The Peripheral

The Peripheral

Pakua Manukuu ya Turkish

Msimu wa 1

Maelezo ya toleo

the peripheral s01e05 1080p web h264-glhf
Maoni na erlat

Lebo

web
1080
Yamechapishwa tarehe: 2022-11-14
Upakuaji: 43
Wenye Ulemavu wa Kusikia: No

Hakikisho la manukuu ya Turkish

Mistari 200 ya kwanza.

THE PERIPHERAL'IN ÖNCEKİ BÖLÜMLERİNDE

Neoprimitif. Dünyayı kurtarmaya çalışırken mahvettiğimize inanan biri.

Ailen öldürülmüş. Acımasızca.

Tüm bunlar çok üzücü.

Onu öldürmek istiyorsun.

Fazlasıyla.

Müttefikim de olabilirsin, düşmanım da.

Ama seni temin ederim ki düşmanım olmak hiç kolay değildir.

Başka bir durum var mı?

Yeni veya sıra dışı?

LONDRA AELITA WEST'İN KAYBOLMASINDAN BİR YIL ÖNCE

Tanrım!

Ben de seni özledim.

- Ne yapıyorsun? - Selam vereyim dedim.

Hatırlatayım mı?

Geçmişi eşelemeyip önüme bakarak yaşarım.

Geçmişe mazi derler falan.

İlk gün selam verdim ve beni görmezden geldin.

Evet.

Ertesi sabah masamda muhteşem bir mektup vardı.

Hâlâ bir yerde saklıyorum, alıntı yapmamı istersen

metne başvurmadan aklımdan söyleyebilirim.

"Benimle konuşacak olursan

"gözlerini oyarım bencil, sinsi orospu."

"Kaltak" demişimdir.

"Orospu," dedin. Eminim.

Ama ben "sinsi kaltak" kelimelerini kullanırmışım gibi geliyor.

Kaçan bir fırsat daha.

Evet, gidersen kaçıracağın gibi.

Eski günlerin hatırına bir şeyler içer miyiz?

Ben evliyim.

Peki, geç de olsa tebrikler. Nasıl bir kadın?

Erkek.

Grace. Dalga geçiyorsun.

İki çocuğum var.

Siktir!

Seni zavallı kadın. Mecbur mu kaldın yoksa?

Kalbimi paramparça ettin.

Bir içki, sonra giderim.

Ne diyeceksen sadede gel.

Olay sonrası değerlendirme yapma vakti.

Sanki silahlı çatışmadaydık.

Değil miydik?

Bir süre YZ terapistine gittim. İlişkimiz dağıldıktan sonra.

Olayı da ona böyle mi anlattın? İlişkimiz "dağıldı" mı dedin?

İlişkimizin çekici ve ölümcül kusuru

senin kötü iyi kızken benim iyi kötü kız olmammış.

Kendini dışarı kötü göstersen de

içten içe korkutucu ölçüde iyisin.

Bense tam tersiyim.

Bu zırvalığa para ödedin mi?

Yardımcı oldu. Epey.

Hâlâ bebek evleriyle uğraşıyor musun?

Yıllardır değil.

YZ terapistinin teorisi var.

Her şey kontrol ve düzenle ilgiliymiş.

İkisine de sahip değilmişsin

ve oyuncak evlerle bunu telafi ediyormuşsun.

Güvende hissettiğin minyatür dünyalar.

Saçmalığın dik âlâsı.

Daha iyi bir açıklaman var mı?

Kabul etmelisin. Tuhaf bir hobi.

İnsanları anlamakta hiç zorlandın mı?

Fikirlerini veya hislerini.

Empatiyi mi diyorsun?

Küçük bir figürü alıp değiştirmekte bir şey saklı.

Oturuşunu değiştirmek.

Baktığı yeri.

Başka bir varlığın iç hayatına

dokunuyormuşum gibi hissettiriyordu.

Bu da paha biçilemez bir his.

Beni öpecek misin?

Bunu mu istiyorsun?

Seni çok özledim Aelita. Tahmin bile edemezsin.

Daha düzgün davranmalıydın.

Özür mü bekliyorsun? Bu mu?

Hayır. Köprünün altından çok sular aktı. O günler geride kaldı.

Ne o zaman?

Bana işinden bahset.

- İşim mi? - Evet.

Büyük, çelik kapılı gizli yerinde

hangi gizemlere tanıklık ediyorsun?

- Öğrenmek istemezsin. - Hayır, isterim.

Devasa bir petri kabı gibi.

Burada ne istersek yapabiliriz. Yapıyoruz da.

Gerçek mi? Emin misin?

Kafa karıştırıcı, değil mi?

Bize simülasyon olduğu söylendi...

Siz düşük kademedekilere gönderdiğimiz veriyi

böyle açıklamamız söylendi.

Düşük kademeler mi? Vay canına.

Kaç kişinin erişimi var?

Yalnızca ekibimin. Tabii Doktor Nuland'ın da.

Üst kademe güvenlik personeli de. Belki iki düzine falan?

