From - Second Season

From - Second Season

Pakua Manukuu ya Turkish

Msimu wa 2

Maelezo ya toleo

From S02E09 1080p WEB h264-EDITH
Maoni na erlat

Lebo

web
1080
Yamechapishwa tarehe: 2023-06-18
Upakuaji: 115
Wenye Ulemavu wa Kusikia: No

Hakikisho la manukuu ya Turkish

Mistari 200 ya kwanza.

From'da daha önce...

Ormanda karanlık var.

Hayal bile edemeyeceğin kabuslar.

- Anghkooey. - Anghkooey.

Hayır, hayır, hayır, hayır, hayır!

Dokunmayın. Dokunmayın! Yapmayın, yapmayın!

- Anghkooey. - Anghkooey.

Hey, hey! Sen iyi misin?

- Onları gördün mü? - Neyi gördüm mü? Kimi gördüm mü?

Eloise, annemin o gece oraya gittiğini söylemişti.

Kötü şeylerin olduğu o gece.

Kuledeki kilitli çocukları kurtarmaya gitmişti.

- Senin için anlamlı mı? - Yapma, lütfen.

Öyle mi? Lanet olası!

Bir daha annemin yanına gelirsen, yemin ederim ki...

...seni o Kutu'ya kendim sürüklerim.

Evet, o şeyin içinden bir şey çıkarttık.

Tek sorun, kendimizi öldürtmeden...

...bunu, o şeylerden birinin içine nasıl sokacağımızı bulmak.

O halde birkaç gümüş kurşun yap.

Buranın büyük bir deney merkezi olduğunu düşünüyorsun, değil mi?

Peki ya buradaki bazı insanların işin içinde olabileceği aklına gelmedi mi?

Yani, işin içinde olmalılar.

Deneyi başka nasıl yolunda tutarsın?

Randall, neler oluyor?

Yeni plan.

Elgin rüyasında boğulduğunu görmüş...

...ve sonra su tükürmeye başlamış.

Ve sen rüyanda ağustosböceği görüyorsun ve--

Müzik kutusu çalmaya başladığında...

...içlerinden biri fırladı ve kolumu yaktı.

Gerçekten artık lanet olası rüyalar da mı bizlere zarar verecek?

Bunu duyuyor musunuz?

Bize yardım edin!

Lütfen. Lütfen. Yardımınız gerekiyor!

Demişti ki--

Biraz uzanacağını söylemişti.

Aşağı kattaydım.

Ve çığlık attığını duydum.

İçeri girdim, ben--

Onu sallayıp...

...uyandırmaya çalıştım ve o hala--

Uykusunda konuşuyordu.

Bir şeyi tekrar tekrar söylüyordu.

Ve sonra onun...

...içinde bir şeyler çatırdadı...

...ve vücudu ve yüzü--

Aman Tanrım.

Ne diyordu?

Ne?

Konuştuğunu söylemiştin. Ne diyordu?

Bilemiyorum.

- Hey, hey, Reggie. - Bilmiyorum. Hayır.

Reggie, Reggie. Hey. Dinle, Reggie.

Senin bana--

Bana ne dediğini söylemen gerek.

Dediği...

..."Dokunurlar, kırarlar...

"...çalarlar.

"Burada kimse özgür değil."

Ve sonra onun...

...yüzü bir anda-- Lanet olsun!

Ve hala uyuyor muydu?

Uyuduğuna emin misin?

Evet, tabii ki eminim!

Tamam, tamam.

Pekala. Tamam.

İhtiyacımız olan--

Evet, tamam.

Tamam. Tamam.

Hayır.

Her şey yolunda mı?

Evet, küçük adam. Her şey yolunda.

Hey, bana bir iyilik yap.

Benim için eve gidebilir misin, olur mu?

Ve sorun olmazsa, kız kardeşin biraz daha burada kalsın?

Sağ ol, ahbap.

Evet.

Sen git. Ben arkandan geleceğim.

Tamam.

Biz gideriz.

- Gelip akşam yemeğine yardım et. - Elbette.

Kenny... dinle.

Biz-- Kapı kapı dolaşıp insanlara söylemeliyiz.

Tamam mı? 30 dakika sonra güneş batacak.

Sen ve Julie kasabayı halledin. Ben Koloni Evi'ne gideceğim.

Reggie benimle gelecek.

Kimseyi yalnız bırakamayız.

Peki ya Sara?

Boyd, neler oluyor?

Orada neler oldu?

Bir şey Paula'yı öldürmüş.

Ama henüz hava kararmadı. Ben bunu--

Şimdi burada başka bir şey var. Yeni bir şey.

Bu gece uyurken kimse güvende değil.

