Love is Blind

Love is Blind (Love Is Blind)

Download Turkish Subtitle

Season 10

Release info

Love Is Blind S10E06 tr
A Commentary by dappeloe
RAWR

Tags

webdl
Published on: 2026-02-19
Downloads: 21
Hearing Impaired: No

Turkish subtitle preview

The first 200 lines.

Günaydın.

Dün geceyi anlatacak bir kelime söyle.

Büyülü, diyebilirim.

Bu harika.

- Dün gece harikaydı. - Evet.

- Harika bir geceydi. - Ve bu sabah.

- Ve gecenin bir yarısı. - Evet.

Bir ara solunum cihazı açıkken seks yaptık.

Evet, çıkarmam…

Evet, cihazı çıkarmak zorunda kaldım.

Dün gece harikaydı. Çok iyi seks yaptık.

Hoşuma gitti. Bence o da iyi vakit geçirdi.

Bir sürü farklı pozisyon.

Favori bir pozisyonu var.

Kanepede olduğumuza göre tekrar görebilirim.

Tanrım.

MALIBU, KALİFORNİYA

- Günaydın. - İlk gece bitti.

- Dün gece nasıl uyudun? - Bebek gibi.

- Evet. - Bence çok uyumluyuz.

- Evet. - İyi hissettirdi.

Saat dokuza kadar uyuduk.

Evet. Dünya rekoru.

Evet.

CABO, MEKSİKA

- Bugün Connor'ın doğum günü. - Tam 32 oldum.

- Siz… - Dilekleri gerçek oldu.

- Sabah gerçek oldu. - İşte burada.

Harika bir manzara.

İnanılmaz, bugün keşfe çıkmak için sabırsızlanıyorum.

- Harika bir manzara. - Ah. Bu kız.

- Sonsuza dek benim manzaram bu. - Şanslısın.

Benimlesin.

- Dün gece inanılmazdı. - Öyleydi.

- Tüm bunlar düşündüğünde inanılmaz. - Öyle.

Bilmem. Beklediğimin üstünde.

Sen öyle hissetmesen de görüşünce aynı olacağını biliyordum.

Hayır, aynı olacağını biliyordum.

İlk günden beri birbirimize karşı çok dürüsttük.

O kadar dürüsttük ki…

Birbirimizi kabul etmemiz işi çok kolaylaştırdı.

Bence birbirimizi çok iyi tamamlıyoruz.

- Birlikte çok iyi görünüyoruz. - Çok iyi.

Sanki hayatımız boyunca,

ilişki konusunda ya da başka konularda,

buna hazırlanmışız gibi hissediyorum.

Kesinlikle katılıyorum.

Yaşadığımız tüm o zorluklar,

pek de iyi olmayan anlar beni sana hazırlamış gibi hissediyorum.

Doğru geliyor. Çok iyi hissettiriyor. O kızı bu yüzden seviyorum.

Aşkın gözü kör mü?

FUTBOL ANTRENÖRÜ

- Belli ki öyle. - Belli ki.

Evet, bu iş oldu çünkü bayağı da seksisin.

Sen de öyle.

- Beş yıl sonra kendimizi nerede görüyoruz? - Bir sürü maceraya atılmış oluruz.

- Antarktika'da soğuk suya girersin. - Olmuş bil.

- Ben izlerim çünkü benlik değil. - İyi.

Köpek balıklarıyla yüzmek?

Buna varım.

- Tamam. - Korkularımla yüzleştim.

- Antarktika tamam, ya senin için? - Portekiz, İspanya…

Portekiz'i isterim. Ronaldo'nun doğduğu yer. Üzgünüm.

Kaleci olan kimdi? Tom Howard? Tim Howard?

Tim Howard ama o Amerikalı.

Doğduğu yeri görmek ister misin?

- Hayır, onunla tanıştım. Garip biri. - Kaleciler.

- Yani şimdi anladın. - Futbolcular.

- Ama buradasın… - Beckham hariç.

Hadi oradan. İyi bile değil.

Posh Spice'ı severim.

Saygı duyuyorum. İyi bir çift.

- Tatlılar. - Öyle olmak istiyoruz.

Tamam. Kesinlikle. Keşke o kadar harika olsam.

Zor değil.

Zaten bayağı iyisin.

- Kabul. - Eminim. Birkaç açıdan.

Evet.

Parti zamanı!

- Hazırlanıyoruz! - Connor'ın doğum günü partisi.

- Heyecanlı mısın? - Heyecanlıyım.

- Çocuklarla görüşeceksin. - Çocuklarla.

Ekiple! Çocuklar!

Kızlara her şeyi anlatmam lazım.

- Muhtemelen. - Eğlenceli olacak.

Arayı kapatacağız.

- Saçım güzel mi? - Omzum… Siktir.

Tanrım!

Senin neyin var? O şey tüm gece açılmadan duracak mı?

Bir şeyler içelim.

Güzel. Çok hoş.

Mezcal, ananas ve biberiye var.

"Biberiye." Çocuğumuzun adı olabilir.

- Merhaba! - Gelmenize çok sevindim.

- Ne haber? - Seni görmek güzel.

- Ben… - Devonta, Jess.

