Mistari 200 ya kwanza.
Jefferson fena durumda ama devam ediyor.
"Pes etmek" ne demek bilmiyor.
Ama böyle devam ederse "nakavt" ve "sarsıntı"
kelimelerinin anlamını çok yakında öğrenecek.
Dinle, o adamla boks yapamazsın! Ne yapıyorsun?
Yerden havalandı! 15 santim olabilir!
- Bilmemiz imkânsız. - Ah be oğlum.
Ah be oğlum. Nedir bu?
Dışarı çık. Dışarı çık!
Yapamazsın!
Dışarı çık!
Ne olacak şimdi?
- Sağ kroşeyi oturttu. - Marks.
Nasıl gidiyor komutanım?
Evet, siz nasılsınız?
Tamam. Hiç sorun değil.
Herkesi kaçta görmek istiyorsunuz?
Yarın 13.00'da ekip odasında mı?
Hiç sorun değil, komutanım.
Herkesi toplayacağım ve...
Hayır, Mike'la konuşmadım.
Herhâlde... sekiz ay falan oldu. Görevden alındığından beri.
Bailey ya da Robinson'ı alabilirim.
İkisi de daha yeni döndü ve...
Komutanım, bildiğim kadarıyla,
Mike'ın yeterli olduğunu sanmıyorum.
Kusura bakmayın ama bence...
Başüstüne. Anladım, komutanım.
Mike dâhil herkesi, yarın 13.00'da orada toplayacağım.
Anlaşıldı. Pekâlâ.
Başbakanınla temas kurmanı istiyorum.
Bundan böyle kontrolün benim elimde olduğunu ona anlat.
Başbakan sizinle pazarlık yapmaz.
Ama ailemi bırakırsanız...
bana her istediğinizi yapabilirsiniz.
Sakin ol, tatlım.
Ben aptal değilim.
Sen hükûmet için çok önemlisin.
İyi gördün.
Kıpırdama Movladi!
Bu adamı öldürürüm, yemin ederim!
Pis herif, seni hemen indirmeliyim.
Hayır!
Movladi! Marco!
Şu işe bak. Küçük kardeşi Marco.
Bu adamı öldürürüm.
Onu öldürürüm!
Onu senin yerine ben indireyim mi? Ne dersin?
- Bence onu bırakmalıyız. - Ne?
Movladi.
Bu işin sonunu biliyorsun.
Başka bir şey yapalım mı?
Tam arkanda bir çıkış var.
Bize rehineleri verirsen
kardeşini veririz,
buradan çıkarsınız ve kimse ölmez.
- Anlaştık mı? - Boktan bir anlaşma.
Görevimiz rehineleri kurtarmak.
Herifleri sonra öldürürüz.
Başka masumları da öldürmesi için mi?
Bu iş ancak güç kullanarak çözülür.
Tek anladıkları bu.
- Saçmalama... - Ateş etme, bu bir emirdir!
Onu bırak yoksa kardeşin ölür.
Önce Marco'yu bırakın.
İndir.
Hey, bravo Meredith.
Galiba onu başından vurdum!
Artık o pis serserileri dert etmeme gerek yok, değil mi?
Charles Bronson gibi olacağım. "Gel de gününü gör şerefsiz!"
Keşke bunu hiç duymasaydım ama sorun değil. Çok ilerleme katettin. Bu sefer kâğıdı vurdun.
Artık makineli tüfeklere
ya da AK-47 zımbırtılarına geçebilir miyim?
Kâğıdı vurdun, iyi bir başlangıç.
- Öyle, değil mi? - Bence
bir süre daha bunu kullanalım.
- Tamam. - Sonra...
- Tamam. - Sonra
makineli tüfek işini konuşuruz.
Tamam. Atıp tutmak istemem.
- İyi olur. - Anladın mı? "Atıp tutmak."
- Küçük bir kelime oyunu. - Evet.
Mike. Randevusuz bir müşterin var.
İşim var. Başka birine verir misin?
Özellikle seni istedi.
Onu vurmak istiyorsan dürbün gerekir.
Evet, olabilir.
Arkasına saklandığın masada var mı?
Angie'yle çocuklar nasıl?
Carly ilk dişini düşürdü.
Trevor sonunda yan tekerleri söktü.
Angie de...
Angie geçen hafta Beth'le yemek yedi.
O nasıl?
Ne bileyim kardeşim. Ona kendin sor.
O senin karın.
Kimseyi dışlamıyorum ama...
- Beni dinlemeliydin. - Bir karar verdim.
Hayır, Mike. O bir karar değildi.
O bir tepkiydi. Sen hemen parlıyorsun.
Hep öyleydin. Aynı babam gibi.
