Mistari 200 ya kwanza.
Hey.
Çok güzeldi kanka.
Daha ne desem bilmiyorum.
İyi misin?
Hey.
Seni seviyorum.
Sen en iyi arkadaşımsın.
Ben de seni seviyorum Val.
-Tamam, birlikte sayalım. -Tamam.
Zamanlamayı tam olarak doğru yapmamız şart.
Bu kusursuz olmalı.
Üç deyince.
Bir. -Bir. Pardon.
Bir.
İki.
Üç...
Yani, burada olmak...
Çok etkileyici bir deneyimdi.
Ve bu olay bana her konuda
farklı bir bakış açısı kazandırdı.
Ve bence bu bakış açısını alıp
gerçek dünyada kullanmak gerek
ve gerçekten... Hayatı yeniden yaşamaya başlamak gerek.
Bu hafta başında canına kıymaya kalktın Kevin.
Evet.
Bunun ciddiyetini geçiştirmediğimizden
emin olmak isterim.
-Hayır, hayır, hayır. -Tamam.
Yok, haklısın, tabii... Evet, kesinlikle.
Evet, yok.
Hâlâ intiharı düşünüyor musun?
Hayır.
Hatta tam tersi.
Hayatta olduğum için kendimi çok şanslı sayıyorum.
Anlatabildim mi?
Gerçekten.
Burada oda işgal ettiğim için bile pişmanım,
çünkü eminim buna gerçekten ihtiyacı olanlar
kesin vardır.
Başkalarını dert etmene gerek yok Kevin.
Kimin burada olup kimin olmayacağını değerlendirmek benim işim.
Sen gevşemeye çalış.
Emin ellerde olduğuna güven ve kendine karşı
bir tehlikenin olmadığından
emin olana kadar gereksiz yere burada kalmayacağını bil.
S...tir git! S...tir git!
Aman Tanrım.
Sekiz yaşımdan beri manevi ailelerin yanındayken
doktor doktor dolaştım biliyor musun?
Ve çoğu özel muayenehanedeydi bu arada.
Saçma sapan devlet kurumu değildi.
Ve bir tanesi şimdiye kadar bana nasıl yardım edeceğini bilseydi,
herhalde yaparlardı.
Hem neden siz herkesi
hayatta tutmaya kafayı bu kadar taktınız ki?
Ne yani? Sizce tüm canlar o kadar mı kıymetli?
Gerçekten mi? Tüm canlar mı?
Çünkü bir dakikalığına benim kafamda yaşayabilseydin,
hiç de öyle olmadığını bilirdin.
Ne yazdın oraya?
Sürtük.
Özür dilerim.
Özür dilerim. Ben...
Sana öyle demek istemedim.
Tahminen burada ne kadar kalırım?
Demek buradasın dostum.
Merhaba Todd.
Merhaba.
Hey, hatırlatayım.
Vardiya başı sadece iki sigara molası için
gerçekten bastırıyorlar.
Bu daha benim ikinci.
Sorun yok.
Şimdiden kullandın ha?
Vardiya yeni başladı.
Ben molalarımı
biraz daha aralıklı kullanıyorum.
Böylece gün sonunda beklenmedik bir şey
çıkarsa, o zaman kendime biraz serbestlik bırakmış olurum.
Tekrar ediyorum, iki mola olayı için
bastırıyorlar diye dedim.
Bir şey mi istedin?
Evet.
Ritchie seni görmek istiyor.
Valentino Watson. Gel. Otur.
Ömrünün sonuna kadar malç satmak istemiyorsun, değil mi?
Hayır. Hayır.
Belli oluyor.
Sende buradaki birçok kişide
olmayan bir ışıltı var.
Bu yüzden önümüzdeki haftadan itibaren,
seni yeni kat müdürü yapıyorum.
Malçları denetleyeceksin.
Ve kum.
Ve çakıl.
Todd yine üst topraktan sorumlu, bu bizim gurur kaynağımız.
Ve hâlâ beş yıllık
tecrübesiyle senden önde.
Ama kim bilir?
