Mistari 156 ya kwanza.
Bu dizinin betimlemesi Kanal D tarafından Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.
...adresinden izleyebilirsiniz.
-Onur verdiniz. -Teşekkür ederim Dekan Hanım.
Fakülteyi özlemişim. Biliyorsunuz üç, dört yıl oldu hocalığı bırakalı.
Böyle kıramayacağım, birtakım teklifler olmasa yolum düşmeyecek.
Çocuklar sizi çok merak ediyor, buyurun.
Teşekkür ederim.
-Nasıl yani? -Böyle işte, bıraktılar.
Adam gözümün önünde, kocamı kurşunladı...
...bir de içeride pis pis sırıtıyor suratıma, deli olacağım.
Baksanıza çocuklar, ne kadar nazik bir komiser, benden özür dilemeye gelmiş.
Değerli vaktimi çaldığı için.
Burada çöpler gece toplanır. Adliyenin kapısını boşaltın.
Güzel racon. Keşke biraz da oğluna öğretseydin.
Eskiler ortağının kanını yerde bırakana ne derlerdi, biliyor musun?
Sizin evin çorbası...
...benim gibi temiz işadamlarının verdiği, vergiler sayesinde pişiyor.
Sokaklar suçlu dolu.
İşine bak Memur Bey, işine.
Bana bak, kendine mukayyet ol.
Bunun bu halleri, hayra alamet değil.
Peki, nasıl çıktı içeriden?
Aleyhine, tek bir delil bile işletemedik.
İğne deliği kadar boşluk bırakmamışlar, yapıyı kurarken.
Nasıl çıktı peki?
Bunun çapında bir adamın, yapacağı iş değil bu.
Belli ki birinin işine yarıyor.
Ama o işine yaradığı adam da bak ben sana söyleyeyim...
...hukuku ve ceza sistemini, gerçekten çok iyi biliyor.
Soruları neden önceden alıyorum, biliyor musunuz?
Önyargılı olanları, önden cevaplayayım ki aramızda bir güven oluşsun.
Mesela bu soru, bakın; "Bir hukuk profesörü nasıl bu kadar zengin olur?"
Güzel soru. Cevabı da çok basit.
Hapse girecek olan bir suçlu, varını yoğunu size verir.
Hocam, o zaman idam geri gelirse...
...hepimiz, daha mutlu ve daha zengin avukatlar mı oluyoruz?
E tabii, daha cezbedici, değil mi?
Bir hapse girmek var bir de üç, dört ay sonra, elektrikli sandalyeye oturmak var.
Ölmek var. Hangisi daha cezbedici?
Bir de vicdan var hocam.
Vicdan, hukukun konusu değil çocuğum.
Eğer öyle olsaydı, Adalet Bakanlığı suçlulara zorla avukat tayin etmezdi.
Dersimize başlayalım.
Hukukun temeline gidelim.
Binlerce yıl öncesine, ilk yazılı hukuk metinlerine gidelim.
Hukuk, kısasla doğar.
İnsanoğlu, topluluk halinde yaşamaya başladığı...
...ilk günden itibaren, suçluyu kısas sistemiyle cezalandırmıştır.
Abi ne yapıyorsun? Abi bu ne? Abi durun!
Abi yalvarırım yapmayın!
Malına el uzatanın, kolu kesilir.
Ta o zamanlardan, bu yana...
...kişi eğer, topluluk içine çıkamayacak bir suç işlerse...
...bir ömür kör kuyulara, zindanlara atılır.
Öyle durumlar vardır ki adalet mekanizması karşısında...
...kişinin hayatının, hiçbir önemi kalmamıştır.
Hani; aldığı nefes ziyan derler ya, işte öyle.
Suçun tanımı, toplumdan topluma, çağdan çağa değişiklik gösterir.
Ama değişmeyen tek bir şey vardır...
...güçlü ve saygın olan kazanır.
MKC.
MKC, Kaan!
MKC!
MKC! MKC!
MKC! MKC! MKC!
İyi misin? MKC!
Bir dakika dur, dikişlerin.
-Ambulansı çağırayım, kalkma. -(MKC) İyiyim ben, çağırma gerek yok.
Aynı şey işte.
Kaan...
Kaan beni gördü mü?
Yok, uyuyor hâlâ herhâlde.
