Ms. Marvel

Ms. Marvel

Pakua Manukuu ya Turkish

Msimu wa 1

Maelezo ya toleo

Ms Marvel S01E03 TurkceAltyazi
Maoni na erlat

Lebo

other
Yamechapishwa tarehe: 2022-08-10
Upakuaji: 29
Wenye Ulemavu wa Kusikia: No

Hakikisho la manukuu ya Turkish

Mistari 200 ya kwanza.

AvengerCon'da genç bir kız.

ÖNCEKİ BÖLÜMLERDE

Görünüşe göre güç senin içinden geliyor.

Bilezik, içindeki süper güçleri açığa çıkardı.

O bilezik annem Aisha'nındı.

-Sana'nın annesine ne olmuş? -O gece ortadan kaybolmuş.

Büyükannemize ne oldu, biliyor musun? Aisha'ya?

Bu ismi nereden duydun?

Işıkları söndüreyim mi yoksa hâlâ cinlerden korkuyor musun?

12 değilim.

Caltech'teki programa kabul edildin!

Ama Kaliforniya'da.

Yine bir süper kahraman felaketiyle

karşı karşıyayız ama çakma Captain Marvel onu kurtardı diye övünüyor.

Sonra da üstün yetenekli şahıs seni öldürmeye çalıştı.

Öldürmeye çalışmadı, hayatımı kurtardı.

İmdat, yardım edin!

Dünyayı Jersey City'li buğday tenli kızlar kurtarmaz.

Bakın! Night Light geldi!

Her tapınağı, şehir kulübünü ve camiyi arayın.

-Atla! -Kamran?

Seninle tanışmak için uzun zamandır bekliyorum.

Tanıştırayım, annem.

İNGİLİZ İŞGALİ ALTINDAKİ HİNDİSTAN, 1942

Fariha, Saleem, bileziği buldum.

Kopmuş bir kolda olması bizi endişelendirmeli mi?

Tapınaktaki adamın dediğini duydun.

İki tane lazım demişti.

Bakayım.

Peki diğeri nerede?

Dedim ya, İngilizler burayı iki kez yağmaladı bile.

Hey sen, burada ne işin var? Buraya girmek yasak.

-Bir taneyle idare edeceğiz. -Ateş ederiz.

-Kralın emriyle, dur! -Kaçmasına izin vermeyin.

Git ve Aadam'ı kontrol et.

Najma, İngiliz askerleri geldi. Vaktimiz kalmadı.

Aisha, tek bileziğin ne yapabileceğini bilmiyoruz.

Fariha! Saleem! Bu taraftan!

Mağarayı yok edecekler. Ateşe veriyorlar.

Bu bileziğin bizi eve geri götürme ihtimali çok düşük olsa bile denemeliyiz.

Gördün mü?

Aisha, bu bilezik ellerine geçmemeli.

Sen şu tarafa git. Ben diğerlerine bakarım.

Tamam mı? Merak etme.

Birazdan görüşürüz.

-Söz veriyorum. -Git hadi.

O zamandan beri birlikteyiz. Büyük büyükannen Aisha'yı da

en son o zaman gördük.

Peki onu nereden tanıyordunuz?

Aynı okulda falan mıydınız?

Pek değil. Aisha başka bir boyuttandı, tıpkı bizim gibi.

-Tabii. Anlıyorum. -Burada olmayı biz seçmedik. Sürüldük.

Tam eve dönüş yolumuzu bulacakken ayrı düştük.

Onu aradık ama bölünme sırasında olanlar yüzünden

diğer herkes gibi onun da kaybolduğunu varsaydık.

Patlamış mısır, patlamış mısır

Boş ver onu. Bir asırdır buralardayız,

insanlığın en aptal özelliklerini benimsiyor.

Ne kaba.

Konusu açılmışken, 40 yaş için epey iyi görünüyorsunuz.

-Sağ ol. -Peki. Hepimiz değiliz. Genç 17 yaşında.

Oh, iyi bari.

Haklıymışsın. Çok tatlı kızmış.

Öyle bir şey demedim. Yani öyle düşünmediğimden değil.

-O düşünceyi kendime saklamıştım. -Utandın galiba.