- Merhaba, ben Brittany. Memnun oldum. - Chris. Memnun oldum.

Merhaba!

Hey. Ne haber!

Ne haber millet?

Bizimkiler.

Tanrım.

- Emma! - Hey!

- Ne haber beyler? - Selam bebeğim!

Ver elini.

- Selam! - Nasıl gidiyor?

Alex…

Çok çekici.

- Doğum günü çocuğu eksik. - Evet!

Bu büyük bir doğum günü partisi. Tam anlamıyla.

Mutlu yıllar sana

Mutlu yıllar sana

Mutlu yıllar sevgili Connor

Mutlu yıllar sana

Çok teşekkürler.

- Herkese merhaba! - Ben Jordan. Memnun oldum.

- Emma. Memnun oldum. - Memnun oldum.

- Seni görmek güzel. - Seni de.

Connor'ı görmek bazı duyguları uyandırdı.

Tuhaf bir deneyimdi.

Sıcak karşılama için teşekkürler!

- Şerefe! - Şerefe!

- Dün gece ne oldu? - Evet, ne oldu?

- Hiç. - Hiç mi?

Oraya buraya dokunmak falan.

- Seks hariç her şey. - Çok centilmendi.

"Memelerine dokunabilir miyim?" dedi.

- "Dokun!" dedim. - Kesinlikle.

"Yüzüne sürtmek için sabırsızlanıyorum."

"Ayrı durmazsak yapmadan edemeyeceğiz" dediğim anlar oldu.

Çok güçlüsün. Direkt "Beni soy" dedim.

Mike'la sedirin üstünde işi pişirdik.

Buna bayıldım.

Tüm kızlar ilişkiye girmiş

ve benim zavallı adamım dışarıda kaldı.

Kararına sadık bir kadın ama tabii biraz eğleneceğiz.

"İşi zorlaştırıyorsun" diyor. "Üzgünüm" diyorum.

"İşi çok zorlaştırıyorsun!"

"İşi sen zorlaştırıyorsun!" diyorum.

Seks yapmaya hazır olunca yapacağız ama onun için üzülüyorum.

- Bacaklarını aç. - Seni seviyorum ama…

Şunlara bak! Mühürlenmişler!

- Evet, tam anlamıyla… - Kendimi frenliyorum.

Bana kafes lazım. Beni kilitleyin.

Bunu yap da erkeğim de bu akşam nasibini alsın.

Arkadaşlarına katılmak ister misin?

- Ya sen? - Evet, yapabiliriz.

Fark etmez. Burada seninle eğleniyorum.

Buraya gelme sebebim sensin, biliyorsun.

Burada yaptığımız bu.

Onunla öpüşmediğin için ne kadar üzgün olduğundan bahsediyordu.

- Gerçekten mi? - Evet.

Saçmalık.

Çok da sesli şekilde.

Nasılsın?

İyi mi?

Mutlu musun?

- İçki ister misin? - Hayır.

Tamam, döneceğim.

Buradaki herkes çekici. Buna şüphe yok.

Ama birlikte olduğun kişiyle aranızdakiler farklı bir seviyede.

- Chris'le tanıştın mı? - Herkesle tanıştım.

- Tatlılar, değil mi? - Çok.

- Chris çok tatlı. - Tamam.

Yani bence… Kimse beklediğim gibi değil.

Gerçekten mi?

- İyi mi, kötü mü? - Niyetin ne?

- Benimle niyetin ne? - Kötü şeyler.

İşte biz. Hayatımızın geri kalanında.

- Eski sevgilinle konuştun mu? - Ortalığı karıştırıyor.

"Çok değinmek istemiyorum ama iyi bir zevkin varmış" dedim.

- Öyle, hoş çocuklar. - Sizi övüyor.

Aslında aynı. Aynı saç modelleri, aynı sakallar.

Yakışıklı bir adam.

Gözlerimi kısınca aynılar.

- Sakin ol. - Hangisi hangisi?

- Vay be! - Gabagool!

Hangisi?

Biz…

- Gecenin sonunda… - Avantaj bende.

Dürüst olayım. Bunu beklemiyordum.

Daha fazla derinlik bekliyordum.

Tuhaf mı? Bilmiyorum!

Sanki hepimiz yüzeysel şeylerden bahsediyoruz.

İnsanlarla güçlü bağlar kurduğumu hissetmiştim,

"Tanrım, Bri sen misin?" falan denmesini bekledim.

Herkesin yanına gidip sarıldım. "Ben Bri" dedim.

"Biliyorum" dediler.

Birlikte çok şey yaptık. Neden bunu kabul etmiyoruz?

Connor'ın avuçları sonunda terlemiyor.

- Belli. - Buraya gelirken biraz terliydi.

"Emma için mi gerginsin?" dedim.

- Tanrım! - Tanrım!

Ortalığı karıştırıyor.

Ama aşkın gözü kör değil mi?

Bri bana "eski sevgilin burada" dedi.

"Evet" dedim. "Bu konuda rahat mısın?" dedi.

- "Umurumda değil" dedim. - Evet.

- Çok güzel bağlar kurdum. - Evet.

Hepimiz "Hadi içelim!" modundayız.

More Turkish subtitles for Love is Blind

Comments

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left