The Blob

The Blob

Pakua Manukuu ya Turkish

Maelezo ya toleo

The Blob 1988 720p BluRay X264-AMIABLE
The Blob 1988 1080p BluRay X264-AMIABLE
The Blob 1988 BluRay 720p 650MB-Ganool
The Blob 1988 BluRay 1080p 5 1CH x264-Ganool
Maoni na bisounours
resync. UTF-8 * thanks zod *

Lebo

BluRay
x264
720p
720
1080
ganool
Yamechapishwa tarehe: 2014-10-23
Upakuaji: 30
Wenye Ulemavu wa Kusikia: No

Hakikisho la manukuu ya Turkish

Mistari 200 ya kwanza.

Ýlk haklarýný kullanýyorlar. 32 metre çizgisinde, top Huskie'lerde.

Hazýr!

Paul Taylorsayý yaptý! 15 metrelik pasý Terry Stokes verdi.

Paul, þu yavruya baksana! Bence seni istiyor.

Ona çýkma teklif etmelisin Paul.

Pulver'la çýkmýyor muydu o?

Evet, ama o herifte iþ yok. Bir þansýný denesen ne olur ki!

Ýyi, ona çýkma teklif edeceðim.

Hadi ya!

Ne zaman peki?

-Uygun bir zamanda. -Evet, haklýsýn.

Zamanlama çok önemlidir.

Ýndir onu! Hadi indir aþaðý onu!

Yaþa be!

Wildcat'ler topu kaybetti.

Top Huskie'lerde. Avantaj yakaladýlar.

Paul Taylor'a 5 metrelik birpas.

Meg, bu akþam boþ musun?

Hadi!

Anlaþýlan maç yüzünden sinek avlýyorsun.

Merak etme. Millet maçta baðýrýp çaðýrdýktan sonra...

doðruca buraya koþacak.

Biraz daha buzlu çay?

Lütfen.

Maçlar sayesinde hiç olmazsa kasabaya biraz canlýlýk geliyor.

Millet derdini unutuyor.

Çoðu insan için verimsiz bir yýl oldu.

Kayak sezonu baþlamak üzere. Bir sürü turist gelecek.

Biliyor musun, bu gece Tin Palace'da yeni bir grup çalacakmýþ.

Öyle mi?

Duyduðuma göre bayaðý iyilermiþ.

Güzel.

Country müziði sever misin?

Herb, bana çýkma mý teklif ediyorsun?

Þey, galiba evet.

Bilmiyorum.

Burayý býrakamam.

Hayatýmý kazanmam gerek.

Evet, iþten baþýný kaldýramýyorsun herhalde.

Hay allah!

George, iþte geliyorlar.

O benim hesabým mý?

Kendine ayýracak biraz boþ zamanýn olursa...

karakoldaki numaram bu kartta yazýlý.

Tamam.

Pekala. Teker teker.

11'de çýkýyorum

Flagg. Tebrikler.

Ne için?

Duyduðuma göre doðumgünün yaklaþýyormuþ.

Artýk ýslahhane yok, deðil mi?

Evet, doðru.

Bir daha bela çýkarýrsan kendini doðru hapishanede bulursun.

Görüþürüz Flagg.

Ne haber Moss?

Berbat görünüyorsun.

Sen modadan ne anlarsýn zaten?

Üzerindeki giysiler ''berbat görünüyorum'' diye baðýrýyor.

Motosikletim Elkin's Grove'da bozuldu. Ben de düþündüm ki...

belki bana alet çantaný ödünç verirsin.

Patron pazartesiye kadar tamir etmem için bana tam altý kar motoru...

iki de kar yapma makinesi gönderdi.

Ne acelesi var ki? Hava sýcaklýðý 20 derece.

Buna pastýrma yazý derler oðlum.

Yakýnda kara kýþ bastýrýr.

Hiç þakasý olmaz.

Aman sen de. Son birkaç yýl ne kadar kar yaðdý ki?

Bu kasaba yakýnda bitecek.

Bu yýl farklý olacak.

Sahi mi?

Sözüme güven.

O zaman, motosiklet dediðin o boktan þey yerine...

keþke bende de bunlardan olsaydý diye aðlarsýn.

Alet çantaný verecek misin bari?

Pekala. Belki hafta sonu birkaç saat burada çalýþýrým.

Yükün biraz hafiflemiþ olur.

O çantada on iki tane anahtar var.

Tam on iki.

Geri getirdiðinde hepsi yerli yerinde olsun.

Eyvallah ahbap. Nasýl istersen.

Saðol Moss.

Sana borcum olsun.

Bana zaten bir sürü borcun var.

Vay canýna!

Yarýna kadar bana 5 dolar borç versene.

Ne için?

Bu gece randevusu olan tek kiþi sen deðilsin.

Bu gece Vicki'yi götüreceðim. Birkaç tane kaput alayým bari.

Çabuk olun. Dükkan kapanacak.

Ýyi, al bakalým.

Acele et.

Bir paket prezervatif, bir de aðýz spreyi istiyorum.

Scott Jeskey.