Hazır mısın?

Tanrısal kaynak diyoruz.

Buradan her şeye erişebilirim.

Yalnızca kök zamandan da değil, Tahkik Birimi'nin bütün veri tabanına da.

Ama veri tabanımız

engin bir kumsaldaki kum zerresi.

kök zamandaki şartları değiştiriyoruz.

8.000'i aşkın süren çalışmamız var.

Neyi araştırıyorsunuz?

Dayanak olmadan alan seçmek zor.

Botanik, meteoroloji, zooloji, genetik,

oşinografi, robotik, ormancılık...

Çok heyecan verici olaylar.

Çok gizli dünyayı kurtarma mavalları?

Davranışsal Değişim Departmanımıza bağlı.

Kök zamanda bir paravan şirket kurup

personele haptik implant takmak için

Amerikan ordusuyla anlaştılar.

Az çok bizim teknolojimiz ama uygun, ilkel seviyede.

Ne amaçla?

İzle. Eğlencelidir.

Uzak bir karakolda seçkin Deniz Piyadeleri var diyelim.

Düşmanın onları açığa çekmek için

yaralı hayvan kullandığı söylendi.

Bu yüksek eğitimli askerlerin karşısına

yaralı köpek çıksa sence ne yaparlar?

Vururlar.

Ama implantlarımız deneklerin sinirsel kimyasıyla oynarsa?

Anterior insular korteksteki elektriksel aktiviteyi artırırsa?

Şefkat merkezi.

Tamam.

Hangisi?

Hepsi.

İşler burada ilginçleşiyor.

Geçmişlerine, hayat tecrübelerine,

göre hepsi farklı tepki veriyor.

Kişiliğin gizemi.

- O... - Bekle.

Durdur onu.

- Durdursana. - Bu zaten yaşandı, tatlım.

Uzun zaman önce.

Sonuçlarını hayal edebilirsin.

Toplumsal seviyede benzer bir modifikasyon uygulaması.

Çete şiddetine elveda de. Sonra...

Bunu yapamazsın.

Onlar insan. Onlar gerçek insan.

Gördün mü? Korkutucu derecede iyisin.

Böyle bir şeyi burada uygulamak gibi bir planı mı var?

Hayır desem inanır mıydın?

Çoktan uyguladı mı?

Tekrar, hayır desem bana inanır mıydın?

İyi akşamlar.

Bekle!

Tahıllar ve Baklagiller'den değil misin?

Evet, doğru.

Burada olmaya zerre hakkın yokken

ne bok yediğini bana açıklar mısın?

- Anlamadım? - Bu kat için yetkin yok.

- Ben... - Kim olduğumu biliyor musun?

Elbette Dr. Hogart.

Madem niye yakın dostuma

kabul edilemez şekilde kabalık ettiğini bana açıklayabilir misin?

İşimi yapıyorum hanımefendi.

- Bu katta bulunması için... - Yukarı katta karşılaştık.

Ceketimi unutmuşum. Onu yanımda getirdim.

Gözetimim altında, misafir olarak.

İstersen şikâyette bulunabilirsin

ama lütfen adını eklemeyi unutma,

ben de kimi şikâyet edeceğimi bileyim.

Buna gerek yok Doktor.

Fakat bunu tekrarlamamanızı isteyeceğim.

Affedersin.

Çok güzel gözlerin var, söylemek istedim.

Cidden.

O gözler için cinayet işlerim.

Robert O'Connell.

Tanıştığıma memnun oldum.

On milyon dolar Bob.

%25'i çoktan hesabına yatırıldı.

Sana bu kadar inanıyorum.

Adım Bob değil dostum. Pete.

Sizin gibilerin paramı almasını sağlamak neden bu kadar zor?

Neden bahsettiğini bilmiyorum.

"Kasap" Bob O'Connell'dan bahsediyorum.

- Kim, bilmiyorum. - Dublinli.

18. yaş günü arifesinde üç USB savaşçısını öldürerek isim yaptı.

Ülkeden kaçmadan önce ardında bir yığın dolusu ceset bıraktı.

Geceleri onları hiç sayıyor musun Bob?

Bedenlerindeki hapislerden kurtardığın onca zavallı ruhu.

Kimsin lan sen?

Yeni patronun. Çekiç denedim. Olmadı.

O yüzden daha iyi bir araç arıyorum. İstersen neşter diyebiliriz.

Zamanında ikisini de denedin, değil mi?

Cidden dostum. Yanlış numara.

Tommy Giorno'nun numarası da yanlış o hâlde.

Çok yazık çünkü tam da onu arayacaktım.

Belki ona kızından bahsederim.

O küçük, tek katlı evde kalan.

Baton Rouge, değil mi?

Şimdi dikkatini çektim mi Bob?

Kimi öldüreceğim?

Pekâlâ Flynne. Hazır mısın?

Evet.

- Evet! - Bastır bebeğim!

Frank aramıza geri döndü!

Tamam, sırada kim var? Hadi.

More Turkish subtitles for The Peripheral

Maoni

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left