Mutfağa gideyim dedim o uyanınca şey, bir sandviç falan yaparım demiştim.
-Sonrası, karardı mı yine? -(Bip) hiç geçmeyecek.
Geçecek.
Lütfen bundan sonra beni Kaan'la yalnız bırakma, tamam mı?
Beni böyle görsün istemiyorum.
Geçecek, tamam mı?
Çocuğun gözünde kahramandık, şimdi ne hale düştük.
Sen gene onun kahramanısın, ne olursa olsun.
Oğluna sandviç yapamayan bir kahraman.
Kendine bunu yapanların peşinden, koşamayan bir kahraman.
Kaldır ellerini.
-Üstümde bir şey-- -Kaldır dedim!
Abim için geldim. Mucize'yi arıyorum.
Merdivenlerden in, aşağıda mutfak var.
Ben gitsem iyi olur.
Dur, bekle, buraya gel.
Mucize'ydi değil mi?
Ne lazım sana?
Ben böyle alternatif şeylere inanırım.
Ne alternatif? Ben şifacı değilim, bir doktorum.
Tamam, daha iyi.
Ben üç haftadır, sizin peşinizdeyim.
Bakın abim vuruldu, üç kurşun.
Bizi omuriliğe çok yakın olduğu için çıkartamadılar.
Bana ne senin abinden?
Abime yardım edebilirsiniz. Bunu biliyorum.
Lütfen.
Sen, benim için ne yapacaksın?
Şimdilik, bu kadar bulabildim.
-Bu kadar olmaz. -Daha fazlasını da bulurum.
Yeter ki abim iyi olsun.
Bakın, mesleği onun her şeyi. Bu halde polislik yapamaz.
Ne polis, kim?
Ben kimseye bir şey söylemem, başınıza bela olmaz.
-(Nilüfer) Lütfen. -Abin kim dedin?
Mutafa Kerim Can.
Belki gazetelerden falan görmüşsünüzdür. Bakın, abim benim her şeyim.
Ona yardım etmeniz gerekiyor, lütfen!
Teşekkür ederim, bana çok büyük bir iyilik yaptınız.
Burası değil mi, kesin bilgi?
İçerideymiş.
Ne yapıyoruz?
-Kaybol Meto, kaybol. -Nasıl, tek mi gireceksin?
Siz ikiniz içeride kalın, siz ikiniz kapıda.
Sen mutfaktaki asansörün orada, geri kalan benimle gelsin.
Onu ben alacağım.
Pist!
Abi Allah gönderdi seni, Allah aşkına, çıkalım şuradan hadi.
Hadi abi acele et, nerede kaldın?
Çıkın!
Şu anda, suç işliyorsun.
Bana bir şey olursa, yedi sülalen ölür.
Tamam.
Sakin ol.
Konuşabiliriz, sakin ol lütfen.
-Bir delilik yapma. -Nerede, o arkasına saklandıkların?
Sakın yapma.
Sakin ol.
Sakin. Konuşabiliriz.
Eğer konuşmuyorsan...
...o çeneye ihtiyacın yok senin, değil mi?
Eğer, o çenenin yerinde kalmasını istiyorsan...
...bana, kayda değer bir şey söyle şimdi.
Ben bir şey bilmiyorum ki zaten.
Bu, çok yukarılarda birisi.
Hiç kimse, onun adını bilmez zaten. Hem ben kimim ki, ben kimim?
Sen kimsin biliyor musun?
Tıs...
Benim yanımdakine...
...el uzatacak kadar, beyinsiz birisin.
Mert Barca, gelen fotoğraflara bak.
Az sonra, bir arama daha alacaksın.
Abi Allah gönderdi seni, Allah aşkına, çıkalım şuradan hadi.
-Efendim. -(Barca ses) İn o taksiden.
-Ne diyorsun sen be? -Hemen, o taksiden in Nilüfer.
Sen, beni takip mi ediyorsun?
Tehlikedesin diyorum, in o taksiden.
Nasıl?
İndir diyeceksin, ineceksin. Gerisi bende, korkma.
Abi, beni indirir misin?
Bu nasıl iş ya, indirdi gerçekten.
Taksi gidene kadar bekle şimdi.
Gitti.
Hemen kalabalık bir yere git ve bana konum at, geliyorum.
No comments yet. Be the first to leave one.