The first 200 lines.
Foundation'da daha önce...
Phara bir savaş gemisinin peşinde.
Invictus?
Kıyafetim arıza yapıyor. İticiler yanıt vermiyor.
Hugo.
Gemiyi yönlendirmemize yardım edeceksin.
Sonra da onu doğruca Trantor'un merkezine götüreceğiz.
Siz ölü bir adamın egosunun yankılarısınız.
Zephyr Halima'ya göre ben ruhsuzmuşum
Üç Tanrıça'nın kendisine başvurmam gerek.
Büyük Spiral'de yürüyeceğim.
Bir parçası eksik bile olsa...
...bulmacayı çözebilirsin.
Senin değil Raych'in her zaman burada olması gerekiyordu.
Bu beni çok sıktı.
Sanırım geleceği hissedebiliyorum.
ISAAC ASIMOV'UN ROMANLARINDAN UYARLANMIŞTIR
Ilex!
Onlar gittikten sonra geride çocuk kalmamıştı.
Sadece savaşçılar vardı.
Büyük Savaş Avcısı unvanını alana kadar bu yaralı bedenimi zorladım.
Bana biçilen ömrün üç kat fazlasını yaşadım.
Weald Tanrıları intikamımı alana dek ölmeme izin vermedi.
Ve hazır olduğumda...
...bana ikinci bir hediye yolladılar.
Invictus mu?
Bir dua gibi yörüngede belirdi.
O zaman biliyordum...
...tanrılar sadece imparatorluğu yok etme fikrimi onaylamamış,
onu yaratmışlardı.
Halkına ne olduğunu gördün.
İmparator birkaç kişinin günahı için dünyanızın yarısını yok etti.
Trantor'a saldırırsanız Uzak Sınırlar'ın tamamı acı çeker.
İntikam konseptini anlamıyorsun, değil mi?
İnsanlık umurumda değil.
Bu gemi benim sesim olacak.
Bir sonraki sıçrama rotası için yardımın lazım.
Yardım etmezsen
avcılarım Terminus'ta kalan tüm erkek,
kadın ve çocuğu öldürecek.
Annenden başlayarak.
Babanı zaten feda ettin.
Anneni de feda etmezsin.
Takas çok basit bekçi.
Trantor'u yok et...
...ve belki, sadece belki...
kıymetli Vakfın sonra gelecek şeyden sağ çıkar.
Biraz fazladan vakit için bir insanın yapabilecekleri muhteşem, değil mi?
Ne zamandır bunu yapabiliyorsun?
Kendimi bildim bileli.
Çoğu zaman sadece bir his.
Bunda olduğu gibi ama...
...diğer zamanlarda rüyalarda geliyor.
Eskiden rüyamda bir dalga görürdüm.
O kadar büyük bir dalga ki...
...tek yapabildiğim nefesimi tutup beni almasına izin vermek.
Evimi, ailemi, tüm dünyamı
yıkıp geçeceğini biliyorum.
O rüyadan hiç kurtulamadım Hari.
Bana musallat oldu.
Bunun gerçek hayatta olmayacağını bilmem gerekiyordu,
o yüzden kendime matematik öğrettim.
Aklıma gelen her ihtimali ve fiziksel gücü hesapladım.
Çaresizce onu atlatmanın bir yolunu aradım.
Ama bulamadım.
O rüya seni matematiğe yönlendirdi,
bu da onun rüya değil bir öngörü olduğunu ispatladı.
Seni matematiğin ötesine taşıyan
bir içsel işleme yeteneğinin olduğunu öğrensem
hiç şaşırmazdım.
Abraxas'ı açıklardı.
Abraxas'ı çok çalıştığım için çözdüm.
Evet, ben de olağanüstü olduğunu söylüyorum.
Daha sıcak oluyor.
Moloz alanına girdiğimiz için oluşan sürtünmeden.
Geminin radyatörleri ısıyı dağıtır.
Isı transfer sistemi başlatılıyor. Dengeleniyor.
Neden Helicon'a gidiyorsun Hari?
Raych'le ne planlıyordunuz?
Sana söyledim zaten.
Hayır, inkâr etmediğin bir tahminde bulundum.
Çünkü haklıydın.
Cidden beni bu işin dışında tutmaya devam mı edeceksin?
En baştan bunu yapmam gerektiği de söylenebilir.
Bu ne demek şimdi?
Dikkatli olmazsak
senin bu öngörünün psikotarihi tamamen çarpıtma potansiyeli var.
Sana ve Raych'e olanlara bak.
Sen buradasın, o yok.
Düzgün söyleyemedim. Lafımı geri alayım.
Demeye çalıştığım şey
insanlığın kurtuluşu bizim Helicon'a varmamıza bağlı.
Kurtuluşumuz Vakıf'a bağlı sanıyordum.
Bir anlamda öyle.
Ama sadece yan kuruluşu da kurulacak olursa.
Yani ikinci bir Vakıf.
Burada, Yıldızın Sonu'nda. Helicon'da.
İLETİŞİM AKTARIM MERKEZİ
Ben Hugo Crast...
Ben Cian un Edan,
eski Thespis vatandaşı,
Thespin Cumhuriyeti'ne imdat sinyali yolluyorum.
