Willow - First Season

Willow - First Season

Pakua Manukuu ya Turkish

Msimu wa 1

Maelezo ya toleo

Willow S01E02 1080P WEB H264-POKE-TR
Maoni na erlat

Lebo

web
1080
Yamechapishwa tarehe: 2022-11-30
Upakuaji: 46
Wenye Ulemavu wa Kusikia: No

Hakikisho la manukuu ya Turkish

Mistari 200 ya kwanza.

Sorsha.

Rüzgârlar.

Geliyorlar.

Willow.

WILLOW'UN ÖNCEKİ BÖLÜMÜNDE

Yarın Prens Graydon kızım Kit ile evlenecek,

Tir Asleen ve Galladoorn tek vatan olacak.

Diyarın gerçek imparatoriçesi Elora Danan dönene dek.

Airk? Neredesin?

Onu götürdüler.

Onun için geldiler.

Airk'i aramak üzere batıya gitmeliyim.

Size bir büyücü lazım.

İçimden bir ses sizi beklediğini söylüyor.

Willow sen misin?

Abin hayatta.

Parçalanmış Deniz'in ötesindeki

Kadim Şehir'de yaşayan Buruşmuş Kocakarı'nın tutsağı.

Haritalar oraya kadardır.

Gitmemiz gereken yer orası, bilinmeyen.

Seni gördüğüme sevindim Elora.

2. BÖLÜM Yüce Aldwin

Nasılsın?

Seni görmek çok güzel.

Bir rüya gördüm ve bir şekilde idrak ettim.

Bazı şeyleri değiştirmezsek olacak olan bu.

Bu yüzden geri döndüm.

- Çünkü vakit geldi. - Neyin vakti?

Esas düşmanımız hâlâ ortalarda

ve onun önündeki tek engel Elora.

Eğitimine başlama vakti geldi.

Ama o hâlâ çocuk.

Engin güce sahip bir çocuk.

Sen de gördün.

Ama onu yetiştirmezsek doğru eğitilmeyen

her şeyde olduğu gibi sönüp gider,

zaman içinde sıradan bir canlıdan farkı kalmaz.

İyi ya. Yeterince şey yapmadı mı zaten?

Hayatı boyunca bu sorumluluğun gölgesinde mi yaşasın?

Kendimizi savunmanın başka yolları da var.

Düşmanı ebediyen dışarıda tutacak güçte bir bariyer yok.

Biliyorum.

Biliyorum.

O yüzden Madmartigan'ı aramaya yolladım.

Kadim metinlerde Kymeria Zırhı'nın yerini gösteren bir ipucu buldum.

Dokuz ay önce bir yamakla yola çıktı.

Ama o zamandan beri haber alamadık.

Korkarım onu ölüme yolladım.

Ölüm Mads'in sana dönmesine mani olamaz,

yalnızca biraz geciktirir.

Ama Kocakarı'yı yenecek hiçbir silah yok.

Bunu sadece Elora yapabilir.

Raziel artık yok.

Cherlindrea da.

Kimse kalmadı ki...

Onu ben eğitirim.

Artık Yüce Aldwin'im.

Raziel'in hep olacağımı söylediği şey oldum, usta bir büyücü.

Sevgili dostum.

Tanıdığım en cesur adamsın ve benden katbekat temiz kalbe sahipsin.

Ama usta bir büyücü değilsin.

Asla da olamayacaksın.

Willow.

Yapma Silas, benim işte.

Ama nasıl olur? Bu Elora Danan.

- Dur biraz. - Nereden biliyorsun?

Onu çocukluğundan beri görmedin.

Tabii, şayet...

O olabilir. Damgayı taşıyor.

Demek Elora Danan sensin, ha?

Elora Danan'sın dedim...

Kendimizi fazla kaptırmayalım. Kesin bir şey bilmiyoruz.

Burası güvenli değil.

Beni takip edin.

Biz burada yaşıyoruz.

Evet, ben de tanıştığımıza memnun oldum.

Hayır, aslında...

Baba?

Sorun yok. Elora Danan o.

Gerçekten Elora Danan!

Sen Elora Danan'sın.

- Bu, kızım Mims. - Tanıştığımıza memnun oldum.

- Sakin ol. Yapma. - Gerçekten inanamıyorum...

İnanamıyorum... Bir saniye.

Beni hatırlamıyorsun, değil mi?

Seni bulan bendim.

Kardeşim Ranon'la birlikte.

Yaptığım en iyi şeydi.

Gördüğüm en güzel dev bebektin.

Hâlâ da öylesin.

Güzelsin.

Bebek değilsin tabii.

Asıl sen güzelsin.

Sağ ol.

- Oturmak ister misin? - Tabii. Olur.

- Otursana. Rahatına bak. - Tamam. Teşekkürler.

Pekâlâ, onu rahat bırakın. Sakin olun.

Düş görebiliyor musun?

- Düş görmek mi? - Evet.

İyi misin?

Biraz... Kafan karışık gibi.

