The first 190 lines.
İçeceğiniz, efendim.
- Elmaslar sende mi? - Bende.
Tebrikler, John.
Sayende uranyumu geri aldık ve örgütü çökerttik.
Görev tamamlandı, üsse dönebilirsin.
Yine çok zor bir görevin altından başarıyla kalktın.
REFLECTION IN A DEAD DIAMOND
Bay Diman?
317 numaralı odadaki misafir yine şikâyette bulundu.
Lütfen daha dikkatli olun.
Bugün çarşamba. Haftalık konaklama ücretinizi ödemeyi unutmayın.
Umut vaat eden bir çağdayız.
Ürünlerimiz, dünyayı beslemeye yardımcı olacak.
Nükleer enerji silahlanmadan ibaret değil, John.
O, moderniteye erişim demek.
Herkes için elektrik demek.
Yeni bir çağa adım atıyoruz.
Çalışmaların sayesinde, artık hiç kimse hiçbir şeyden yoksun kalmayacak.
Artık her şeyin tadını çıkarabiliriz.
Artık “imkânsız” diye bir şey yok.
Bu adam, Markus Strand.
Günde bir milyon varil petrole bedel biri.
Kendisi, en öncelikli hedefimiz.
Ona yaklaş ve tıpkı dünyada en çok değer verdiğin şeyi korur gibi koru.
Kusura bakmayın.
Bu araba, iki adet 50 kalibre makineli tüfekle donatıldı.
Farların içine yerleştirildiler.
Bu puro kutusu, silahına takılabilen bir nişangâha dönüşüyor.
Bu saat, patlayıcının uzaktan kumandası.
Bu yüzükse, güçlü bir lazer sayesinde duvarların arkasını görmeni sağlıyor.
Ancak, çok uzun süre aktif bırakmamaya dikkat et...
...aksi takdirde karşılaştığı her şeyi yok eder.
Sensin biliyorum.
Ben değilim, diyorum sana!
Seni tanımadığımı mı sanıyorsun?
Yeter! Yeter artık!
Onu tanıyor musun?
- Onun için mi çalışıyorsun? - Hiçbir şey bilmiyorum.
Konuşmasan da aklından geçenleri bileceğim.
Onu gördün mü?
Nasıl biri?
Yüzünü tarif et bana.
- Onun kim olduğunu söyle! - Bildiğim her şeyi zaten anlattım sana!
Bana tüm sırlarını anlatacaksın!
Konuş!
Onun yanında olacaksın. Strand'layken seni izliyor olacağım.
Her şeyi gözlemleyen benim. Elbisem, izin verdiğim her şeyi kaydediyor.
Bana bir daha dokunursan, ölürsün.
Benden pas.
Çok çabuk pes ediyorsun, canım.
Göreyim.
Bahisler alındı.
Yeni bahis yok.
Size bir teklifim var.
Elbette. Ne zaman isterseniz görüşelim.
Bir terslik var.
Strand işinde yalnız değiliz.
Milyonlarca değil on milyonlarca varilden bahsediyorum.
Endişelenmeyin.
Kaynaklarım sınırsız.
Biri bizi tuzağa düşürmeye çalışıyor.
Kırmızı alarm. Tekrar ediyorum, kırmızı alarm.
Papillon Nuit, Alpha konuşuyor. Bize takviye gönderin.
- Papillon Nuit, duyuyor musun? - Unut gitsin, onlara güvenemeyiz.
Sen kazandın.
Şimdi de vücudunla oynama zamanı...
Bay Strand, bu konuyu görüşmek için ne zaman buluşabiliriz?
O işi ortağınızla halledeceğim.
Gülümse!
“Poligonda buluşalım.”
Umut vaat eden bir çağdayız.
Yakında tüm cihazlarımız tek bir telefona sığacak.
Yemin ederim, yeni bir çağa giriyoruz.
İkili sistem sonsuz olasılık sunuyor.
Her şey değişiyor!
Ama John ikili sistemde kalıp...
...dünyayı siyah-beyaz, iyi-kötü, erkek-kadın olarak görmeye devam ederse...
...teknoloji, hiçbir şeyi değiştirmeyecek.
“Onların, petrolden çok sanatla ilgilendikleri izlenimine kapıldım.”
“O tablolar tüylerimi ürpertiyor.”
“Değişen bir şeyler var. Tehlikedeyiz.”
“Bizi ortadan kaldırmak istiyorlar.”
- Size cazip bir teklif sunabiliriz. - Dinliyorum.
Ortağımdan henüz onay alamadım, kendisinden birkaç gündür haber alamıyorum.
Birkaç gündür kayıp.
Bence, öylece ortadan kaybolmayız.
İllaki bir yerde iz bırakırız.
Görüyor musunuz? Ölüm dediğimiz şey...
Affedersiniz, hemen döneceğim.
Efendim?
Ne?
Kim yaptı bunu?
Hangi barda?
Onun yaptığından emin misin?
Maskeli değil miydi?
