The first 172 lines.
ÖNCEKİ BÖLÜMLERDE
Eve, bana dönmeni ne gibi bir felaketin sağladığını sormaya
cesaret etsem mi acaba?
Bay Fury'nin Moskova'da olmasını nasıl açıklıyorsunuz?
Seni beni kovmaya mı yolladılar?
Gönüllü oldum.
Moskova'da yarattığın,
en iyi ajanlarımızdan birinin ölümüne yol açan karmaşayla
bunu hak ettin kardeşim.
Konsey toplantısında
Dünya'yı ele geçirme planım var, demiştim.
Dünya kahramanları harekete geçecek.
Buna karşılık vermemizin tek yolu kendimizin süper versiyonuna dönüşmek.
Hepimiz.
Süper Skrull'lar.
G'iah.
Kaç.
- Hadi, arkanı dön. - Hayır.
Skrull'ların lideri misin,
baş düşmanımız mı?
St. James Kilisesi, bir saate.
MARVEL ÇİZGİ ROMANLARINA DAYANMAKTADIR
Onların Amerika'daki kahramanlıklarının haberlerini izlerken
çok tuhaf bir şey hissettim.
İçimden bir ses
onları bir araya getirenin tanıdığım biri olduğunu söyledi.
Tanıdığın biriyse ne olacak?
Buna şaşırmam.
Neden?
Çünkü sandığım kişiyse son derece doğrucu biri.
Evrenin tehlikeli bir yer olduğunu biliyor.
Evin, uğruna savaşmaya değer bir şey olduğunu.
Zayıfların korunmaya değer olduğunu.
Kitap iyi mi?
Şiir kitabı.
Raymond Carver'ın.
- Bilir misin? - Hayır. Ben daha çok tarih okurum.
Kısa ve öz yazışıyla tanınır.
Bazı şiirleri sadece üç dört mısra
ama insanı can evinden vuruyorlar.
Favorin var mı?
Adı "Eklenmiş Parça".
Nasıl bir şiir?
Aslında iki insan arasında geçen bir konuşma.
İlk mısrayı sen oku.
"Bu hayattan istediğini aldın mı,
"öyle bilse olsa?"
"Aldım."
"Ne istedin peki?"
"Sevildim, diyebilmek.
"Dünyada sevildiğimi hissetmek."
DERİN NEHİR
- Fury birkaç gün önce kovulmuş. - Kovulmuş mu?
Nasıl oldu?
Başkan Ritson, onun Moskova'da olduğunu öğrenmiş herhâlde.
Başkan Ritson ben haber vermesem güneşin doğduğunu bile bilmez.
Fury'yi ben kovdum, tamam mı?
Hayır, pardon. Düzelteyim. O adamı ringden dışarı attım.
Evet, Undertaker seviyesinde etkileyici bir hareketti.
Anlamıyorum. Madem sendin...
Bunu yapan Gravik'se bana niye ihtiyacı var?
Gravik'in neye ihtiyacı olup olmadığı
seni ilgilendirmez.
Fury'yi öldürmeni söyleyen benim.
İşini kolaylaştırayım.
O güzelim kır evinin iki sakininden biri
bugün kurşun yiyecek.
İstersen yazı tura at. Umurumda değil.
Onun işi bitti zaten.
Blip'ten sonra geri döndüğünden beri bu hâlde.
Güçlü olan eski Fury,
o yetenekli ve bizim için vazgeçilmez olan adam
artık yok.
Bu yeni Fury
çok geçmeden yorgunluktan bitip mağlup olarak ölecek.
Onu öldürmemize gerek yok.
Priscilla.
Bana ne yapmayacağını söyleyip duruyorsun.
Bense sana ne yapacağımı göstereceğim.
Konserin tadını çıkar.
Bir sorunumuz var.
Öyle mi?
Neymiş?
Etrafına bir bak G. G'iah'nın olmaması iyiye alamet değil.
Köstebek, o.
İcabına baktım bile.
Peki efendim.
