Mistari 200 ya kwanza.
Ryohei, bugünkü mülakata geç kalma.
Öldürme oyunları o kadar mı eğlenceli?
Evet!
Hadi!
13 DAKİKA ÖNCE
SONRAKİ AŞAMA BAŞLADI
Hâlâ oyun yok.
Bir saat oldu mu?
Belki başlat düğmesine basmayı unutmuşlardır.
Kuralları da mı açıklamayacaklar?
Ne oldu?
Bir ses duyuyorum.
Sahil'den geliyorlar.
Ne işiniz var burada?
Zeplinleri gördük.
Sonraki aşamanın başlayacağına dair söylentiler duyduk.
Şey...
Aslında...
Tüfek.
Kaçın!
Arabalara saklanın!
Tanksavar tüfeği.
Yani arabaya saklanmak faydasız.
- Siktir! - Şaka mı bu?
Koşun!
- Oyun başladı mı yani? - Bilmiyorum.
Kurallar açıklandı mı?
Kural falan yok! Düpedüz katliam bu!
O tüfeğin menzili bir kilometredir.
Bu ses tanıdık geliyor.
Şimdi de piyade tüfeği var.
Kaç kişi oldukları meçhul.
Diğer oyuncular da geliyor!
- Birden fazla tetikçi olabilir. - Ne kadar çok insan hayattaymış!
Yaklaşıyorlar.
- Gitmeliyiz! - Cidden mi?
Gidelim!
Arisu!
Çok kötü!
Dağılıp kaçın!
Hadi!
Arisu! Bu tarafa!
Kahretsin.
Yine mülakata gitmedin, değil mi?
Keşke gerçek hayatı da yeniden başlatabilsek.
Arisu!
Odaklan yoksa ölürsün!
Nereden ateş ediyorlar?
Maça Papazı.
Al, sana şans getirir.
Bu ne? Bomba mı?
Zorda kalırsan kullan.
Arisu! İşte fırsat!
Gidelim!
- Arisu? - Hâlâ yaşıyor!
Hadi! Kendine gel!
Maça Papazı...
Acele et!
Dayan! Ayağa kalk!
İyi misin?
İyi misiniz? Yaralanan var mı?
İşe yaramıyor! Kaçın!
Maça Papazı...
Tek başına mı?
Burada kalamayız!
Hareket edersek vuruluruz!
- Atlayın! - Tatta!
- Hemen binin hadi. - Ann!
Koş!
- Siktir. Gazlayın! - Çabuk!
Chishiya!
Pekâlâ! Onları atlattık!
Chishiya iyi mi?
Başının çaresine bakar.
Ne biçim oyun bu?
Kuralları ne? Kayıt bile olmadık!
Belki de düşmanları yenmeliyiz.
- Kaç kişiler? - Muhtemelen tek kişi.
Sadece Maça Papazı var.
Maça güç oyunu olduğuna göre en zorlu son düşman o.
Ateş ederken zeplin de hareket ediyordu.
Oyun alanı bütün şehir olabilir.
Silahsız nasıl savaşacağız?
Sonraki aşama daha da zorlaştı.
Sonraki aşama.
Birlikte eğlenelim!
Kim ki bu Mira? İnsan mı bari?
Bilmiyorum.
Ama bu oyunların yapımında parmağı olduğu kesin.
Mira mı? Oyunların yapımında mı?
O adam Maça Papazı'ysa
her resimli kart için bir oyun yöneticisi olmalı.
Hepsini yendiğimizde bu aşamayı kazanmış olacağız.
O zaman da...
Ne olacak?
Eve mi döneceğiz?
Bilmiyorum. Ama hayatta kalmanın tek yolu bu.
Nereye gidiyoruz?
Ne? Sadece öndeki arabayı takip ediyorum.
- Sence bu iyi bir fikir mi? - Nereye gitmemiz gerekiyor?
Kavga etmeyelim. En azından şimdilik oyundan uzaklaştık.
Oyun değildi o!
Belki de kaçmaya devam etmeliyiz. Kazanmamız imkânsız.