Karakol 59'da Anacreon aktiviteleri var.
Beni duyan var mı?
Beni duyan var mı?
Beni duyan var mı?
Spiral, bedenin dayanıklılık sınırlarını zorlamak için tasarlandı.
Yiyecek, su ve dinlenme olmadan yapılan 170 kilometrelik bir yürüyüş.
Hayati değerler iyi seviyede.
Tabii organik olmayan cihazları da bırakman gerek.
Koruyucu auranı...
...ve imparatorluk nanobotlarını.
Hayatında ilk kez yaralanabilir olacaksın.
- Yorulacaksın... - Anladım.
Bir hacı düşecek olursa
yolda olan bir başkasından yardım alabilir.
Tabii sadece tek dizi üzerine çöktüyse.
İki diz de düşerse bu teslimiyet işaretidir.
Hacı ya yoldan sürünerek uzaklaşacak gücü bulur
ya da ölüme teslim olması gerekir.
Yola çıkanların yarıdan azı Spiral'in merkezine ulaşacak.
Orada kutsal bir mağaraya girecekler. Annenin Rahmi'ne.
Rahmin içinde su var.
Havuzun etrafındaki tuzda özel bir iyon var
ve ona dokunan kişide tekil bir reaksiyona yol açar.
Havuzun içine girdikten sonra Anne de isterse
sana bir imge bahşedilecek.
Başarılı olur da geri dönersen
bir Zephyr paneli gördüğün şeyi yorumlayacak.
Başka hacılar neler gördü?
Her imgelem eşsiz ve derinden özeldir.
Hepsinin yiyecek hayali görmemesine şaşırdım doğrusu.
Nanobot çıkarma işlemi tamamlandı.
Bu hamle seni büyük riske sokacak imparator.
Üstüne daha önce benzeri olmayan bir fiziksel tehlike binecek.
Eğer...
Eğer sonuna kadar gitmeyi başaramazsan
bu sadece seni eleştirenleri güçlendirecek.
Sonuna kadar gideceğim.
Tuz bileziğini ver.
Bunu alıyorum.
Sanki yanımdaymışsın gibi olacak.
Her zaman olduğun gibi.
İnancın olsun. Yavaş git.
Bu orta halkalar kandırıcı olabilir.
Olduğumuzdan daha ileride olduğumuzu sandırırlar.
Deponda muhakkak biraz yakıtın kalmış olsun.
Bunu daha önce yaptın mı?
Hayır ama yapan bir sürü kişiyle konuştum.
Paylaşmak istediğin tüyolar var mı?
Bunu kolaylaştırmanın bir yolu yok.
Olay da bu zaten.
Kendini ayarla.
Bir ayak diğerinin önüne.
Üç Tanrıça sana yol gösterir.
Bu insanlar imgelerinden bahsetti mi?
Bir hacı bana şöyle dedi:
Havuzun etrafındaki tuz gözlerinin önünde dönüp havalanmaya başlamış.
Sonra ne olduğunu söylemedi
ama gördüğü en güzel şey olduğunu söyledi.
- Nerelisin? - Baltaros. Sen?
- Nishaya. - İmalat gezegeni.
Trantor'da yapılamayacak kadar zehirli ne varsa biz yapıyoruz.
Özel tekstiller.
İmparatorun sevdiği belli bir tipte seramik kaplama.
Nishaya mükemmel bir yer
çünkü atmosferimiz yoğun ve beyaz bir sisten ibaret
ve hava kirliliği de ona karışıyor.
O sis.
Annemin dediğine göre
babamın yüzünü nihayet ilk kez doğru dürüst gördüğünde...
...çoktan üç çocukları varmış.
Sen de bu fabrikaların birinde mi çalışıyordun?
Hayır. Ben yükleyiciydim.
Sıçrama gemilerine koli yüklüyordum.
Muhteşem makineler, değil mi?
Kesinlikle.
Gerçi buraya gelene kadar bir tanesine binmemiştim.
Yolculuğu yapabilmek için tüm birikimlerimi harcadım.
Baltaros mu dedin? Sen de binmiş olmalısın.
Evet.
Ben de ilk kez bindim.
Eskiden sürekli seyahat eden insanları kıskanırdım.
Galaksinin bir ucundan diğerine sıçrarlardı.
Ama bu... Gerçekten çıkmam gereken yegâne yolculuk bu.
Umarım sen de böyle hissediyorsundur.
İkinci bir Vakıf mı?
Terminus, imparatorluk imtiyazıyla kurulmuştu
ve kısmen de olsa ateşi üzerine çekmek için tasarlanmıştı.
Ama İkinci Vakıf'ın ve yerinin gizli tutulması gerekti.
Birinci Vakıf'tan bile gizlenmeliydi.
Neden? Onun amacı ne?
Bana güvenmeyeceksen o zaman Helicon'a gitmiyorum.
Saçmalama Gaal.
Helicon'da kaynaklarım, müttefiklerim var.
Artık yeteneklerinin doğasını bildiğimizden araştırabiliriz.
Kendi çıkarlarımız için kullanabiliriz.
Artık kullanılmaktan bıktım.
İnmek istiyorum. Hemen.
Ya söylersin ya da geldiğim yoldan giderim.
No comments yet. Be the first to leave one.