Unutma, Rusların yaptığını sanmalarını istiyoruz.
Rusların yapacağı gibi büyük, gürültülü bir şey olsun.
Evet, sadece kargo.
Dikkatlice.
Seni bu işe dâhil olmaya zorlamamalıydım.
Çok üzgünüm.
Kendi irademle yaptığım bir şey için bana üzülmene, acımana gerek yok.
Şu an senin yanındayım
çünkü "senin yanında" cevabı...
...nerede olmam gerektiği sorusunun tek cevabı.
Senden istediğim tek şey
bir plan.
Yeter artık baba.
Halkımıza yeni bir ev bulma planın ne?
Çünkü Gravik kendi planını uygulamaya başladı
ve planı işe yarıyor.
Tamam.
Önce isyancıları alt edeceğiz.
Sen, ben ve Fury.
O iş bitince Başkan'a gideceğiz.
Elimizde büyük bir pazarlık kozu var.
Ona diyeceğiz ki,
"Tahmin et ne oldu. Gezegenini kurtardık. Şimdi karşılığında bize bir şey ver."
Bekleyip ne olacağını göreceğiz. Tamam mı?
Bir milyonumuzun da kalması için
af ayarlayabileceğimden eminim.
Kendi derinle yaşamak istemiyor musun?
İstiyorum tabii.
Ama gerçeklerle yüzleşmemiz gerek.
G'iah, biz gezegeni olmayan bir halkız.
Ev sahiplerimizin iyi niyetine muhtacız.
Onlara kim olduğumuzu göstermeye devam etmeliyiz.
Katkıda bulunmaya, içten davranmaya.
Bizi görecekler.
Hayal kuruyorsun.
Biz öyle kişiler değiliz.
Ben de öyle birine dönüşmedim.
G'iah.
G'iah!
- Geç gelirsin sanıyordum. - Sürpriz.
-Çay? - Tabii, içerim.
Ne oldu? Parmakların mı şişti?
Alyansını takmamışsın.
Arkadan girdim. Aklımdan çıkmış.
Yani geliyor musun, gidiyor musun?
Gidiyorum.
"Fury, işe gelmen lazım" durumu.
- Anlatabildim mi? - Nasıl olduğunu biliyorum.
Hayatımda yaptığım onca saçma, yanlış,
pervasızca şey arasında
yaptığım en büyük hata
kesinlikle sensin.
Kocan olmak için mantığı bir kenara bıraktım.
Aklımın, kalbimin ve vücudumun çığlıklarını duymazlıktan geldim.
"Yapma!" diye bağırıyorlardı.
Ama şu an burada otururken bile,
tabancanla beni öldürmeyi planladığını bilmeme rağmen
baştan başlama şansım olsa herhangi bir şeyi farklı yapacağımdan
emin değilim.
Hikâyeyi anlatır mısın? Bu kadını seçmenin
hikâyesini?
Dr. Priscilla Davis'te doğuştan kalp hastalığı vardı.
Bunu sır olarak saklıyordu.
Sevdiklerinin aylar boyu yanında kalıp onun hastanede can çekişmesini
izlemesini istemiyordu.
Son günlerinde onu neredeyse her gün ziyaret ettim
ve epey samimi olduk.
Ama bir noktada
orada aslında ne yaptığımı
kabullenmem
- gerekti. - Neymiş?
Savunmanı aşabilecek birini arıyordum.
Yani daha o zaman bile oyun oynuyordun.
Yapma Nick.
Bir gün doktor içeri gelip sadece birkaç saat kaldığını söyledi.
Ben de direkt sormaya karar verdim.
Hayatını çalabilir miyim diye mi sordun?
Âşık olmak isteyip istemediğini sordum.
Tabii nasıl olacağını sordu.
Ben de ona senden bahsettim.
Ona üç söz vermemi istedi.
Birincisi
onu denize gömme sözüydü ve bunu yaptım.
İkincisi isteği
anne babasına evlatları gibi davranmayı sürdürmemdi.
No comments yet. Be the first to leave one.