Olabilir. Vizelerimizin vakti var.
Doğru ya. Başka biri kazansa da olur!
Ne oluyor?
Bütün resimli kartları yenmemiz
geri dönebileceğimiz anlamına gelmez.
Şapkacı'nın saçmalıklarına hâlâ inanıyor musun?
Ama 40 kartı da toplayınca sonraki aşama başladı.
Kendimizi bir anda bu dünyada bulduk.
Oyunları kazandığımızda
kartın değerine göre vizemize gün ekleniyor.
Bu sayede hayatta kaldık.
Vizemiz bittiğinde o lazer bizi öldürecek.
Şapkacı'nın dediği gibi, tüm kartları alınca eve gidebiliriz.
Doğal bir kurala benziyor.
Öyle olmasını istiyorsun.
Oynadığımız tüm oyunlarda kurallara uydular.
Saçma da olsalar basit kuralların dışına çıkmadılar.
Sahil'deki tipler geliyor.
Tatta! Atlat onu!
Sıkı tutunun!
Tatta!
Tatta! Kurtar bizi!
- Nasıl? - Tatta!
Ben kullanayım.
- Nasıl yani? - Şimdi!
- Dur! Delirdin mi? - Çekil!
Emin misin Ann?
Sıkı tutunun.
Onu ektik!
- Güzel! - Aferin Ann!
Geri döndü!
Ann! Nereye gidiyorsun?
Siktir!
- İyi misiniz? - Boynumu incittim!
Tırnağım kırıldı!
Geri döndü!
Artık dayanamıyorum! Yapamam!
Burada kalırsan ölürsün. Gidelim.
Savaşsam da başka oyunlar olacak!
Daha fazla devam edemem!
Artık silah sesi duymuyorum. Çok uzakta olmalı.
- Buraya sığınalım. - Evet.
Umarım Chishiya ve Ann iyidir.
Onlara bir şey olmaz.
Çok zekiler.
Haklısın.
Her neyse,
geceyi atlatmak için malzeme toplamalıyız.
Evet.
Lanet olsun. Çok uykum var.
Ama Maça Papazı her an gelebilir.
Yiyecek aramaya gitmeliyiz.
Ben de araba bulmaya çalışayım.
Benimle gelir misin?
Ne?
Yakınlarda iyi bir yer biliyorum.
Öyle olsun.
Siz de yiyecek bulmaya çalışın.
- Olur. - Al.
Teşekkürler.
- Hadi gidelim. - Ne yapıyorsun?
Daha önce hiç seksi bir kızın koluna girmemişsindir. Gel.
Kapa çeneni.
İşte burası. Harika, değil mi?
Evet. Bir sürü eski araba var.
Bunlara "klasik araba" deniyor.
Neyse işte.
Hadi be!
Şunun güzelliğine bak!
Ne mükemmel bir gövde!
Elleyip durma. Resmen taciz ettin.
Tanrım, bu modele hastayım.
Sapık.
Eminim buraya gönderilmek en çok zenginlere koymuştur.
O kadar çalışıp kazandıkları para şu an değersiz.
Doğru.
Sanırım şanslıydım.
Kira ödemekten kurtuldum.
Ben de kredi kartı cehenneminden kurtulmuş oldum.
Ama...
O kadar borca rağmen yine de eve dönmek isterim.
Ben de.
YAKISOBA! ŞİMDİ DE PASTA AROMALI
Pasta aromalı yakisoba mı?
Bunun reklamını görmüştük!
Gerçekten!
Mal mısınız ya? Öyle garip tatlar ne zaman güzel oldu?
Belki bu güzeldir.
- Evet. - Bakir olmana şaşmamalı.
O ne alaka şimdi?
- Hepsini yiyeceksen al. - Yerim.
- Yemin et! - Yerim ya.
- Söz verdin. - Arisu da yer.
Tadarım.
Hepsini yiyebilir miyim ki?
Hoş geldiniz.
Hoşuma gitti. Epeydir bu sözü duymamıştım.
No comments yet. Be the first to leave one.