Hit the Road

Hit the Road (جاده خاکی)

Pakua Manukuu ya Turkish

Maelezo ya toleo

Hit the Road (2021) (1080p BluRay x265 10bit Tigole)
Maoni na bisounours
Srt (posted here by 1see0ne) RESYNC. UTF-8 . 24,000 fps

Lebo

bluray
full_subtitles
resynced
Yamechapishwa tarehe: 2026-03-29
Upakuaji: 23
Wenye Ulemavu wa Kusikia: No
FPS: 24

Hakikisho la manukuu ya Turkish

Mistari 200 ya kwanza.

Neredeyiz?

Biz ölmüşüz.

Ver onu bana.

Hemen ver.

Sana ne vereyim canım anneciğim?

- Hemen annene ver onu serseri. - Neyi?

- Cep telefonunu. - Hiçbir şey anlamadım.

- Sakin ol. - Cep telefonunu ver.

Ne dediğinizi anlamıyorum.

- Sağır mısın nesin? Cep telefonunu ver. - Sus!

- Telefonu yanıma almadım ki. - Sus!

Seni gidi pislik!

Sana cep telefonunu yanına almanı yasaklamadım mı?

- Ona yasak mı dedin? - Dedim tabii.

Üzerini ara.

Nerene sakladın?

- Kıpırdama bakayım. - Bu yasağı kim koyuyor? Bilmem lazım.

Ayrıca “yasak”tan kastınız ne?

Söylesenize, bu yasağı kim koydu?

Bilmem lazım.

Şu oğlanı kapı dışarı etmeli. Yalan söylemesine tahammül edemiyorum.

Çık dışarı.

Pantolonunu çıkarıp bakacağım.

- Olmaz, pantolonuma bakma. - Pantolonunu ara.

Tamam, veriyorum.

Çabuk olsana.

Alın işte. Yaptığınıza değdi mi?

İnsan çocuğunu kapı dışarı eder mi?

Seni gidi pislik seni! Saklayacak başka yer bulamadın mı?

Ne güzel işte! Sıcacık.

Ne yapacaksın onu?

- Kartı neden çıkardın? - Sıkı tut şunu.

- Otur bakalım. - Telefonu neden aldınız?

Telefonu neden aldınız?

Kartı kesti!

Sakin ol oğlum.

Alt tarafı SIM kart. Duyan da pipini kesiyorlar sanacak.

Kıvranıp durmasana. Bu oğlan beni deli ediyor.

Şimdi bunu ne yapsak?

İstersen yutayım.

En iyisi o yutsun.

Telefonumu nereye götürüyorsun?

Otur yerine. Dönerken durup alırız.

Eğer telefonuma bir şey olursa...

Sus! Annenin telefonu nereye sakladığını unutma yeter.

Annemi göremiyorum!

Gelme! Gelirsen seni ham yaparım.

O telefon dünyanın parası!

Bırak beni!

Bırak beni!

Bırak beni!

Arabayı ödünç aldık. Sakın ona zarar verme.

Sana ne oldu böyle?

Rezil!

Gelen telefonlara cevap veremezsem beni merak ederler.

Çok önemli işlerim var.

Seni kim merak edecekmiş acaba? Zevzek!

Herkes merak eder. Yüzlerce insan var.

Sen tanımazsın.

Size çok sinir oldum.

Kimmiş seni bu kadar merak edecek bu arkadaşlar?

Seni annen ve babandan daha çok merak edecek biri olabilir mi?

Ya da ablandan, amcandan...

hatta eniştenden, kuzeninin eltisinden...

Seni onlardan çok kim merak edebilir?

Hiçbir şey bilmiyorsun.

Anlat da bileyim.

Bayan Fahriye çok evhamlı biri.

Kadın 40 yaşında. Sana göre biraz yaşlı değil mi?

Annesini değil, kızını kastediyorum.

Ay o tombul ayıcık mı? Adı neydi?

Ayıcık falan değil. O ceylan bir kere.

Eyvah! O kız ceylansa durum çok ciddi demektir.

Kesinlikle. Tüm detayları konuştuk. Evleniyoruz.

Sana o dört gözden başkası yaramazdı zaten.

Yalnız babası sana gününü gösterir. Ona göre!

Asla cesaret edemez. Sen buna izin vermezsin.

Şu bacağımın haline baksana. Ağabeyinden de bir şey bekleme.

Ben onun hakkından gelirim.

Telefonum kaybolursa hepinizi yakarım!

Dur!

Oraya gidemezsin. Haydi arabaya gidelim.

- Bırak beni. - Haydi gidelim.

- Arabaya bin. - Binmek istemiyorum! Size çok kızdım!