-Sayende. -Sana ne öğrettim?

-Niye yüzün kızardı? -Senden bahsetmiyordu.

Birileri abayı yakmış...

-Gel. Burası iyice gürültülü oldu. -Burası benim evim.

Kıza aç mı diye soran oldu mu? Kimse sormadı.

Bu arada, beni kurtardığınız için teşekkür edemedim.

Aisha'nın ailesi için seve seve.

Sen bileziği takana dek akrabası olduğundan haberimiz bile yoktu.

O zaman nurun varlığını hissettik.

Nur mu? "Işık" demekti, değil mi? Nur Kız. Yok, olmadı.

Hepimizin içinde bir nur var. Yaşlanmamızı yavaşlatıyor.

Ama bu boyutta tam olarak onu kullanamıyoruz.

Ama buralı olduğun için belki sen kullanabilirsin.

Ya Kamran? O da burada doğmadı mı?

O bilezik nuru açığa çıkarmana yardım ediyor.

Belki bir gün başka bir şey onda aynı etkiyi gösterir.

Bilmiyorum. Bu bilezik yüzünden epey kötü şey oluyor gibi.

Mesela bir çocuğu binadan düşürdüm. Sonra dronlar beni kovaladı.

Gerçekten bundan iyi bir şey çıkabileceğini düşünmüyorum.

Elbette çıkar.

Bilezik ve gösterdikleri seni bana

ve ait olduğun diğerlerinin yanına getirdi.

İnsanlar seni kostüm giymeyi seven bir çocuk olarak görüyor.

Oysa ben doğuştan yetenekli olduğunu biliyorum.

Bileziğimi mi istiyorsun?

Aisha hepimizin eve dönmesini istiyordu. Bunu gerçekleştirmek artık senin elinde.

Eviniz tam olarak neresi?

Ayrıca siz nesiniz? Yani size ne demeliyim? Biz neyiz?

Evimiz olan boyutta, nur boyutunda, Clandestines olarak biliniriz.

Ama neyiz dersen, insanlar bize çok isim taktı, ecnebi, mecnun, görünmez...

Liste uzayıp gidiyor.

Ama en çok cin olarak biliniriz.

Pardon ama cin mi dedin?

Kanka, hayatımın en manyak gecesi...

"İyiyim" diye mesaj atıp sekiz saat ortadan kaybolamazsın.

Ortalık karıştı. Polis geldi, Night Light'ı sordular...

Polis mi? Dronları var mıydı? Dronla kovalandım.

Hem Night Light isminden kurtulmaya çalışıyoruz.

-Neden bahsediyorsun? -Kötü bir isim.

-Beş yaşındakilere hitap ediyor. -Kamala, odaklan.

-Ben bir cinim. -Ve tonik misin?

Ne olduğumu öğrendim, Asgard'lı veya uzaylı değilim,

havalı bir şey değilmişim.

Çocukken kâbuslarımda gördüğüm şeymişim.

Bir tarafta hayalet, diğer yanda da cin hikâyeleri vardır.

Cin hikâyeleri çok daha kötüdür çünkü gerçektirler.

Bu bilgileri nereden alıyorsun?

Beni dün akşamki dron saldırısından bir grup cin kurtardı.

Kendilerine Clandestines diyorlar. Kamran da onlardan biri.

O çocukta bir tuhaflık var dememiş miydim?

Çok hoşlar aslında

ve bana bilezikten, güçlerimden

ve Aisha'dan bahsettiler.

Bu da bir ilerleme. Hem yardımıma ihtiyaçları var, benim de sana.

Tahmin etmiştim. Tamam, peki. Neden olmasın?

Ama bir grup hayalete ve vasat yakışıklı oğullarına

nasıl yardım edeceğimi bilmiyorum. Daha fazla bilgi lazım.

Sana her şeyi anlatacağım, tamam mı? Ama öncelikle...

Senin matematiğin iyi. Boyutlararası yolculuk hakkında

neler biliyorsun?

Özellikle de nur boyutundan bahsediyorum. Yazılışı N-U...

Bu bana Erik Selvig'in bir makalesini hatırlattı.