Peder.

Bugünkü maç çok iyiydi.

Saðolun. Saðolun peder.

Nasýlsýnýz?

Saman nezlem yine azdý, ama ciddi bir þey deðil.

Son zamanlarda pazar ayinlerine gelmiyorsun.

Pürtüklü mü olsun, normal mi?

Galiba pürtüklü.

Bunlar kendim için deðil.

Arkadaþým için.

Biraz saf bir kýz var da, onunla...

Anlarsýnýz ya.

Önlem almasý için ýsrar ettim.

Neden parasýný kendi ödemiyor?

Onu buraya zorla getirmek zorunda kaldým. Adam çok sorumsuz.

Hadi ama Scott. Amma uzun sürdü.

Kýzý daha fazla bekletemem.

Bu çocuða prezervatif deðil, tasma lazým.

Kevin! Tabaðý yalama.

Çok acelemiz var anne. Anthony ile bovling oynayacaðýz.

Sonra da sinemaya gideceðiz.

Hangi filme?

Hýzarla Katliam. Klasik kan banyosu hikayesi iþte.

Klasik ne dedin?

Buz hokeyi kaský takan bir adam birkaç genci doðruyor.

Ama merak etmeyin, seks gibi kötü þeyler yok.

Çocuklarý öyle bir filme sokmazlar.

Dert deðil. Benim aðabeyim yer gösterici.

Olmaz. Kesinlikle olmaz.

Yapma anne!

Kevin! Öyle pis þeyleri seyretmene izin veremem iþte o kadar.

Anladýn mý?

Peki anne.

Anne, pembe kazaðýmý gördün mü?

Çamaþýr sepetinde tatlým.

Ben de sana bunu söyleyecektim.

-Bunu niye yaptýn? -Ne yaptým ki?

Ufak bir kaza oldu.

Ne oldu?

Öteki giysilerin arasýna karýþmýþ.

Deðiþik olmuþ.

Benim kaþmir kazaðýmý giysene.

-Ciddi misin? -Tabii ki.

Aman Tanrým! Geldi.

Ne istiyorsun?

Merhaba. Meg'i görmeye geldim.

Ne için?

Öylesine, görmek için.

-Evde mi? -Bir dakika.

Çok özür dilerim.

Sen Paul olmalýsýn. Ben Meg'in annesi.

Memnun oldum.

Ýçeri girsene. Meg þimdi aþaðý iner.

Nereye gidiyorsun?

-Gece Eddie'de kalacaðým dedim ya. -Doðru.

Ama montunu almadan hiçbir yere gidemezsin.

Anne, hava çok sýcak.

Ekim ayýndayýz. Akþam serin olur. Montunu giyeceksin.

-Salak fermuar. -Dur, ben yapayým.

Güle güle tatlým. Ýyi eðlenceler.

Hoþçakal anne.

Güle güle Eddie.

Hoþçakalýn.

Otursana.

Afedersin.

Merhaba Paul.

Aile fertleriyle anlaþabildin mi?

-Evet. Çok güzelsin. -Teþekkürler.

Çýkalým mý?

Babamla da tanýþmaný istiyorum. Uzun sürmez.

Elbette.

Baba, seni arkadaþým Paul'le tanýþtýrayým.

Pürtüklü.

Babamýn davranýþý için özür dilerim. Hiç böyle yapmazdý.

Zararý yok.

Sadece bir yanlýþ anlama olmuþ.

Genelde insanlar üzerinde uyandýrdýðým ilk izlenim hep olumludur.

Kimseye bir zararý olmadý ki.

Ama olacak.

Scott Jeskey ölecek.

Paul, dikkat et!

Flagg! Aman Tanrým. Ne yaptýn ona?

Adama arabayla çarpan ben deðilim herhalde!

-Onu yola doðru kovalýyordun! -Yeter! Onu doktora götürelim.

Dikkat et. Ellerinde yapýþ yapýþ pis bir þey var.

Hadi gelin. Merak etmeyin bayým. Size yardým edeceðiz. Tamam mý?

Gökyüzü. Gökyüzünden düþtü.

Ne diyor bu adam?

Þu anda þokta. Hemen gidelim.

Arabaya bin.

Niye?

Bir sürü þey soracaklar, sen de bu iþin içindesin.

Arabaya binecek misin, yoksa zor mu kullanayým?

Ne oldu? Babanýn arabasýný çarptýn diye sigortayla baþýn derde girer diye mi...

korktun yoksa?

Aslýnda sizinle gelsem daha iyi.

Neme lazým, bütün suçu bana atarsýnýz falan.

Kesin tartýþmayý.

Seni bekliyoruz.

-Afedersiniz. -Bir dakika lütfen.

Buyurun?

Araba kazasý geçirdik. Bu adama bir doktor lazým.

Eline de bir þey bulaþmýþ. Asit gibi bir þey.

Saðlýk sigortasý var mý?

-Bilmiyorum. -Özel saðlýk sigortasý falan?

Buna inanamýyorum.

Adam kim onu bile bilmiyoruz.

Maoni

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left