Make 'Em Dance

Make 'Em Dance

Download Turkish Subtitle

Season 1

Release info

Lucky 2026 S01E02 Make em Dance 1080p WEBRip 10Bit DDP5 1 x265-NeoNoir
A Commentary by chargephoton88

Tags

webdl
Published on: 2026-08-16
Downloads: 0
Hearing Impaired: No
FPS: 23.976

Turkish subtitle preview

The first 200 lines.

Ne zaman çıkacağımı bilirim

Ne zaman evde kalacağımı bilirim

İşleri hallederim

- Evet. Evet. - Biliyorum.

Gazeteci çocuğu yakalıyorum Ama işler gerçekten değişmiyor

Rüzgârda duruyorum Ama asla el sallamıyorum

Sırada ne var?

Ama deniyorum

Deniyorum

SALON - KİTAPLAR - OFİS

- Yanımda yürüyor - Modern aşk

- Yanımdan geçiyor - Modern Aşk

Beni zamanında kiliseye götürür

- Zamanında kiliseye - Beni korkutuyor

- Kilise zamanında - Beni eğlendirir

- Kilise zamanında - Tanrı'ya ve insana güveniyorum

- Tanrı'ya ve insana - Günah çıkarmak yok

- Tanrı ve insan - Din yok

- Tanrı ve insan - İnanmıyorum modern aşka

MARISSA STAPLEY'NİN ROMANINDAN UYARLANMIŞTIR

Armstrong. Ziyaretçin var.

Ziyaret saati değil.

Hadi ya. Tek bildiğim seni bekledikleri.

İçeri gelmiyor musun?

Sadece sen.

Beni özledin mi?

Ara sıra.

Harika görünüyorsun.

Biliyorsun Priscilla, çoğu insan hapisten çıktıktan sonra

bir daha oraya gelmek istemez.

Ben komik biriyim.

Onunla konuştuğunu biliyorum.

Arada sırada.

Yerini biliyor musun?

Bilsem bile sana söylemeyeceğimi bildiğini biliyorum.

O yüzden eninde sonunda iletmek istediğin mesajı

bana vereceğini düşünüyorum.

Beni çok iyi tanıyorsun.

O işe vakit harcadım.

Bana parayı getirmesi gerekiyor John. Çabucak.

Sonra Wayne'le aramı düzeltip

ikimizin çocuklarının da ölmesini engelleyebilirim.

Oğlun,

başına buyruk iş yaptı.

Ya da biri onu kaçırdı.

Hâlâ o parçayı çözmeye çalışıyorum.

Her iki şekilde de. Artık para onda değil demek.

Henüz yoksa bile ikimiz de biliyoruz ki yakında olacak.

Onu gördüm.

Evet.

Nasıl gitti?

Onun için parlak bir gün değildi.

Ama yürüyüp gitti.

Sanırım daha çok topallıyordu.

Onu öldürecek.

- Onu sen öldüreceksin. - Bizimle oynarsa hayır.

Zaten oynuyor Priscilla. Sadece sen henüz oyunu çözemedin.

Kabadayılığının ne kadar yorucu olabileceğini unutmuşum.

Ebeveyn gururu vardır, bir de kör narsisizm vardır.

Şey,

en azından çocuğum hâlâ benimle konuşuyor.

Benden çaldığın için seni affedebilirim.

Neysen osun.

Ama…

Küçük kızın tek başına ve korkmuş bir hâlde

Tanrı'nın unuttuğu bir yerde kafasına sıkılan bir kurşunla öldüğünde

sanırım sen bile kendini sorumlu hissedeceksin.

- Buradan çıktığımda… - Lütfen yapma.

Kendini rezil etme.

Ben…

Seni özlüyorum…

Bazen.

Zamanı tükeniyor John.

Bunu ona söyle.

Tanrım.

Kızlarımdan uzak dur.

Özür dilerim. Sizi korkutmak istememiştim.

Elimde Winchester varken korkmuş gibi miyim?

Çok susadım. Saatlerdir yürüyorum.

Öyle mi? Şimdi biraz daha yürüyebilirsin.

- Yılanı öldürdü. - Öyle mi?

Bize saldırmak üzereydi.

Sadece tepki verdim.

Sen de aynısını yapardın.

Burada ne yapıyorsun?

Araba kazası geçirdim.

Yaralı mısın?

Birkaç kesik ama sanırım kanama durdu.

- Ambulans çağırayım mı? - Hayır. Çağırma. Yapma. Benim

sigortam yok.

Sizi rahat bırakayım.

Suyunuzu içmeme izin verdiğiniz için teşekkürler.

Bana, en yakın kasabayı gösterebilir misiniz?

Kingman buradan 65 km kadar güneyde.

Oraya varamadan güneş çarpmasından öleceksin.

İçeri gelsene.

Seni temizleriz ve gerçek bir bardak su veririz.

Sonra da seni ne yapacağımıza karar veririz.

Arkadaşlarımız kim, biliyor muyuz?

Henüz değil, hayır.

