200 rreshtat e parë.
BİR NETFLIX DİZİSİ
FAİLİ MEÇHUL BİR SUÇA DAYANMAKTADIR
28 ŞUBAT 1986 - 23.21
Olof!
-Adamı vurdu. -Olof!
-Gördünüz mü? -Oraya koşuyor.
Yardım edin!
Olof!
Yardım edin, ölüyor!
Evet, polisi arayın. Sveavägen'de bir adam vuruldu.
-Tutun. -Dikkat edin!
-Durun, onu öldürüyorsunuz! -Bir dakika durun.
-Yardım ediyorlar. Sakin olun. -Bırak beni!
Sakin olun.
Ona yardım edeceğiz.
-Bırak! -Sakin olun.
Santral, Sveavägen-Tunnelgatan'da silahlı saldırı düzenlendi.
Sveavägen'de silahlı saldırı düzenlendi.
Tüm birimler, Sveavägen'de silahlı saldırı.
Ölüyor!
Ona yardım edin!
-Ne oldu? -Vuruldu!
Faili gören oldu mu?
Anlaşıldı, tamam.
-Selam. -Selam. Fail bir kişi.
Birkaç dakika önce kaçmış.
-Peki. Eşkâlini biliyor muyuz? -Şu merdivenden kaçtı.
-Eşkâlini sordum. -Peşinden gidin, öyle dikilmeyin!
Benimle gelin. Hadi, peşimden gelin!
Losandras benimle gelsin, diğerleri şu tarafa!
Fail tek kişi.
Tut.
Ölemez!
-Kocamı kurtarın. -Arabada beklemek ister misiniz?
Adınız ne?
Deli misin sen? Beni tanımadın mı?
Ben, Lisbeth Palme. Yerde yatan da Olof.
Başbakan Palme mi?
Bir, iki, kaldır.
Sveavägen'deki silahlı saldırıyla ilgili. Kurban, başbakana benziyor.
Tekrar ediyorum: Kurban, başbakana benziyor.
AMADEUS'U KİRALAYABİLİRSİNİZ!
Stig!
Ne var?
Ne oldu?
Stig?
Sarhoş bu.
Dışarıda…
Adam öldü.
-Gerçekten Olof Palme mi? -Evet.
-Evet. Tanrım. -İnsan inanamıyor.
Evet. Öldü mü peki?
-Daha ilan edilmedi ama… -Ama öldüğünü varsayabiliriz.
Tamam, peki…
Karısı hemşireyle birlikte odada.
Sırtınız acıyor mu?
Bilmiyorum.
Sizi muayene edeceğim.
Acıdı.
Evet, iki yerden yaralısınız.
Size de ateş edilmiş ama kurşun sıyırıp geçmiş.
Olof'u kurtarmalısınız.
Yarayı temizleyip bandajlayacağım.
Evini ara Stig.
Tamam.
-Adamın eşkâlini hatırlıyor musunuz? -Hayır.
Hatırlamıyorum.
Kıyafetlerini hatırlıyor musunuz?
Esmerdi.
-Paltosu koyu renkti. -Palto mu?
Nasıl bir palto?
Kapitone kumaşlı.
Oldukça uzun. Burasına veya burasına geliyordu.
Ve esmer miydi?
Evet, iri yarı ve esmerdi.
Saçı siyahtı yani.
Peki ya yüzü?
Hatırlamıyorum, görmedim.
Koştuğunu gördüm. Arkasını döndü ama göremedim…
Başınız sağ olsun.
Hayır.
Hayır.
Hayır!
Hayır!
Olamaz!
Mårten…
Olacak dediğim şey, korktuğumuz şey başımıza geldi.
Olacak dediğim şey başımıza geldi.
BAŞBAKAN OLOF PALME ÖLDÜ
BU GECE STOCKHOLM'DE VURULDU
Stig?
Stig?
Efendim?
İyi misin? Ne oldu?
-Olanları gördün mü? -Evet.
Telefonda sesin felaketti.
-Hey… -Hayır, uyumam lazım.
OLOF PALME ÖLDÜ
Annem uyumak üzere.
Grand Sineması'na gitmişsiniz.
Babam, annem, kız arkadaşım ve ben.
Ve…
Cinayetten hemen önce miydi bu?
Evet.
Ayrılalı birkaç dakika olmuştu.
Sinemada dikkatinizi çeken herhangi bir şey gördünüz…
Galiba.
Bir adam gördüm.
Vitrinlere bakıyordu.
Lacivert, kapitone kumaşlı, dizine gelen bir paltosu vardı.
