The first 200 lines.
Çeviri: Serci
Geber...
Seni... o. çocuğu!
Jamie...
Arabada kalmanı istiyorum.
Jamie!
Geri çekil! - Dokunma ona, Jamie!
Bu o.
Sakın kızı vurma.
Eğil!
Anlayamıyorum, ne oldu?
Aşağıda bir yerlerde olmalı!
Yap şunu!
Geri çekil!
Sus, Tuki.
Kes sesini!
Orda birşey yok, Tuki.
Cadılar bayramı arifesi. 1 sene sonra.
Çocuk Kliniği. Haddonfield, İllinois.
Hayır.
Hayır!
Gel, Jamie. Banyo hazır.
Hayır!
Jamie! Hayır!
Herşey yolunda.
Herşey yolunda, canım.
Oh, Jamie.
Jamie...
Jamie!
Sadece herzamanki kabuslarındandı, hepsi bu!
Oh... Oh.
Oh, canım. Bana bak, bana bak.
Anneni çağırayım mı?
Oh!
Oh, Jamie. Jamie.
Doktoru çağıracağım.
"Benim için geliyor."
Oh, Jamie!
Oh, Jamie!
Jamie! Doktor!
Sedye getirin!
Yardım edin!
Hadi! - Tamam.
Evet. Hazır.
Gidelim!... Gidelim! - Jamie...
...nefes al!
Nefes al, Jamie!
Jamie, nefes al.
E.R.'ı hazırlayın! Nefes borusunu açacağız. Gidelim! - Gidelim!
Dayan, Jamie. Jamie, Jamie, Jamie.
Tamam, yavaş. - İşte oldu.
Sakin, sakin, sakin, doktor.
Onu buraya çıkarır mısın? - Evet. Sabit, sabit.
Oksijene ihtiyacı var!
Pekala, kayışını çözün.
Tamam.
Hayır!
Hayır! - Ne yapıyorsunuz?
Onu rahat bırakın! - Bu kız ölüyor!
Nefes borusunu açmalıyım, Tanrı aşkına! - Dengeleyecektir. - O ölüyor!
Hayır.
Görmüyor musun?
Bu kızı hala öldürmek istiyorsun.
Bize birşeyler anlatmak istiyor.
Hey burdayım, komik surat.
Ne?
Teşekkür ederim.
Hey! Hey, açın şunu!
Max!
Max!
Max'e izin vermiyorlar. - Buraya gel, Max.
Bilirsin.
Şaka kaldıramadıklarında neler yaparlar bilirsin.
Hatırlamıyor bile.
O daha iyi mi?
Hey! Hey, hey, hey!
Bana bir öpücük ver bakalım, bebeğim.
Ne?
Bakalım Rachel 3 numaralı kapının arkasında ne saklıyor.
Çok güzel görünüyor. Çok sevimli.
Billy...
...bir sürü çocukla kavga etmek zorunda kalacak. - Billy çıldıracak.
Ne oluyor burada?
Gee. Üzgünüm.
Hadi, Max. Gel buraya.
Görüşürüz, tatlım, seni seviyorum.
2 gün sonra döneceğim... tamam mı?
Annen ve baban seni çok seviyor.
Günahkar kız ölmeli.
Bunu nasıl yapabilirler?
Ne zaman onun o olmadığını farkedecekler?
O sadece bir çocuk.
Michael Myers'ın onun amcası olduğunu biliyorlar.
ve üvey annesine saldırdığını da. Bu yüzden ondan korkuyorlar.
Özelliklerde cadılar bayramında.
Onu hiç yalnız bırakmamalıydım.
O zaman ne düşündüğümü bilemiyorum.
Korkuyordun ve... - Korkmuyordum.
Herşeyin tekrar başlamasından korktun... tekrar başlamasından.
Korkmanda yanlış birşey yok.
ve sanırım onu burada yalnız bırakmamda da...
