The first 148 lines.
Bu gerçek olamaz.
Yağmur! Lütfen yağmur yağsın!
Evet.
Evet.
O yağmuru çağırdı!
Gökleri kontrol ediyor.
O güce sahip.
GEÇMEYİN
ŞU NOKTADA JENERİĞİ GEÇMEDİĞİNİZİ VARSAYIYORUZ
BU İLK GEÇMEYİŞİNİZ İSE HOŞ GELDİNİZ
NEYSE...
GÖRSELLER SÜPER, DEĞİL Mİ?
TABİİ ARTIK 9 YAŞINDAKİ BİR ÇOCUK BİLE BUNLARI TELEFONDA YAPABİLİR
O NEDENLE BU ZEKİCE MESAJLARLA SEVİYE ATLADIK
"ZEKİCE" BELKİ BİRAZ İDDİALI
BİZ ONA "ÖZGÜN" DİYELİM. EVET, ÖZGÜN.
NEYSE, ÇOK GEÇ. İZLEDİNİZ ARTIK.
SÜRPRİZBOZAN: BERT SİHİRLİ
Şunu netleştirelim.
Sen sana o makineyi kendi evrenine dönmek için mi kullanmanı söyledin?
Hayır benim evrenime değil, onun evrenine.
-Benim olması gereken evren. -Ve o sen miydin?
Neredeyse. O, ben olmam gereken bendim.
Senin o olman gerekiyorsa o zaman sana bunu söylemek için nasıl var olabilir?
Makul bir soru. Daha önemlisi,
yine bir aradayız.
Ne demek yine bir aradayız? Hiç birlikte olmadık.
Tamam.
Sorunun ne olduğunu anladım.
Senin hatırladığım sen ve ben ve benim hatırladığım sen ve beni karıştırıyorsun.
-Normal bir hata. -Delilik bu!
Öyle.
Torunlarımıza anlatabileceğimiz harika bir hikâye.
İçkiye ihtiyacım var.
Doğru, bu versiyondaki sen alkoliksin.
Alkolik değilim İstediğim an bırakırım.
Tamam, sanırım ben burada şey satacağım...
Her ne haltsa bunu işte.
Havayı kontrol edebilen büyücülerle ilgili efsaneler var.
Ama kimse buna şahit olmadı.
Bir saniye, yani size göre bunu yapan ben miyim?
Evet çünkü yaptım.
Yağmur, kar, dolu.
Tüm yağışlarınız benden sorulur
İblisle mi çalışıyorsun?
Hayır, nazikçe rica ediyorum.
Mesela, "Lütfen yağsın."
Buyurun.
Evet.
Bir tane daha.
Her neyse.
Diğer benle kaldığı yerden benimle devam edebileceğini sanıyor
-Başka bir evrendeki senle. -Aynen öyle
Ve şunu dinle, bunları kendinin bir versiyonunda öğrendiğini iddia ediyor.
O da mı başka bir evrenden?
-Aynen öyle. -Tamam
Biraz karnımızı doyuralım mı?
Katı yumurta. Fazla manidar.
İşte kolanız efendim.
Diyet mi?
-Özür dilerim, normal olan. -Hiç sorun değil.
Artık diyet oldu.
Hoşunuza gitti mi? Şunu izleyin.
Dr. Pepper!
Elementleri kontrol edebiliyorsunuz.
Hayat yaratabilir misiniz?
Hokus pokus köpekçik gibi mi?
Bak sen şuna.
Tuvalet eğitimi.
Sihriniz yatak odasında da işe yarıyor mu?
Yatak odasında sihre ihtiyacım yok.
İyi bir dinleyiciyimdir.
Daha soğuk olsun.
Şimdi oldu.
Hadi canım. Cidden inanılmaz.
-Merhaba -Neredeydin sen?
Her yerde seni aradım.
-Bert'ü gördün mü? -Hayır
Bert'ü görmedim, hayır.
-Endişelenmeli miyiz? -Benim için endişelendin mi?
Yok, endişelenmedim.
İyi, al işte.
Şuna bir bak. Sihirli evrende çizgi romanlar nasıl olur?
Dr. Strange kolorektal cerrah.
Harika hikâye.
-Bağırsak rezeksiyonu yapıyor. -Evet, harika. Buradan gitmeliyiz.
Neden? Çok kötü bir dünya değil. Bir süre burada takılabiliriz.
Buradaki insanlar bilimin kötü olduğunu düşünüyor.
Bizim dünyada ne farkı var?
Ayrıca Bert ve Denise olmadan gidemeyiz.
Bert'e bir şey olmaz ve bir sonraki evrende
her zaman yeni bir Denise bulabilirsin.
Hayır, ben bunu istiyorum
Biraz alkol sorunu var ama annemin de vardı.
Belki de bu yüzden onu çekici buluyorum.
-Ne yapıyorsun? Yapma, kes şunu. -Neden çalışmıyor bu?
-Yapma, kes şunu! -Çalış!
Çalışmıyor. Neden çalışmıyor?
Bilmiyorum, bilim insanı sensin.
-Ne? -Burada bilim insanlarını yakıyorlar.
Nasıl yakıyorlar?
Ateşle tabii. Ne demek nasıl? Bir dakika.
Bu evren fizik kanunlarına uymuyorsa
belki de sihre ihtiyacımız vardır.
Tamam, yani büyücüye ya da sihirbaza falan mı?
Hayır, kesinlikle hayır.
Eskiden sadece "Hey Alexa, yakındaki büyücüleri göster" derdik.
-Evet. -Evet, ne?
-Ne oluyor be? -Hadi ama.
Ben iblis Alexa. Beni çağırdın.
Ödüm patladı yahu. Senin...
Tik tak, daha çok bekleyen var.
Tamam.
-Yakınlarda büyücü var mı? -Bakıyorum.
Sen beklerken alışveriş listesinin boş olduğunu fark ettim.
Kâğıt havluya ihtiyacın var mı?
Bize büyücü gösterir misin?
Benimle o tonda sakın konuşma arkadaşım.
-Özür dilerim. -Tamam.
İşte yakınınızdaki büyücüler.
Nasıl gidiyor?
-Şikâyetim yok. -İşte tanıdığım bir isim.
Bernadette Rostenkowski.
Usta büyücü.
-Sahi mi? Bernadette mi? -Evet, 4,5 yıldız.
Ne? Yani bu kadının adresini istiyor musunuz?
Yürüyerek, araçla değil.
Stuart'tan hiç bahsetmeyeyim.
Beni sevdiğini söylüyor.
Ama tanıdığım Stuart
biraz pısırıktır.
Sonra bu Stuart ortaya çıkıyor ve beni evrenden evrene götürüyor.
Bazen beni kaybediyor ama hep buluyor.
Beni hep buluyor.
Ama o başka bir ben. Bambaşka.
Ama aşk işte, değil mi?
-Tabii. -Evet.
Aman Tanrım.
Gary.
Merhaba Gary.
-Tanışıyor muyuz? -Altı yıllık feci bir evliliğimiz oldu.
Hiç kavga etmedik. Bir kez bile.
Çünkü şok tasmalarımız vardı.
Çok acıtıyordu.
Çok sinirlendiğinde şöyle olurdu...
Eskiden saçını diğer tarafa ayırırdın.
Öylesi daha güzeldi.
Sen ya da sevdiğin biri kusurlu bir büyü
No comments yet. Be the first to leave one.