Elleri paltosunun ceplerindeydi.
Ve şapkasında toka gibi bir şey vardı.
Başka?
Yuvarlak, tel çerçeveli gözlükleri vardı.
Evet, üzgünüm.
Önemli olduğunu anlıyorum ama sadece…
Palme'nin vurulduğunu neden gazeteden öğreniyorum?
-Beni neden aramadın? -Uyuyordun.
Gösta öyle karar verdi, dinlenmen gerektiğini düşündük.
Dinlenmek mi? Delirdin mi? Bu yüzden saatler kaybettik.
-Destek olarak kimleri çağırdın? -Beklemeye karar verdik.
Arne Irvell, Ulusal Cinayet Bürosu'nun amiri.
Müsait personelin tamamını derhal komuta merkezine yönlendirin.
Onları da. Herkesi buraya istiyorum, derhal!
Suç mahalli incelemesini kim yürütüyor?
Şu anda ilgilenen yok.
Yok mu? O ne demek be?
İncelemeyi durdurdular.
-Durdurdular mı? Ne zaman? -Ne zamandı? 01.30 civarı.
Bana araba çağır.
-Var mı, bilmiyorum… -"Bana araba çağır" dedim!
-Bir şey buldunuz mu? -Kayda değer bir şey yok.
Şuranın hâline bak.
Millet burada dolaşmış mı?
Bakın.
-Galiba kurşunu bulduk. -Şuradaydı.
Cinayet sırasında Olof Palme'nin yanında korumalarının bulunmaması
çok dikkat çekti.
Bu konuda hemen derinlemesine yorum ve analiz yapmak mümkün olmayabilir.
Olof Palme'nin Londra'da, hem İşçi Partisi hem de Sosyal Demokrat Parti'de
birçok dostu vardı.
Palme, Fransa'da hep önemli bir isimdi.
Stig!
Efendim?
-Olanları duydun mu? -Evet.
İnsan gerçek olduğuna inanamıyor, değil mi?
Ben inanabiliyorum. Olay sırasında oradaydım.
Orada mıydın? Olay sırasında orada mıydın?
Tam o sırada değil ama hemen sonrasında.
Eve dönerken silah seslerini duydum ve…
Evet.
-Olay mahalline ilk sen mi geldin? -İlklerden biriydim.
Ne kadar korkunç.
Ama nasıl…
İsveç'in Başbakan Vekili Ingvar Carlsson'un
basın toplantısına bağlanıyoruz.
Olof Palme'nin ezilenlere karşı adanmışlığı ve içten hisleri…
Ne diyor?
…birçok insana gurur…
Birini yakalamışlar mı?
Şiddetle mücadeleye ve barışın tesis edilmesine
herkesten daha çok emek veren bu kişinin böyle vahşice öldürülmesi
hepimizi derinden sarstı.
Ölümü parti ve ülke için ne ifade edecek?
Bu senin eşkâlin.
Bu korkunç bir kayıp…
Merhaba, adım Stig Engström.
Genel yayın yönetmeniyle acilen konuşmak istiyorum.
Teşekkürler.
Merhaba, adım Stig Engström.
Cinayet hakkındaki haberinizle ilgili aradım.
Ateş edildikten hemen sonra oraya geldim ve…
Evet, ilk gelenlerden biriydim.
Bugünkü haberinize birkaç ekleme yapmak istiyorum.
Yani…
Evet.
Lahällsvägen, numara 64.
Täby'de.
Rica ederim.
Bir şey değil. Sağ olun. Görüşürüz.
Galiba bugün dağa gitmeyeceğiz.
-Merhaba. -Svenska Dagbladet'ten Klas.
-Margareta. Buyurun. -Sağ olun.
-Karin. -Margareta. Buyurun.
-Selam. -Selam.
-Stig. Buyurun. -Çağırdığınız için sağ olun.
Şöyle geçin.
-Karin. -Stig. Buyurun.
Evet, lütfen buyurun.
OLOF PALME DÜN GECE SİLAHLI SALDIRIDA CAN VERDİ
Harika.
Gazeteyi tutar mısınız?
Mükemmel. Bir tane daha.
Yani bu eşkâl katilin değil, sizin eşkâliniz.
Evet, galiba bir karışıklık olmuş.
Baştan başlayalım. Suç mahalline mesafeniz ne kadardı?
İşten yeni çıkmıştım.
Metro girişine doğru gidiyordum.
Herhalde aramızda yaklaşık 20 metre vardı.
Neler gördünüz?
No comments yet. Be the first to leave one.