Bir iki yıla, bu hızla gidersen...
Dediğim gibi, sende bir ışıltı var.
Mikrodalgada yemeğim pişiyor
Sakalım uzadı, Ama niyetim yok tıraş olmaya
Çok şapşal bir laf ama, Söylemesem olmaz
Hiç fena değilim
Kendime bir çorba yapacağım
Kendimi iyi hissediyorum gerçekten
Çok komik olacak ama, Söylemesem olmaz
Hiç fena değilim
Yaşamak için ne güzel bir gün
Güneş hâlâ parlıyor
Gözlerimi kapatınca
Yine zor günlerim olmuyor değil
Ama her gün Neden bu kadar güzel olmasın ki?
Val?
Val, sen misin?
Merhaba Todd.
Tanıdım seni.
Burada iş çizmesini bu kadar temiz tutan
başka kimse yok.
Ziyaretçin var.
-Merhaba. -Kapı açık kalsın lütfen.
Müzik zevkin berbat.
Seni buradan çıkarmamız lazım. -Hayır, çıkamam.
İzin vermeleri için en azından... Ne bileyim.
Yok, seni çıkarırız.
-Oğlum... -Bir yol bulmak lazım.
Her yerde güvenlik, hemşireler var.
Her yeri kilitliyorlar.
Oyun odasına bile tek başına gidemiyorsun.
Neden buradasın? İşin yok mu senin?
İstifa ettim.
-Ne? -Çocukken,
birine söylenebilecek en kötü şey "mızıkçı".
Neden?
Mızıkçılık harikadır.
Yani artık nefret ettiğin bir şeyi yapmak zorunda değilsin.
Hayatta patronuna
yetti artık demek gibisi yoktur.
Hey, burada sigara içemezsin.
Sen ne... Yangın alarmı yüzünden mi?
Planın bu mu?
Sence ne olacak?
Yangın alarmı çalışacak,
dışarı çıkacağız ve fark edilmeden kaçacak mıyız?
Öyle değil. Val, gerçekten.
Yapma. Söndür şunu.
Beyefendi, burada sigara içemezsiniz.
Dua edin, duman dedektörü çalışmadı.
Misafirin tesisin kurallarına uyamıyorsa,
ziyaret hakların iptal edilir.
Kafanı kullan.
Hazır mısın?
Gidelim.
Hadi Val. Val, hadi!
Bak, gitmemiz gerek!
Of be!
Oradan çıkmak iyi geldi.
Ne b.ktan bir yer.
Tamam, peki ne yapacağız?
Tash çalışıyor mu?
Belki kahvaltı falan yaparız.
Biz ayrıldık.
Ne?
-Kev... -Neden? Ne oldu?
Bugün bana bir iş için lazımsın.
Ne oluyor? Ne lazım?
Sırt çantamı al.
Aç onu.
Tamam patron, sakin ol.
Süper.
Bu ne, hediye falan mı?
Hayır, aramaya devam et. Tişörtlerin altında.
Aman Tanrım. Val.
Neden iki tabancan var?
Neden onu çıkarmamı istedin?
Nereye gidiyoruz Val?
Val.
Ne oluyor?
Niyetin ciddi miydi?
Ne konuda?
Geçen gün o hapları içerken.
Ölmek mi istedin, yoksa ilgi çekmeye mi çalıştın?
Ölmek istedim.
Emin misin?
Sorgulama...
Çok ayıp. Evet, ölmek istedim.
Neden? Bu ne şimdi?
Neden Good Time Charlie's'in sokağındayız?
Sen ve ben...
Bence sen ve ben kendimizi öldürmeliyiz Kevin.
Ve striptiz kulübü, sabahın 10 buçuğunda
yalnız kalabileceğimiz bir yer.
Ne diyorsun sen Val?
Kendini öldürmek istemiyorsun.
Ne... Tanrım.
Yani, son zamanlarda biraz kötü durumda
olmanı anlıyorum,
ama intihar bunun çözümü değil, gerçekten.
Daha üç gün önce kendini öldürmeye kalktın.
No comments yet. Be the first to leave one.