- Bırak beni. - Kıpırdama.

Dur biraz.

Dönüşte burayı hatırlar mısın?

Tabii. Üzerine bir taş koydum.

Ya sana bir şey olursa? O zaman nasıl buluruz?

Allahım! Bu manzara için sana şükürler olsun.

Fıstıklarım!

Salak! Toprağı öpüp durmasana.

- Pardon. - Her tarafın toz olmuş.

- Şunlar fıstığa benziyor. - Canım benim.

- Ne güzel. - Bak, bu da bir kek.

Şunlar da kurbağa gibi.

İki kurbağa yan yana.

Şu da bir aslan kafası.

Ya da bilmece soran Sfenks.

Müthiş.

- Hani hangisi? - İşte şu.

- Nerede? - Şurada.

Aman, yavaş!

Kemerleri bağlayın.

Dikiz aynası.

Yan aynalar.

El freni.

Debriyaj.

Vites.

Dörtlüler.

İleri!

Size çok kırıldım.

O kadar üzüldüm ki.

Ya Bayan Fahriye ararsa?

Telefonu açmazsam beni terk eder.

O zaman bana kim hesap verecek?

Kör müsün nesin?

Şu son günlerinde hiç değilse gözlüğünü değiştirseydin.

Kimse bana cevap vermeyecek mi?

Ayrıca niye son günlerinde?

Ağam, bana hesap verecek misin?

Ya siz hanımefendi?

Ya sen Bay Mankafa?

Canım, biraz sakin olsan.

Koskoca iki adam söz dinleyip mızıldanmadan telefonlarını bıraktı.

Baba! Jessy çok halsiz görünüyor.

Bakın, Urmiye gölü. Ya da bir zamanlar Urmiye gölüydü.

Eskiden buraya gelir yüzerdik.

Şimdi ancak kum banyosu yapılır.

Daha iyi ya! Islanmayız.

İşte bu kadar!

- Harika, harika. - Aferin.

Asıl sana aferin.

Dur şuna bir bakayım.

Ne oluyor be!

Eyvah! Neden çıkmıyor bu?

Temizlemek kaça patlar, haberin var mı?

- Çok tutmaz. - Ağabeyin ve sen beni mahvettiniz.

Cehennemin dibine gidin.

Bırak beni.

Arabayı mahvetti.

Alkolle temizlenir. Takip ediliyoruz.

Anne, sen ne dedin?

Takip ediliyoruz.

Tamam, anladım.

Neden hâlâ öyle bakıyorsun?

Bir şey daha söyleyeceksin sandım.

Takip ediliyoruz.

Yaşasın! Bizi takip ediyorlar.

Doğal davranın.

Arabada yalnız mı?

Dön de kendin bak.

Ben sana doğal davranalım diyorum, sen arkanı dön bak diyorsun.

Ey Jessy!

Saklan çabuk. Kötü adamlar peşimizde.

Şu arabanın yanına çeksene.

Ölmeden önce söyleyeceğim son dileğimi.

- Vuruldun ya, öl artık. - Ağabeyim için...

Şuraya, diğerlerinin yanına gir.

Sonunda öldü. Şükürler olsun.

Doğal davran.

Bana bir kâğıt mendil versene.

Klima yüzündendir.

Sen onu boş ver.

Benzin sızıyor!

Bir sızıntı var herhalde. Klimadır.

Deminden beri sinyal yakıyorum. Depo delik. Benzin sızdırıyor.

Hey, ölü çocuk. Kalk da bana şu anteni ver.

Anladım, çok teşekkürler.

Sağ olasınız.

Jessy’ye çişini yaptırsana.

Hadi in.

İnsene.

Dur, bekle.

Gel buraya.

Önce Jessy’yi çişe götür.

Sen götür.

Olmaz. Bu senin görevin.

Benim işim var.

Dur biraz.

Ben size klima diyorum yahu!

Haydi çişe gidiyoruz.

Ağacın arkasına götür.

Bak, şuraya.

Gel Jessy.

Adam haklıymış. Gerçekten de bir sızıntı varmış.

Al baba.

Köpeği tutsana baba.

Tamam.

Klimadır.

- Ona bakmayın, benzine bakın. - Çok teşekkürler.

İnsene sırtımdan.

Teşekkürler.

Daha önce de konuştuk ya. Dur bir dakika.

Oğlum, ne istiyorsun?

Biraz yaklaşır mısınız bayım?

Asıl sen yaklaş. Dikkat et de bir şey kırma.

Affedersin Rahman.

Sizde birinci sınıf ikinci el cep telefonu var mı?

Oğlum, beklesene biraz.

More Turkish subtitles for Hit the Road

Maoni

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left