüyor. İnsanlar kış öncesi marangoz arayacak.

Eli demiryolunu dilinden düşürmüyor. Orada da iş vardır.

Bir çare bulacağız.

Büyük düşün.

Yerlerinize, hazır…

Başla!

Başarabilirsiniz!

İşte galiplerimiz!

Bravo!

Tamam, hadi.

-Aferin kızlar. -Hadi!

Belli ki iyi bir babaymışsın.

Öyle olmaya çalıştım.

Kızların çok şanslıymış.

Suyunu çıkarmayalım.

Sapan yarışmasında hakemlik yapacağım.

İkiniz de aynı anda çekin.

Aynı anda. Ayrı çekiyorsunuz.

Tamam, sol taraf dursun. Sağ taraf…

Tamam, şimdi…

Harika bir gün.

-Güzel tasarlamışım, değil mi? -Evet.

Mary kompozisyon yarışmasında Romanzy'nin en büyük rakibiymiş.

Ne yazdığını bilmiyorum ama haftalardır uğraşıyor.

En iyi hatip kazansın.

Düşünüyordum da, öğretmenliği özledim.

Sağ tarafı kaldırın. Evet, işte böyle. Durun.

Mükemmel.

Pardon, ne diyordun?

Okul açılınca öğretmenlik yapmak isterim.

Caroline, öğretmen bulduk bile. Margaret genç bir hanım önerdi.

İki yıllık tecrübesi ve çok iyi referansları var.

Öğretmenlik bekâr kadınlara göredir.

Kuralı ben koymadım ama kural böyle.

Senin bebeğin ve ailen var.

Hem kasabaya genç ve taze yüzler gerek, eminim sen de hemfikirsindir.

Tabii ki.

Ayrıca sana başka bir teklifim var.

Demiryolu döşendiğinde yeni gelenleri misafir edip ağırlayacağım.

Eli belediye başkanı olmak istiyor.

Bu bir sır, aramızda kalsın.

Çok meşgul olacağım. Kadın Derneği'ne vaktim kalmayacak.

Başa geçmeni isterim.

Elbette başkan ben olacağım ama günlük işleri sen yürütürsün.

Kadınlar sana saygı duyuyor.

Gurur duydum.

Ama maaşlı bir işe ihtiyacım var.

Ah, anlamamıştım.

Sizi tutmayayım.

Judson'lar restoran ve fırınlarını büyütmeyi planlıyor.

İyi bir aşçıya ihtiyaçları olacak.

İstersen seni seve seve öneririm.

Olur, teşekkür ederim.

Kadın Derneği konusunda da kararını bildirirsin.

Derneğin başında çalışan bir kadın mı istiyorsunuz?

Hepimiz çalışan kadınlar değil miyiz?

Diyordum ki

artık anlaşma imzalandığına göre kasabada demiryolu işleri olacaktır.

Eğer öyleyse

acaba beni iş için önerebilir misiniz?

İş olmasına var tabii.

Seni seve seve ustabaşı olarak öneririm.

-Senin gibi birine ihtiyacımız var. -Sağ olun.

Tabii demiryolunun Independence'a gelmesi vakit alacak

ama uzatma hatlarında bolca iş var.

Nebraska olabilir. Hatta Colorado daha olası.

Ailemden o kadar uzaklaşmak istemem.

Altı üstü bir yıl sürecek.

Eminim toprakların için güzel planların vardır.

-Evet. -Sen bir düşün.

Gidip benim kızlara bir bakayım.

Başlarını belaya sokmakta üstlerine yok. Bana değil, Jemma'ya çekmişler.

Birincilik ödülünün sahibi

mükemmel tasarımı, renk seçimi ve nakış işçiliğiyle…

Mary Ingalls.

-Teşekkürler. -Tebrikler.

Çok iyi iş çıkardın, tebrikler.

Tebrikler!

Teşekkürler. Siz de mi bir şey kazandınız?

Zencefilli kurabiye. Birinci oldum, rakipsizdim.

Caleb'ı etrafta göremedim.

Bu sabah biraz morali bozuktu.

Sebebini söylemedi.

Belki sen neşelendirirsin.

Teşekkürler hanımlar.

Merhaba.

Doktor Tann, hoş geldiniz.

-Konuşabilir miyiz? -Gitmem lazım.

Eşlik etmenize gerek yok, sağ olun.

-Philadelphia'dan döndüm. -Umarım seyahatiniz iyi geçmiştir.

Little House on the Prairie subtitles in other languages

Comments

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left