Nasıl yani? Saçlarına mı ihtiyacı vardı?
Kazananla oynayacağım.
Yarı yarıya.
Peki ya sen? Sen neredeydin?
Bekle.
Hemen döneceğim.
Evet, dinliyorum...
Ölü Gözdeki Yansıma
Markus Strand'ın cesedini nasıl buldun?
Oraya vardığında çoktan ölmüş müydü?
Her şeyi anlattım zaten!
Senin görevin onu korumaktı!
Görevinden memnun değilsen...
...başka bir ajan buluruz.
Bay Diman.
Pardon.
Bay Diman. Pardon.
Bay Diman.
316 Nolu Oda Faturası
Hadi ama, eğlenelim, son gecemiz bu.
Son iki başarından sonra seni gözden çıkarmalarına inanamıyorum.
Hepimiz onların elinde sadece birer piyonuz.
İstedikleri zaman değiştirilebiliriz. Sen de öylesin!
Hadi ama! En azından bu muhteşem elbise var. Senin tüm elmaslarına bedel.
Ölümünün hesabını soracağım.
Öfkelendiğinde çok tatlı oluyorsun, John.
Artık ben burada olmadığım için Serpentik'e dikkat et.
Sıradaki sen olabilirsin.
- Hoşça kal, aşkım. - İntikamını alacağım.
Garson.
Bir Martini daha alayım.
Bir tabak da deniz kestanesi.
Ama artık deniz kestanesi kalmadı, efendim.
Bu anı o kadar uzun zamandır bekliyordum ki.
Nihayet kim olduğunu söyleyecek misin?
Çıkar maskeni.
Özür dilerim efendim, ama bu son olacak.
Resepsiyon, hesabınızı bloke etti.
Kuyumcuyla bir randevu ayarlamanın zamanı geldi...
...onlara elmaslarla ödeme yapacağım.
Kendilerini ne sanıyorlar?
Canlarına okuyacağım!
Çıkar şu maskeyi.
Artık daha fazla gizem istemiyorum. Bu işin bitmesini istiyorum.
Artık son bulsun istiyorum. Öp beni.
İyi günler, Bay Diman.
Üst Geçitte Yeni Kaza Vadide Bir Erkek Cesedi Bulundu
Yeni Plajlar Tehlike Altında
Miramare Müşterisi Sahil Yolunda Ölü Bulundu Genç Kadının Cesedinin Otopsisi Devam Ediyor
Otopsi...
...mücadele izi yok...
...zehirlenmiş.
...zehirlenmiş.
Kurbanlarını, zehirli bir yüzükle enselerine iğne yaparak felç ediyor.
Bu yöntem, kurbanlarını öldürmeden önce...
...zehirli dişiyle hareketsiz hale getiren kobra öpücüğünü andırıyor.
Rakibi hareketsiz kalınca, kılıç kadar keskin metal tırnaklarını kullanıyor.
Kıymetli Taş Kaçakçısı Öldürüldü!
Kendisine “Serpentik” diyor.
Bir numaralı önceliğimiz o.
Ama tek kişi o değil.
Orient Palace'de Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu üyelerini katleden...
...ve kıyı güvenliği adına...
...özel plajlardaki konukları zehirleyen kişilerin de izini sürüyoruz.
Ancak en tehlikeli olanlar henüz tespit edilmedi.
Ünlü tablolara atıfta bulunarak birkaç sanat koleksiyoncusunu öldüren kişi hâlâ firari.
Ölüdoğa
Tek bildiğimiz, kurbanlarını, ölümlerini haber veren bir mesajla uyarıyor olması.
Ölü Gözdeki Yansıma
Ve sonuncusu ve muhtemelen en tehlikelisi.
“Kinetic”, kurbanlarını hipnotize ediyor...
...ve onlar da kendilerini bir filmin içinde sanıyor.
“Fin” kelimesi yüksek sesle yankılanana kadar...
...gerçeklik algılarını tamamen kaybediyorlar.
Ölümünün müziğini dinle.
Gitmelisiniz.
- Tehlikedesiniz. - Biliyorum.
Ve hükûmetinin yardımına ihtiyacım yok.
Kim olduğunu biliyorum. Bu numaraları bırak artık.
Yine öyle çekici bir ortağın olursa gel beni gör.
Aksi takdirde, beni rahatsız etme.
Onu gördün mü?
Tarif etsene?
Hâlâ konuşabiliyorsan, Strand'a, sıradaki kişinin o olduğunu söyle.
Bana onun yüzünü tarif et.
Evet?
- Bunu sana bıraktı. - Yine o...
Söyle ona, geliyorum.
- Bu koku beni sarhoş ediyor. - Benimse midemi bulandırıyor.
Bu olmasaydı...
...insanlık hâlâ o iğrenç mağaralar gibi kokardı.
Ölü Gözdeki Yansıma
Saf Gana.
En sevdiğim an bu.
Elveda. İnsanlık, senin iğrenç kokundan kurtulacak.
No comments yet. Be the first to leave one.