...bir yanlışlık yok, değil mi?
Ona kulübeden telefon edebilirsin.
Ona iyi bakılacaktır.
Peki niye hala kendimi suçlu hiseddiyorum?
- Jaime için endişeleniyorum. - Yanından ayrılma o zaman.
- Aileme söz verdim. - Sözler bozmak içindir, bebek. - Bilmiyorum.
Çiftliğin partileri hep muhteşem olur. Bir düşün.
- Tamam. - Gitmem gerek. Hoşçakal. - Hoşçakal.
- Kostümümü giyip geleceğim. - Görüşürüz, Tina.
Max!
Max, neyin var?
Hadi, Max.
Oh, hadi ama.
Hadi, Max!
Hadi.
Evet.
İşte. İster misin? - O benim.
- Yeşil olanı istiyorum. - Bundan hoşlanıyorum. - İşte kırmızı olan.
Makası istemem. - O benim.
Onları duvara asacağım.
Kes sesini, Max!
Şaka.
Jamie? - Max!
Max?
Ne dedi? - Tamam.
Tamam!
Bekle bir dakika!
Tamam!
Geliyorum!
Alo?
Sen iyi misin?
Evet, iyiyim. Duş alıyordum.
Max iyi mi?
Max halinden memnun. Sabahtan beri bir kediye havlayıp duruyor.
Git ve onu kontrol et.
Peki ama, niçin? - Git ve onu kontrol et, hemen!
Tamam.
Tamam. Bekle. Aşağı inmeliyim.
Oh, kutsal kardeş.
Rachel?
Dr. Loomis...
Max gitmiş.
Dinle beni.
Telefonu kapa, ve en yakın mağazaya git.
Evden çıkmalısın. Hemen! Şimdi. Dediğimi yap!
Bay Cornet!
Buna baksak iyi olur.
Her yer temiz. Ne yukarda, ne de aşağıda birşey yok.
Peki ya Max?
Dobermandı, değil mi?
Bu olamaz. Max!
Max, sen ne yaptın?
- Çok utandım. - Biz bunun için burdayız.
- Kedileri kurtarmak. - Köpekleri bulmak. - Bu bizim işimiz. - Ve bunu seviyoruz.
Öyle sanırım.
Hoşçakal, tatlım. Seni seviyorum.
İyi bir kız ol.
Hoşçakal.
Şey, o tamamen iyi durumda.
Hadi, Billy.
Jamie biraz dinlenmeli.
Jamie, sen iyi misin?
Hadi ama.
Birşeyler hissediyorsun, değil mi?
Anlat bana.
Ne biliyorsan anlat!
Buraya, yaz. Yaz! Yaz!
Ne biliyorsan, yaz.
Jamie, lütfen!
Lütfen.
Evet.
Max?
Max?
Hayır!
İlaç etkisini göstermeye başladı. Daha fazla doz kalbini durdurur.
Titriyordu!
Her tarafı titriyordu!
Bu kızın bir yeri seyirdiğinde, hep ulusal güvenliğe haber vermek zordunda kalıyorum.
Geçen yıl kaç kişi öldürdü? Unuttun mu?
Senin kızını... - Sakın! - Hayır! Tabiki unutmadın!
Nasıl unutabilirsin?
Ama onun yüzüne hiç bakmadın, değil mi?
Gözlerini hiç görmedin.
Hiç bir zaman o bakışları...
...görmedin...
İfadesiz bakışları.
Boşluğu.
Hafızam 12 sene önceki o geceye geri gitti...
onu bana getirdikleri...
Sana birşey göstermek...
göstermek istiyorum. Bak, bak. Buna bir bak.
Bak buna.
Hep dua ettim...
...onun cehennemde yanması için.
Ama kalbimde...
cehennemin bile onu almayacağını biliyordum.
Şerif?
Seni mezarlığa çağırıyorlar.
Rach?
No comments yet. Be the first to leave one.