Süper. Sen onu yeniden oku. Benim kına gecesine bir şeyler almam lazım.

Gitmeden önce...

Trendlere girmişsin.

Ne?

-Bir sorun mu var memure hanım? -Ajan demek istediniz.

Hasar Kontrol Bürosu.

Bu camiyi mesken edinmiş, kimliği belirsiz, üstün özellikli

bir şüphelinin peşindeyiz.

Bu camiyi mi mesken edinmiş? Yanlışınız var hanımefendi.

Ama uçabilen birini tanıyorsanız bir zahmet bana yollayın.

Epeydir olukları temizleyecek adam arıyorum.

Dağılın. Her yeri arayın.

İzin vermezsek arayamazsınız. Burada yasal olarak yetkiniz yok.

-Efendim? -Adım Nakia Bahadir, cami kurulundayım.

Oy sayımı hâlâ devam ediyor.

Anket sonuçlarına bakarsak kurula girme ihtimalim yüksek diyelim.

ABD ceza kanunu gereği, yazılı izin olmadan kolluk kuvvetleri

özel mülklere adım atamaz.

Öyle mi? Ceza kanunu nerede öğrendin, okulda mı?

Law & Order'dan. Ama dediğim doğru.

Bu çok mühim bir mesele. İş birliği yapmanız yararınıza olur.

Aradığınız şüpheli üstün yetenekli olduğundan mı

yoksa camide görülen bir kız olduğu için mi?

Lütfen arama izniniz olduğunda gelin.

Pardon ajan hanım. Bir dahaki sefere ayakkabılarınızı çıkarın.

merhaba

Selam.

Mesele dans provası mı? Çalışırsan benim gibi dans edebilirsin.

-Sus be. Efsane dans ederim. -Bir gün belki.

Derdin ne tatlış?

-Yok bir şey. İyiyim. -Ben de inandım.

Aslında seninle konuşmak istediğim bir şey var.

-Bu o. -Ne?

Night Light. Bu arada çok salak bir isim bu.

Katılıyorum.

Bugün camiye bir kolluk kuvveti olan Hasar Kontrol geldi,

haberin var mı?

Ne?

Onu tanıdığımızı sanıp içeri daldılar,

yeterince hedef gösterilmiyormuşuz gibi.

Farkında değil gibi, farkındaysa da umurunda değil.

-Hasar Kontrol mü? Ne istiyorlarmış? -Bilmiyorum.

Onu ele vermemizi falan istediler.

Klasik iyi Müslüman kötü Müslüman'a karşı, kendi insanımızı gözetleyelim hesabı.

Seçim sonucu toplantımızı mahvetti,

ki bir kurul üyesi olarak,

kurul üyesi oldum.

Kamala.

-Bir saniye, kazandım mı dedin? -Belki.

-Kanka. -Panpa.

Sağ ol.

Hadi kına gecesi için üstümüzü değiştirelim.

Kamala, tüm bu insanlar akraban mı?

Evet. Biz Pakistanlıyız. Epey kalabalığız.

Anlıyorum.

Shirin teyze, ta oralardan gelebilmene çok sevindim.

Munee, dostlar arasında dört aktarmalı 24 saatlik uçuşun lafı mı olur?

Sen bir dosttan ötesin, bunu bil.

Beta, Sana'nın gelememesine üzüldüm.

Böyle bir günde yanında olmaması zor olsa gerek.

Değişen bir şey yok.

Düğünümde de yoktu. Oğlumunkine niye gelsin?

Neyse ki ben yanındayım. Hem gelmemesi isabet olmuş, sonra birbirinizi yerdiniz.

Evet.

Analar ve kızların bitmek bilmeyen ebedi çekişmesi.

Sen sen ol, sakın ananı üzme.

-Ben mi? Asla, aklımdan bile geçmez. -Yok, o beni hiç üzmez.

Hayır. O benim biricik meleğim.

Aman ne komik.

Çok komik. Sadece bir çift ayakkabımın saklanması lazım,

hepsinin değil.

-Hiç komik değil. -Komik, komik.

Şeyh Abdullah, iyi misiniz?

More Turkish subtitles for Ms. Marvel

Maoni

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left