Family Blood

Family Blood

Download Turkish Subtitle

Release info

Family Blood 2018 1080p NF WEB-DL DD5 1 x264-NTG TUR
A Commentary by nortwing
Netflix Official subtitle , runtime 01:32:28 , Frame rate 23.976 FPS

Tags

Web-DL
web-dl
web
WEB-DL
x264
1080
Published on: 2019-11-03
Downloads: 16
Hearing Impaired: No

Turkish subtitle preview

The first 200 lines.

Bobby?

Anne? Bobby?

SABIR - HUZUR - NEŞE - SEVGİ

Anne?

Bobby?

Yapma.

Richard?

-Neredeler? -Kapıyı açma, Kristen.

Onları seviyorum, tıpkı seni sevdiğim gibi.

Keşke…

…onları geri getirebilsem.

Yapabilirdim…

…ama… …kendime engel olamadım.

Üstelik bu kez denedim. Gerçekten denedim.

İşe yaramıyor.

Keşke yarasaydı.

Çok geç olmadan gitmelisin.

Git!

Çok üzgünüm.

Ailemi kullandım,

o yüzden artık beni istemiyorlar.

Arkadaşlarım da artık beni istemiyor.

Açıkçası, bazen ben de kendimi istemiyorum.

Arka sokaklarda, köprü altlarında

yaşadım ve sonra…

…harika bir park buldum.

O kadar büyüktü ki istediğim an içinde kaybolabilirdim.

Derken bir gün,

yolun karşısındaki binaya giren garip tipler gördüm.

Onları bir tünelden gördüm,

sihir gibi bir şeydi.

Orada ne olup bittiğini merak ettim,

acaba yiyecek var mıydı…

…veya uyuşturucu.

İşte buradayım.

Bunu hiç beklemiyordum.

Ama belki bu da "Tanrı'nın işi"dir.

Burayı ve sizi bulmam…

…ve şu yiyecekleri.

Adım Eddie, ben bir bağımlıyım.

-Teşekkürler. -Sağ ol, Eddie.

Adım Ellie, ben bir bağımlıyım.

-Hoş geldin, Ellie. -Merhaba, Ellie.

Özür dilerim, ben…

Yeni bir yerde her şeyi sil baştan yapmak zor.

Sorun değil.

Buraya yeni taşındım.

İşte hikâyem.

Tek bir içkiyle başladı.

Arkasından bir tane daha, sonra da çok daha fazlası geldi.

Bağımlıydım, ama şöyle düşünüyordum,

"Önemli değil. Bir anlamda herkes bağımlı."

Ama…

Diyordum ki "Bu…

Bununla baş edebilirim. Kolay."

Ama sonra sırtımı incittim.

Ve bana hap verdiler,

şu kahrolası haplar…

Hiçbir şey onlar kadar rahatlatmıyordu.

Pardon, hangi uyuşturucu olduğunu söylememem gerekiyor, biliyorum.

Ama canımdan can aldılar, istediğim tam da buydu.

Ve…

…eşim beni terk etti.

Açıkçası bu o kadar da kötü bir şey değildi.

Ama çocuklarımı kaybettim.

Ve…

…önceleri pek umursamadım,

çünkü onlardan çok hapları istiyordum.

Şu anda bunu söylediğime inanamıyorum.

Neyse, çocuklarımı geri aldım.

Yeni bir evimiz var.

Umarım yeni arkadaşlarımız da olur.

Kedim Lola evin sigara kokmasından hoşlanmıyor.

-Yeni taşındık. -Gürültüleri duydum.

Son zamanlarda burada çok şey oldu.

Vidalar, çiviler, keskin kenarlar.

Sözde mahalleyi daha güvenli kılacaklarmış.

-Anlıyorum. -Buradan gitmeyeceğim.

Beni satın alamayacaksınız.

Sadece kiralıyoruz.

Yeni taşındık. Kocaman bir yer.

Evet.

Mahalle pek matah değil. Biraz tekinsiz.

Bu fırsat için teşekkür etmek istedim.

Ben… Sen olmasan yapamazdım.

Minnettarım.

Evet, çocuklar iyi.

YANGIN

Kalkın. Hadi. Çabuk.

Amy.

Amy.

Hadi. Yangın olabilir.

Yangın falan yok. Aptal ağabeyimin işi.

Anneni aradım.

İlk günler epey olaylı geçti, Kyle.