Kimlik yok. Kaliforniya plakası Delaware'deki bir paravan şirkete kayıtlı.

Bizim vakayla bağlantılı olduklarını düşündüren ne?

Ölümcül kaza,

Mason'ın vurulduğu yerden 50 km uzakta sahte kayıtlı araç.

Sence bu tesadüf mü?

İkimiz de biliyoruz ki Priscilla etraftayken cesetler yığılıyor.

Sence o burada mıydı?

Hayır.

Priscilla ellerini kirletmez.

Bence Lucky buradaydı

ve o da mücadele etti.

Sence bu iki adamı ıslakken 40 kilo çeken o kız mı öldürdü?

Burada ne oldu bilmiyorum ama onun burada olduğunu biliyorum.

Çıkmıştı.

Onu geri getiren neydi?

On milyon dolar.

Hayır.

Başka bir şey.

Arkanda.

Günaydın Müdür Yardımcısı.

- Mason'dan haber var mı? - Hastaneden yeni geldim,

çarpan araba ona çok zarar vermiş.

Ameliyattan çıktı ama saha kariyeri sona erdi.

Hangisinin daha kötü olduğuna karar vermeye çalışıyorum.

Vegas'ta büyük çaplı bir operasyonu beni bilgilendirmeden yürütmen mi

yoksa elin boş dönmen mi?

- En iyi anım değil efendim. - Şimdi bana tüm bunların

Priscilla Masterson'ı tekrar hapse atmaya çalışmanla ilgisi olmadığını anlatacaksın.

Biraz yürü Gates.

- Peter? - Kendini kaybediyorsun Billie.

Hayır, kaybetmiyorum.

İşimi yapıyorum.

- Parayı takip ediyorum. - Priscilla'ya mı?

Wayne Whittaker'a.

Priscilla'nın Whittaker'dan çaldığını mı düşünüyorsun?

Hayır, o kadar akılsız değildir.

Ama John Armstrong çıkarı olmadan bir iş yapmaz.

Tahminimce, Priscilla'nın arkasından büyük bir servet biriktirdi.

Şimdi Priscilla çıktığına göre

o bulmadan önce parayı kaçırması gerektiğini düşünüyor.

Bu yüzden kızını arıyor.

Whittaker, Priscilla'yı paranın peşine düşürür.

Parayı ele geçirmesini sağlarız, onu yakalarız.

Whittaker'ı ele verirse ikisini de indiririz.

- Geçen sefer onu ele vermemişti. - Şimdi hapishanenin tadını aldı.

Peki, sana bu konuda biraz rahatlık vereceğim.

Ama beni bilgilendireceksin.

- Duyuyor musun? - Duyuyorum. Evet efendim.

Sizi duyuyorum.

Şu işte.

Gözlerindeki o bakış.

Ne bakışı?

- İşte bu. - Bu bakış mı?

Kan davaları böyle vakaları öldürür.

Onu yine takıntı yapma.

Başüstüne. Gates.

Saçını geriye çek. Sonuna kadar.

- Öyle mi? - Evet.

- Birazcık. - Sonra tuttur.

- Tamam. - Evet. Sonuna kadar.

Evet. Onu göreyim diye.

Derin bir kesik. Şuna baksana.

Muhtemelen dikiş atılabilirdi ama bunun için çok geç.

Annen ne yaptığını biliyor gibi görünüyor.

O bizim annemiz değil.

O bizim Lita'mız.

Onlar kızımın kızları.

Çok uzun zaman önceydi ama bir lisede hemşire yardımcısı olarak çalışıyordum

ve bunun gibi kaç yarayı temizlemek zorunda kaldığımı bilsen şaşırırdın.

Bütün çocuklar kaykaylarından düşer ve…

Tamam.

Bunu ikinizden biri mi çizdi?

Ben çizdim. Küçükken.

Çok iyi. Tam bir sanatçı.

Annesi gibi.

Hoşuma gitmedi ama Lita onu kaldırmıyor.

Ne?

Bakabilir miyim?

Tabii.

Bakalım.

Peki, bunun nesi kötü? Neden beğenmedin?

Ben ve Lita olmalıydık.

- Ama… - Kuşa benziyorlar.

Benzemiyoruz.

- Şu tüylere bak. - Pardon,

sanırım bunun saç olması gerekiyordu.

Bu onun şaheseri

ve hepsi benim.

Asla kaldırmayacağım.

Senin için arayabileceğim biri var mı?

Hayır, yok. Hayır. Sorun değil.

- Emin misin? Birisi olmalı. - Yok.

Ahır gibi odanızda Toby'yi bulsanıza kızlar.

Onu şeye gösterirsiniz…

- Rachel. - Rachel'a.

Tavşanınızı Rachel'a gösterebilirsiniz. Yukarı çıkıp onu bulun.

Lita . Toby'yi görmek istemiyor.

Belki istiyorumdur.

- Hadi Elie. Yardım et. - Tamam.

Yatağın altına bak.

Comments

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left