- Babamı mı karıştıracaksın? - Evet, çünkü sen de
birinin ölümüne sebep oldun.
Avery bir operasyonda seni benim timde istiyor.
- Beni çıkardılar. - Seni göreve iade ediyorlar.
Operasyon toplantısı 13.00'da. Mutlaka gel.
Bu bir emirdir.
306. BOMBARDIMAN BİRLİĞİ THURLEIGH - İNGİLTERE
Sen hemen parlıyorsun.
Hep öyleydin. Aynı babam gibi.
- Babamı mı karıştıracaksın? - Evet.
Sen de birinin ölümüne sebep oldun.
ÖZEL KUVVETLER KARARGÂHI
Bak, "ilk görüşte aşk" ı anlıyorum
ama tek söylediğim şu, o kızın gerçek olduğu ne malum?
Yani... Elinde bir fotoğraf var.
Kız gerçek.
Hey, Teğmen.
Thorpe'un sözüm ona Litvanyalı
kız arkadaşını hiç gördün mü?
Kız Leton.
SOKRATES
Kız arkadaşım değil.
Hâlâ hamle yapmadığını mı söylüyorsun?
Doğru anı bekliyorum.
Bakalım doğru mu anladım.
Allahın unuttuğu bir yerden komünist bir kızla görüşüyorsun,
ki bir fotoğrafa dayanarak onun gerçek olduğunu düşünüyorsun.
Hâlâ bir hamle yapmaya cesaret edemedin mi?
Doğru anı bekliyorum.
Senin için üzülüyorum Thorpe.
Gerçekten üzülüyorum.
Özel Kuvvetler tarihinde
bâkir ölecek ilk asker sen olabilirsin.
Tabii eğer kadınlardan hoşlanmıyorsan
ki o hâlde...
Aslında ordu artık herkesi kucaklıyor.
Doğru.
Egzersiz yaptığımda gözün hep üstümde.
Tek söylediğim bu.
Ama... seni bunun için suçlayamam.
Protein içeceklerin sakarin dolu.
- Allah aşkına başlama. - Yapay tatlandırıcılar şaka değil.
O maddeler çok bağımlılık yapıcı.
Farelere bir seçenek sunulduğunda
yapay tatlandırıcıları kokaine tercih etmişler.
Gerçek kokain.
Ayrıca...
Şimdi oldu.
Bir tıp çalışanı olarak
sağlığına dikkat etmelisin.
Bu salak mikser çok dandik.
İnternetteki yorumlar uydurmaymış.
Teğmen, bu görev nedir?
Bu kadar gizlilik neden?
Hassas bilgi.
Bırak bu saçmalıkları oğlum.
CIA'den gelen,
bacaklarının arasında tek taşak olmayan
kasıntı heriflerin, bize ne yapacağımızı
söylemelerinden bıktım artık. Sanki işimizi...
Chris.
Efendim!
Bize 13.00 dendi.
Bu beyler nerede çalıştığınızı görmek istedi.
Ajan Maddox, bu Teğmen Marks, en iyi askerlerimizden biri.
Beyler, Ajan Maddox ve Ajan Reed karşınızda.
Size onlar bilgi verecek.
Hangi teşkilat?
CIA, NSA?
Oturun beyler.
Chris.
Affedersin.
Ajan, ona dokunmazsan sevinirim.
Chris, bu en yukarıdan, bizzat Başkan'dan geliyor.
Dört kişi olacaklardı.
Chris, kardeşin nerede?
Geleceğinden şüpheliyim, efendim.
Başka birini getireyim mi? Robinson ya da Bailey?
Hayır.
Kardeşini ben de iyi tanırım
ve çağrıldığı zaman kenarda oturacak biri değildir.
Saygısızlık etmek istemem,
ama Mike sizin hatırladığınız adam değil.
Doğru söylüyor.
Galiba biraz kilo aldım.
- Mikey, naber? - Thorpe.
- Herkes iyi mi? - Yürütecini kapıda mı bıraktın moruk?
İşte o Jonesy cazibesi.
- Komutanım. - Seni görmek harika Mike.
Pekâlâ arkadaşlar. Yerleşin ve dinleyin.
Sözü bu beylere bırakıyorum.
Ajanlar, bu adamlar en iyi adamlarım.
İşlerini biliyorsunuz.
ABD Özel Kuvvetler.
Eşsiz ve benzersiz.
Onları teslim ettiğim şekilde teslim almayı bekliyorum.
Bildiklerimiz şunlar...
Bu gördüğünüz, Kafkasya ormanlarında bulunan
çok gizli bir ABD üssü.
No comments yet. Be the first to leave one.