Airk, Parçalanmış Deniz'in ötesinde bir yerlerde.

Ona ne yapıyorlar ya da ne kadar vakti var, bilmiyoruz.

Şu an Nelwyn kültürünü öğrenecek havamda değilim.

Dikkat! Dikkat!

Hadi millet, oturun bakalım.

Yüce Aldwin köyümüze seslenecek.

Ah, sırtım!

O kadar ağır değilim.

Teşekkürler. Çok teşekkürler.

İyi ve cesur insanlar, Nelwyn'ler olarak ne badireler atlattık.

Acı çektik, fedakârlık yaptık, yas tuttuk, didindik ve dayandık.

Üstelik bunlar hafta sonu yaptıklarımız.

Biraz havayı yumuşatmaya çalışıyorum.

- Tabii. - Neyse, bu gece bayram edeceğiz

çünkü kaybettiğimizi sandığım şey bulundu.

Elora Danan eve döndü.

Yaşasın!

Şimdi, bazılarınız, hatta çoğunuz,

tüm bunların anlamını merak ediyor

ve benden, yani Yüce Aldwin'inizden, açıklama bekliyor. Hemen anlatıyorum.

Yaklaş.

- Hazır mısın? - Ne yapacağını bilmiyorum ama...

Kemiklere danışacağım.

Evet.

Enteresan.

Her şey arasında bir denge vardır.

Işık ve gölge.

İyi ve kötü.

Tatlı ve acı.

Bu denge bozulduğunda evren onu düzeltir.

Kocakarı'nın etkisi artmaya başlayınca saklanmaya mecbur kaldık.

Tam da umudumuzu yitirmeye başlamıştık ki

alınyazısı önümüzdeki büyük savaşta düşmana karşı

herkesi birleştirmek olan Kehanetteki Çocuk geri döndü.

Ne zaman birleştirecek?

Çırağım Karthy,

ki desteğini benden hiç esirgemez diye düşünürdüm,

zamanını soruyor.

Yakında.

Elora eğitimini tamamladığı zaman.

Evet, başka acıkan var mı?

Sence eğitim kabaca ne kadar sürecek?

Çok sürmez herhâlde.

Takriben birkaç hafta ya da daha az, hâlihazırda neler bildiğine bağlı.

Daha doğrusu, büyünün içinden ne derece doğal çıkacağına bağlı.

Onun Seçilmiş Kişi olduğunu düşünürsek bence son derece doğal olacak.

Parmak testini yap.

O testi geçmesi lazım.

Parmak testi! Parmak testi!

Tamam. Pekâlâ.

Dünyayı kontrol eden güç hangi parmakta?

Seninki. Seninki.

- Ne? Ne? - Seninki. Seninki.

Olsun. Zaten bir şey ifade etmiyor.

Ben de ilk seferde bulamadım, hatırlayın.

Bana bir de şimdi bakın. Ben... Ben oldum işte.

Ustam!

Çocuk kendini gösterdi.

Ne kadar oldu?

Emin değilim.

Airk kaçırıldıktan sonraki sabahtı...

Kız epey üzgündü.

Bariyer'in ötesine geçtiyse artık çok geç olabilir.

Bu şekilde at sürebileceğine emin misin?

Omzundaki yara...

Sadece bir sıyrık.

Normalde böyle bir şey istemezdim ama o kızı çok severim.

Kaprisli ve biraz da akılsızdır.

Kaybolmuş olmasından endişeleniyorum.

Kaprisli bir aşçı yamağı, ha?

Onu eve getirmeni istiyorum.

Hayattaysa onu buluruz.

Ona söylediniz mi?

- Gerçekte kim olduğunu. - Hayır.

Ona bir görev verdim.

Tek bilmesi gereken bu.

Kız güvenli limanından uzaklaştı.

Beni hâlâ yok edebilir.

Elora Danan şehre ulaşmamalı.

Talebem onu avlamak için yola çıktı bile.

Yemek yapmak için büyü kullanır mısın?

Hayır, yemek yapmak için büyü kullanılmaz.

Bir kez denedim, bir hafta tuvaletten çıkamadım.

Demek batıya, öyle mi?

Gnostik Tepeler, Nockmaar Kırgıbayırı.

Kimse Nockmaar'ı geçemez.

- Etrafından dolaş, kuzeyden. - Ya da güneyden.

- Nereye gittiğine bağlı. - Doğru.

Özellikle, Manheim'dan geçmek istiyorsan

- ya da Camryn'den, kesinlikle güneye git. - Evet.

Yine de Deliorman'dan geçmek gerek,

yolun üstünde bir de Alkalynes ve Ejder Sırtı var.

Parçalanmış Deniz'in doğu kıyısı tüm bunların ardında.

Sonrası ise tamamen meçhul.

Uzun, zorlu bir yolculuk olacak.

Çok yapmışsın gibi konuştun.

Şey, hayır.

- Ne zaman gidiyoruz? - Neyi bekliyoruz?

Sen hiçbir yere gitmiyorsun.

Maoni

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left