Tamam mı?

Babam.

Karavana gitmişti.

Tamam.

Randall, neler oluyor?

Bu yeni plan.

Seni öldüreceğim lanet olası.

Öyle mi?

Sen ne-- Ne yapıyorsun?

Donna, çok üzgünüm.

Ondan özür dileme. Biz haklıydık.

O bunun bir parçası.

Neyin parçası?

Sizi klinikte gördüm.

Evet, doğru. Seni takip ettim.

Kendi canavarlarından birini klinikten dışarı çıkartıyorlardı.

Peki, o neydi, bir çeşit animatronik mi? Elinizde hatalı bir model mi vardı, ha?

- O bir cesetti, seni kalın kafalı. - Pekala.

- Boyd onlardan birini öldürdü. - O ne yaptı?

Canavarlardan birini öldürdü.

Yani, artık ölebiliyorlar mı?

Biri senin saçmalıklarını yakaladığında...

...kuralların birdenbire değişmesi komik.

Benimle dalga mı geçiyorsun?

Sanmıştım ki sen daha çok--

Bu senin fikrindi.

Hayır. Bu?

Bu delilik.

Bu planın bir parçası değildi.

Hala burada olmamızın bir parçası o.

Boş ver onu!

Bunu yapmıyoruz.

Ne düşünmeye başladım biliyor musun, Jim?

Belki neler yapabileceğimi görebilmek için bu boku kafama sen sokmuşsundur.

Bunun bir parçası olmadığını nereden bileceğim, ha?

Çünkü evim üzerime yıkıldı.

Senin sorunun ne?

İşte. Buradaki.

Pislik!

Jim?

Dans etmek mi istiyorsun, Jim?

Lanet olası bıçağı bırak.

Beni vuracak mısın?

Tamam.

Şimdi, o tarafta dur.

Sen iyi misin, Jim?

Evet. Çok üzgünüm.

Bunun olmaması gerekiyordu.

Onu kurtar.

Beni bu lanet ağaçtan kurtarın.

Minibüse binip geri dönmek için yaklaşık beş dakikamız kaldı.

Anahtar kimde?

- Bilmiyorum. - Jim?

Bu anahtarları mı kastediyorsun?

Hey, yapma!

Kahretsin.

Lanet olası aklını mı kaçırdın?

Sanırım gece burada kalıp neler olduğunu görmemiz gerekecek, ha?

From 2. Sezon 9. Bölüm "Sihirli Ateş Topu"

Çeviri: bloodflower ¡İyi Seyirler!

Julie, içeri gel, tatlım.

Gitmesine izin vermemeliydim.

Onu durdurmalıydım.

- O iyi olacaktır. - Hey.

Burada neler oluyor?

Victor uyuyamayacağımızı söylüyor.

Julie, içeri gel, tatlım. Hadi.

Onu öylece orada bırakamayız.

Gidip onu alamaz mıyız?

Hayır, hayır.

Annem haklı.

Babam iyi olacak.

Biz sadece...

- ...içeride kalmalıyız. - Evet.

Babamı almak istiyorum.

Hey.

Boyd, babana bir şey olmasına izin vermez.

Baban için yapabileceğimiz en iyi şey... güvende olmak.

Bunu yaptığın için teşekkürler.

Burada olmak istemediğini biliyorum.

Bunu senin için yapmıyorum.

Buradaki şeyler artık farklı hissettiriyor.

Yanlış hissettiriyor.

Ormanda da böyle hissettiriyorlardı.

Boyd sana orada gerçekte neler olduğunu hiç anlattı mı?

Derinlere gittikçe, hissettiğin daha çok--

Boyd, sanki bu yer acımızdan besleniyor gibi demişti.

Ama ya bundan daha fazlasını yapıyorsa?

Ne demek istiyorsun?

Nathan ağustosböceklerinden her zaman korkmuştur.

Biz çocukken üvey babamız bizi alır ve bir haftalık kamp gezilerine götürürdü.

Ve ağustosböcekleri bütün gece boyunca çadırımızın dışında vızıldardı.

Nathan bütün gece ağlardı.

Onların canavar olduğunu düşünürdü.

Ya burada ölen insanlar--

Ya korkuları ormanın bir parçası oluyorsa?

Ya dışarıdakiler gerçekten Nathan'ın kabusuysa?

O içeride.

Bana neler olduğunu anlat.

O uyumaya gitmişti...

...ve bir şey onu... parçaladı.

Donna nerede?

- Donna ile konuşmam gerekiyordu. - Donna şu anda burada değil.

Saatler önce klinikten ayrılmıştı.

Nereye gideceğini söylemiş miydi?

Maoni

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left