Kavgaya karıştın…

…okul mülküne zarar verdin,

sonra bir kavga daha.

-Bir şey söyleyecek misin? -İlan panosuna ben grafiti yapmadım.

Burada kalmak için burada olmayı istemelisin.

-Burada olmak istemiyorum. -Olma o zaman.

Bu hafta gelme.

Dışarıda anneni bekle.

Meegan, içeri gel.

Meegan.

Uzaklaştırma mı aldın?

Evet.

-Götün teki. -Evet.

Götün âlâsı.

İkinci kavga, kavga bile değildi.

Kendini fena hâlde dövdürmen gibi bir şeydi.

Evet.

Sen ne yaptın?

İlan panosuna grafiti yaptım.

Ne oldu?

Çizimlerini seviyorum.

Görebilir miyim?

Hadi. Sen benimkileri gördün.

Vay.

"Vay" berbat anlamında mı, başka bir şey mi?

Seri katil olabilirsin anlamında, Kyle.

İyi anlamda.

Anne? Kyle?

Anne?

Kyle?

Anne? Kyle?

Babamla konuştun mu? Çok kızacak.

Buraya geldiğimizden beri birkaç kez aradım.

Cevap vermedi.

Seyahat ediyor.

-Hep seyahatte. -İş için.

Peki.

Neden eşyanı yerleştirmedin?

Biraz neşelenmeyi deneyebilirsin.

Kyle, çocukluk ediyorsun.

Odamdan defolup gider misin?

Kyle.

Yapma.

Bak, beni dinlemek istemediğini biliyorum

ve sana bir şey söylemeyi hak etmiyorum,

ama lütfen bana kızdığın için hayatını mahvetme.

Olur mu?

Söz veriyorum, bu sefer farklı olacak.

Her seferinde öyle diyorsun.

Selam.

-Koşuya çıkıyorum. -Öyle demene gerek yok.

Biliyorum.

Neden hep geç saatte koşuyorsun?

-O kadar geç değil. -Kyle "Burası kötü bir mahalle" dedi.

Kötü değil.

Bir zamanlar öyle olabilir, ama soylulaştırılıyor, yani…

Anlamını biliyorum.

Zengin beyazlar taşınıp diğer herkesi kovuyorlar.

Benim küçük kızım.

Anne, 13 yaşındayım. İki ay sonra 14 olacağım.

Biliyorum. Hiç hatırlatma.

Pekâlâ, öncelikle,

ilk kez toplantıya gelen

veya kent dışından biri var mı?

Evet.

Oturayım mı kalkayım mı bilmiyorum, filmlerde hep ayakta duruyorlar.

Nasıl rahat edeceksen öyle yap.

Teşekkürler.

Adım Christopher, ne olduğumdan emin değilim.

-Hoş geldin, Christopher. -Merhaba, Christopher.

Beni aranıza aldığınız için sağ olun.

Evet, galiba bağımlıyım. Sadece…

Hiç öyle düşünmemiştim.

Ve ben…

Birçok kişiyle ilişkimi mahvettim.

Kendime engel olamıyorum.

Galiba bu da bir bağımlılık.

Yardıma ihtiyacım var.

Artık yalnız olmak istemiyorum.

-Teşekkürler, Christopher. -Sağ ol, Christopher.

-Adım Ellie, ben bir bağımlıyım. -Merhaba, Ellie.

Yeni bir işe girdim.

Arkadaşım kadrolu profesör.

Benimle yaşıt, işi de o buldu.

Ama bazen biraz zor oluyor, çünkü…

…şu an onun yerinde olmalıydım.

Her neyse, böyle şeyler düşünmemem gerekiyor, değil mi?

Kahretsin, elimden geleni yapıyorum ama… Yemin ederim, çabalıyorum.

Adım Ellie, ben bir bağımlıyım.

- Teşekkürler, Ellie. - Sağ ol, Ellie.

Selam.

Eddie. Toplantıda yoktun.

İyi misin? Bir şeye ihtiyacın var mı?

Tamam, şey…

Gelecek toplantıda görüşürüz.

-Kendine iyi bak. -Bir şey lazım mı?

Ne?

Orada. Hap kullandığını söyledin.

Ben…

Kullanırdım, dedim.

Siktir git.

Bu, sıradan mallardan daha iyi.

Hadi, anne. Vakit geldi.

Anne.

Kalktım. Kalktım, yavrum. Git okul için hazırlan.

Comments

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left